Kayıtlar

Atatürk ve Kemalizm Üzerine Dört Eski Yazı

Resim
Bugün 10 Kasım, Atatürk’ün ölümünün yıl dönümü. Aşağıda Atatürk ve Kemalizm üzerine biri yirmi yıldan daha fazla önce diğerleri on yıldan daha fazla yıl önce yazılmış dört yazı var. Buün elbette kimi formülasyon ve kavramları daha farklı kullanırdık ama esas olarak oralarda belirtilen görüşlerin doğru olduğu ve olayların gelişimince de genel olarak doğrulandığı kanısındayız. 10 Kasım 2013 Pazar (1992) Kemalizmin Yerini Ne Alacak? Aslında ilk olan "Son Türk Devleti" nin dayanağı ve ideolojisi olan Kemalizm ömrünü doldurmuş bulunuyor. Bu ideoloji bugün hala devletin resmi dini olmaya devam ediyorsa, bu, onun insanların kafasındaki egemenliğinden, ideolojik gücünden, yaygınlığından değil; ideoloji dışı bir unsurun, Osmanlı'nın yaşayan ruhu Türk Ordusu'nun silahlarının fizik gücünden dolayıdır.

Ekim Devrimi Sosyalist Bir Devrim miydi? (Marksizmde Aydınlanma Kalıntıları)

Resim
Bu başlığı okuyan okuyucunun aklına, Ekim Devrimi’nin bir devrim değil bir darbe olduğu yönündeki iddialar; Ekim Devrimi’nin geri bir ülkede olması bağlamında Menşevikler ve Bolşevikler arasındaki tartışmalar; Ekim Devrimi’nin yozlaşmasının nedenleri, ne zaman ve  nasıl başladığı üzerine Marksistler ve Anarşistler arasındaki tartışmalar gelmesin. Biz bu soruyu şimdiye kadar alışılmış ve duyulmuş yaygın problematikler, paradigmalar veya tartışmalar bağlamında sormuyoruz. Sorumuz, aslında bütün bu tartışmaların hepsinin dayandığı varsayımların ortaklığını göstermeye ve onu eleştiriden geçirmeye yöneliktir. Her hangi bir yanlış anlamaya yer vermemek için, yukarıdaki problematikler ve tartışmalar bağlamında temel görüşlerimizi de başlangıçta belirtelim.

Gezi Yazıları Derlemesi (1 Haziran - 29 Temmuz)

Resim
Kitabı  İndirmek İçin Tıklayınız Gezi Süreci boyunca, başladığı günden itibaren, en yoğun olduğu dönemde,  35’i aşkın yazı yazdık. Yani iki günde bir yazıdan daha fazla. Bu yazılarda hem hareketin analizini yapmaya;  hem de pratik öneriler geliştirmeye çalıştık. Sanırız bu yoğunlukta yazan ve katkıda bulunan ikinci bir kişi yok. Birkaç güne Gezi Aynasında Marksizm başlıklı bir sempozyum yapılacak. Bu sempozyum vesilesiyle bir Marksist’in hem hem teorik hem de pratik olarak nasıl davranması gerektiğinin somut örneği ve bir deney olarak bu yazıların bir derlemesini sunuyoruz. Sempozyum Gezi Aynasında Marksizm ’i ele almayı vaad ediyor. Bu yazılar bir bakıma Marksizm’in Aynasında Gezi ’dir. Sempozyum bağlamında bir hazırlık ve malzeme olarak sunuyoruz. Aşağıda derlemenin önsözü ve içindekiler listesi var. Kitabı şu linklerden indirmek  mümkündür:   http://issuu.com/demir/docs  ve http://de.scribd.com/demiraltona . D.K. 31.10.2013 Gezi Direnişi Yazı...

Gezi ve Türban - HDP ve BDP Vekillerine Bir öneri: Türbanla ve Kravatsız

Resim
Yarın meclis açılırken birkaç kadın vekili başörtüsü ya da türbanla girmeyi deneyecekler. Bu durumda HDP ve BDP’yi vekiller de tarafsız ve sessiz kalmamalı, Açık ve aktif bir tavır geliştirmeli, hatta bu hareketin başına geçmelidirler. HDP ve BDP’li vekillerin meclise başörtüsüyle ve kravatsız gelmesini öneriyoruz. Yani kimsenin kılığı kıyafeti ile uğraşılmamalı mesajı verilmeli. BDP’li başık açık vekillerin protesto etmek için başörtüsü veya türban takmalarının, kesa erkek vekillerin de kravatsız gelmelerinin değeri ve anlamı farklı olur. Bu öneriyi genel seçimlerden sonra da Meclis açılışı öncesinde yapmıştık. Ancak o zaman Meclisin boykot edilmesi vesiyesiyle uygulanma veya tartışılma imkanı olmamış, öneri kadük olmuştu. Şimdi tekraraynı öneriyi yapıyoruzz. Bu HDP’nin yeni bir parti olarak ilk önemli çıkışı da olabilir.

Ermeni Malları, Gezi Aynasında Marksizm Sempozyumu ve Nazım Hikmet Kültür Merkezi

Resim
Teori ve Politika dergisinin tertiplediği, Gezi Aynasında Marksizm Sempozyumu ’nun Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılması planlanmıştı. Bu satırların yazarı Demir Küçükaydın da bu Sempozyumun bir konuşmacısıydı. (Ancak sağlık sorunları nedeniyle başka bir yerde tedavi olduğundan, internet aracılığıyla ses ve görüntü ile katılabilecekti.) Dün Sempozyum’u Tertipleyen arkadaşlardan bir elektronik posta (E-Mail) geldi. Bu mektupta aşağıdaki açıklama ve iki eki vardı. Eklerin biri yeni, yer ve katılımcı değişikliğini içeren Sempozyum afişi, diğeri Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nin yer vermekten niye vaz geçtiklerini içeren mektubuydu. Önce e-maili aktaralım: “Merhaba, Öncelikle davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. Sempozyum katılımcıları ve yeri konusunda ortaya çıkan değişiklikleri sizlerle paylaşmak istedik. 1) Metin Çulhaoğlu mail aracılığıyla, Sosyalistler Meclisi toplantısını gerekçe göstererek sempozyuma katılamayacağını, 2) Nazım Hikmet Kültür Merkezi ...

Kıyafet Kavgasının İlk Anlamı

Resim
Başörtüsünde (Türban) sembolize olan kıyafet kavgası niçin bu kadar önemlidir? Benzeri kavga ne nüfusunun çoğu Müslüman olan diğer ülkelerde, ne de başka ülkelerde görülmektedir. Niçin Türkiye’ye has bir görüngüdür ve bunca önemlidir? Başörtüsüne (Türban) karşı çıkanlar da, onu örtmek isteyenler de aynı neden ve kaygılarla bunca zıt gibi görünen konumlardadırlar, bu zıtlık onların temeldeki özdeşliğinden kaynaklanır. Aynı ilkenin tamamen zıt sonuçlara yol açabileceğinin iyi bir örneklerden biri, İngiltere, onun eski kolonileri ve Japonya’da Trafiğin soldan; Fransa ve sonradan Fransız devriminin etkisiyle bütün dünyada sağdan olmasının, yani bu iki zıt ilkenin aynı nedenden kaynaklanması olabilir.

HDP Kurulurken Uyarılar ve Öneriler

Resim
Deveye sormuşlar “boynun niye eğri?” diye. Deve de cevap vermiş: “Nerem doğru ki?” Bu hafta sonu (yarın) HDK (Halkların Demokratik Kongresi) Üçüncü Olağan Genel Kurulunu yapacak. Ertesi gün de HDP (Halkların Demokratik Partisi) 1. Olağanüstü Kongresi’ni yapacak HDP’nin kuruluşunda herşey yanlış ve çelişkili. Öyle ki bir noktada saçmalığa (grotesk) dönüşüyor. Sadece bir kaçına değinelim. HDP’nin Gezi ile ortaya çıkan hareketin kendisi olduğunu veya olacağı söyleminden geçilmiyor. Ama HDP ne parklarda ne de Gezi hareketinin ortaya çıkardığı başka organlarda tartışılmadı, hatta oralarda gündeme bile gelmedi. Bu hareketin kendisinin tartışıp, gündemine alıp ortaya çıkarmadığı bir partinin, bu hareketin kendisi veya organı veya politik ifadesi olmaktan söz etmesine ne denilebilir? Haydi, bunu bir yana bırakalım. HDK’nın resmi internet sayfasına girin bakın. HDP, o sayfada menüde bir başlık. Sanılır ki, HDK diye bir kitle örgütlenmesi ve hareketi var, o benzer programı sa...