Kayıtlar

Marksist Terminolojiyle Metafizik Sosyoloji – Yılmaz Öner’in “Din Üretim Biçimleri”

Resim
Yılmaz Öner pek okunmayan, okunduğu zaman da pek anlaşılmayan bir yazardır. Geçenlerde, İletişim Yayınları arasında Yılmaz Öner'in çevirisi olan "Tarihsel Uzlaşma" adlı derleme yayınlandı. Kitapta Murat Belge'nin "Tarihsel Uzlaşma Üzerine" başlıklı giriş yazısından başka, bir de Yılmaz Öner'in "Din üretim Biçimleri Üstüne" başlıklı "özgün incelemesi” yer alıyor. Bu vesile ile Y. Öner'in kısa bir eleştirisini yapmak gerekiyor. Gerekiyor, çünkü: Y. Öner Marksizm adına ve Marksizm’i doğa bilimlerindeki son gelişmelerin ışığında geliştirme iddiasıyla Marksist terminolojiyle Metafizik Sosyoloji kurmanın çok tipik bir örneğini sergilemektedir. Gerekiyor, çünkü: Y. Öner'in, bu gericilik döneminde ve İletişim Yayınları arasında ön plana çıkması bir rastlantı değildir. Okuyucunun pek bilgisinin olmadığını varsayarak kısaca Y. Öner'den söz edelim. Yalnız öncelikle şunu not edelim ki, bu notları yazarken elimizde Y. Öner'in...

Bir Konuk ve Birkaç Temel Konu (Sarp Kuray’ın Eleştirisi)

Resim
GİRİŞ Vatan Partisi Kongresi'ndeki konukların konuşmaları arasında, en ilgi çekeni -yalnızca konuşmayı yapanın po­litik şöhretinden dolayı değil, içeriğinden dolayı- Sarp Ku­ray'ın konuşmasıdır. Konuşmayı ilginç kılan yan: Bilimsel Sosyalist Öğretiye büyük bir sıçrama sağlayan Hikmet Kıvılcımlı'nın geliştirdiği bazı kavramların -tabii içeriği tah­rif edilerek- Bilimsel Sosyalist Öğretinin terk edilmesine nasıl örtü yapılabileceğine çok orijinal, çok tipik bir örnek oluşturmasıdır. "Doktorcu" denilenler içinde, bugün artık, üç belli başlı sınıf, zümre ve tabakanın (Proletarya, Yaban Burjuvazi, Küçük-burjuvazi) çıkarlarının ve ideolojisinin ifadesi olan üç çizgi kesin ve net olarak ayrılmış bulunmaktadır. Bunlardan burjuvazinin "doktorcu" sosyalizmi, Üçüncü Kongre'ye dek Vatan Partisi'nin resmi hattını oluşturuyor­du. Bu çizgiyi sürdürenler, bugün artık Vatan Partisi dışındırlar ve Kıvılcım Yayınları arasında: " Vatan Partisinde Yol Ayrı...

“Komisyon Raporu”nun Küçük Burjuva Eleştirisinin Eleştirisi (Devrimci Derleniş'in Eleştirisinin Eleştirisi)

Resim
  G İRİŞ Vatan Partisi'nin III. Genel Kongresinde kabul edi­len platformun ana hatlarıyla koyulduğu “ Komisyon Raporu ”nun “ Son Söz ” başlıklı bölümünde şunlar söyleniyor: “Buraya kadar Vatan Partisi'nin 1977 -1978 yılları bo­yunca izlediği çizgisinin oportünizmini; burjuva sosyalist niteliğini Program, Taktik ve Örgüt başlıkları altında gös­termeye çalıştık. “Ortaya çıkan metnin yeterince tatmin edici olmadığını biliyoruz. Ama olayların şu hızlı akışı içinde; hele kong­reye az bir süre kalmışken, konuları daha geniş ve daha derinliğine işlemek pratik olarak olanaksızdır. “Tüm eksikliklerine rağmen, esas olarak tesbitlerde önemli bir yanlış oimadığı kanısındayız. Bu yazı, bir bakı­ma ilerdeki teorik - pratik çalışmalarla ete kemiğe bürüne­cek bir iskelet, bir çatı görevini görebilirse, amacına ulaş­mış sayılabilir.” ( Kıvılcım 3-4, sayfa: 191). “ Devrimci Derleniş ” Dergisinin 27 Şubat 1979 tarihli 17. sayısında “YVP III. KONGRE DELEGESİ BİR ARKA­DAŞIN MEKTUBU” baş...

Marksist Leninist Öğretinin Gelişimi ve Hikmet Kıvılcımlı

Resim
"Biz, Marks'm teorisini tamamlanmış ve dokunulmaz bir şey olarak görmüyoruz; tersine biz onun, eğer yaşama ayak uydur­mak istiyorlarsa, sosyalistlerin her doğrul­tuda geliştirmek zorunda oldukları bilimin sadece bir temel taşını koyduğuna inanı­yoruz." (V.I.U. Lenin, "Programımız", 1899) Sosyalizm 130 yıldan beri bir bilimdir. Ve bir bilim olarak, bir evrim geçirmekte­dir. Ve nihayet Bilimsel Sosyalizm, kendi evrimini de açıklayabilen, kendinin bilincinde olan tek bilimdir. Örneğin, fizik biliminin gelişimini, fizik yasalarını konu alan fizik bilimi açıklayamaz. Çünkü, fizik biliminin evrimi fiziksel bir olay değildir. Fiziğin bir bilim ola­rak evrimi, fizik biliminin konusuna girmez. Bilimsel Sosyalizm için, durum, bütünüyle buna zıttır. Sosyalizmin bir bilim ola­rak evrimini, yine Bilimsel Sosyalizm açıklayabilir. Nasıl madde insanda kendi bilin­cine vardıysa, bilimler de Bilimsel Sosyalizm'de kendi bilincine varmıştır. Bilimsel Sosyalizm...

Emine Kıvılcımlı'ya Mektup

Resim
  Emine Kıvılcımlı'nın; 26 Ekim tarihli Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan; Dr. H. Kıvılcımlı'nın eserlerinin basımını engellemeyi amaçlayan ilânını, protesto eden iki mektubu aynen yayınlıyoruz. *   Sayın Sosyalist Gazetesi İlişikte Emine Kıvılcımlı’ya yazılmış bir mektup yer almaktadır. Bu mektuba gazetenizin sayfalarında yer verebilir misiniz? Ayrıca, okuyucularınızı, benzer mektuplarla, Emine Kıvılcımlı’yı protesto etmeye davet edebilir misiniz? Sanırım bu çoktan yapılması gereken bir iştir. İşlerinizde başarılar dilerim Selamlar Demir Küçükaydın

Mihri Belli'nin Hikmet Kıvılcımlı ve Vatan Partisi Program Eleştirisinin Eleştirisi

Resim
GİRİŞ: TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ ASGARİ TALEPLERİ: V.P. PROGRAMI Emekçi Dergisinin Kasım 1974 tarihli 1. sayısında Vatan Partisi Programı'nın bir eleştirisi yayınlandı. Aşağıda okuyacağınız çalışma bu eleştiriye bir cevap olacaktır. Eleştirinin eleştirisine girmeden önce Programın bazı özelliklerinden söz etmek, okuyucuya program hakkında bir fikir vermesi bakımından yararlı olacaktır. V. P. Programı 1954 tarihini taşımakla birlikte,  onun gelenekçil kökleri 1919'lara ve ilk taslakları 1930'lara kadar gider. Program "yarım asrı bulan geçmişimiz" dediğimi şeyin mantıki sonucudur. Bu olgu kavranılmadığı sürece olaylar kafamızda anarşiden kurtulup, sistemleşip, aydınlığa kavuşamaz.

Murat Belge'nin Kıvılcımlı Eleştirisinin Eleştirisi

Resim
Birikim dergisinin Haziran 1975 tarihli 4.'üncü sayısında, Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın, görünüşte geniş kapsamlı denebi­lecek ve geniş kapsamlı olma çabasında bir eleştirisi yapıl­dı. Bu eleştiri, Kıvılcımlı'ya yönelik ilk yazılı eleştiri olma­sının yanı sıra, Kıvılcımlı eleştirmenlerinin tipik hatalarını taşıması ve bu hataları sistemleştirmesiyle de yazınımızda özel bir yer tutacaktır. ELEŞTİRİ'NİN TAVRI Murat Belge eleştirisine: "Doktor Hikmet Kıvılcımlı, Tür­kiye sosyalizmi tarihinde mutlaka eleştirilmesi gereken bir kişidir" diye başlar ve izleyeceği "tavrı" şöyle anlatır: "Kıvılcımlı'yı eleştirirken özellikle nesnel bir tavır takınmanın ge­rekliliğine inanıyorum. Yani herhangi bir politik hedefin kay­gılarına kapılmadan, doğrudan doğruya Kıvılcımlı'nın kendi­sinin ne olduğunu, neleri, niçin temsil ettiğini anlamak (...")