Kayıtlar

Demir Küçükaydın etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sefer Güvenç’ın Ardından

Resim
Kadim arkadaşım Sefer Güvenç’in vefatı üzerine yazdığım yazı neredeyse küçük bir kitap boyutuna ulaştı. Aslında iki mislini yazdım ama kısaltınca bile bir kitap boyutunda kaldı. Bu uzun veda yazısını herhangi bir blog yazısına sığdırmak mümkün değil. Bunun üzerine kitabı DPF ve EPUB formatlarıyla, indirilebilecek şekilde yayınlamaktan başka çare kalmadı. Aşağıdaki linken PDF ve EPUB formatlarıyla indirilip okunabilir. https://disk.yandex.com.tr/d/SYDXUDCnv8arQg 20 Şubat 2026 Cuma Demir Küçükaydın demiraltona@gmail.com https://demirden-kapilar.blogspot.com/

Ali Karşılayan'la Söyleşi

Resim
(Daha önce Aliağa Rafineri İnşaatında, işçilerin köleleştirilmesi koşullarına karşı verilen mücadele hakkında bir dergi için röportaj yapılmıştı.Onu aynen gönderiyorum.. A.K.) Yapı işçilerinin mücadele önderlerinden İsmet Demir’in (1970-TPAO Aliağa grevi) anılarında isminiz geçiyor. Sizin bu konuda anılarınız var mı? Evet. Teşekkür ederim. Sanki bir aile yakını gibi, unutamadığım şahsiyetlerden biri. Benim 16–17 yaşında, kişiliğimin belirginleştiği yaşlarda tanıdığım bir toplum önderi... İlk ne zaman tanıştınız? İstanbul’da üniversite öğrencisi olan abimin, evimize onunla beraber geldiği bir akşam tanıdım. Ailecek beraber idik. Abim “Sendika Başkanı” diye tanıtmıştı. Ben çok heyecan duymuştum. İsmet ağabey diyordu. Pantolonu ve gömleği ütülü değildi.

Ses (Audio) Dosyası Olarak Yazılar ve Videolar - Online veya indirilerek de dinlenebilir

Yazılarımızı sesli olarak okunmuş şekilde dinleyebilmek için de koyuyoruz. Özellikle çalışanlar, zamanı olmayanlar, okumayı sevmeyenler ve görme özürlü olanlar için kullanışlı bir yöntem. İndirilip öyle de dinlenebilir. Özellikle görme özürlü tanıdıklarınızı haberdar etmenizi dileriz.

Garbis Altınoğlu’nun Yaklaşan Felaket Üzerine Uyarıları ve Önerisi

Resim
Aşağıdaki satırlar değerli Garbis Altınoğlu’nun bizim yazımızı da söz konusu ederek yaklaşan felaket üzerine uyarı ve değerlendirmeleridir. Facebook’ta paylaştığı bu yazısını olduğu gibi aşağıya aktarıyoruz. Bu kritik günlerde böylesine ayık duruşların ve örnek tavır alışların duyulmasının hayati önemi bulunmaktadır. Bu duruş ve öneri, Garbis Altınoğlu’nun özgül durumu nedeniyle ayrıca çok değerlidir. Meraklısı için şunu da belirtelim. Garbis Altınaoğlu ve Demir Küçükaydın, ikimiz de 68’liyiz. Kısa bir hapishane beraberliğimiz de vardır. Ama aslında son derece farklı; hatta birbirine zıt ideolojik duruşlara sahibizdir. Resmini aldığımız kitapta örneğin Kıvılcımlı’yı eleştirmektedir. Bilenlerin bileceği gibi, Demir “Doktorcu” gelenekten sayılır ve Kıvılcımlı’nın Marksizm’e büyük katlıları olduğu düşüncesindedir. (Elbet Küçükaydın’ın da Kıvılcımlı’ya metodolojik eleştirileri var ama çok başka noktalardan)

Gezi’nin Birinci Yılında Forumlarda Başlayan Tartışmalar Üzerine

Resim
“Gezi’nin Bakiyesi”olan forumlarda ve Gezi’nin ve bakiyelerinin durumu ve geleceği üzerine kafa patlatanlarda, giderek, örgüt ve mücadele biçimlerinin yanlışlığı veya en azından tartışılması gerektiği üzerine bir konsensüs oluşmaya başladı. Örneğin dün Yeldeğirmeni’nde yapılan toplantının konusu, bir önceki günün değerlendirmesiydi ve kararlar, karar alıp almamak gerektiği, nasıl alınacağı, alındığında nasıl uygulanacağı; nasıl değiştirilebileceği gibi noktalarda yoğunlaşmıştı. Ama bunlar aslında Taksim’e neden gelinmediği; neden Kadıköy’de eylem yapıldığı;  eylemin şu veya bu aşamasında neden şöyle veya böyle davranıldığı gibi noktalarda yoğunlaşıyordu. Gezi’nin ve Forumların ilk başlarda bir karar almayı reddeden ve olanaksız kılan işleyiş ve yapısından bu noktaya gelinmesi, bir yıl içinde belli bir yol kat edildiğini göstermektedir. Ama sadece forumlar değil, örneğin dün paylaşılan Foti Benlisoy’un "Ne zaman savaşıp ne zaman savaşamayacağını bilen kazanır" başlıklı...

Kaynağından Bilgiler

Resim
Soma’da gerçek durum nedir? Kaç kişi öldü, kaç kayıp var? Ölenler hangi köyler ve kasabalardandı. Her biri kaç kişiye bakıyordu. Yaşları neydi? Toplumsal konumları nelerdi? Gibi daha yüzlerce soru var ve bizler bunların hiç birini bilmiyoruz?  Ne devletten, ne sermayeden böyle şeyler beklenemez. Yine de bir parça bilgi kırıntısına bağımsız örgüt veya grupların veya kişisel sorumluluk ve girişimle gelmiş olanların yazdıklarından ulaşabiliyoruz. Ebset bunlar dra bir izlenim olmanın ötesine geçmezler ama gerçek durum hakkında daha doğruya yakın bir resim sunma ihtimalleri her zaman daha fazladır. Çünkü genellikle iktidanr ve parayla ilişki dışından bilgilerdir. Bu gibi bilgileri paylaşmak gerekiyor. Böylece alternatif bir haberleşmenin tohumları atılabilir belki. Aşağıda Kıvılcımlı sempozyumu Grubuna bir üye tarafından yollanmış izlenimleri aktarıyorum. Okunuşu kolaylaştırmak için, maillerde en altta ve en eski olan burada en üste alındı. Herkesin böyle bilgiler göndermesi; öze...

Gezi Parkı ve Sol Hareketler

Resim
12 Kasım 2013’te İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Kulübü’nün düzenlediği Gezi Parkı ve Sol Hareketler başlıklı etkinliğe yollanan bildiri. Önce konu tanımlaması ve sınırlaması yapmak gerekir kanımca. Başlık “ Gezi Parkı ” olmakla birlikte, bununla sadece Gezi Parkı eylemlerini veya oradaki 15 gün kadar süren “Komün” değil;  en azından 31 Mayıs’ta başlayıp Haziran ortasına kadar epey yüksek bir tempoda devam ettikten sonra, genel bir azalma eğilimiyle, Parklara çekilerek neredeyse Temmuz sonlarına kadar süren ve bütün Türkiye’de, özellikle Alevilerin yoğun olduğu yerlerde ve bazı büyük şehirlerde süren kitle hareketlenmesi anlamında kullanılacak. Genellikle bu anlamda kullanıldığından “teamüle uygun” olacağını sanıyorum.

Marksist Leninist Öğretinin Gelişimi ve Hikmet Kıvılcımlı

Resim
"Biz, Marks'm teorisini tamamlanmış ve dokunulmaz bir şey olarak görmüyoruz; tersine biz onun, eğer yaşama ayak uydur­mak istiyorlarsa, sosyalistlerin her doğrul­tuda geliştirmek zorunda oldukları bilimin sadece bir temel taşını koyduğuna inanı­yoruz." (V.I.U. Lenin, "Programımız", 1899) Sosyalizm 130 yıldan beri bir bilimdir. Ve bir bilim olarak, bir evrim geçirmekte­dir. Ve nihayet Bilimsel Sosyalizm, kendi evrimini de açıklayabilen, kendinin bilincinde olan tek bilimdir. Örneğin, fizik biliminin gelişimini, fizik yasalarını konu alan fizik bilimi açıklayamaz. Çünkü, fizik biliminin evrimi fiziksel bir olay değildir. Fiziğin bir bilim ola­rak evrimi, fizik biliminin konusuna girmez. Bilimsel Sosyalizm için, durum, bütünüyle buna zıttır. Sosyalizmin bir bilim ola­rak evrimini, yine Bilimsel Sosyalizm açıklayabilir. Nasıl madde insanda kendi bilin­cine vardıysa, bilimler de Bilimsel Sosyalizm'de kendi bilincine varmıştır. Bilimsel Sosyalizm...

Mihri Belli'nin Hikmet Kıvılcımlı ve Vatan Partisi Program Eleştirisinin Eleştirisi

Resim
GİRİŞ: TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ ASGARİ TALEPLERİ: V.P. PROGRAMI Emekçi Dergisinin Kasım 1974 tarihli 1. sayısında Vatan Partisi Programı'nın bir eleştirisi yayınlandı. Aşağıda okuyacağınız çalışma bu eleştiriye bir cevap olacaktır. Eleştirinin eleştirisine girmeden önce Programın bazı özelliklerinden söz etmek, okuyucuya program hakkında bir fikir vermesi bakımından yararlı olacaktır. V. P. Programı 1954 tarihini taşımakla birlikte,  onun gelenekçil kökleri 1919'lara ve ilk taslakları 1930'lara kadar gider. Program "yarım asrı bulan geçmişimiz" dediğimi şeyin mantıki sonucudur. Bu olgu kavranılmadığı sürece olaylar kafamızda anarşiden kurtulup, sistemleşip, aydınlığa kavuşamaz.