Kayıtlar

Demokratik Özerklik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türk Milliyetçileri Neden HDP’ye Oy Vermelidirler?

Resim
İlk bakışta, Türk milliyetçilerinin HDP’ye oy vermesinin istenmesi bir şaka gibi görülebilir. “Türk milliyetçilerinden, Kürt Milliyetçiliğinin ürünü ve savunucusu olarak bilinen bir partiye oy istemek… Bu kadar saçmalık da olmaz” diyenler çıkacaktır. Ancak konunun üzerine düşününce kazın ayağının hiç de göründüğü gibi olmadığı görülecektir. Önce şunu soralım. Türk milliyetçisi kime denebilir; nasıl tanımlanabilir? Türk milliyetçisi: “Türk milletinin (ulusunun) çıkarını, refahını, zenginliğini ve gücünü her şeyden üstün tutana denir” diye tanımlanabilir. Zaten Türk milliyetçileri de; Milliyetçi olmadığını söyleyen Türk Sosyalistleri de, hem genel olarak milliyetçiliği hem de Türk milliyetçiliğini böyle tanımlamakta anlaşırlar.

Yanlış Tartışma: Başkanlık ve Eyalet

Resim
Kürt Özgürlük Hareketi bir süredir yanlış bir tartışmayı canlandırmış ve o tartışmaya girmiş bulunuyor. Başkanlık ve Eyalet tartışmasını bugünkü egemenlerin koyuş biçimi içinde tartışıp, bu tartışmanın kendisini tartışma konusu yapmıyor. Dolayısıyla halkın demokratik eğitiminden fiilen kaçmış oluyor. Bunun için açıklamaya alfabesinden başlamak gerekiyor. Gerçek Radikal Demokrasi bu sorunu nasıl koyar? Gerçek Radikal Demokrasinin temel ilkeleri nelerdir? Birincisi, Türkiye, hiçbir şekilde demokratik bir ülke değildir. Türkiye’de demokrasinin zerresi yoktur. Türkiye’de bütün iktidar merkezi bürokratik bir aygıttadır ve yurttaşların garanti edilmiş hiçbir gerçek hakkı yoktur. Bugün hak gibi görülenler sadece bu yokluğun görülmesini engelleyen, bu ayıbı örten asma yapraklarıdır. Meclis’ten seçimlere kadar hepsi böyledir. Zaten devlet uygun gördüğünde bütün bunları geri alabilmektedir ve buna karşı aslında fiili hiçbir güç bulunmamaktadır.

Ortadoğu Devrimi 21 Mart 2013’te Başladı (I)

Resim
Ortadoğu Devrimi 21 Mart 2013 tarihinde başladı. Neden ve niçin 21 Mart? Neden ve niçin bir bayram günü? Neden ve niçin Türkiye, Kürt veya başka bir ülke veya ulus adı değil de bir bölge, Ortadoğu? Niçin böyle çok riskli, kendini gelecek konusuda bağlayan bir önermeyi başlığa koyduk? Bu niçinler anlaşıldığında niçin böyle riskli bir başlık koyduğumuz da anlaşılacaktır. Veya tersinden bu riskli başlığı niçin koyduğumuz anlaşıldığında, Ortadoğu Devrimi’nin niçin 21 Mart 2013’te başladığı da anlaşılacaktır. Ama önce biraz sabır. Oku ileriye fırlatmak için yayı geri germek; İleriye sıçramak için geriye gidip hız almak gerekir. Önce gerilere, çoook gerilere gidelim. Çünkü çok büyük bir hız almak ve büyük bir sıçrama yapmak gerekiyor. Devrimler tarihin birikimlerinden aldıkları büyük hızlarla gerçekleşirler; Devrimleri anlatan teoriler de öyle olmak zorundadır.

Öcalan’ın Dönüşü

Resim
(Aşağıdaki yazı Aralık 2005 yılında yazılmıştı. Birkaç gün önce yazılanların eskiyip hükmünün kalmadığı bir dünya ve Türkiye’de yaşıyoruz. Bugün yazılmış gibi okunabilir. Tabii “ mutatis mutandis ”. Yani gerekli değişiklikler yapıldığında. Önümüzdeki süreç ve nedenlerini anlamak için temel parametreleri vermektedir. Politikada öngörülerde bulunmak her zaman çok tehlikelidir. Binlerce farklı değişken vardır. Yazıdaki neredeyse bütün öngörüleri doğrulanmış ve halen doğrulanmaktadir. Yazı Marksist kavramsal araçların gücünü gösterir aynı zamanda. D.K. - 25 Mart 2013 Pazartesi) Birkaç gündür, şu kenef basın yazarlarının, adının önüne, Genelkurmay Özel Harp Dairesi’nin direktiflerine uygun olarak “ Terörist başı ” rütbesini koymadan adını anmadıkları Abdullah Öcalan, ne olduysa bütün “büyük basın”ın manşetlerinin, yazar ve baş yazarlarının konusu ve konuğu oldu. Ne var ki, Öcalan gazetelerin başköşesine sadece konuk da değil, artık “rütbe-i tenzil” eylediği de görülüyor.

Radikal Demokrasinin “Kürt Sorunu”nun Çözümüne İlişkin Programı

Resim
Çatışan toplumsal güçlerin mücadelesinde sorunların, güçlerin, şeylerin ve olayların nasıl adlandırılacağı da aynı zamanda bir çatışma konusudur. Çoğu kez bu adlandırmada kullanılan kavramlar aynı zamanda bir programı ima ederler. Bu nedenle, çatışan güçler bir uzlaşma yolu arıyorlarsa, bu aynı zamanda sorunların, güçlerin, şeylerin ve olayların adlandırılmasında tarafların uzlaşabilecekleri bir dili de gerektirir çoğu kez. Bu nedenle önce yukarıdaki başlığın böyle bir çabanın somut bir örneği olarak görülmesi gerekmektedir. Yukarıdaki başlıkta “ Kürt Sorunu ” tırnak içinde kullanılmaktadır. Bunun anlamı şudur: Radikal Demokrasi   sorunu başka bir kavramla tanımlamaktadır ama bir uzlaşma noktası olarak bugünkü yaygın kullanımı kullanmayı kabul etmekte ve kendi adlandırmasında ısrar etmeyi gereksiz görmektedir. Bu, görüşlerinden vaz geçtiği değil, ama “ Galatı meşhur lügatı fasihten yeğdir ” diyerek, sadece anlaşılır olabilmek için, bile bile yanlış konuşmayı kabul ettiği ...

Eşitlik, Demokrasi, Özerklik ve Refah (Diyarbekir 5-6 Mayıs 2012 - Demokratik Özerklik ve Ekonomi Sempozyumuna Sunulan Bildiri)

Resim
Az önce, Moderator arkadaş, bizleri, Denizlerin idamı vesilesiyle onları anmaya davet etti ve kısa bir saygı duruşuyla andık. Bu vesileyle ben de küçük bir anımı sizlerle paylaşarak bu anmaya katkıda bulunayım. Deniz’le arkadaştık. Devrimci Öğrenci Birliği ’den. Son olarak İstanbul’da Taşkışla’da bir kantinde buluşmuştuk. Yollarımız artık ayrıydı ama birbirimize sevgimiz ve saygımızda bir eksilme yoktu. Beraberce gelecekte neler yapacaklarımızı şöyle bir konuşmak üzere şöyle bir açıldık, kantinin kalabalığından uzaklaştık. Hiç konuşmadan uzunca bir süre yürüdük. Konuşmadan ayrılacaktık neredeyse, çünkü biliyorduk neler düşündüğümüzü, hissettiğimizi. Sonunda laf nasıl açıldı hatırlamıyorum ama ben aşağı yukarı “ Bu mücadele çok uzun. Milyonlarca insanın, işçinin eylemi olmadan bir şey değiştirilemez, bir devrimci parti olmadan bunlar örgütlenemez, ben bunun için işçi sınıfı ve parti için mücadele edeceğim, bu uzun bir yol ” anlamında bir şeyler söyledim. Deniz de “ Aslında bir ya...