19 Haziran 2015 Cuma

HDP’ye Oy Ver – Barajı Yık – Diktatörü Durdur – Barışı Sürdür Girişimi’nin Son Toplantısı Hakkında

Değerli Arkadaşlar,
Geçen hafta 13. Haziran Cumartesi günü, kısa Adıyla HDP’ye Oy Ver Barajı Yık Girişimi olarak son kez toplandık.
Toplantıya İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Çorlu, Paris’ten arkadaşlar da katıldılar.
 Toplantıda çalışmaların bir değerlendirmesini yaptık ve bundan sonra ne yapmak gerektiğini görüştük.
Çalışmalarımızın kesin bir açıklık ve demokrasiye dayanmasının güzel bir örnek ve deneyim oluşturduğu vurgulandı.
Kendimizi medyada iyi duyuramadığımız dolayısıyla popüler olamadığımız belirtildi.

Çalışmamızın başlangıçta kendi önüne koyduğu hedefler bakımından (örneğin milyonlarca sticker, yüz binlerce ada yazılı mektup gibi) başarılı sayılamayacağı; ama bu başlangıçtaki hedefler sarfınazar edilirse verimli ve etkili bir çalışma yürütüldüğünde bir görüş birliği oluştu.
Başlangıçtaki hedeflere ulaşılamamasının nedenleri arasında şunlar sayıldı:
Girişimin arkasında bir örgütlenme ve önceden tanışıklılık yoktu, herkes bu girişim nedeniyle ilk defa bir araya gelmişti. Kervan yolda düzülürdü ama düzülebilecek zaman çok kısaydı. Seçimler geldiğinde ancak düzülebilmiştik.
Girişimi kurmak ve harekete geçmekte geç kalındı. Çalışma fiilen Mart sonunda başladı. Herşey iki ay içinde oldu. Eğer Girişim, bir iki ay daha önce kurulmuş olsaydı, seçim kampanyaları başladığında asgari bir ilişkiler ağı kurulmuş olabilir ve o zaman elbette çok geniş olanaklar açılmış olurdu.
Geç başlama, belli bir darlığa da yol açtı. Başlangıçta yeterli bir tanıtma ve yayılma yapamadan doğrudan çalışmalara girmek zorunda oluşumuz, tüm enerjiyi yuttuğundan, kampanyalar başladıktan sonra çalışmalara yoğunlaşmak da genişlemeyi engelledi bu da ister istemez daha sınırlı güçlerle hareket etmek sonucunu doğurdu.
Girişimimizin toplumsal yapısının genellikle emekçi olması ve emekçi semtlerde yoğunlaşması ve entelektüel ve genç insanlara ulaşamaması ve veya onlar için çekici veya medyatik olmaması, duyulmayı ve daha geniş kesimlere ulaşmayı engelledi.
Bu eksiği gidermek üzere 10’dan Sonra’ya yapılan birleşme ve birlikte somut işler yapma önerilerine ise cevap bile verilmedi, sürüncemeye bırakıldı veya reddedildi ve 10’dan Sonra içinde bu önerimiz gündeme bile getirilmedi. (10’dan Sonra’da çalışmış birçok arkadaşta 10’dan sonra’nın çok demokratik çalıştığı yönünde çok yaygın bir yanılsama var. Bu pek gerçeğe uymuyor.) Aslında iki girişim birbirlerinin eksiklerini tamamlayarak toplamlarından çok daha büyük işler yapabilirlerdi.
Daha sonra Girişim’in ne yapılacağı konusu görüşüldü.
Girişim zaten sadece seçimlerle ilgili kurulmuş olduğundan işlevini tamamladığı dolayısıyla sonlandırılması gerektiğinda görüş birliği oluştu.
Elbet bu çalışma içinde oluşan bağların, ilişkilerin, tecrübelerin boşa gitmemesi için herkeste bir istek de vardı.
Bu ilişkilerin başka daha somut ve/veya genel hedef ve çalışmalar içinde tekrar işlevsel kılınabileceğinde anlaşıldı.
Ama tabii Girişim sonlandırılmış olmakla birlikte, işler vaziyette bir araç; epeyce geniş bir ağ bulunuyordu. Yani ortada bir miras vardı. Bunun nasıl değerlendirileceği tartışıldı.
Örneğin hepsine hala yeni ve seçim öncesinden de çok katılımlar olan, 80 küsur ilde Facebook grupları, 6000’den fazla üyesi olan Girişimin genel grubu, binlerce beğeneni olan sayfaları, 280 üyesi olan e-mail grubu, epey izleyicisi olan Twitter hesabı, Youtube Kanalı vs. gibi hala çalışan ve hatta daha hızlı gelişen bir araç ortada duruyordu.
Bu aracı işlevi bitti diye kapatmak veya çöpe atmak gereksiz bir israf olacaktı. Bu aracı barış ve demokrasi girişimleri tarafından kullanılmak üzere bakmak, işler tutmak ve geliştirmek gerektiği noktasında anlaşıldı. (Örneğin biz çalışmalara başladığımızda kullanabileceğimiz böyle bir ağ olsaydı, iki ay boyunca böyle bir aracı yaratmak için onca enerji ve zaman kaybetmezdik.)
Bu ağa Barış ve Demokrasi Girişimleri Ağı adı verilmesi genel bir kabul gördü.
Bu ağı barış ve demokrasi konusunda kurulan girişimler hazır bir araç olarak kullanabileceklerdir. Ama kullananlar da katkılarını tıpkı bizim yaptığımız gibi bu ağa bırakıp, onu daha da gelişkin bir araç olarak sonra kullanacaklara devretmelidir.
Yani ağı bir tür vakıf malı gibi kamuya bağışlıyoruz. Kendimizi bunun bakımını yapmakla sınırlıyoruz.
Bunun adeta Linux gibi gönüllü çalışmalar ve katkılarla ve her katkının da kendisi yine herkese açması gibi bir biçimde olması gerektiği belirtildi.
Bunun nasıl çalışacağı, nesnel ölçütleri ve kuralları vs. ayrıca görüşülüp, tartışılıp karara bağlanmalıdır.
Tabii bunlar o toplantının kararları ama en son kararı alacak olan en geniş e-mail grubudur. Dolayısıyla toplantıda kararlaştırılanlar bir karar tasarısı veya önerisi olarak görülmelidir.
Elbette bu kararın (önerinin) diğer bütün Facebook gruplarında da en azından eğilim belirlemesi olarak paylaşılması ve tartışılması da gerekir. Zaten başından beri herşey açıktır.
Toplantı hakkında benim hatırımda kalanlar bunlar. Eksik ve yanlışların düzeltilmesi dileğiyle.

Demir Küçükaydın

Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...