Kayıtlar

2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

ABD ve İsrail Suriye'yi Nasıl Yıktı ve Buna Nasıl Barış Diyor?

Resim
( Jefferay D. Sachs’ın bu denemesi  Common Dreams ’ta 12 Aralık 2024 tarihinde yayınlandı. Jeffrey D. Sachs dünyaca ünlü bir profesördür. Bu metni, Common Dreams sitesinden kopyalayıp  https://www.commondreams.org/opinion/us-israel-syria   Google ile Türkçe'ye çevirttim ve kendi Bloğumda ve sosyal medyada paylaşıyorum. ABD ve İsrail'in suç ortağı ve işbirlikçisi Türkiye'dir. Makalede Edoğan ve Obama anlaşması konusunda da ilginç bilgiler var. D. K.) Romalı tarihçi Tacitus'un ünlü dizeleriyle, " Yıkmak, katletmek, sahte unvanlar altında gasp etmek için imparatorluk diyorlar; çöl yaptıkları yere de barış diyorlar. " Çağımızda  çöl yaratıp adına barış diyenler  İsrail ve ABD'dir.

Enternasyonalizmin İki Farklı ve Zıt Anlamı - Dünya durumu – Ukrayna ve Filistin

Resim
  Marksizmin kurucularının her sorunu çözmesi beklenemezdi. Onlar tarih ve toplum biliminin sadece temellerini atmaya çalışmışlar ve bu temellerin de çok küçük bir bölümünü yapabilmişlerdi. Ortada muazzam bir yapılacak işler yığını vardı. Ancak Marksizm, o ana kadar verili tarih ve bunda çıkan genellemeler ışığında, işçi sınıfının gerekli değişimi yapabilecek bir güç olduğu sonucundan hareketle, bir bilim olarak kaderini işçi sınıfı ve mücadelelerine bağlamıştı. Dolayısıyla bu çıkarsama da Marksistlerin dikkat, zaman ve enerjilerinin neredeyse tamamını işçi hareketine ve mücadelelerine, bunun stratejik, politik, taktik ve örgütlenmeye ilişkin sorunlarına yöneltmelerine yol açtı. Tabii bunun sonucunda, toplumsal gerçekliğin tümünü anlamaya ve açıklamaya yönelik teorinin tamamlanması ve geliştirilmesi gereken işlerinin ikinci plana düşmesine, ilerde sonra gelecek kuşaklar tarafından geliştirilmek üzere bir kenara bırakılmasına yol açtı.

Öcalan’ın Kısa Mesajının ve Tecridin Mantıksal ve Politik Anlamı ve Sonuçları

Resim
Bu geç kalmış bir yazıdır. Çünkü Bahçeli’nin çağrısından ve Öcalan’ın mesajından çok sonra tamamlayıp yayınlayabiliyorum. Ama son gelişmelere, yani yeni kayyum atamaları ve Esenler Belediye başkanına yapılanlar vs., gelişmeler olmadan yazılmış, yani erken bir yazıdır. Geç kalmanın nedenlerini kısaca açıklayalım. Teorik çalışmalara devam edebilmek için, politik konularda yazmayı adeta kendime yasaklamama rağmen, Bahçeli’nin bilinen açıklamasından sonra, çeşitli yorumları, sahte hayalleri ve yanlış hüküm ve varsayımları okudukça, “süreç”e ilişkin bir değerlendirme yapmak ve bir şeyler yazmak gerektiği sonucuna ulaştım.

Fragmanlar (3) “Yeniden İnşa”nın Sorunları Üzerine

Resim
Önceki bölümde “Marksizm” ve “Yeniden İnşa”yı, niçin ve ne anlamda kullandığımız üzerine yazdık, ama daha ziyade politik, ideolojik, taktiksel, psikolojik kullanımlar, anlamlar ve vurgular üzerinde durduk. Ama bunlar işin biçimsel yönüydü, henüz yapılmak istenen işin özüyle, metodolojisiyle ilgisi yoktu. Olabilecek kimi yanlış anlamalara karşı bir ön alma idiler. Şimdi ise işin daha temel ve metodolojik yanlarına girmeye çalışalım

Fragmanlar (2) - Niçin “Marksizm”, Niçin “Yeniden İnşa”?

Resim
“ Marksizmin Yeniden İnşası ” sözlerinden başlamak gerekiyor aslında. Önce “ Marksizm ” kavramını ne anlamda kullanıyorum. Buna kısa bir açıklama getirmeli. Ben “ Marksizm ”i Toplumbilim anlamında kullanıyorum. Toplum denen varoluş biçiminin yapısını ve değişim yasalarını araştıran bilim anlamında kullanıyorum. Marks ve Engels de oluşturdukları teoriyi “ İnsan Toplumlarının ” veya onun “ tarihinin ” teorisi olarak tanımlamışlardır. Yani bu teorinin temel önermelerini koyanlar, yapmaya çalıştıklarını, teorilerinin konusunu böyle tanımlıyorlardı. Örneğin Engels, Marks’ın Mezarı başında yaptığı konuşmada [1] Marks’ın en önemli keşfini, böyle tanımlıyordu. Yani, Marksizm, bir “felsefe”, bir “ideoloji”, bir “doktrin”, bir “politika öğretisi”, bir “dünya görüşü”, bir “ekonomi teorisi” vs. değildir.

Fragmanlar (1) - “Marksizmin Yeniden İnsası”nın Sorunları ve Gerekliliği Üzerine Fragmanlar

Resim
Galiba acil bir çözüm olarak fragmanlar biçiminde yazmak tek çare. Muhtemelen binlerce yılda bir halk bilgeliği olarak şekillenmiş bir sonuç önermesi, “ Hadis ” denerek İslam Peygamberinin otoritesi ile iyice ağırlaştırılmış biçimiyle “ Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalış, yarın ölecekmiş gibi de ahirete çalış ” veya daha da özlü olarak “ Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir ” şeklinde İslam geleneğinde yer edinmiş. Bu oldukça diyalektik önermeyi modern toplumun kavramlarıyla ve sorunlarıyla formüle edersek, kısa vadeli ile uzun vadeli, genel ile kısmi olanın, daha da genel bir ifadeyle, birbiriyle çelişen amaç ve özellikler, arasında bir denge, bir optimum çözümü arama ve bulma ilkesi olarak tanımlayabiliriz.

Latife Fegan’ın Anıları “Yazmasaydım Olmazdı” Üzerine Yazmasaydım Olmazdı

Resim
11 Eylül 2020 tarihinde Ragıp Zarakol’dan bir mail gelmişti: “A ramızda kalsın... Latife’nin anılarını basıyorum... arka kapak icin 6 satırı gecmeyen kısa bir şey yazar mısın?” Ben de şu cevabı vermiştim: “(…) Fakat ben Latife'nin anılarını okumadım. Sadece bazı konuşmalarımız olmuştu ve bir de ilk taslağını yazmaya başladığında biraz okumuştum. Sonra değiştirmiş olmalı. Çünkü iyi bulmamış ve bunu kendisine belirtmiştim. Dolayısıyla yazacağım kısa yazı biraz körleme atış olur.” Bunun üzerine Ragıp da: “Senden o zaman kitap çıktıktan sonra yazı bekliyorum.” diye yazmıştı. Ben de yazma sözü vermiştim. Latife Fegan’ın “ Yazmasaydım Olmazdı ” başlıklı anıları bundan bir ay kadar sonra Ekim 2020’de yayınlandı. Şimdi 2021 Ocak ayı Bu yazı ile Ragıp’a borcumu ödemeye çalışacağım. * Ama zaten Ragıp’a borcum olmasaydı da yazardım ve yazacaktım. Çünkü yıllardır bu anıların yazılmasını bekliyenlerdendim ve yazılmasının teşvikçilerindendim. Latife Fegan’ın anılarını b...

"Halka Dergi"den Arkadaşlarla Bugünkü Dünya Üzerine Söyleşi

Resim
Kuzey Kore’ye ait bir propaganda afişi. Emperyalizm ka­vramın Hobson or­taya atıyor önce. Rosa Luxemburg’un kavramı ilk ortaya atan kişi olduğu da söyleniyor. Lenin bu kavramı geliştiriyor ve bir tez haline getiriyor. Yani sizce onların tarif ettiğin emperyalizm ile bugünkü emperyal­izm arasında nasıl farklar var? Lenin’in tarif ettiği empery­alizm bugün hâlâ güncel mi sizce? Evet dediğiniz gibi Hobson ama Lenin esas olarak Hilferding’in dayandığı verilere dayanıyor ve onlardan çıkardığı sonuç ve yorum farklı. Rosa’nınki başka bir bağlam ve soyutlama düzeyi.

Gezi ve Sonrası Üzerine Değerlendirmeler ve Yayınlarım

Resim
 Bugün 2024 yılının 31 Mayıs’ı. Herkes Gezi ile ilgili paylaşımlar yapıyor. Ben de bu vesileyle Gezi ile ilgili yazı, kitap ve derlemelerimi bu vesileyle paylaşayım, belki birileri okur veya okumak üzere indirir diye düşündüm. (Kitapların Hepsi EPOB ve PDF formatlarıyla şu adresten indirilebilir: https://disk.yandex.com.tr/d/0ZtffjJxxOmk7g ) Gezi ile ilgili yazı ve yayınlarım şunlardır:

Norman Finkelstein: Filistin İçin Bir Çoğunluk Oluşturun

Resim
 Norman Finkelstein, Gazze’de siyonist devletin yürüttüğü soykırıma en doğru noktadan ve açıkça karşı çıkanlardan bir Yahudi. Finkelstein 21 Nisan’da Columbia Üniversitesi’ndeki Gazze Dayanışma Kampını ziyaret ettiğinde orada bir konuşma yapıyor. Bu konuşmanın metnini Jacobin’den alıp, DeepL ile Türkçeye çevirip paylaşıyorum. Konuşma ayrıca şu bakımdan da çok ilgi gekici. Yazılarımı izleyenler biliyorlardır. Ben de hemen her zaman gerçeği savunmak gerektiğini, birleştirici, katılımı yükseltici sloganlar ve biçimler bulmak, karşı tarafı tecrit etmek gerektiğini söylerim ve örneğin, hiç bir slogan, falama, pankart olmadan sessiz ve her gün yapılacak buluşmaların (eylem olmayan eylemlerin)  Türkiye’deki dengleri değiştirebileceği gibi öneriler yaparım. Ama çocukluk hastalığıyla malul veya aslında çocukluktan ziyade bürokratik bir beyin kireçlenmesine uğramış , kendi sektinin çıkarından ötesini göremeyen sosyalist grup ve partiler hep bildiklerini okurlar. Hiç kimseye hiç ...

Yazarın Kitaplarının Listesi ve Nerelerden İndirilebileceğinin Linkleri

Resim
  Yazarın Basılı Olarak Yayınlanmış Kitapları 1976 Kıvılcım Dava Savunması 1976 Emekçi ve Birikim’in Eleştirilerinin Eleştirisi 1978 İşçinin El Kitabı 1989 Birlik mi Rekompazisyon mu? (Ortak) 2004 Tersinden Kemalizm – İsmail Beşikçi Eleştirisi (Alevilik, Din, Bilim ve Politika Üzerine) 2005 Büyük Ortadoğu Projesi ve Sosyalist Strateji (Ortak) 2006 Sosyalizmin Milliyetçilikle İmtihanı (Ortak) 2007 Marksizmin Marksist Eleştirisi 2009 Bir Devrimcinin Teorik ve Politik Otobiyografisi 2010 Geleceği Geçmişten Geçmişi Gelecekten Kurtarmak – Denemeler 2013 Kıvılcımlı Sempozyumu Bildiriler (Ortak) 2013 İsmet Demir – Grevler ve Direnişler Üzerine (Anılar ve Deneyler (Ortak) 2013 Gezi Direnişi Yazıları 2015 Ortadoğu Demokrasi Manifestosu

Demir Küçükaydın'ın Sosyal Medya Adreslerinin Linkleri

Resim
  Blog (Demirden KAPILAR) https://demirden-kapilar.blogspot.com/ * Kısa Hayat Hikayesi https://demirden-kapilar.blogspot.com/2017/10/kendini-tantmak-ksa-hayat-hikayem.html * Twitter (X) https://twitter.com/demiraltona * Threads https://www.threads.net/@demiraltona

Politik Mücadele ve Bayramların Sosyolojsi - 1 Mayıs - Newroz - Kurban Bayramı

Resim
İndirmek için kitap: Politik Mücadele ve Bayramların Sosyolojisi - 1 Mayıs, Newroz, Kurban Bayramı Kitap EPUB ve PDF formatlarında şu adresten indirilebilir: https://disk.yandex.com.tr/d/2n-NZY8NdZ7yBQ 2024 1 Mayıs'ı yaklaşırken yayınladığımız bu derlemede neredeyse çeyrek yüzyıl boyunca (2000-2024) Politik ve sosyolojik bağlamları çerçevesinde 1 Mayıs, Newroz ve Kurban bayramlarını ve ayrıca genel olarak bayramları ve anmaları ele alıyoruz. Yazıların yazıldığı tarihte hem o anmaların tarihsel ve sosyolojik anlamlarını ve tarihsel eğilimlerini ele alıyoruz hem de verili durumda hangi taktik, mücadele biçimleri izlenmesi gerektiğine ilişkin öneriler sunuyoruz.  Okunduğunda ham politik (strateji, taktikler, örgütlenme biçimleri) düzeyde, hem teorik (sosyolojik) düzeyde alışılmış yaklaşımlardan farklı oldukları ve başka türlü bakışlara kapı açtıkları görülür. Aşağıda bir fikir vermesi için, derlemenin " İçindekiler " bölümü yer alıyor. (D.K. 30.Nisan.2024)  Mart 2000 - Newr...

Amerika'da olanları 7 Ekim'de Yazdığımız Yazıda Öngörmüşüz: 11 Eylül mü TET mi?

Bugün Amerika'da olanları öngörmüşüz. Daha ilk gün, 7 Ekim'de Yazdığımız Yazı bir kehanet oldu: 11 Eylül mü, TET mi? https://demirden-kapilar.blogspot.com/2023/10/11-eylul-mu-tet-mi.html

Ermeni Katliamı ve “Sorunu” Üzerine Kırk Yıl Boyunca Yazılanlar (1980 – 2024) - Dokuzuncu Sürüm - Nisan 2024

Resim
Bu derlemede Demir Küçükaydın'ın Ermeni Katliamı ve "sorunu" üzerine 44 yıl boyunca yazdığı yazılar yer alıyor. Kitaptaki yazılardan hem yazarın konuyu ele alışındaki evrim, hem de Türkiye'de genel olarak konuya yaklaşımın evrimi izlenebilir. Yazar hemen her durumda alışılmış ve yaygın görüşleri ve yaklaşımları da eleştirmekte, onların ilerici bir görünüm altında aslında demokratik olmaktan çok uzak olduğunu göstermektedir. Olaylara ve olgulara başka bir ışık altında bakmak isteyenlerin okuması gereken bir kitaptır. Ermeni Katliamı geçmişe ait değildir. Ermeni katliamı üzerinden bugün ve gelecek tartışılmaktadır. Bugünkü Türkiye'nin toplumsal yapısı da ayrıca Ermeni Katlaimı olgusu görmezden gelinerek anlaşılamaz. Dolayısıyla bu kitap demokratlar için hem bir program hem de programın arka planını oluşturan bir Tarih ve Teori de demektir. PDF ve EPUB formatlarıyla linkten veya QR kodu taranarak indirilebilir. https://disk.yandex.com.tr/d/fDXRFb-6wo3jrw

Tom Dowling’in Anısına

Resim
Tom’un ardından birkaç söz etmek istedim. Bunu kardeşimin eşi olduğu için istemedim. Kardeşim’in eşi olması Tom gibi bir insanı tanımama vesile olmuştur. Tom’un bir işçi , bir öncü işçi , bir sosyalist ve bir insan olarak önemi ve değeri hakkında birkaç söz etmek istedim. Çok istememe rağmen Tom’la yakından tanışmak mümkün değildi. Aradaki dil bariyeri buna engel oluyordu. Ama hakkında duyduklarım, evde gördüklerim, Tom’un çok özel bir insan oluğu düşüncesini bende uyandırmıştı. Örneğin Tom’un çok zengin bir kitaplığı vardı. Yani kendini yetiştirmeş entelektüel bir işçiydi. Şu an bulunduğum yerden kitaplara bakıyorum ve gözüme ilişenlerden birkaçı şunlar: Mario Vargs Llosa – The Notbooks of Don Rigoberto    ( Mario Vargs Llosa - Don Rigoberto'nun Not Defterleri) William Shekespare -   Julius Cesar                  ( William Shekespare - Julius Cesar) International Socialism ...

Mustafa İlker Gürkan’ın (M1’in) Ardından

Resim
Birkaç gün önce Mustafa İlker Gürkan’ın oğlu, babasının Facebook hesabında şunları yazmıştı: “ Merhabalar, ben Alican Gürkan. Mustafa İlker Gürkan'ın oğluyum ve buradan babamın sağlık durumunu paylaşacağım. Babam yaklaşık 2 hafta önce karaciğerinde metastaz yapmış kanser teşhisi ile hastaneye yatırıldı. Yapılan tetkikler sonucunda pankreas kanseri olduğu tespit edildi ve tedavisine başlandı ancak tedavinin yan etkileri nedeniyle tedavisi durduruldu. Şu anda Bodrum Acıbadem Hastanesinde yatmakta ve durumu takip edilmekte. Sağlık durumu ve gelişmelerle ilgili size buradan bilgi vereceğim. Görüşmek üzere. ” İki gün sonra 29 Şubat’ta şu umutsuz haberi verdi:

24.02.2024 Tarihli Metin Yüksel ve Deniz Gezmiş’i Anma Toplantısına Mesaj Taslağı

Resim
  Bir süre önce sayın Eliaçık’tan şöyle bir mesaj aldım: ( “Metin Yüksel'in vefatı 23 Şubat Deniz Gezmiş'in doğumu 28 şubat'mış bu ikisini birleştirerek şubat ayının son haftasında bir anma toplantısı düzenleyeceğiz” “5-10 dakika video mesaj” ) Bu notlar o toplantıya yollanacak video içindir. Tabii konuşma bu notlardan farklı olabilir. İnsan konuşmanın akışı içinde unutabiliyor ve bir de süre sınırlaması var. Bu nedenle de bazı bölümleri atlamak veya kısa kesmek zorundaydım. * Deniz Gezmiş ve Metin Yüksel’in ortak noktaları, doğum ve ölüm tarihlerinin bu rastlantısal yakınlığından ibaret midir? Deniz 68’li bir “Marksist Leninist”, Metin Yüksel 78’li bir “Politik İslamcı”. Bunların bir ortak noktası olabilir mi? Yüzeyden bakınca öyledir. Ama özüne girince ilişki tam tersine döner. Bilim görünenle değil, görünenin ardındaki özle, ortak noktalarla ilgilenir ve öz genellikle kendi zıttı biçiminde görülür. Örneğin bizler yerimizde dururuz güneş hareket eder, am...

(“Marksizm’in Yeniden İnşası”nda) Nerede Kalmıştık?

Resim
    (“Marksizm’in Yeniden İnşası”nda) Nerede Kalmıştık? Önce Uzun Aranın Hesabını Verme Gereği Üzerine . 6 Zaman ve Enerjiyi Kullanmada Optimum Çözüm Arayışları 8 Politikadan Teoriye . 12 Politikadan Kültüre . 12 Kültürden Teoriye . 14 Politik Alanda Tarihsel Bir Olanak ve Felaket Tehlikesi 16 Teoriden Politikaya . 17 Bilanço: “Boşa Giden Bir Emek ve Zaman” mı? . 19 Geçmişten Birkaç Örnek (Hep Aynı Örüntü) 22 Seçim Bozgunu ve Olası Yeni Bozgunlar

Cumhuriyet’in İlanı Nedir?

Resim
Cumhuriyetin ilanı, Mustafa Kemal'in (Müslüman burjuvazinin ve devlet sınıflarının katledilen ve malları yağma edilen Hıristiyanlara karşı savunmasını örgütlemesinin aracı olan) Meclis'e karşı Bonapartist bir darbesi ve Osmanlı padişahlarında bile olmayan yetkilerle kendini donatması, Padişahsız bir padişahlık düzenine geçişidir. Cumhuriyet'in İlanı, daha geniş ve tarihsel bir ölçekte, sosyolojik olarak, ta Sümerlerden beri gelen, Roma ve Bizans'tan ve bir ölçüde de Pers Uygarlığından devralınan devlet yapısının, aynı kalmak için değişmesi, kendini çağın koşullarına adapte etmesi, aynı özü, yani mutlak ve her şeyin üzerindeki devleti yaşatmak, devlet sınıflarının egemenliklerini sürdürmek için, kendini modernleştirmesidir. Dolayısıyla Cumhuriyet’in ilanı aslında kapitalizm öncesinin bir yapısının kendisini sürdürmesinin bir aracıdır. Bu nedenle zerrece demokratik bir karakter taşımamıştır ve taşıyamaz.