Kayıtlar

Talat Paşa Jakoben miydi? (Jakobenizm Nedir? Osmanlı’da Kim Jakobendi? Bugün Kimdir?)

Resim
Ortaya çıktığı günden beri sol görünümlü bir gericiliği ve milliyetçiliği savunan Doğu Perinçek ve partisi, her zaman olduğu gibi şimdi de tarihi ve kavramları alt üst ederek bu günkü gerici ve ırkçı politikalara sol bir cila sürmeye çalışıyor. Bunlar için olaylar ve kavramlar, o an izlenen gerici politikalara bir sol görünüm kazandırmak için içerikleri boşaltılacak ve istenildiği gibi oynanacak basit araçlardır. Türkçü Bonapartist Talat Paşa’yı Jakoben yaptıkları kolaylıkla,  Hazreti Muhammet’i de cuntacı yaparlar. Örneğin şöyle yazıyor “ Bilim ve Ütopya ” dergisinde “ Silahlı Peygamber Hazreti Muhammet’in Medeniyet Devrimi ” adlı çok bilimsel yazısında bay Doğu Perinçek:

Soykırım Kavramının ve Özür Dilemenin Sorunları

Resim
Soykırım hukuki bir kavramdır. 1915’deki Ermeni Katliamı, hukuki olarak elbet bir soykırımdır . Hukuki kavram ve uygulamaların “ makabline şamil ” olup olmayacağı (yani geriye dönük işleyip işlemeyeceği de) hukuki bir tartışmadır. Ama çok temel bir toplumsal sorunu, bir hukuki tartışmanın kavram sistemi içinde tartışmak ve oraya hapsetmek; aynı zamanda son derece gerici, karşı devrimci bir ideolojinin, bir gündemin, bir problem koyuşunun egemenliğini sürdürmesine hizmet etmek anlamına da gelir. Sorun buradadır Hukuki tartışmalar nedenler üzerine tartışmalar değildir ve nedenler üzerine tartışmaları gündemden düşürürler. Tam da bu özellikleri nedeniyle var olan sistemin; dolayısıyla sorunun kendisinin bir parçasıdırlar. Bir sorunu hukuksal kavramlara hapsetmek, var olan sistemi tartışma gündeminden düşürmek; o sistemi savunmak ve sürdürmeye hizmet etmek demektir.

O Barajı Yıkacağız! Nasıl bir seçim çalışması?

Resim
Karşı Radyo HDP İstanbul İl Eş başkanı Cesim Soylu, “ Tiranı Durdurmak, Barışı Sürdürmek, Barajı Aşmak İçin Oylar HDP’ye Girişimi ”nden Demir Küçükaydın; 10dan Sonra inisiyatifinden Foti Benlisoy, Barajı Yıkmak için +1 Kampanyasından Emre Öztürk ve ile seçim kampanyasını, provokasyonları ve bağımsız seçin inisiyatiflerini konuştu. KarşıRadyo:   Bu seçim daha öncekilerden farklı; şöyle ki sadece bir parti olarak HDP seçim çalışması yapmıyor, bir takım bağımsız gruplar da HDP’ye oy verme çağrısı yapıyorlar. Şu an bu gruplardan davetlilerimiz var aramızda; ¨Tiranı Durdurmak, Barışı Sürdürmek, Barajı Aşmak için oylar HDP’ye¨ girişiminden Demir Küçükaydın, ¨Barajı yıkmak için +1¨ kampanyasından Emre Öztürk ve ¨10danSonra¨ kampanyasından Foti Benlisoy. Ayrıca İstanbul HDP il yönetimi eş başkanı Cesim Soylu da davetimizi kırmadı. Öncelikle hepiniz hoş geldiniz, keyifli bir sohbet dileyerek isterseniz bağımsız çalışma yürüten a...

HDP’ye Oy Ver Girişimi İlk İstanbul Toplantısına Kişisel Bir Rapor (17. Nisan. 2015 – Cuma)

Resim
Bu ilk toplantıya katılan arkadaşlarla bu girişimin, kısa tarihçesi; amaçları; şu ana kadar yaptıkları; yapmak istedikleri; çalışma yöntemleri ve araçları vs. konusunda görüşler paylaşılarak, çalışmaların daha hızlı ve verimli yürümesine bir katkıda bulunulabilir. Aşağıda görüşler yer alıyor. Elbet herkesin düzeltme ve açıklamalarına da açıktır. Girişimin Oluşumu Bu girişimin kökeninde, iki yükselen ve canlı hareket bulunmaktadır. Birincisi Gezi Hareketi’dir. İkincisi, Kürt Siyasi Hareketi’dir

Başka Bir Açıdan Diyadin Provokasyonu

Resim
Defalardır yazdık, egemen sınıflar, güçler, hatta kişiler, kendi egemenliklerin sonunu dünyanın sonu olarak görürler ve onu savunmak için dişleriyle, tırnaklarıyla savaşırlar; her şeyi göze alırlar. Bütün tarih bunun kanıtlarıyla doludur. (Devrimler aslında dünyanın en kansız olaylarıdır. Eski düzen dalında olmuş bir elma gibidir, küçük bir esinti onun düşmesine yeter. Ama sonra, sonu gelenlerin bu sonu geciktirmek için korkunç direnişi başlar. Bu direnişi kırmak için devrimlerin kendini savunması, devrimin kendisiyle karıştırılır genellikle tarihçilerce ve genel imgelemde.) Erdoğan’ın da durumu budur. O artık geri gidemez. En küçük bir geri adım; en küçük bir zayıflık belirtisinin sonu olacağını bilmektedir. Bu nedenle daha ileri gidecek, her adımda daha tehlikeli sonuçlar doğuracak adımlar atacaktır.

Kritik Kütle, Varyasyonlar (Viral Davranış), Schwarm (Sürü)

Resim
İnternet’e boşuna Sanal Uzay (Cyberspace) denmemektedir. Bir uzaydır internet, ama içinde yaşadığımız fizik uzaydan farklı bir uzay. Her iki uzayda da kimi hareket yasalarının benzerliği ve paralelliği görülmektedir. Bu uzaylar bir bakıma paralel evrenler gibidir. Ama teorik fiziğin varsaydığı birbiriyle etkileşemeyen evrenler, her biri kendi yasaları olan evrenler gibi değil, birbiriyle karşılıklı etkileşim içindeki evrenlerdir. Biz bu yeni ortaya çıkan uzayın ve hareket biçiminin çok başlarında bulunuyoruz. İnternet yaygınlaşmaya başlayalı şunun şurası yirmi yıl olmadı. Ama belki dünya nüfusunun dörtte birinin hayatında birinci derecede önem kazanmış bulunuyor. Bir de onlarca hatta yüzlerce sonrasını göz önüne getirelim. Bizler aslında bambaşka varoluş ve hareket biçimlerinin doğuşunda yaşıyoruz büyük bir olasılıkla. (Tabii insanlık eğer yaşarsa.) Bir bakıma, ilk koyunu ehlileştirmeye çalışan insanların durumundayız.

7 Haziran “Seçim” Değil Referandumdur

Resim
Toplumsal ve siyasal mücadelelerde, süreçlerin hukuki, siyasi ve sosyolojik anlamlarının doğru tanımlanmasının hayati önemi vardır. Egemenler genellikle hep bu anlamları karıştırarak egemenliklerini sürdürürler. Şeylerin ve süreçlerin politik ve sosyolojik anlamlarına ve özlerine uygun tanımlanmasının kendisi de bizzat bir politik mücadele konusudur. 7 Haziran’ın nasıl tanımlandığı ve tanımlanacağı da hayati önemdedir ve bizzat bir siyasi mücadele konusudur. 7 Haziran hukuki ve idari olarak bir “seçim” olabilir. Ama politik ve sosyolojik olarak bir referandumdur . Bu farklı tanımlamanın anlamını ve önemini gösterebilmek için bir örnek verelim.