Batı Marksizmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Batı Marksizmi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2024 Perşembe

Fragmanlar (1) - “Marksizmin Yeniden İnsası”nın Sorunları ve Gerekliliği Üzerine Fragmanlar

Galiba acil bir çözüm olarak fragmanlar biçiminde yazmak tek çare.

Muhtemelen binlerce yılda bir halk bilgeliği olarak şekillenmiş bir sonuç önermesi, “Hadis” denerek İslam Peygamberinin otoritesi ile iyice ağırlaştırılmış biçimiyle “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalış, yarın ölecekmiş gibi de ahirete çalış” veya daha da özlü olarak “Sizin hayırlınız dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir” şeklinde İslam geleneğinde yer edinmiş.

Bu oldukça diyalektik önermeyi modern toplumun kavramlarıyla ve sorunlarıyla formüle edersek, kısa vadeli ile uzun vadeli, genel ile kısmi olanın, daha da genel bir ifadeyle, birbiriyle çelişen amaç ve özellikler, arasında bir denge, bir optimum çözümü arama ve bulma ilkesi olarak tanımlayabiliriz.

2 Aralık 2014 Salı

Marksizmin Tarihi Derlemesini Sunuş

Bir bilimi öğrenmenin en iyi ve doğru yolu onu tarihsel evrimi içinde öğrenmektir.
Ne var ki Marksizm'in (Tarihsel Maddeciliğin veya Diyalektik Sosyoloji’nin) bir tarihi henüz yazılmamıştır.
Perry Anderson, “Batı Marksizmi Üzerine Düşünceler” adlı eserine şu cümleyle başlar:
“Marksizmin doğuşundan bu yana yüzyılı aşkın bir zaman geçtiği halde, tarihi hâlâ yazılmayı bekliyor.”
Onun bu satırları yazdığı kitabı “Batı Marksizmi Üzerine Düşünceler”i ve bu kitabı izleyen “Tarihsel Materyalizmin İzinde” adlı eserleri bu tarihi yazmaya bir başlangıç denemesi olarak görülebilirler.
Bildiğimiz kadarıyla bu tarihi yazma yönünde bizim çalışmalarımızdan başka bir girişim bulunmamaktadır.
Biz Perry Anderson’un izinden giderek, onun bilmediği Hikmet Kıvılcımlı üzerinden bu tarihi yazma ve tamamlama çabası yönünde bazı girişimlerde bulunmuştuk.

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Marksizm “Sınıf Mücadelesi Kuramı” mıdır?

İşçi Hareketinin yükseldiği 1960’lı yıllarda Türkiye’nin aydınları, gençleri, işçileri büyük bir açlıkla Marksizm’i öğrenmeye çalışıyorlardı. Şimdi Marksizm’i öğrenen ve bilen yok. İkinci el kitaplardan bayağı klişeler Marksizm diye öğreniliyor. Eskiden kalanlar ise öğrendiklerini bile unutmuş bulunuyorlar. Bunu somut ve basit bir örnekle gösterelim.
Geçenlerde, “Devrimci 24 Nisan – Karşı Devrimci 1 Mayıs” diye bir yazı yazmıştık. O yazıda, 1 Mayıs’ın kutlanmasının bugünün Türkiye’sinde, 24 Nisan’ı gölgeleyen, somut olarak karşı devrimci bir işlev gördüğünü yazmış ve Türkiye’nin bütün işçi ve sosyalistlerini 24 Nisan’ı 1 Mayıs veya 1 Mayıs’ı 24 Nisan yapmaya çağırmıştık. Bu öneri ve önermelerin somutluğu (Bugünün Türkiye’si ve somut olarak 1 Mayısların gördüğü nesnel işlev) göz ardı edilerek, 1 Mayıs’a kategorik olarak karşı devrimci dediğimiz türden, aslında hiç de söylemediklerimizi bize atfeden eleştiriler yapanlar oldu. Bunların üzerinde durmuyoruz. (Kaya Karan’ı bu eleştirisi yazının altında yer alacaktır.)
Bu eleştirinin yapıldığı yazıda , “Demir Küçükaydın'ın (…) yazılarında toplumların tarihlerini belirleyen ana temanın sınıf savaşları olduğu kuramı Marksizm'in dışına düştüğünü (…) görüyoruz” diye bizi eleştirirken aynı zamanda bir Marksizm tanımı da yapılmış oluyor.

6 Şubat 2012 Pazartesi

Marksizm’in Krizinin Temeli: Yapı - Özne İlişkisi Sorunu ve Sorunun Çözümü

Biri Tarihsel Maddeciliğin bir açıklaması (Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'ya Önsöz), diğeri bir uygulaması (Komünist Manifesto) olan bu iki metin, toplumsal değişimin mekanizmasını; Toplumsal Devrim denen aynı olguyu ele alırlar ama bunu farklı kavram sistemleriyle ve önermelerle açıklarlar:
Teorinin bir açıklaması olan Önsöz'de şöyle:
"Gelişmelerinin belirli bir aşamasında toplumun maddi üretici güçleri, o zamana kadar içinde hareket ettikleri mevcut üretim ilişkilerine, ya da bunların hukuki ifadesinden başka bir şey olmayan mülkiyet ilişkilerine ters düşerler. Üretici güçlerin gelişmesinin biçimleri olan bu ilişkiler, onların engelleri haline gelirler. O zaman bir toplumsal devrim çağı başlar. İktisadi temeldeki değişme, kocaman üstyapıyı, büyük ya da az bir hızla altüst eder."