Kayıtlar

Kadınlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kadınlar ve Kürt Özgürlük Hareketi Üzerine

Resim
Bugün 8 Mart. Aşağıda 2000 yılında, yani 17 yıl önce yazılmış iki yazı yer alıyor. Bu yazılar o zamanlar Avrupa’da çıkan, yazarı olduğumuz Özgür Politika ’da yayınlanmışlardı. Bu yazılar yazıldığı zaman, yani 2000 yılında, Kürt hareketine kimse değer vermiyordu. Bütün Türk sosyalist hareketleri şu veya bu ölçüde ulusalcıydı ya da ulusalcılığın baskısıyla Kürt hareketinden uzak duruyordu. Kürtler içinde de Öcalan ve onun temsil ettiği çizgi yediği ağır darbenin etkisi altındaydı. Kürt hareketinin bittiği düşünülüyordu. Öcalan’ın her görüşmede kadınlara selam yollaması basit bir denge hesabı, bir retorik ve örgüt içi dengelerle ilgili diplomatik manevralar olarak görülüyor; kimse tarafından ciddiye alınmıyordu.

Kadınların Katline Karşı Acil ve Pratik bir Teklif: Kadınlara Silah taşıma Hakkı; Erkeklerde Tırnak Çakısının Bile Suç Olması

Resim
Erkeklerin kadınlara karşı yürüttüğü savaşın en somut ve can yakıcı biçimleri “Kadın cinayetleri” biçiminde görülüyor. Peki, bu savaşa karşı, yine erkeklerin egemen olduğu devletin, partilerin, örgütlerin somut olarak önerdiği neler? Ya daha fazla eğitim gibi çıkmaz ayın son çarşambasına yönelik; ya “kadınları koruyan” yeni yasalar çıkarılması gibi hukuki ya da erkeklerin kendi erkeklikleriyle mücadele etmesi gibi, kapitalistlere işçilerin haklarını gözet demekten farksız ahlaki ve nasihatçi öneriler. Bütün bunlar, bu sistemin devamını sağlayan; gerçek nedenlere girmeyen; acil ve pratik çözümler sunmayan önerilerdir. Eğitim mi? Eğitecekleri kim eğitecek? Bugünkü eğitim sisteminin kendisi ve eğitecek olanların kendisi erkeklerdir. (Kadın bile olsalar bu erkek egemenliğini içselleştirmiş, onun ideolojisini savunduğunun farkında olmayan kadınlardır.)

Yeni Aşamada Eski Parola: Kadınlar Öne!..

Resim
Türkiye’nin batısı veya Türkler, Kürdistandaki kadın hareketiyle son yıllarda kadın Milletvekilleri ve “eşbaşkan”larla tanıştı. Bir zamanlar burnundan kıl aldırmayan Türk feministleri şimdi Kürdistan’da yükselen kadın hareketinin kanatları altına sığınmışlar ve onun ateşiyle ısınıyorlar. Dünya’nın “Batı”sı ise Kürdistan’daki yükselen kadın hareketiyle Rojava ve Kobani’de, ellerinde silahlarla IŞİD çetelerine karşı direnen “modern Amazonlar” imgesiyle karşılaştı. Her ikisi de büyülenmiş bir biçimde şaşkınlık içinde bu mucizeye bakıyorlar. Türk veya Dünya’nın batılı kadınları için onlarla birlikte bir “selfie” çektirebilmek yakında bir “Politik Turizm” alanı bile olabilir. Nedir bu kadınlar? Nereden çıktılar? Bilim (Marksizm) öngörüdür. Öngörü ise toplumsal süreçlerin gerisinde olanı; uzun vadeli etki yapanı, derinden işleyeni görebilmektir. Devrimci politika ise bu derinden işleyen, görünmeyen süreçlere göre doğru (ezilenlerden yana) bir pozisyon alabilmektir.