Kayıtlar

Bir Feministle Feminizm Üzerine Bir Tartışmadan

Resim
Sayın Aslı, Troy'un senini kısmaya çalıştığımı nereden çıkarıyorsunuz? O yazılarını yazıyor. Buna engel olan falan yok bildiğim kadarıyla. İkinci yanlışınız, kadınların ezilen bir cins olarak mücadelelerini desteklemediğim ya da ona ilgisiz olduğum konusundaki kanınız. Bu doğru değil. Bu konuda pek yazmamamın nedeni, erkek olarak, yani ezen cinsten bir insan olarak bu konuda yazmamın riskli olmasıdır. Yani, kadın haklarını savunur gibi yaparken pek ala çok ince bir şekilde, örneğin Troy/El Liberte gibi, erkeklerin imtiyazlarını savunuyor olabilirim. Kaldı ki, böyle olmasa bile, kadınların bir özne olarak kendi konumlarını ve haklarını savunmasının onların mücadelelerini daha geliştirici olacağına inanırım. Erkek olarak kadın haklarını önde savunmaya kalkmak, erkeğin üstün konumunu yeniden üretiyor. Yok etmek istediğini fiiliyatta yeniden yaratmış oluyor. Ben daha ziyade, kadınların mücadelelerine ezenler arasından bir sempati göstermek, kendi cinsine ihanet eden hain bir erkek ...

Göçmen Azınlıkların Hedefi Ne Olmalı?

Resim
Solingen'deki kundaklama olayından sonra gösterilen tepkilerin tozu dumanı arasında bu tepkilerin anlamı ; çözüm önerileri üzerine az kafa yoruldu. Ama asıl önemlisi Avrupa'daki göçmen azınlıkların "çözüm önerileri"nin ne olacağı. Bu ise her eyden önce göçmen azınlıklar içinde hedefler yani program konusunda bir tartışma gerektirir. Avrupa'nın çeşitli ülkeleri; ABD vs. Almanya'daki bu ırkçı vahşeti öne çıkarır ve lanetlerken aslında tek kaygısı Alman kapitkalizmini bu bahaneyle biraz köşeye sıkıştırmak ve başka alanlarda bazı tavizler koparmaktır. Türkiye'nin de olaya bakışı farklı değildir. O da bu olayıdan yararlananrak Almanya'dan bazı tavizler peşinde. Yani Türkiye'lileri dış politikasının basit bir aracı olarak görüyor.

Hayat Hızlı Gideni Cezalandıracaktır (5 Ocak 1993 - Özgür Gündem)

Resim
İnsanın hiç bir zaman bugünkü kadar çok zamanı olmadı ama hiç bir zaman da bugünkü kadar zaman sıkıntısı çekmedi. Geçen yüzyılda iş saatleri haftada 80 saati buluyordu; bugün birçok ülkede 48 saat yasalaşmış durumda, hatta birçok ileri ülkede 40 veya 35 saatlik iş haftaları giderek kural oluyor. Buna rağmen günümüzün insanının en büyük problemlerinden biri sürekli zaman kıtlığı çekmek; modern toplumda herkes zamanın çok süratli akıp gittiğinden şikayetçi . Yeryüzündeki insan sayısından daha fazla üretilmiş tek sofistike tüketim aracı belki de saat. Modern şehirlerde hemen hiç bir büyük alan, istasyon, salon yoktur ki orada bir kocaman saat bulunmasın. Zamanı kontrol altına almak için yatırılmış bu muazzam emeğe rağmen insanın zamana köleliği giderek pekişiyor.

Adını Sen Koy

Resim
  Bu say ı n ı n ad ı yok ve say ı s ı s ı f ı r. S ı f ı r!.. S ı f ı r ı n ke ş fi, insanl ı k tarihinde ate ş in ya da tekerle ğ in ke ş fiyle k ı yaslanabilecek ö nemdedir. S ı f ı r olmasayd ı , bug ü nk ü uygarl ı k, bu hesaba kitaba dayanan hesaps ı z uygarl ı k da olmazd ı . Bug ü nk ü hesaba kitaba dayanan hesaps ı z kitaps ı z uygarl ığı bilgisayarlar ı n, gen teknolojisinin ke ş fi nas ı l kurtaramayacaksa, s ı f ı r ı n ke ş fi de onu ke ş feden uygarl ı klar ı , Hint ve Maya uygarl ı klar ı n ı kurtaramad ı . S ı f ı r ı n olmad ığı bir d ü nyada eksiler; eksilerin olmad ığı bir d ü nyada art ı lar da olamazd ı . Ancak s ı f ı r ı n olanakl ı k ı ld ığı y ü ksek soyutlama d ü zeyi sayesindedir ki, ger ç ek say ı lardan ç ok daha ger ç ek olan, ger ç ek olmayan say ı lar alemi bulunabilmi ş tir. S ı f ı r bir do ğ um ya da ö l ü m noktas ı olarak ele al ı nabilir. Ger ç ekte her do ğ um bir ba ş ka ö l ü md ü r de. Eski uygarl ı klarda her s ü lale tari...

Marksist Terminolojiyle Metafizik Sosyoloji – Yılmaz Öner’in “Din Üretim Biçimleri”

Resim
Yılmaz Öner pek okunmayan, okunduğu zaman da pek anlaşılmayan bir yazardır. Geçenlerde, İletişim Yayınları arasında Yılmaz Öner'in çevirisi olan "Tarihsel Uzlaşma" adlı derleme yayınlandı. Kitapta Murat Belge'nin "Tarihsel Uzlaşma Üzerine" başlıklı giriş yazısından başka, bir de Yılmaz Öner'in "Din üretim Biçimleri Üstüne" başlıklı "özgün incelemesi” yer alıyor. Bu vesile ile Y. Öner'in kısa bir eleştirisini yapmak gerekiyor. Gerekiyor, çünkü: Y. Öner Marksizm adına ve Marksizm’i doğa bilimlerindeki son gelişmelerin ışığında geliştirme iddiasıyla Marksist terminolojiyle Metafizik Sosyoloji kurmanın çok tipik bir örneğini sergilemektedir. Gerekiyor, çünkü: Y. Öner'in, bu gericilik döneminde ve İletişim Yayınları arasında ön plana çıkması bir rastlantı değildir. Okuyucunun pek bilgisinin olmadığını varsayarak kısaca Y. Öner'den söz edelim. Yalnız öncelikle şunu not edelim ki, bu notları yazarken elimizde Y. Öner'in...

Bir Konuk ve Birkaç Temel Konu (Sarp Kuray’ın Eleştirisi)

Resim
GİRİŞ Vatan Partisi Kongresi'ndeki konukların konuşmaları arasında, en ilgi çekeni -yalnızca konuşmayı yapanın po­litik şöhretinden dolayı değil, içeriğinden dolayı- Sarp Ku­ray'ın konuşmasıdır. Konuşmayı ilginç kılan yan: Bilimsel Sosyalist Öğretiye büyük bir sıçrama sağlayan Hikmet Kıvılcımlı'nın geliştirdiği bazı kavramların -tabii içeriği tah­rif edilerek- Bilimsel Sosyalist Öğretinin terk edilmesine nasıl örtü yapılabileceğine çok orijinal, çok tipik bir örnek oluşturmasıdır. "Doktorcu" denilenler içinde, bugün artık, üç belli başlı sınıf, zümre ve tabakanın (Proletarya, Yaban Burjuvazi, Küçük-burjuvazi) çıkarlarının ve ideolojisinin ifadesi olan üç çizgi kesin ve net olarak ayrılmış bulunmaktadır. Bunlardan burjuvazinin "doktorcu" sosyalizmi, Üçüncü Kongre'ye dek Vatan Partisi'nin resmi hattını oluşturuyor­du. Bu çizgiyi sürdürenler, bugün artık Vatan Partisi dışındırlar ve Kıvılcım Yayınları arasında: " Vatan Partisinde Yol Ayrı...

“Komisyon Raporu”nun Küçük Burjuva Eleştirisinin Eleştirisi (Devrimci Derleniş'in Eleştirisinin Eleştirisi)

Resim
  G İRİŞ Vatan Partisi'nin III. Genel Kongresinde kabul edi­len platformun ana hatlarıyla koyulduğu “ Komisyon Raporu ”nun “ Son Söz ” başlıklı bölümünde şunlar söyleniyor: “Buraya kadar Vatan Partisi'nin 1977 -1978 yılları bo­yunca izlediği çizgisinin oportünizmini; burjuva sosyalist niteliğini Program, Taktik ve Örgüt başlıkları altında gös­termeye çalıştık. “Ortaya çıkan metnin yeterince tatmin edici olmadığını biliyoruz. Ama olayların şu hızlı akışı içinde; hele kong­reye az bir süre kalmışken, konuları daha geniş ve daha derinliğine işlemek pratik olarak olanaksızdır. “Tüm eksikliklerine rağmen, esas olarak tesbitlerde önemli bir yanlış oimadığı kanısındayız. Bu yazı, bir bakı­ma ilerdeki teorik - pratik çalışmalarla ete kemiğe bürüne­cek bir iskelet, bir çatı görevini görebilirse, amacına ulaş­mış sayılabilir.” ( Kıvılcım 3-4, sayfa: 191). “ Devrimci Derleniş ” Dergisinin 27 Şubat 1979 tarihli 17. sayısında “YVP III. KONGRE DELEGESİ BİR ARKA­DAŞIN MEKTUBU” baş...