Kayıtlar

HDK Kongresi ve Ölüm Oruçları

Resim
“ Stratejik yanlışlar taktik manevralarla ve başarılarla düzeltilemez ” diye bir söz vardır. Halkımız askeri kavramlar bağlamında değil ama günlük hayatın deneyleri bağlamında aynı sorunu “ Akılsız başın cezasını elle ve ayaklar çeker ” şeklinde ifade eder. Bugün HDK Kongresi toplanıyor; aynı zamanda ölüm oruçları kritik, geri dönülmez (irreversibl)  noktaları epeydir aşmış bulunuyor. Bu yazının başlığı bunların zamandaşlığına değil; başlığın altındaki özlü sözlerde dile gelen bağlantıyı ifade etmeye ve vurgulamaya yöneliktir. Bu benzetmede “ Stratejik yanlışlar ” ya da “ Akılsız Baş ”: Halkların Demokratik Kongresi ’dir. “ Taktik manevralar ve başarılar ” ya da “ eller ve ayaklar ”: Ölüm Oruçları ’dır. Neden böyledir? HDK ve ölüm oruçları arasında ne gibi bir bağlantı vardır? Ama bunu anlamak için, önce politik ve toplumsal olayları anlamak ve yorumlamak için, son derece önemli bir metodolojik bir sorunu ele almak ve bunu tarihten bir örnekle açıklamak gerekiyor. Ge...

Ekim Devrimi Sosyalist Bir Devrim miydi?

Resim
Aşağıdaki Yazı, 2005 yılında bir Ekim devrimi yıldönümü vesilesiyle yazılmıştı. Amaç elbet Ekim Devrimi’ni anmak değil, bu yıl dönümünden yararlanarak, son yıllarda kavramsal alanda sağlanan gelişmeleri açıklayabilmek ve böylece Tarihe bu yeni kavramlar ışığında bakışı somutlamaktı. 2005 yılında bu görüşlere yeni varmıştık. Dolayısıyla henüz kimi noktalarda görüşler tüm mantık sonuçlarına ulaşmış da değildir.Ancak, artık bir tarihsel belge özelliği kazandığından, metne dokunmuyoruz. Burada Ekim Devrimi, Aydınlanma dininin (tüm insanların eşitliği) ve onun karşı devrime uğramış biçiminin (ulusların eşitliği) işçiler eliyle yayılması olarak, başka bir ışık altında ele alınmaktadır. Bu metinde özellikle İnsan ve Toplum kavramları ele alınmaktadır. Bilindiği gibi Hikmet Kıvılcımlı, hemen her yerde, İnsan’ın bir sosyal hayvan olduğundan, toplum yaratıcı ve toplum yaratığı olduğundan söz eder.

Kurban Bayramının Ekonomi Politiği (Şölenler, Bayramlar, Kurban Bayramı ve Sosyalizm)

Resim
Bir toplumun refah ve zenginlik düzeyini emek üretkenliğinin yüksekliği belirler; emek üretkenliği ise son duruşmada, daha büyük ve başka enerji kaynaklarının üretim sürecine katılması demektir. İnsanlık tarihi ve insanlığın yaşadığı belli başlı toplum biçimleri, temel enerji kaynaklarına göre de sınıflanabilir ve bu tamı tamına farklı üretim biçimlerine de denk düşer. Kabaca insanın kol ve kas enerjisine dayanan üretim “Vahşet”; bitki ve hayvanların ehlileştirilmesiyle birlikte, adeta güneş enerjisine dayanan organik robotlarla yapılan üretim “Barbarlık”; rüzgar ve su gücü klasik tarıma dayanan tefeci ve bezirgan sermaye uygarlığı; fosil yakıtların enerjisine dayanan üretim de modern kapitalist uygarlık demektir. Homo Sapiens, ateşin çocuğudur. Ateş sayesinde insan denen canlı türü, ilk giyinen, ilk mezarı olan canlı olmuştur. Ateş sayesinde, o maymun benzeri, alet kullanan yaratık Afrika savanlarının ılıman iklimini terk ederek tüm iklimlerde yaşayabilen ilk canlı, hasılı ins...

Kıvılcımlı Niçin ve Nasıl Bir Gerici Milliyetçiydi?

Resim
Yukarıdaki başlık ve aşağıdaki satırlar birçoklarını şaşırtacaktır. Çünkü bu satırların yazarı, aynı zamanda Kıvılcımlı adına bir Sempozyum düzenlemeye kalkıyor; Kıvılcımlı hakkında yazdığı yazılar kalınca bir kitap dolduruyor; kıvılcımlı için siteler açıyor; Eserlerini yaymak ve okunması için kendi yazılarına harcayacağı zamandan alıp uğraşıyor. Ama Kıvılcımlı’ya böylesine değer veren, onun kitaplarını ve fikirlerini suskunluktan kurtarmak, tartışılması ve anlaşılması için bunca çaba gösteren insan, aynı zamanda Kıvılcımlı’nın gerici bir milliyetçiliği savunduğunu, gerici bir milliyetçi olduğunu söylüyor? O Kıvılcımlı ki, “ İhtiyat Kuvvet: Milliyet (Şark)” adlı çalışmasıyla milliyetçiliğe karşı enternasyonalist ve sosyalist tavrın ilk ve hala en önde geleni olarak görülmektedir. Kıvılcımlı’yı adeta eleştirilemez görüldüğü noktadan eleştirip bir de sadece “milliyetçi” bile değil, bir de önüne “gerici” sıfatı takarak “ gerici bir milliyetçi ” olduğunu söylemek; hem de Kıvılcı...

Karaburun Bilim Kongresi ve Sunulan Bildiri(ler)

Resim
Bu sene Karaburun Bilim Kongresi’nin ana teması “ Kapitalizmin Kıskacında Doğa Toplum Teknoloji ” idi. Geçen yıl ilk kez bir izleyici olarak katılmıştık. Epey bir ulusalcı bir vurgu hissedilmesine rağmen yine de akademik alemden gerek öğretim görevlisi, gerek öğrenci olarak iyi kötü sosyal konulara ilgi duyan ve kendini en azından solda, sosyalist veya Marksist gören insanlar katılıyordu. En azından bizim kuşağın yüzde doksan dokuzu geçmişin özlemiyle yaşayan ve oralarda takılmışlarındansa, buradaki genç insanlarla bir diyalog ve tartışma içinde olmaya çalışmak, kafalarda kimi soru işaretleri oluşturma çabasında olmak denemeye değerdi. Bu nedenle bu yıl konuya ilişkin bildiriler ile katılmayı denedik. Kongreyi örgütleyenlere beş konuda bildiri sunacağımızı ve sunacağımız bildirilerin özetlerini yolladık. Bunlardan sadece birisine izin verildi. Tek bildirinin kabul edilmesinin nedeni genç araştırmacıların önünü tıkamamızdı. Kabul edilen konuda bildirimizi hazırlayıp önceden yol...

Yapılacak Bir Kıvılcımlı Sempozyumu ve Bunun hazırlıkları İçin Kurulan Gruba İlişkin Duyuru

Resim
2013 yılı 17-18 Ocak tarihlerinde, İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi’nde bir Hikmet Kıvılcımlı Sempozyumu yapılması planlanmaktadır. Bu sempozyumun hazırlıklarını organize etmek için bir Kıvılcımlı Sempozyumu Girişimi adı altında  bir e-mail haberleşme grubu kurulmuştur. Böyle bir sempozyumun hazırlıklarına katılmak, bunları etkilemek veya sadece izlemek için bile bu gruba üye olunabilir. İlgilenenlere duyurulur. Bu gruba üye olmak için kivilcimli-sempozyumu-girisimi+subscribe@googlegroups.com adresine BOŞ bir e-mail yollamak yeter. Bunun için yukarıdaki adresi tıklamanız ve çıkan boş mailde gönder tuşuna basmanız yetebilir. Grub birkaç gün önce kurulup faaliyete geçmiş bulunuyor. Bu mail, her hangi bir şekilde bu girişimden haberi olmayanları haberdar etmek için yapılıp yollanmıştır. Girişimin son şekli 30 Eylül’de yapılacak bir toplantıda ortaya çıkacaktır. Şu ana kadar yapılan yazışmalar hakkında bir fikir sahibi olunması için de bu yazışmalar aşağıda ek elarak s...

Mehmet Güneş'in Mahkeme'de Söyledikleri

Resim
Değerli dostum Mehmet Güneş'in bu savunmasını yayınlamak ve yaygınlaştırmak devrimci bir görevdir. kendi yazım yerine onun savunmasını burada yayınlıyorum. herkesten de bunu olabildiğince çoğaltıp yaymasını dilerim. Demir Küçükaydın Mehmet Gunes'in 7 Agustos 2012'de Devrimci Karargah davasinda söyledikleri, aşağıdadır Sonunda soyledigi dizelere diger tutsaklar eslik etmistir. Durusma bugun, 8 Agustos'ta 10:00 dan itibaren devam edecek.