Savaşta “Düşmanın istediği koşullarda savaşı kabul etmeme ve onu kendi koşullarında savaşa zorla diye bir kural vardır. Erdoğan ve ortakları kendi açılarından tam da bunu yapıyorlar.
Duran Kalkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Duran Kalkan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Şubat 2025 Pazartesi
Erdoğan Silahların Susmasını İstemiyor. Ne Yapmalı?
PKK’nın Silahlı mücadeleye son verme ve mücadeleyi hukuki ve politik zeminlerde sürdürmeye geçişe hazır olması, Öcalan’ın çağrısının destekleneceğine yönelik son açıklamalar (PKK’nın Bildirisi, Cemal Bayık’ın Mektubu aldıklarına dair ifadeleri, dün Duran Kalkan’ın dedikleri ve en son Remzi Kartal’ın televizyon söyleşisindeki ifadeleri) silahlı mücadeleye son verilmesini istemeyenleri ve sürmesinden çıkarlı kesimleri harekete geçirmiş bulunuyor. En başta da Erdoğan ve onun devlet içindeki destekçilerini. Çünkü bunlar silahlı mücadelenin bitmesi ile ayaklarının altındaki toprağın kaymaya başlayacağını görüyorlar.
17 Mayıs 2018 Perşembe
Erdoğan’ı Yenmek İçin HDP’nin Hata Yapmaması Gerekiyor: Bir Örnek Olarak Pervin Buldan’ın Yanlışı
Şimdi aynı gün gazetelerde yer alan şu iki habere bakalım.
15 Mayıs tarihli Cumhuriyet gazetesi:
“Meral
Akşener'den şimdiye kadarki en net Demirtaş açıklaması” başlığı altında
haberde şu sözler yer alıyor:
“İYİ Parti genel
Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener bugün yabancı basınla buluşmasında
Demirtaş'ın tutukluluğu ile ilgili soru üzerine şunları kaydetti:
"Demirtaş henüz
bir sanık, hakkında bir hüküm verilmedi. Dolayısıyla diyelim ki seçimler bitti,
aradan üç ay geçti ve kendisi beraat etti. Peki o aradaki seçim kampanyasındaki
rekabet eşitsizliğini Türkiye nasıl izah edecek?"
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) Demirtaş'ın
adaylığını resmen tescil ettiğini hatırlatan Akşener, "Biz hukukun herkes
için eşit, tarafsız ve objektif işlemesi gayreti içindeyiz. Siyasetçilerin,
aydınların, gazetecilerin tutuklu olarak yargılanmasının doğru olmadığını
düşünüyoruz. Aday gösterilmiş bir kişinin de kampanyasını rahatlıkla bizlerle
eşit koşullarda yapmasını isterim" dedi.”
15 Şubat 2017 Çarşamba
#HAYIR Diyenler ve PKK’nın Tavrı
PKK’nın tavrının sorunun özünü yakaladığını daha iyi görmek
için, önce kısaca #HAYIR diyenlerin şu anki durumuna kısaca bakalım.
İlk #HAYIR yazılarını bir ay önce yazmaya başladığımızda tam
bir yılgınlık ve umutsuzluk atmosferi egemendi.
Bu atmosfer içinde, bu atmosfere uygun ve toparlanmayı
sağlayacak bir stratejinin, ancak, temel
yurttaşlık haklarına dayanan, sessiz, pankartsız, son derece basit ve sade,
ama aynı zamanda birbirine karşı en zıt güçleri bile bir arada tutabilecek, her
gün aynı yerde ve aynı saatte bulunmaya dayanan bir kitlesel pasif direniş olduğunu söylüyor ve
öneriyorduk.
Ama bunun için de öncelikle
bütün medyanın iktidarın kontrolünde olduğu verisinden hareketle, sosyal medya ve internet aracılığıyla başlanabileceğini;
bunun #HAYIR’cıların birbirini bulmasını sağlayacağını; böyle bir sanal
hareketin gerçek hayattaki bir hareket için başlatıcı olabileceğini söylüyor ve
bu yönde bizzat bir şeyler yapmaya çalışıyorduk.
1 Eylül 2015 Salı
Duran Kalkan’ın HDP Eleştirileri Üzerine
Dün birçok yerde Duran Kalkan’ın Adil Bayram
mahlasıyla yazdığı, “Özeleştiri
başarının anahtarıdır” başlıklı yazı yayınlandı ve özellikle HDP’ye yönelik eleştirileri içeren
kısımlar birçok yerde iktibas edildi.
“Hamama giren terler”
derler; eleştiren de aynı şekilde
eleştirilmeyi göze almış demektir. Biz Duran Kalkan’ın bu metninden yola
çıkarak hem Duran Kalkan’ın bu somut eleştirisinin bir eleştirisini yapmak; hem
de bu bağlamda HDP ve PKK hakkındaki eleştirilerimizi kısaca da olsa ifade
etmek istiyoruz.
Ama önce eleştiri ve özeleştiri üzerine birkaç söz.
Sanılanın aksine eleştiri yapmak son derece zor bir
iştir. Şurada yanlış yapılıyor demek, zikredilenler somut olgular bile olsa,
kendi başına doğru bir eleştiri yapıldığı anlamına gelmez.
12 Ağustos 2015 Çarşamba
PKK’ya Açık Mektup: PKK Derhal Tek Taraflı Ateşkes İlan Etmelidir
Bugün gazetelerde, Selahattin Demirtaş’ın çağrısı yer
alıyor. Örneğin BBC Türkçe “Demirtaş:
Hükümetin operasyonlarına da PKK’ya da dur diyoruz” başlığıyla canlı olarak
vermiş.
Arabulucular böyle davranabilirler. Bu anlaşılabilir. Zaten HDP’nin
esas misyonu da şimdiye kadar arabuluculuk, hatta tam arabuluculuk bile değil, esas
olarak postacılık oldu.
Demirtaş’ın çağrısı iyi niyetli ve güzel olabilir. Ancak biz
iki taraflı değil, tek taraflı ateşkes öneriyoruz. Hükümet elbette silahlarla saldıracaktır.
Biz de ona karşı ateşkesle saldırmalıyız.
Bilineni bir kez daha tekrarlayalım.
Çağrılarla karşılıklı ateşkes olmaz.
Peki, ne zaman olur?
Karşılıklı ateşkes ancak savaşın ve sıcak çatışmaların iki tarafın
da amaçlarına hizmet etmediği zaman olur.
Bugün Türk devletinin başında bulunun sarayda oturan
sultanın ateşkesten çıkarı var mı?
Yok.
16 Haziran 2014 Pazartesi
HDK ve HDP Kongreleri Gelirken – Perşembenin Gelişi
Bu hafta sonu, Cumartesi
ve Pazar günleri HDK ve HDP kongreleri yapılacak.
Bu kongrelerin
önemi şuradaydı. Kürt Özgürlük Hareketi, bir Kürt Hareketi olmaktan çıkıp tüm Türkiye’yi kapsayan bir Demokratik Hareket olma yolunda karar
almıştı. Daha önce araya mahalli seçimler girdiğinden; ayrıca hem Türk
solundaki “Bileşen” örgütlerden; hem de Kürt hareketi içindeki “milliyetçi”lerden
kaynaklanan direnişler nedeniyle bu karara ne kadar uyulacağı; bir retorik
olarak kalıp kalmayacağı bilinmediğinden seçimlerden sonra yapılacak kongrelere
kadar her şey belirsizlik içindeydi. Öcalan ve KCK’nın bütün ağırlıkların
koyması; bunun stratejik bir dönüş olduğunu defalarca ve kararlılıkla
belirtmeleri direnişleri belli ölçüde kırdı. Bu Kongrelerin bir bakıma bu
kararlılığın gösterildiği ve buna uygun yapısal değişikliklerin yapıldığı dönüm
noktaları olacağı beklentisine yol açtı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)