Kayıtlar

Teori etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Oylarım, Gerekçeleri ve Demirtaş’ın Twiti

Resim
Dün Berlin’deki Türk konsolosluğunda oyumu verdim. Önce sakin olur diye sabah erken, sekiz buçukta gitmiştim. Kapılar açılmadan bile en az elli metre kuyruk vardı. Hem yorgundum hem kısa zamanda oy veririm diye ilaçlarımı almamıştım, bu nedenle, akşamları da sakin oluyormuş akşam dokuzdan önce gelirim diye geri döndüm. Bu arada kızım 60 yaş üstünün ve engellilerin kuyrukta beklemeden öne alınabildiğini de söyledi. Boşuna geri dönmüşüm, yaşlı olduğumu akıl edememişim, bilseydim beklerdim diye düşündüm. Akşam gittiğimde ise kuyruk yüzlerce metreyi buluyordu. Bereket yaşlılık ilk kez işe yaradı ve öne alındık. Ama yaşlı ve engelliler için de epey bir kuyruk vardı. Yine de yarım saat sonra oy kullanabildim.

Ahmet Şık'ın Özrü ve TİP'in Sosyalizm ve Demokrasi Karşıtı Politikası

Resim
Bugün attığım bir Tweet dizisini buraya aktarayım: Ahmet Şık, samimi bir şekilde özür diledi, pişmanlığını belirtti. Artık "vurun abalıya"yı bırakalım. Ama TİP'in politikasının ne sosyalizmle ne de demokrasi mücadelesiyle uyuşmadığını, Erdoğan'a hizmet ettiğini politik ve teorik olarak en sert biçimde eleştirelim. + TİP'in politikası hem sosyalist teori, hem strateji ve taktik bakımından yanlıştır. Çünkü oy istemek taktik, görüşleri savunmak ilkeseldir. Farklı kategorilerdendir. Görüşler her düzeyde savunulabilir ve savunulmalıdır. Teoride uzlaşma ve esneklik olmaz. TİP de bunu yapabilir.+ Ama kime oy verilmesinin isteneceği teorik veya programatik değil, taktik bir sorundur. Yani Teorik uzlaşmazlığın aksine son derece esneklik gerektirir. Yani TİP'e verilecek oyların, YSP veya CHP'nin vekil kaybına yol açması ihtimali olan yerlerde, kendine oy istememeli.+ Eğer böyle davranırsa, hem teori, hem de taktik bakımından doğru bir sosyalist ve demokratik d...

HDP'nn Türk "sosyalisti" ortakları, eğer sosyalist iseler, sosyalist öğretiye göre nasıl davranmalı?

Resim
HDP'nn Türk "sosyalisti" ortakları, eğer sosyalist iseler, sosyalist öğretiye göre nasıl davranmaları gerekir? Çok temel teorik bir ilke vardır: Teoride uzlaşmaz olmak, taviz vermemek, pazarlık yapmamak, ama pratikte ve taktiklerde tam aksine olabildiğince esnek olmak. Türkiye’nin küçük burjuva ortamında ve onun ürünü sosyalistlerde ise tam tersi geçerlidir: Teoride esnektirler, teorik ve programatik saflığa önem vermezler, pratikte ise tavizsiz, keskin ve sekterdirler. Yaptıklarının aksinin doğru olduğunu akılları almaz.

Milletler ve Milliyetçilik Nedir? 16 Şubat Perşembe akşamı yapılan Sunum

Resim
Milletler ve Milliyetçilik Nedir? Renkler ve Pencereler Grubunda 16 Şubat 2023 Perşembe akşamı birçok izleyicinin online katılımıyla yapılan sunumun videosu. Bu sunumda aslında Marksizmin Yeniden İnşası - Uluslar ve Ulusçuluk Teorisine Giriş başlığı altında bir seri yazı olarak ve daha sonra da dijital kitap olarak yayınladığım yazıların kısa bir versiyonu sayılabilir.

"Milletler ve Milliyetçilik Nedir?" Konulu Sunum

Resim
Değerli Arkadaşlar, " Renkler ve Pencereler " grubunun düzenlediği " Perşembe Söyleşileri " serisinde bu hafta, 16 Şubat Perşembe akşamı, Türkiye Saati ile 21.00 - 23.00 arasında " Milletler ve milliyetçilik Nedir? " konulu bir sunum yapacağım ve sonra da tartışılacak. Epeydir geliştirdiğim tezlerimi bu vesileyle açıklamak ve tartışmak isterim. Dilerim ilgi duyan herkes katılır ve verimli bir tartışma olur. Toplantının linki Perşembe günü gruba iletilecek. Link üzerinden katılmak mümkün. Bu nedenle şimdiden bu toplantıyla ilgili olarak açılmış olan “Milletler ve Milliyetçilik” isimli WhatsApp grubuna katılırsanız, hemen haberiniz olabilir ve katılabilirsiniz. Gruba katılma linki: https://chat.whatsapp.com/GVeKplFfZQR7u53yKYS7wo Toplantı konusuyla ilgili iki kitap (“ Marksizm Milletler ve Milliyetçilik (Sosyalizmin Milliyetçilikle İmtihanı) ” ve “ Uluslar ve Ulusçuluk Teorisine Giriş ”) PDF ve EPUB formatlarıyla, konuyla ilgili bir Power Point Sunumu, K...

21. Yüzyılda Milliyetçilik ve Kimlikler başlığıyla yapılan sunumun daha geniş videosu...

Resim
1848 Devrimlerinin arifesinde yazdıkları "Komünist Manifesto" Marks-Engels, söze "Avrupa'da bir heyula dolaşıyor, Komünizm heyulası" diye başlıyordu.Ama aynı günlerde bir başka heyula da ortaya çıktı: Uluslar ve Ulusçuluk Heyulası.Bugün "Komünizm Heyulası" ortalıkta yok, adeta unutuldu, ondan korkan yok. Ama Uluslar ve Ulusçuluk Heyulası tüm dünyayı ele geçirdi.Bugün yeryüzünde bir ulustan olmayan bir tek insan, bir ulusa ait olmayan bir karış toprak yoktur. Tüm devletler bir ulusal devlettir.Ve bu heyula tüm insanlığı lanetiyle çarpıyor. Ortaya çıktığı günden beri, bütün savaşlar, katliamlar, soykırımlar uluslar ve ulusçular tarafından yapıldı ve yapılıyor. İnsanlığı yok edebilecek bir atom savaşı uluslar arasında çıkacak. Uluslar ve ulusal devletlerin olduğu bir dünyada çevre ve iklim sorunlarının hiç biri çözülemez. Çünkü Hiç bir ulus ve ulusal devlet egemenlik hakkını, insanlığın genel çıkarını gözetecek, tüm insanlığı kapsayacak, dünya çapında b...

Bir Devrimin Eşiğinde (11) – Harari’nin “ Sapiens”inin Eleştirisi (3) – HDP ve Harari’nin Ortaklıkları

Resim
Bizim Harari’yi eleştirilerimiz özünde ele alınan olgulara değil, o olguları açıklamak için kullanılan yönteme, teoriye ilişkindir. Harari’yi bir eleştiri konusu yapmamızın nedeni de, gerek yeni kuşakların gerek bir zamanlar iyi kötü Marksizmle haşır neşir olmuş eski kuşakların aynı yöntemsel ve teorik yanlışlarla malul olmalarıdır. Bu bilmeme ve unutmuşluğun sonucu bizim yazdıklarımızla Harari’nin yazdıkları arasında bir yakınlık, bir özdeşlik görmektedirlerr. Biz, Harari’nin görüşlerini eleştiri konusu yaparak aslında hem Toplum ve hareket yasaları üzerine zerrece kafa yormayan yeni kuşakları, hem de bir zamanlar az çok böyle bir kavrayışla düşünüp hareket etmelerine rağmen bildiklerini unutmuş eski kuşakları, ortak temel yanlışları üzerinden eleştirmeye onların temel yanlışlarıyla mücadele etmeye çalışıyoruz.

Teori ve Politika

Resim
Teori demek, yüzey akıntısı değil dip akıntısı; görünen değil, görünenin zıttı biçimindeki özü; birbiriyle ilgisiz görünen olgular arasındaki görünmez ortaklık demektir. Teori demek genelleme demektir. Gericilik dönemlerinde insanlar genelleme yeteneklerini yitirirler. Diğer bir deyişle teoriye olan ilgi kaybolur. Kaybolur çünkü, bilimlerin ilerlemesine pratik ihtiyaçlar yüzlerce üniversiteden daha büyük atılım verirler. Toplumsal bir hareketlenme, bir mücadele yoksa, teoriye ihtiyaç, dolayısıyla genelleme yeteneği de yok olur. Bu nedenle toplum bilimleri alanında bütün büyük ilerlemeler her zaman modern işçi sınıfının hareketlerinin ayak izleri üzerinde gerçekleşir. Marksizm, Fransa, İngiltere ve Almanya’daki işçi hareketinin yükselişinin çocuğudur. Bir benzeri hala gelmemiş, o her biri bir zirve ve teorisyen olan ve o zirvelerin içinden Lenin, Troçki gibi daha büyük zirveleri çıkarmış Rus Devrimcileri kuşağı, Rusya’nın genç ve yükselen işçi sınıfı ve onun hareketi olmadan t...