Kayıtlar

Ritüeller etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Politik Mücadele ve Bayramların Sosyolojsi - 1 Mayıs - Newroz - Kurban Bayramı

Resim
İndirmek için kitap: Politik Mücadele ve Bayramların Sosyolojisi - 1 Mayıs, Newroz, Kurban Bayramı Kitap EPUB ve PDF formatlarında şu adresten indirilebilir: https://disk.yandex.com.tr/d/2n-NZY8NdZ7yBQ 2024 1 Mayıs'ı yaklaşırken yayınladığımız bu derlemede neredeyse çeyrek yüzyıl boyunca (2000-2024) Politik ve sosyolojik bağlamları çerçevesinde 1 Mayıs, Newroz ve Kurban bayramlarını ve ayrıca genel olarak bayramları ve anmaları ele alıyoruz. Yazıların yazıldığı tarihte hem o anmaların tarihsel ve sosyolojik anlamlarını ve tarihsel eğilimlerini ele alıyoruz hem de verili durumda hangi taktik, mücadele biçimleri izlenmesi gerektiğine ilişkin öneriler sunuyoruz.  Okunduğunda ham politik (strateji, taktikler, örgütlenme biçimleri) düzeyde, hem teorik (sosyolojik) düzeyde alışılmış yaklaşımlardan farklı oldukları ve başka türlü bakışlara kapı açtıkları görülür. Aşağıda bir fikir vermesi için, derlemenin " İçindekiler " bölümü yer alıyor. (D.K. 30.Nisan.2024)  Mart 2000 - Newr...

1 Mayıs’ta Taksim Alanı Fethedilebilirdi? Ama Nasıl?

Resim
Türk sosyalistlerinin temel sorunu anmalara, rozetlere, ritüellere çok düşkün olmalarıdır. Pek bilinmez veya artık bilinmek istenmemektedir ama 1960’ların sonundaki yükselişi yaşayan devrimci gençler, yani DÖB’lüler ve Dev-Genç’lilerin hiç öyle ritüelleri yoktu. Çünkü gerçek, canlı, dinamik bir hareketin örgütsel ifadesiydiler. Kırk yılda bir anma falan yapılır, o da aktüel politik mücadele için bir mesaj vermeye, bunun için vesile yaratmaya yönelik olurdu. Bizim, ve özellikle de bizim Deniz’in ( mare nostrum ) dilimizden düşmeyen “ vaktimiz yok ölenlerin matemini tutmaya, akın var güneşe akın, güneşi zapt edeceğiz güneşin zaptı yakın ” şiarıydı. Bir örgüt canlı bir hareketle bağını, dinamizmini, yaratıcılığını yitirip bürokratlaşmaya, taşlaşmaya başladığında rozet sloganlar, bayraklar, semboller, ritüeller, anmalar önem kazanmaya başlar.

1 Mayıs ve 6 Mayıs Vesilesiyle Ritüeller ve Devrimcilik Üzerine

Resim
Bir hareket ritüellerle yaşamaya ve bunlara çok önem vermeye başlamışsa, devrimciliğini ve yaratıcılığını yitirmiş demektir. Bu aylar, Türkiye’deki devrimcilerin ve sosyalistlerin “üç aylar”ı. Ritüel ayları. 8 Mart Kadınlar Günü, 16 Mart Katliamının Yıldönümü, 21 Mart Newroz, 24 Nisan Ermeni Katliamı, 1 Mayıs, 15-16 Haziran’ın Yıldönümü. “Kış uykusu”ndan uyanma yaları. Bunalara artık Gezi’nin başlangıcı 31 Mayıs ve sonu 17 Haziran’da eklenecek gibi görünüyor. Bu ritüeller içinde politik anlamı olanlar, Türkiye’deki demokrasi mücadelesi bakımından somut bir mücadelenin konusu olanlar sadece Newroz (ki o da son yıllarda bir ritküele dönüşme özelliği gösteriyor) ve 24 Nisan’dır. En önemli, aktüel ve acil olanı, henüz bir ritüele dönüşmemiş olanı 24 Nisan’dır ama en cılız anılanı da odur. Demokratik hareketin durumunu en iyi 24 Nisan anmaları gösterir. Onun dışındakiler, 1 Mayıs da dahil, kelimenin tam anlamıyla ritüeldirler.