Kayıtlar

Dünyanın, Marksizmin ve Marksistlerin Halleri Üzerine Kısa Değinmeler

Resim
Bu başlık altında dünyadaki gelişmelerİ, bu gelişmeler karşısında bir Marksist, bir devrimci, bir demokrat olarak doğru ve tutum alıp yerini doğru belirleyebilmek için hangi ölçülere dayanmak gerektiği, bu temellerin ışığında örneğin en son Filistin7deki gelişmeleri, İsrail Devleti sorununu nasıl ele almak ve nasıl bir çüzmü önermek ve savunmak gerektiği gibi konuları ele alacağız. Bu ilk videoda temeller ele alınıyor: a) Olaylara dünya ölçeğinde bakmak, b) Ezen ve ezilende ezilenden yana olmak, bu temeli ezilenlerin taktik veya stratejik yanlışlarına feda etmemek, c) Parçayı bütüne tabi kılmak. Kendi savaş mevziimizde azami katki yapmayı hedeflemek, d) bayta "kendi" devleti ve ulusu olmak üzere özellikle de zengin ve eg-ğemen batılı devletlere düşmn olmak, onlara karşı sapanından taşı hiç eksik etmemek, onların yaptığı ve söylediği her şey karşısında bir puştluk aramak. gibi bazı kenteriz noktaları ele alınıyor.

Cumhuriyet’in İlanı Nedir?

Resim
Cumhuriyetin ilanı, Mustafa Kemal'in (Müslüman burjuvazinin ve devlet sınıflarının katledilen ve malları yağma edilen Hıristiyanlara karşı savunmasını örgütlemesinin aracı olan) Meclis'e karşı Bonapartist bir darbesi ve Osmanlı padişahlarında bile olmayan yetkilerle kendini donatması, Padişahsız bir padişahlık düzenine geçişidir. Cumhuriyet'in İlanı, daha geniş ve tarihsel bir ölçekte, sosyolojik olarak, ta Sümerlerden beri gelen, Roma ve Bizans'tan ve bir ölçüde de Pers Uygarlığından devralınan devlet yapısının, aynı kalmak için değişmesi, kendini çağın koşullarına adapte etmesi, aynı özü, yani mutlak ve her şeyin üzerindeki devleti yaşatmak, devlet sınıflarının egemenliklerini sürdürmek için, kendini modernleştirmesidir. Dolayısıyla Cumhuriyet’in ilanı aslında kapitalizm öncesinin bir yapısının kendisini sürdürmesinin bir aracıdır. Bu nedenle zerrece demokratik bir karakter taşımamıştır ve taşıyamaz.

Kıvılcımlı’yı Garbis’le Garbis’i Kıvılcımlıyla Anmak

Resim
Irkçı, faşist, İsrail devleti şu an Filistinlileri katlederken, başka bir konu çok anlamsız. Ayrıca kendini sosyalist, solcu ya da ilerici sanan pozitivistlerin Politik İslam korkusuyla Siyonist ırkçılığın ve faşizmin ve tüm batılı emperyalistlerin propaganda aygıtlarına dönüşümünü gözlerken daha da anlamsız. Bir sel gibi geliyorlar. Konumlarına ve yaptıklarına ilişkin kafalarında en küçük bir kuşku yaratma olasılığı bile yok. Korkunç bir gericilik döneminden geçiyoruz. Derken bu sabah bir WhatsApp grubu paylaşımında Garbis Altınoğlu’nun vefatının 15 Ekim 2019 olduğu ve bu vesileyle eşi Yıldız Aydın’ın yazdığı bir yazıya rastadım.

Ezilenlerin Yanında Yer Almak, Ezilenlerin Yöntemleri ve İç Tutarlılık Üzerine Çoook Eski Bir Yazı

Resim
Ezilenlerin yanında yer almak ve ezilenlerin yöntemleri üzerine: Aşağıdaki yazı internetin yeni yayılmaya başladığı zamanlarda bir forumda yazılmıştı, bana PKK'nın cinayetlerini görmüyor musun, onu niye destekliyorsun diyenlere karşı kategorik düzeyde bir cevaptı. Bugün de hala tavrımı bu kategorik cevap belirler. Devrimcilerin tavrı bu kategorik cevaba uygun olmalıdır. “Özetle, PKK'nın "cinayetlerini" falan görmediğimi ya da "güzelleme" veya "kuyrukçuluk" yaptığım iddialarının hiç birisinin olgular düzeyinde karşılığı bulunamaz. O zaman şu soruyu duyar gibi oluyorum. Peki o halde niye hala PKK karşısında örneğin bir Gökyüzü gibi tavrın yok. Yok çünkü, benim için diğerlerinin yanı sıra bir de teorik tutarlılık diye bir problem var.

11 Eylül mü, TET mi?

Resim
Yeni kuşaklar 11 Eylül’ü biliyorlar. Onların çoğu dünyaya gözlerini bu olayla ve onun öncesinde yaşanmış Duvar’ın yıkılışının ortaya çıkardığı ideolojik iklimde açtılar. Bu nedenle, kral olsa soğanın cücüğün yemekten ötesini düşünemeyen çoban gibi, Filistinlilerin bu saldırısını 11 Eylül’e benzetiyorlar. Ancak pek anılmayan ve artık unutulmuş bir olay daha vardır: Vietnam’da Tet saldırısı. “ El Aksa Tufanı Operasyonu ” daha ziyade Tet ’e benzemektedir ve sonuçlarının da benzer olması umulur.

Roni Margulies'i Eski Bir Yazıyla Uğurlamak: Roni Margulies'e "Demokratik ve Renkli" Saldırı Üzerine Eleştirilerin Eleştirisi (02.09.2009)

Resim
Roni'yi tanıyordum. 1980'lerin sonuda yapılan, Avrupa'daki Sosyalist Forum tartışmalarında epeyce tartışmışlığımz vardı. Türkiye'ye döndüğümde Beyoğlundaki bir dernekte karşılaşmıştık ve tanımamıştı. İnsanlık hali. Olabilir.  Roni hayattayken onu ve örgütünü eleştiren epey yazılar yazmıştım. Bu yazıları Doğan Tarkan'ın ölümünden sonra yazdığım yazının sonuna da eklemiştim. Bu eleştiriler şu adrester okunabilir:  Doğan Tarkan’ın Ardından Bunlardan biri de Özellikle Roni'ye ÖDP'liler tarafından yapılmış saldırının söz konusu olduğu " Roni Margulies'e "Demokratik ve Renkli" Saldırı Üzerine Eleştirilerin Eleştirisi (02.09.2009) " Başlıklı bir yazıydı. 2009 yılında yazılmış. 14 Yıl olmuş. Bu yazıyla analım ve uğurlayalım. Her gün birimiz gidiyoruz. Yakında hiç birimiz kalmayacağız. Bu vesileyle bir vasiyet: ben öldüğünde lütfen "Işıklarda Uylusun" falan diye yazmayın. Fikirlerimi, yaptıklarımı ve yapamadıklarımı acımazısca eleşti...

Levent Gültekin’in İddiaları ve Seçim Yenilgisi Üzerine Kısa Bir Açıklama

Resim
 Son günlerde Levent Gültekin’in Kılıçdaoğlu ile görüşmesi üzerine aktardıkları ve sonrasında bir takım tartışmalar yürüyor.  Sanırım bu konuda benim de iki çift söz etmem gerekiyor. Sayın Levent Gültekin seçimlerden önce de muhtemelen bu görüşmesi ve ve çıkardığı diğer bazı sonuçları başkalarıyla da özelden paylaşmış olabilir. Ama somut olarak Kılıçdaroğlu ile kendisi arasındaki konuşmadan bahsetmese de, çıkardığı sonuçları neredeyse tüm konuşmalarında açıkça ifade ediyordu. Kılıçdaroğlu ile diyaloğunu da muhtemelen özelden birçok kişiyle paylaşmış olabileceğini düşünüyorum. Burada önemli olan şudur. Gültekin’in anlattıkları sonradan seçim yenilgisi üzerine söylenen şeyler değildir, bunları seçimden önce de muhtemelen, kamuya açık olmasa bile en azından kimileriyle paylaşmış olabilir. Bu sonucu çıkarmamın nedeni. Bizzat benimle de hem de seçimlerden önce bu bilgileri paylaşmasıdır