Kayıtlar

Altılı Masa etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Pervin Buldan ve Mithat Sancar’a Açık Mektup – Akşener’in Tuzağına Düşmeyin, Onu Kendi Tuzağına Düşürün

Resim
Sayın Buldan ve Sancar, Bu mektubu “açık mektup” olarak yazmamın sebebi aynı zamanda üzerinizde bir kamuoyu baskısı da oluşturmaya, sizi köşeye sıkıştırmaya ve izlediğiniz çizgiyi değiştirmeye zorlamaktır. Durum çok kritik ve siz, kendinizin ve temsilcisi bulunduğunuz hareketin de yenilgisine yol açabilecek ölümcül hatalar yapıyorsunuz ve böyle giderse daha ölümcüllerini yapacaksınız.

Yöntem ve Kişi Sorunları Üzerine – Neden Mansur Yavaş? (1)

Resim
  Bir süredir HDP’nin (ve de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın) izlediği “ biz cepte keklik değiliz ”, “ bizimle görüşün ” diyen ergen çocuk politikalarını eleştiriyor ve gerçekten devrimci bir politikanın nasıl olabileceğine ilişkin bir yöntem , bir bakış açısı kazandırmaya çalışan, tarihsel deneyleri ele alan yazılar yazıyorum. Örneğin ilk yazıda stratejik hedef ile acil görevi , yakalanacak ana halkayı karıştırmamak gerektiği, mücadelenin yükseliş (saldırı, hücum) dönemi ile geri çekilme (yenilgi) dönemlerinin, farklı taktikler, örgüt ve mücadele biçimleri gerektiği gibi konulardan hareketle tespitler ve çıkarsamalar yaptık. Önerilerimiz bu sistematiğe göre gidiyordu.

Adalet Yürüyüşü ve Başkanlık Seçimi - Birincisinde Komedi, İkincisinde Trajedi

Resim
Marks, “ Louis Bonaparte’ın 18. Brumaire ’i”nde artık dillere pelesenk olmuş şu sözleri yazar: “ Hegel, bir yerde, şöyle bir gözlemde bulunur: bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler, hemen hemen iki kez yinelenir. Hegel eklemeyi unutmuş: ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak. ” Yaklaşan seçimlerden sonra bunu belki şöyle yerlileştirmek gerekecektir: “ Türkiye gibi şark ülkelerinde komedi ve trajedinin öncelik sırası değişir, birincisinde komedi, ikincisinde trajedi olarak ”. Neden böyle bir “ yerli ve milli ” versiyon gerekecek gibi görünüyor? Bu Sunuş’ta biraz bunu açıklayalım. Zaten bu derlemeyi aceleyle yapmamızın nedeni de bu.

Altılı Masa’nın Bize Değil, Bizim Altılı Masa’ya İhtiyacımız Var

Resim
  İki gün önce HDP’ye “açık mektup” olarak yazdığımız “ HDP’ye (ve Selahattin Demirtaş’a ve Emek ve Özgürlük İttifakı’na) Acil ve Açık Bir Mektup ” başlıklı yazıya yankı gösteren kimileri: ·        “ HDP’nin aday gösterme kararını ciddiye alma, el yükseltmek için bunu yapıyor ”; ·        “ Altılı Masa’yı kendisiyle müzakereye zorlamak için bunu yapıyor ” ·        “ Hakkıdır elbette kendi adayını göstermeli. HDP olmazsa ne olacağını görsünler ” diye akıllar yürütüyorlar ve tehlikeyi abarttığımızı söylüyorlar. Bu akılları yürütenler, aslında olaylara ve güçlere, nasıl ters, nasıl yenilgiye mahkum baktıklarını, kendilerini ve HDP’yi, demokrasi mücadelesinin öncüsü bir özne değil, bir nesne olarak gördüklerini göremiyorlar.

HDP’ye (ve Selahattin Demirtaş’a ve Emek ve Özgürlük İttifakı’na) Acil ve Açık Bir Mektup

Resim
Seçimlerin Hukuki-Biçimsel ve Stratejik-Politik Karakterinin Farkı Yaklaşan seim hukuken ve usulen Parlamento ve Başkanlık seçimleri olsa da politik ve stratejik olarak , gerçek anlamıyla Başkanlık Seçimi ’dir. (Başkanlık rejimini değiştirme arzuları seçimlerin bu karakterini değiştirmeyeceği gibi, onu ayrıca ele alınması gereken, örneğin seçilecek başkanın kendi yetkilerini kendi yetkilerine karşı kullanması gerektiği gibi, bir sürü paradoksla karşı karşıya bırakır ve aslında çok zor ve karmaşık sorunları gündeme getirir.) Neden böyledir?

Muhalefet ve HDP Erdoğan'ın Zaferine Giden Yolların Taşlarını Döşüyorlar

Demirden Kapılar · taslar

Muhalefet ve HDP Erdoğan'ın Zaferine Giden Yolların Taşlarını Döşüyorlar

Resim
Tekrar ve tekrar  özellikle HDP'nin yaptıklarını ve yapabileceklerini, Erdoğan'ın zaferini sadece ve sadece HDP'nin akıllıca hamlelerinin durdurabileceğini, bu akıllı hamlaların neler olabileceğini, Erdoğan'ın zaferinin diğer muhalefet için bir muharebenin kaybı ama HDP ve Demokratlar için bir savaşın kaybı anlamına geleceğini, günün en can alıcı sorununu demokrasi, Kürt sorununun çözümü, barış vs. değil, bizzat ve sadece Erdoğan'ın yenilgisi olduğunu tekrar göstermeye ve anlatmaya çalışıyoruz.

Sadece Geriye Kaçılmaz, İleriye de Kaçılır, Kılıçdaroğlu ve Altılı Masa İleriye Kaçıyor

Resim
  Politikada sadece geriye kaçılmaz, ileriye de kaçılır. Kılıçdaroğlu ileriye kaçıyor. Günün Acil sorunu Erdoğan'ın nasıl yenileceğidir. Bu soruna bir cevap vermeden, sanki yenilmiş gibi "zafer" sonrasını gündeme almak, ileriye kaçmaktır. Kimse programları okumaz, o programların somut ifadesi olan sembollere, bayraklara, kişilere göre tavır alır geniş kitleler. Hele o programlar komisyonlarda, bin bir denge gözetilerek hazırlanmışsa her şeyi ve hiç bir şeyi söylemekten öteye gidemezler. Altılı Masa, sadece seçim sonrası için programı öne alarak ileriye kaçmıyor, bizzat kendisinin belirlediği bu görevi de yapmıyor ve bundan da kaçıyor. Seçim sonrası için yapılacakları, Parti liderleri bir araya gelir birkaç saat içinde belirleyebilirler. Komisyonlar Program ve strateji belirlemez, belirlenmiş ve üzerinde anlaşılmış program ve stratejilerin ayrıntıları ve ifadeleriyle uğraşabilirler. Komisyonlara program görevini vermek, aslında görevden kaçmaktan başka anlama gelmez. Napol...

HDP Muhalefetin ve Altılı Masa'nın kendi yenilgisinin taşlarını döşemesi...

Resim
HDP Muhalefetin ve Altılı Masa'nın kendi yenilgisinin taşlarını döşemesine nasıl son verebilir?...  HDP'liler ve Emek Özgürlük Bloğundan arkadaşlar, lütfen önerileri izleyin, paylaşın ve tartışmaya açın.