Kayıtlar

zarrab etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

CHP, HDP ve İyi Parti’ye Çağrı: Erdoğan’a Bir Şans Verin

Resim
Sınıflar, örgütler ve kişiler kendi sonlarını genellikle dünyanın ve her şeyin sonu olarak görürler ve ellerinde güç ve yetki varsa kendileriyle birlikte tüm ülkeyi, hatta dünyayı bile bir mahva götürebilirler. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Şu an gerek Erdoğan’ın; gerek Erdoğan-Ergenekon ittifakının durumu budur. Her ikisi de en küçük bir demokratikleşmeyi bir yana bırakalım, en küçük bir hukuk ve adalete dayanan bir işleyişin bile kendilerinin sonu olacağını bildikleri için, kaçınılmaz sonlarını engellemek için hem kader birliği yapıyorlar; hem de Türkiye’de yaşayan yurttaşların, Suriye’den bile daha kötü bir şekilde mahvına yol açacak bir yola girmiş bulunuyorlar. Sinikçe “zulmün artsın, sonun çabuk gelsin” diyemeyiz. Bunu biraz olsun azaltacak en küçük bir olanak bile değerlendirilmelidir.

İdlib ve Zarrab - Ergenekon da Erdoğan da Sıkıştı

Resim
Fazla bir yoruma gerek yok. Sadece aşağıda sözü edilen yazılara bakmak bile yeter. Bir süre önce, Türk devletinin, Erdoğan’ın yeni Osmanlıcı Suriye hükümetini yıkma stratejisinden, Suriye hükümetini destekleme stratejisine geçeceğini yazmıştık. Bu strateji değişikliğinin nedeni yine aynı amaçtı: Kürt anasını görmesin. Bu değişikliğin mantıki sonucunun Idlib’i rejim güçlerine vermek zorunda olduğunu, bunun da selefi ve cihatçıların ya tümden imhası ya da Türkiye’ye alınmasıyla son bulacağını, her iki halde de selefi Cihatçıların Türkiye için ciddi problem olacağını yazmıştık. Bugün T-24’te yayınlanan Metin Gürcan’ın “ İdlib ve Türkiye'deki aşırıcı Selefi ağların evrimi ” başlıklı yazı, aslında farkına bile varmadan bu strateji değişikliğinin sonuçlarından nasıl sakınılacağını ve bu durumda karşılaşılacak zorlukları tartışıyor.