Kayıtlar

Vatan Partisi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Vedat Orakçıoğlu’nun Ardından

Resim
Ferdinand Hodlers’in “ Hayat Yorgunları ” isimli resmi ve Kıvılcım gazetesi davası sanıklarının ilk ve tek toplu resmiyle yaptığımız kolajın hikayesini bir yıldan az bir süre önce ölen Selim Ergunalp’in ardından yazdığım Selim’i Uğurlarken başlıklı yazıda kısaca anlatmıştım. O resimden iki kişi kalmıştık. Vedat Orakçıoğlu ve ben. Resimde iki uçta oturanlar. Dün Vedat Orakçıoğlu’nun öldüğü haberi geldi. Şimdi o resimden son kalan olarak Vedat’ın anısına bir şeyler yazma görevi bana kaldı. Bu, bir annenin ölen çocuklarını gömmesi gibi. Bir anlamda “politik çocuklarımdı” hepsi. En azından hepsinin önce “Doktorcu” sonra da bir kısmının (Selim ve Vedat’ın) “Troçkist” olmasına vesile olmuştum. Benimle ilişkilerinden sonra hayatları olağan bir akışı bırakarak başka bir yöne akmaya başlamıştı. Dolayısıyla bir sorumluluğum vardı hep. Aslında önce benim ölmem gerekirdi. Resimdekilerin içinde en sağlıksız, en sık ve ağır hastalanan bendim. Ama hepsi benden önce gittiler. Bana da arka...

Selim’i Uğurlarken

Resim
“ Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha, Güzelim dünya elveda Ve merhaba Kainat ” Nazım Hikmet (Dördüncü Enternasyonal’den Münihli Alman yoldaşlarının Selim için yazdıkları “Nachruf”un (Anma yazısı veya konuşması) başına koydukları şiir) Münih merkez istasyonu (Hauptbahnhof) yakınında, adı Vietnamca “Su” anlamına gelen küçük çocuğu ile beni uğurlamaya gelen, artık kocaman olgun bir adam olan Selim’in oğlu Adem’e yarım buçuk Almancamla, “babanı nasıl algılıyordun bir çocuk olarak?” diye sordum. Sordum, çünkü kanımca bizim gibi hayatını sosyalizm için devrimci mücadeleye veren insanların çocuklarının bizler hakkındaki izlenimleri, algıları bizlerin onlar hakkındaki düşünce, izlenim ve algılarından çok daha önemlidir. Tıpkı büyüklerin çocuklardan öğrendiğinin çocukların büyüklerden öğrendiğinden daha fazlası olması gibi. Eğer tam doğru anladıysam, Adem, mealen “Babam yaptıklarıyla gurur (“Stoltz”) duyuyordu, ama aynı zamanda bulunduğu durumdan mutlu değildi. Ama biz ço...

Bir Konuk ve Birkaç Temel Konu (Sarp Kuray’ın Eleştirisi)

Resim
GİRİŞ Vatan Partisi Kongresi'ndeki konukların konuşmaları arasında, en ilgi çekeni -yalnızca konuşmayı yapanın po­litik şöhretinden dolayı değil, içeriğinden dolayı- Sarp Ku­ray'ın konuşmasıdır. Konuşmayı ilginç kılan yan: Bilimsel Sosyalist Öğretiye büyük bir sıçrama sağlayan Hikmet Kıvılcımlı'nın geliştirdiği bazı kavramların -tabii içeriği tah­rif edilerek- Bilimsel Sosyalist Öğretinin terk edilmesine nasıl örtü yapılabileceğine çok orijinal, çok tipik bir örnek oluşturmasıdır. "Doktorcu" denilenler içinde, bugün artık, üç belli başlı sınıf, zümre ve tabakanın (Proletarya, Yaban Burjuvazi, Küçük-burjuvazi) çıkarlarının ve ideolojisinin ifadesi olan üç çizgi kesin ve net olarak ayrılmış bulunmaktadır. Bunlardan burjuvazinin "doktorcu" sosyalizmi, Üçüncü Kongre'ye dek Vatan Partisi'nin resmi hattını oluşturuyor­du. Bu çizgiyi sürdürenler, bugün artık Vatan Partisi dışındırlar ve Kıvılcım Yayınları arasında: " Vatan Partisinde Yol Ayrı...

“Komisyon Raporu”nun Küçük Burjuva Eleştirisinin Eleştirisi (Devrimci Derleniş'in Eleştirisinin Eleştirisi)

Resim
  G İRİŞ Vatan Partisi'nin III. Genel Kongresinde kabul edi­len platformun ana hatlarıyla koyulduğu “ Komisyon Raporu ”nun “ Son Söz ” başlıklı bölümünde şunlar söyleniyor: “Buraya kadar Vatan Partisi'nin 1977 -1978 yılları bo­yunca izlediği çizgisinin oportünizmini; burjuva sosyalist niteliğini Program, Taktik ve Örgüt başlıkları altında gös­termeye çalıştık. “Ortaya çıkan metnin yeterince tatmin edici olmadığını biliyoruz. Ama olayların şu hızlı akışı içinde; hele kong­reye az bir süre kalmışken, konuları daha geniş ve daha derinliğine işlemek pratik olarak olanaksızdır. “Tüm eksikliklerine rağmen, esas olarak tesbitlerde önemli bir yanlış oimadığı kanısındayız. Bu yazı, bir bakı­ma ilerdeki teorik - pratik çalışmalarla ete kemiğe bürüne­cek bir iskelet, bir çatı görevini görebilirse, amacına ulaş­mış sayılabilir.” ( Kıvılcım 3-4, sayfa: 191). “ Devrimci Derleniş ” Dergisinin 27 Şubat 1979 tarihli 17. sayısında “YVP III. KONGRE DELEGESİ BİR ARKA­DAŞIN MEKTUBU” baş...

Marksist Leninist Öğretinin Gelişimi ve Hikmet Kıvılcımlı

Resim
"Biz, Marks'm teorisini tamamlanmış ve dokunulmaz bir şey olarak görmüyoruz; tersine biz onun, eğer yaşama ayak uydur­mak istiyorlarsa, sosyalistlerin her doğrul­tuda geliştirmek zorunda oldukları bilimin sadece bir temel taşını koyduğuna inanı­yoruz." (V.I.U. Lenin, "Programımız", 1899) Sosyalizm 130 yıldan beri bir bilimdir. Ve bir bilim olarak, bir evrim geçirmekte­dir. Ve nihayet Bilimsel Sosyalizm, kendi evrimini de açıklayabilen, kendinin bilincinde olan tek bilimdir. Örneğin, fizik biliminin gelişimini, fizik yasalarını konu alan fizik bilimi açıklayamaz. Çünkü, fizik biliminin evrimi fiziksel bir olay değildir. Fiziğin bir bilim ola­rak evrimi, fizik biliminin konusuna girmez. Bilimsel Sosyalizm için, durum, bütünüyle buna zıttır. Sosyalizmin bir bilim ola­rak evrimini, yine Bilimsel Sosyalizm açıklayabilir. Nasıl madde insanda kendi bilin­cine vardıysa, bilimler de Bilimsel Sosyalizm'de kendi bilincine varmıştır. Bilimsel Sosyalizm...

Mihri Belli'nin Hikmet Kıvılcımlı ve Vatan Partisi Program Eleştirisinin Eleştirisi

Resim
GİRİŞ: TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ ASGARİ TALEPLERİ: V.P. PROGRAMI Emekçi Dergisinin Kasım 1974 tarihli 1. sayısında Vatan Partisi Programı'nın bir eleştirisi yayınlandı. Aşağıda okuyacağınız çalışma bu eleştiriye bir cevap olacaktır. Eleştirinin eleştirisine girmeden önce Programın bazı özelliklerinden söz etmek, okuyucuya program hakkında bir fikir vermesi bakımından yararlı olacaktır. V. P. Programı 1954 tarihini taşımakla birlikte,  onun gelenekçil kökleri 1919'lara ve ilk taslakları 1930'lara kadar gider. Program "yarım asrı bulan geçmişimiz" dediğimi şeyin mantıki sonucudur. Bu olgu kavranılmadığı sürece olaylar kafamızda anarşiden kurtulup, sistemleşip, aydınlığa kavuşamaz.