Kayıtlar

2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KCK Nedir ve KCK Tutuklamaları Ne Anlama Gelir?

Resim
Bir zamanlar bir devrimci, “ Ahlakım politik, politikam Ahlakidir ” demişti. Yine aynı şekilde, biz de “ Sosyolojimiz politik (ezilenler içindir), politikamız sosyolojiktir (bilimseldir) ” diyebiliriz. Bu nedenle, KCK nedir? Sorusu bizim terminolojimizde, sosyolojik olarak KCK nedir anlamındadır? Cevap da sosyolojik bir cevap olmalıdır. Ama bu cevap aynı zamanda politikamızı belirleyen veya tanımlayan bir cevap olur. Peki, KCK nedir? Sözcük olarak “ Kürdistan Topluluklar Birliği ” (Koma Civakan Kürdistan) diye çevriliyor bir çoklarınca. Muhtemelen “ Topluluk ” yerine, Almanca’daki “ Gemeinde ”, eskilerin “ Cemaa t” dediği, “ Komün ” kavramı daha denk düşüyor olsa gerek. Yani “ Kürdistan Komünler Birliği ” gibi bir çeviri ona adını verenlerin kastettiği anlamı daha doğru veriyor olabilir.

HDK Tüzüğüne Kenar Notları - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (6),

Resim
Aslında tüzüğe eleştirimiz temeldendir. Ve bunu bir önceki yazıda açıkladık. Grupları yok etmek değil, onların varlığını ve gücünü korumak üzere ayarlanmış, bürokratik, hantal ve anti demokratik bir tüzüktür. Ancak bu genel eleştiri kimilerini tatmin etmeyebilir. Bu genel yanlışın fiilen nasıl sorunlara yol açtığı anlaşılamayabilir diyerek, en azından tüzüğün başlangıç kısımlarındaki maddelere kenar notları şeklinde eleştirilerimizi yazdık. Tüzüğün başlangıç kısımları aynı zamanda programın bir tekrarı olduğundan bu aynı zamanda bir program eleştirisi gibi de görülebilir.

HDK’nın Yolu, Programı ve Tüzüğü Yanlıştır ve Kökten Değiştirilmelidir - HDK Üzerine Notlar (5)

Resim
Bizce Program Tüzük’ten önce eldiği için, Kongre’de ve bütün önceki “ Çatı Partisi ”,   “ Demokrasi İçin Birlik Hareketi ” ve “ Blok ” vesilesiyle yazdığımız yazılarda esas olarak Program konusundaki yanlışları ele aldık ve eleştirdik. Sadece eleştirmedik aynı zamanda alternatif program metinleri de önerdik. Şu ana kadar, bu konularda tek yazan, biz olmamıza rağmen, bir tek Allah’ın kulu çıkıp, “ yahu bu adam, ta ilk çatı partisi toplantısından beri her aşamada bir program önerdi, bütün program tasarı ve önerilerini ciddiye alıp eleştiriler yazdı. Program konusunda tamamen farklı bir mantığa dayanıyor. En azından bunu tartışmak, eğer baştan ilke olarak reddediyorsak, neden reddettiğimizi açıklamak gerekir. Bu yapılan utanç verici bir görmezden gelmedir. Bu artık eleştiri silahını kullanmak değil, silahların eleştirisini yapmaktır. Susarak, tartışmayarak, yok sayarak mücadele etmektir .” demedi maalesef.

Kongre Divanı ve Demokrasi - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (4)

Resim
Kongre’nin ilk günü Kongrenin akışında pek bir aksama görülmedi. Çünkü henüz herşey önceden belirlenmiş plana uygun gidiyordu. Tanıtımlar, vekillerin konuşlmaları, sonra misafirler. Salondan da bir kaç kişiye kısaca söz verilmişti. Sonra Tüzük ve Program Komisyonları hazırlıklarını anlatmışlar ve değişiklik önerilerinin zaman kaybını önlemek için yazılı olarak yapılması kararlaştırılmıştı. Artık sadece Programın bütünü üzerine genel olarak konuşmak isteyenlere söz verilecekti. Ondan sonra da, program ve tüzük komisyonlarının gelen önerilere göre yaptığı değişikliklerin oylanıp onaylanması ve ondan sonra da seçimlere geçilmesi, böylece herşeyin tıkır tıkır yürümesi planlanmıştı.

Hafızasızlık ve “Aufhebung” - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (3)

Resim
Hafızaları şöyle kısaca bir tazelemek gerekiyor önce, bu hafızasını yitirmiş ve gazetecilerin “ fikri takip ” dediği şekilde, bir konudaki tüm gidişi göz önüne almayı bilmeyen bu ülkede ve bu ülkenin sosyalistlerinde. Ve bu nedenle, her yeni adım, Amerika’yı bir yeniden keşif denemesi, dolayısıyla bir güç ve zaman kaybından başka bir anlama gelmemektedir. Geçmiş yok sayılarak, unutularak, eleştirel bir şekilde değerlendirilmeden aşılamaz. Ama eleştirel bir değerlendirilmesinin de yapılabilmesinin çok banal, çok basit ve kaba gibi görünen, fakat “ barut yoktu ” gibi çok temel bazı koşulları vardır: en azından olgular hakkında asgari ölçüde doğru bir bilgi . Bu bilgi olmadan, bu bilginin kaynaklarına herkes erişebilir olmadan; bu bilgi yazılı olmayan hafızaya bir şekilde işlemeden, bırakalım geçmişi aşmayı ve dersler çıkarmayı bir yana; o geçmişin ulaştığı noktalara bile ulaşılamaz.

Kongre’yi (HDK) Bekleyen Tehlikeler - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (2)

Resim
“ Türk sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken ” başlıklı ilk yazıyı okuyan kimi okurlar, burada kastedilenin mantıksal anlamda; soyut anlamda bir cenaze kaldırma olduğunu anlamayarak, Türk sosyalist yuvarlarının hiç de öyle yazıda söylendiği gibi ölmediği itirazını yapıyorlar. Bu arkadaşlar bir düşünce ve davranışın tarihsel ve toplumsal anlamı ve bunun mantıki sonuçlarıyla; bu mantıki sürecin tarihsel süreçte gerçekleşmesinin (hatta gerçekleşmemesi durumunda tersinden doğrulanmasının) farklı şeyler olduğunu görmüyorlar. Bu farkı görüp ayıramayış, biraz da Marksist gelenekleri ve düşünce sistemini bilmemek ve unutmuş olmakla ilgili. Marksizm'de, mantıksal ve tarihsel hareket diye bir ayrım vardır. Mantıksal hareket, tarihsel hareketin gerçek tarihteki çarpılmalarından arınmış hareketidir, soyut harekettir.

Türk Sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (1)

Resim
Roj TV’de seçim gecesi, gece yarısından sonra çıktığımız programda moderatör, seçimlerden sonra Bloğun ne olacağını ve sosyalistlerle bir birlik olup olmayacağını sormuştu. Yanlış hatırlamıyorsam, aşağı yukarı şöyle demiştim: “ Türk sosyalistleri hayatiyetini yitirmiş bir ceset gibidir. Bu bakımdan Kürt Özgürlük Hareketi, Türk sosyalistlerine pek fazla bel bağlamamalı. Ama bundan Türk sosyalistleriyle bir araya gelmemeli gibi sonuç çıkarmamalı. Özgürlük Hareketi, Türkiye’deki demokratik muhalefeti, Türk sosyalistlerine havale etmeyi bırakmalı, bunu kendi örgütlemeye ve birleştirmeye çalışmalı. Türk sosyalistleri bunu başlatmak için bir işlev görebilir. Eskiden tulumbalar vardı su çekmek için. Ama su çekebilmek için, bu tulumbalara bir kaç maşrapa su dökmeniz gerekirdi. Elinizde bir tulumba, kuyuda su olsa da, pis de olsa bir maşrapa suyunuz yoksa, suya ulaşamaz onu yukarı çekemezdiniz. İşte Özgürlük Hareketi sosyalistleri böyle, Türkiye’nin demokratik güçlerine ulaşmak ve onları ...

Bir Dönemin ve Bir Kuşağın ve Bir Çevrenin Aynası Olarak Ziya Yılmaz

Resim
5 Ekim günü ““ Kürt Sorunu”ndan Türk Sorununa – Kongre Girişimi İçin Bir Durum Değerlendirmesi ” başlıklı yazıyı bir an önce bitirmeye çalışırken, bir ara yorulup küçük bir ara vermek için Facebook ’a baktığımda, Sayın Sait Tabak’ın “ ziya yılmazı -4- ekim akşamı,, maltepe-süreyyapaşa ğöğüs hastanesinde kaybettik. başımız sağolsun. siz niğde cezaevinde beraber yattınız sanırım. anılarınız çoktur. Selamlar ” şeklindeki mesajı ile karşılaştım. Mesaj yollanalı epey olmuştu. Cenazenin ne zaman kalkacağını yine mesaj olarak sordum. Hemen bir cevap görmeyince, herhalde çıktı diye düşündüm. Cenazenin ne zaman nereden kalkacağını bilseydi yazardı her halde diye düşüdüm. Ziya Yılmaz ile yıllarca Niğde’de Cezaevinde yatmıştık. Özellikle Niğde’ye gittiğimiz ilk yıl, oldukça yakın olduğunuz bir dönem olmuştu. Her gün saatlerce konuşurduk. Konuşabileceğim tek kişiydi adeta. Sonra yavaş yavaş konuşmalarımız azalmış, teorik ve siyasi diyalogumuz bitmiş, karşılıklı saygılı ama bir merhaba vey...

Jiyan ve Köxüz Siteleri Birleşti

Resim
Jiyan ve Köxüz siteleri bugünden itibaren (1 Ekim 2011) Jiyan sitesinin adresinde ( www. Jiyan .org ) birleşmeye ve Jiyan-Köxüz adıyla devam etmeye karar vermiş bulunuyor. Bu birleşmenin bütün demokratik ve ezilenlerden yana olanların güçlerini ve imkanlarını birleştirmeleri için bir örnek olmasını dileriz. Köxüz sitesi, 2005 yılı baharından beri yayındaydı. Saldırılar ve teknik zorluklar ve gelişmeler nedeniyle çeşitli Köxüz adreslerinde yayınını sürdürmüştü. Ne var ki, son zamanlarda yasaklar, teknik olanaksızlıklar ve saldırılar nedeniyle kendini yenileyemez durumda gelmişti ve bu durumdan bir çıkış yolu arıyordu. Jiyan ’a katılma önerisinde bulundu ve Jiyan bir birleşmeyi kabul etti. Bunun üzerine birleşmenin en kısa zamanda gerçekleşebilmesi için gerekli olan hazırlıklara başlandı. Birleşmenin ilan edileceği ve gerçekleşeceği gün olarak da 1.Ekim.2011 tarihi belirlendi. Bu iki site de gerek biçim gerek içerikçe elbet bir çok farklılıklar barındırıyordu. Bun...

Kavrambaz'ın ilk yazısı - Kavrambaz Hakkında

Resim
Sevan Nişanyan, Taraf ’ta yazdığı “ Kelimebaz ” ile Etimoloji veya Linguistik ile nasıl politika yapılabileceğinin dünyada belki de eşi benzeri bulunmayan nefis bir örneğini sunmuştu. Sevan Nişanyan’ın bu ülkede yaşayan insanların şanssızlığı olan şansı vardı: Türkiye gibi, Türk Dil ve Tarih kurumlarıyla, birkaç yönden hafızasını yitirmiş veya yitirmeye zorlanmış bir ülkede yazıyordu. Birinci şansı, bir Türk ulusu yaratabilmek için, Alman Emperyalizminin Hint yolunu açma hedefleri için yaratılmış Orta Asya ve oralardan gelen Türk ulusuna dair bir uydurulmuş bir resmi ve egemen Tarih anlatısını doğru kabul etmiş insanlara yazıyordu. Bu insanlar, eski uygarlıkları feth eden fatihlerin, hiçbir yerde, nüfusun yüzde beşinden veya onundan fazlasını oluşturmadığını; fatihleringenleri aynı kalsa bile; kültürel kotlarıyla feth ettikleri tarafından fethedildiklerini; yani Orta Asyadaki göçebelerin değil; kültürel ve genetik olarak binlerce yıldır bu topraklarda yaşamış insanların torunl...

Blok Vekilleri Meclise Nasıl Dönmeli?

Resim
Blok vekillerinin meclise dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Bu tartışmalarda, BDP’lilerin de yüzünü çizdirmeyecek bir dönüş için, hükümetin de adım atması gerektiğinden söz ediliyor. Buna bağlı olarak da örneğin Erdoğan’ın “ Biz terörle mücadele ederiz, siyasi irade ile de müzakere ederiz Siyasete gelenle konuşuruz ama gelmeyenle konuşmayız ” şeklindeki sözleri, Hükümetin bir adımı olarak yorumlanıyor ve BDP’ye “ bakın işte Hükümet “PKK’ile aranıza mesafe koymadan görüşmeyiz”den, bu koşulu kaldırarak sizlerin siyasi olarak muhatap alınacağınız noktasına gelmiş ” diye yorumlanıyor ve “ haydi ne duruyorsunuz, dönün ” sonucu çıkarılıyor. Meclis’e dönüşü desteklemeyenler de buna karşılık “ ya dönerler ya da…” şeklindeki tehditler ve burun sürtmeye yönelik diğer beyanları öne çıkararak dönmenin doğru olmayacağını söylüyorlar. Bizce sorunu bu biçimde tartışmak daha baştan yanlıştır ve Blok vekillleri ve BDP sorunun bu yanlış biçimde tartışılmasına bizzat kendisi yol açmıştır. Şimdi ...

Seçimler, Blog Adayları ve Ertuğrul Kürkçü’nün Seçilmesinin Anlamı

Resim
Çok önceydi, daha seçimler gündemde yoktu, bir arkadaş grubunda, BDP’nin gelecek seçimlere de bağımsızlarla katılması gerekeceğinden ve bu sefer adayları belirlerken daha az hata yapacaklarından ve dışarıdan gösterilebilecek veya gösterilmesi gereken adayların kimler olacağından ve olması gerektiğinden söz ediyorduk. O zaman, özellikle seçilebilir yerlerdeki adaylar arasında olmasını dilediğim dört isimden söz etmiştim. Bunlar Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Veysi Sarısözen idi.

Mısır Tahrir’e Uzaktan Yorumlar ve Öngörüler

Resim
Uzaktan Yorumlar (01) Mısır’da şu an (21.15) devrimin kaderi çiziliyor. Televizyonlardaki görüntülerden çıkarabildiğim kadarıyla, alandaki muhalifler hala çok az, hatta sayıları bile azalıyor ve Kahire Halkı o alana akmış ve feth etmiş değil. Eğer sonraki saatlerde durumda bir değişme olmazsa, devrimin bu ilk dalgası acı bir yenilgiyle son bulacak demektir. O alandaki gençleri büyük bir olasılıklar öldürüp, derdest edecekler ve ibreti alem için cezalandıracaklar. Sonra da sıra bütün diğer muhaliflere gelecek. Sabahleyin, alandaki direniş, Mubarek’in polislerinden ve lumpenlerden derlenmiş saldırganlarını püskürttü ve alının dışına sürdü. Ama onları peşine düşüp yok edemedi. Çünkü peşine düşecek gücü de yoktu kararlılığı da. Bu devrimi alanda savunmaya ve alanı korumaya zorladı. Bir devrimin intiharıdır savunmaya geçmek. Alanı savunmak bir bakıma devrimin savunmaya geçmesi demekti. Bu gidişi, ancak Kahire halkının Meydana akın akın gelmesi ve Mubarek’in adamlarını sokaklar...