Kayıtlar

7 Haziran Referandumu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Erdoğan Referandumu Kaybetmişti – 7 Haziran Seçim Değil bir Referandumdu

Resim
Facebook zaman zaman aynı gün ama önceki yıllardan birinde ne yaptığını hatırlatıyor. Bugün de 2015 yılının 10 Nisan günü yazdığımız yazıyı hatırlattı. Yazının başlığı: 7 Haziran “Seçim” Değil Referandumdur . Ne kadar çabuk unutmuşuz bunu. Hepimiz hala “7 Haziran seçimleri”nden söz ediyoruz. Halbuki 7 Haziran Erdoğan’ın diktatörlük projesine karşı bir referandumdu. Ve o bu referandumu kaybetmişti; biz kazanmıştık. O halde bu referandumun sonucunu da 7 Haziran ile kıyaslama içinde tahmin etmek hiç de mantık dışı olmaz. Bu referandumda Erdoğan’ın diktatörlük projesine daha büyük bir oranda #HAYIR çıkması sürpriz olmamalıdır.

Erdoğan Neden Gitmelidir? Nasıl Gider?

Resim
Bir süredir, bu günün Türkiye ve Ortadoğu’sunda en acil ve aşılması gereken sorunun Erdoğan’ın bulunduğu mevkii terk etmesi; onun oradan uzaklaştırılması gerektiğine; bunun tüm diğer kör düğüm olmuş sorunların çözümü için yakalanması gereken ana halka olduğuna dair yazılar yazıyor ve buna ilişkin somut öneriler yapıyoruz. En somut önerimiz de şöyle özetlenebilir: Tamamen yurttaşların seyahat ve fikrini ifade ve istediği gibi giyinme özgürlüğü bağlamında en temel haklarına dayanarak; hukuken politik olmayan ama sosyolojik olarak politik bir hareket öneriyoruz. Yapılacak şey basittir diyoruz. Başka hiç bir pankart, bayrak, şilt, yazılı slogan vs. olmadan; hiçbir slogan atmadan, müzik çalmadan, bağırmadan, sessizce, sadece göğsümüze gerekirse sırtımıza #Erdoğanİstifa yazarak durmak, yürümek, oturmak veya uzanmak.

HDP’ye Oy Ver – Barajı Yık – Diktatörü Durdur – Barışı Sürdür Girişimi’nin Son Toplantısı Hakkında

Resim
Değerli Arkadaşlar, Geçen hafta 13. Haziran Cumartesi günü, kısa Adıyla HDP’ye Oy Ver Barajı Yık Girişimi olarak son kez toplandık. Toplantıya İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Çorlu, Paris’ten arkadaşlar da katıldılar.  Toplantıda çalışmaların bir değerlendirmesini yaptık ve bundan sonra ne yapmak gerektiğini görüştük. Çalışmalarımızın kesin bir açıklık ve demokrasiye dayanmasının güzel bir örnek ve deneyim oluşturduğu vurgulandı. Kendimizi medyada iyi duyuramadığımız dolayısıyla popüler olamadığımız belirtildi.

Seçimler Üzerine Başka Bir Akıl Yürütme ve Öngörü

Resim
Seçime beş gün var. Şimdiden bir öngörüde bulunmak anlamsız görülebilir. Ama biz aynı zamanda deneysel sosyoloji yapıyoruz. Bu nedenle hata yapmaktan korkmadan öngörülerimizi paylaşalım ki nerelerde yanlış yaptığımız daha iyi görülebilsin. Kişisel kanımız HDP’nin yüzde on barajını aşacağıdır. Bu kanıya istatistiklerle ya da sokaktaki gözlemlerimizle ulaşmış değiliz. Aslında onların fazla bir anlamı olduğunu da pek düşünmüyoruz. Bizim sosyolojiden anladığımız anketler değildir. Amerikan sosyolojisi, sosyolojiyi bir araştırma teknikleri sorununa indirger. Biz ise, Marksizm’den başka sosyoloji tanımıyoruz. Toplumsal güçlerin konum ve çıkarlarıyla açıklamaya çalışırız toplumdaki değişmeleri. Bu nedenle, bu sonuca güçlerin çıkarlarından ve konumlanışlarından hareketle varıyoruz. Zaten seçimler genellikle güçlerin konumlanışlarının sandığa yansımasıdır; güçlerin konumlanışları seçimlerin sonucu değil.

Gezi’nin Nedenleri ve Yapısı Üzerine Marksist Bir Açıklama

Resim
Gezi üzerine yazına baktığımızda, ortada övgüden başka bir şey görülmemektedir. Halbuki Gezi’nin övülmeye değil eleştirilmeye ihtiyacı var. Gezi esnasında yazdığımız yazılar olayların dumanı tüterken yapılmış eleştirilerdir aynı zamanda. Gezi esnasında yazdığımız yazıların ana temalarından biri Gezi’nin Kürt hareketi ile buluşması üzerinde yoğunlaşıyordu. Gezi’ye dönüyor, Kürt hareketini kazanması ve etkilemesi gerektiğini; Kürt hareketine dönüyor Gezi’yi nasıl kazanabileceğini, nasıl etkileyebileceğini anlatmaya çalışıyorduk. Bu seçimlerde bu buluşma ilk kez sınırlı da olsa gerçekleşecek gibi görünüyor. Bu buluşmayı engellemeye yönelik olarak kurulmuş bulunan “Birleşik Haziran Hareketi” amacına ulaşamadı ve içinden çok geniş bir kesim, HDP’yi destekleme ve oy verme eğilimi gösterdi. Keza Gezi’nin en ileri, en iyi unsurları; HDP’yi destekliyor. Benzer şekilde Gezi, Kürt Hareketi’nin de “ilkel milliyetçilere” bağımlılığını ve mahkûmiyetini zayıflattı ve Kürt Hareketinin en il...

Erdoğan Neden Kaybedecek?

Resim
Topu topu iki yıl geçti Öcalan’ın Diyarbakır’da Newroz alanında mesajının okunmasından ve “Barış Süreci”nin başlamasından beri. O tarihlerde yazdığımız bir seri yazıya “ Ortadoğu Devrimi Başladı ”  diye bir başlık koymuştuk. Bugün geriye bakınca ağır ağır gelişen bir devrim süreci daha iyi görülüyor. “Ortadoğu Devrimi”nden dünyanın anladığı, “Arap Baharı”. Bu, dünyanın henüz göremediği bir devrim süreci. Biz o yazıyı yazdığımızdan beri iki büyük alt üstlük oldu. Yazımızın mürekkebi kurumadan, Türkiye’deki Aleviler ve Laik şehirliler Erdoğan’a karşı Gezi Ayaklanmasını gerçekleştirdiler. Bir yıl sonra Kürtler Kobani için ayaklandılar ve ardından Kobani Zaferi kazanıldı. Bu iki ayaklanma da hem dünyanın hem de bu ayaklanmaların aktörlerinin dünyayı kavrayışında derin değişikliklere yol açtı. Ama bu iki ayaklanma da, henüz birbiriyle senkronize değildi ve birbirinden kopuk hatta belli bir ölçüde birbirine karşı şerbetli (bağışıklıklı) kalmıştı. Şimdi 7 Haziran seçimlerinde...

HDP’ye Barajı Ancak Erdoğan Aşırtabilir

Resim
Kişisel kanım, HDP’nin şu an yüzde onu aştığı yönündedir. Kürtlerin oyları ve yüzde biri zor bulan, liberal, sosyalist, demokrat denebileceklerin oyları bunlara ek olarak çok cüzi miktarda CHP’lilerden gelecek stratejik oylar; AKP’lilerden gelebilecek Erdoğan’a ders verme oyları veya sandığa gitmemeler vs., hepsi bir arada HDP’nin yüzde onu aşmasını sağlamaktadır. Ancak HDP yüzde 10’u aşmakla yüzde 10’u aşamaz. Karayılan’ın da dediği gibi, gerçek Baraj yüzde 12 civarındadır. En az yüzde 12’lik bir oy AK Parti hükümetinin hilelerle örtemeyeceği bir şekilde, HDP’nin barajı aşmasını sağlayabilir. Soru şudur: HDP yüzde 12’yi aşabilecek midir? Ve biraz düşünülürse şöyle bir denklemin ortaya çıktığı görülür. HDP’nin yüzde 12’yi ancak büyük bir kıta kayması ile aşabilir. Ama bu kıta kayması gerçekleşirse, HDP yüzde 12’nin çok üstüne çıkar.

Birleşik Haziran Hareketi’nde Yer Alıp HDP’ye Oy İsteyenlere Son Çağrı

Resim
Bu Seçimlerin Özgüllüğünü Kavramanın Önemi Bu seçimin, Türkiye ve Ortadoğu tarihindeki bütün seçimlerden farklı kılan özelliğini ve önemini görememek ve doğru tanımlayamamak, kişiyi ya da örgütü, hiç yan yana görünmek bile istemeyeceği güçlerle aynı saflara itebilir. Bu seçimde, tam da baraj ve HDP’nin yüzde on barajının aşmasının veya aşmamasının başkanlık sistemine geçilip geçilemeyeceğini belirleyecek olması ve de HDP’nin baraj sınırında olması, bu seçimlere başka hiçbir seçimde olmayan son derece özgül, plebisit (referandum) karakteri veriyor. Bunun sonucunda da oyların gerçek ağırlıkları ve oy isteme ve verme nedenleri değişiyor.

HDP’ye oy vermek, CHP’yi AKP karşısında güçlendirecektir

Resim
(Bugün sözü T24 blokçusu Erdem Yörük'e bırakıyoruz. Tam da baraj nedeniyle ortaya çıkan matematiksel gerçek şudur ki CHP'lilerin AK Parti karşısında CHP'yi güçlendirmek için HDP'ye oy vermeleri gerekmektedir. Bu yazıyı yaygınlaştırınız ve mümkünse CHP'lu dostlarınızla paylaşınız. Bir tek oyun bile çok büyük önem kazandığı bu noktada belki bir kaç kişinin düşünmesine yol açar.  D.K.)

AK Partililer AK Parti’ye Niçin Oy Vermemelidir?

Resim
Bir partinin üye ve taraftarlarından üyesi ya da taraftarı oldukları partiye oy vermemelerini istemek ilk bakışta pek mantıklı görünmeyebilir, ancak aşağıdaki satırlar okunursa bunun üzerine düşünmek gereken bir öneri olduğu görülecektir. Ayrıca bu öneriyi AK Partililere yaptığımıza göre onların sağduyularına ve iyi niyetlerine bir güven olarak görülmelidir. Tabii sözümüz, belli bir menfaat karşılığı olmadan AK Partiyi seven ve oy verenlere; yani ona oy veren ve destekleyen büyük çoğunluğa. * AK Partililer AK Parti'ye oy vermemelidir, çünkü AK Parti’ye verilen olar artık AK Partiye verilmemektedir, çünkü Erdoğan AK Parti’yi tasfiye etmiş bulunuyor. Eski AK Parti ile Bugünkü AK Parti aynı parti değildir. Bir şeyin isminin aynı olması cisminin aynı olduğu anlamına gelmez. Taze bir Armut da çürük bir armut da dışarıdan farksız görünür. Ama armut içinden çürür. Aynı görünse de ikisi aynı şey değildir.

İmdat Freni ve Lokomotif

Resim
Marks, 19 yüzyılın iyimserliği içinde, “ devrimler tarihin lokomotifleridir ” diye yazmıştı. Tarihe ilerleyen bir süreç gibi baktığınızda elbet devrimler bu ilerlemenin lokomotifleri gibi görünebilir. Aslında Marks’ın bu sözü kendi kavrayışıyla da çelişiyordu. Çünkü ilerleme nesnel ve sosyolojik bir kavram değil; değer yüklü bir kavramdır. Tarih ilerlemez ya da gerilemez; sadece bir proses, gidiş, süreçtir. Dünyayı bin nesneler yığını değil, bir süreçler karmaşası olarak görmenin kendi yöntemlerinin (diyalektik yöntem) özü olduğunu söyleyen bizzat Marks ve Engels’in kendileriydi. Yani özü itibariyle, Marks’ın bu sözü, bilimsel veya sosyolojik olmaktan ziyade politik bir anlama sahipti ve kültürel olarak rahminden çıktığı Aydınlanmaya bir göbek bağı, geçmişin bir kalıntısı olarak görülebilirdi.

Haziran Hareketi ve AK Parti İçinde Paralel Davranışlar

Resim
Birleşik Haziran Hareketi ve Ak parti içinde, tarihteki sınıflar mücadelesinde sık sık görülen bir davranış biçimini görüyoruz: bir yanlışı görmek ama ona karşı zamanında, o yanlış ya da tehlike henüz küçükken, enerjik ve aktif tavır alamamak, böylece bizzat kendi sonunu hazırlamak Birleşik Haziran Hareketi içinde aslında geniş bir çoğunluk bu seçimlerde HDP’ye oy verilmesinden yana ve HDP’ye oy verecek. Haziran Hareketi içinde olup da HDP’ye oy verecekler, bu harekete kesin bir ültimatom verip, onu tavır almaya zorlamıyorlar; tavır almadığı takdirde ayrılmaya bir türlü yanaşmıyorlar. Bunu esas olarak iki gerekçeye dayandırıyorlar. 1)       “Biz esas Haziran Hareketi’nin CHP’ye oy verin çağrısı yapmasını engelliyoruz. Böyle bir tavır koyarsak, kalanlar CHP’ye oy verin çağrısı yaparlar” diyorlar.

Erdoğan’ın Diktatörlük Özlemlerine Kılıçdaroğlu Desteği

Resim
Bizler Kassandra gibi ne olursa olsun yaklaşan felaketi haber vermekle yükümlüyüz. Kaderimiz de Kassandra gibi olabilir. Bilindiği gibi Kassandra geleceği görür ama ona kimse inanmaz. Bu seçimlerin aslında seçim görünümlü bir referandum olduğu; halkın yüzde altmışı başkanlığa karşı olmasına rağmen, yüzde kırkın oyuyla başkanlığı oturtma çabası olduğu; başkanlığa bunun savaş ve yıkım olduğu görülmüyor. Yüzde kırkın oyuyla yüzde altmışın karşı olduğu başkanlığı oturtmak ise, HDP’nin baraj altında kalması ve ona giden oyların AKP’ye milletvekili olmasıyla mümkün. HDP barajın altında kaldığı takdirde hem Başkanlık sistemi yerleşecek; hem de Erdoğan Başkan olacaktır. Bu Erdoğan’ın sadece başkan olması değil; yasama, yürütme ve yargı yetkilerini eline geçirmesi demektir. Ve bu aynı zamanda, kendisine bir şey söyleyebilecek, aynı göz hizasından konuşabilecek eski yoldaşlarının hepsini tasfiye etmesi; iktidar zehirlenmesine uğramış; kaprisli, yeteneksiz ve muhteris birinin koca de...

“HDP’ye oy ver, diktatörü durdur, barışı sürdür Girişimi”yle Söyleşi

Resim
HDP’ye oy ver girişimi nereden aklınıza geldi hangi maksatla böyle bir girişim başlattınız. Bundan neyi murat ediyorsunuz? Gezi sürecinde, HDK-HDP sürecinde kimi çabalarım oldu. HDK- HDP’ye önerdiğim program vardı, bu program ve çalışmalarım bir yankı buldu ve bunun üzerine üzerimde  şöyle bir baskı oluştu: ‘bir şeyler yapalım’. Ben de mail üzerinden Radikal Demokrasi isimli e-mail grubu kurdum ve insanları çağırdım. O programı okumayan, Gezi dolayısıyla biraz radikalleşmiş, politize olmuş insanlar da geldi. Bu bir yıl sürdü. Fakat önerdiğim programın bir alternatifi olmayınca tartışmalar rolantiye girdi. Sonradan katılanları ve programı bilmemiş ve kabul etmemişleri de çiğnemek istemiyorduk.

BHH’nin “Laik ve Bilimsel Eğitim” Sloganı Niçin Yanlıştır; Karşı Devrimcidir ve Gericidir?

Resim
Bugün şöyle bir haber gördük: “ Birleşik Haziran Hareketi (BHH) Narlıdere Meclisi, “Laik, bilimsel, parasız eğitim” başlığı ile Narlıdere Cemevi’nde panel/forum gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü BHH’den Can Hasanoğlu’nun yaptığı panele HDP İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü, CHP İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Musa Çam ve Birleşik Haziran Hareketi Sözcüsü Onur Kılıç konuşmacı olarak katıldılar.” Epeydir BHH’nin “ alâmetifarikası ” olan bu “ Laik ve Bilimsel Eğitim ” sloganı konusunda yazmayı düşünüyorduk. Bu toplantı vesilesiyle yazalım. Çünkü toplantıya sosyalist bildiğimiz arkadaşımız, aynı zamanda HDP vekili ve adayı Ertuğrul Kürkçü de katılmış.

O Barajı Yıkacağız! Nasıl bir seçim çalışması?

Resim
Karşı Radyo HDP İstanbul İl Eş başkanı Cesim Soylu, “ Tiranı Durdurmak, Barışı Sürdürmek, Barajı Aşmak İçin Oylar HDP’ye Girişimi ”nden Demir Küçükaydın; 10dan Sonra inisiyatifinden Foti Benlisoy, Barajı Yıkmak için +1 Kampanyasından Emre Öztürk ve ile seçim kampanyasını, provokasyonları ve bağımsız seçin inisiyatiflerini konuştu. KarşıRadyo:   Bu seçim daha öncekilerden farklı; şöyle ki sadece bir parti olarak HDP seçim çalışması yapmıyor, bir takım bağımsız gruplar da HDP’ye oy verme çağrısı yapıyorlar. Şu an bu gruplardan davetlilerimiz var aramızda; ¨Tiranı Durdurmak, Barışı Sürdürmek, Barajı Aşmak için oylar HDP’ye¨ girişiminden Demir Küçükaydın, ¨Barajı yıkmak için +1¨ kampanyasından Emre Öztürk ve ¨10danSonra¨ kampanyasından Foti Benlisoy. Ayrıca İstanbul HDP il yönetimi eş başkanı Cesim Soylu da davetimizi kırmadı. Öncelikle hepiniz hoş geldiniz, keyifli bir sohbet dileyerek isterseniz bağımsız çalışma yürüten a...