Kayıtlar

Kongre’yi (HDK) Bekleyen Tehlikeler - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (2)

Resim
“ Türk sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken ” başlıklı ilk yazıyı okuyan kimi okurlar, burada kastedilenin mantıksal anlamda; soyut anlamda bir cenaze kaldırma olduğunu anlamayarak, Türk sosyalist yuvarlarının hiç de öyle yazıda söylendiği gibi ölmediği itirazını yapıyorlar. Bu arkadaşlar bir düşünce ve davranışın tarihsel ve toplumsal anlamı ve bunun mantıki sonuçlarıyla; bu mantıki sürecin tarihsel süreçte gerçekleşmesinin (hatta gerçekleşmemesi durumunda tersinden doğrulanmasının) farklı şeyler olduğunu görmüyorlar. Bu farkı görüp ayıramayış, biraz da Marksist gelenekleri ve düşünce sistemini bilmemek ve unutmuş olmakla ilgili. Marksizm'de, mantıksal ve tarihsel hareket diye bir ayrım vardır. Mantıksal hareket, tarihsel hareketin gerçek tarihteki çarpılmalarından arınmış hareketidir, soyut harekettir.

Türk Sosyalistleri Kendi Cenazelerini Kaldırırken - Halkların Demokratik Kongresi Üzerine Notlar (1)

Resim
Roj TV’de seçim gecesi, gece yarısından sonra çıktığımız programda moderatör, seçimlerden sonra Bloğun ne olacağını ve sosyalistlerle bir birlik olup olmayacağını sormuştu. Yanlış hatırlamıyorsam, aşağı yukarı şöyle demiştim: “ Türk sosyalistleri hayatiyetini yitirmiş bir ceset gibidir. Bu bakımdan Kürt Özgürlük Hareketi, Türk sosyalistlerine pek fazla bel bağlamamalı. Ama bundan Türk sosyalistleriyle bir araya gelmemeli gibi sonuç çıkarmamalı. Özgürlük Hareketi, Türkiye’deki demokratik muhalefeti, Türk sosyalistlerine havale etmeyi bırakmalı, bunu kendi örgütlemeye ve birleştirmeye çalışmalı. Türk sosyalistleri bunu başlatmak için bir işlev görebilir. Eskiden tulumbalar vardı su çekmek için. Ama su çekebilmek için, bu tulumbalara bir kaç maşrapa su dökmeniz gerekirdi. Elinizde bir tulumba, kuyuda su olsa da, pis de olsa bir maşrapa suyunuz yoksa, suya ulaşamaz onu yukarı çekemezdiniz. İşte Özgürlük Hareketi sosyalistleri böyle, Türkiye’nin demokratik güçlerine ulaşmak ve onları ...

Bir Dönemin ve Bir Kuşağın ve Bir Çevrenin Aynası Olarak Ziya Yılmaz

Resim
5 Ekim günü ““ Kürt Sorunu”ndan Türk Sorununa – Kongre Girişimi İçin Bir Durum Değerlendirmesi ” başlıklı yazıyı bir an önce bitirmeye çalışırken, bir ara yorulup küçük bir ara vermek için Facebook ’a baktığımda, Sayın Sait Tabak’ın “ ziya yılmazı -4- ekim akşamı,, maltepe-süreyyapaşa ğöğüs hastanesinde kaybettik. başımız sağolsun. siz niğde cezaevinde beraber yattınız sanırım. anılarınız çoktur. Selamlar ” şeklindeki mesajı ile karşılaştım. Mesaj yollanalı epey olmuştu. Cenazenin ne zaman kalkacağını yine mesaj olarak sordum. Hemen bir cevap görmeyince, herhalde çıktı diye düşündüm. Cenazenin ne zaman nereden kalkacağını bilseydi yazardı her halde diye düşüdüm. Ziya Yılmaz ile yıllarca Niğde’de Cezaevinde yatmıştık. Özellikle Niğde’ye gittiğimiz ilk yıl, oldukça yakın olduğunuz bir dönem olmuştu. Her gün saatlerce konuşurduk. Konuşabileceğim tek kişiydi adeta. Sonra yavaş yavaş konuşmalarımız azalmış, teorik ve siyasi diyalogumuz bitmiş, karşılıklı saygılı ama bir merhaba vey...

Jiyan ve Köxüz Siteleri Birleşti

Resim
Jiyan ve Köxüz siteleri bugünden itibaren (1 Ekim 2011) Jiyan sitesinin adresinde ( www. Jiyan .org ) birleşmeye ve Jiyan-Köxüz adıyla devam etmeye karar vermiş bulunuyor. Bu birleşmenin bütün demokratik ve ezilenlerden yana olanların güçlerini ve imkanlarını birleştirmeleri için bir örnek olmasını dileriz. Köxüz sitesi, 2005 yılı baharından beri yayındaydı. Saldırılar ve teknik zorluklar ve gelişmeler nedeniyle çeşitli Köxüz adreslerinde yayınını sürdürmüştü. Ne var ki, son zamanlarda yasaklar, teknik olanaksızlıklar ve saldırılar nedeniyle kendini yenileyemez durumda gelmişti ve bu durumdan bir çıkış yolu arıyordu. Jiyan ’a katılma önerisinde bulundu ve Jiyan bir birleşmeyi kabul etti. Bunun üzerine birleşmenin en kısa zamanda gerçekleşebilmesi için gerekli olan hazırlıklara başlandı. Birleşmenin ilan edileceği ve gerçekleşeceği gün olarak da 1.Ekim.2011 tarihi belirlendi. Bu iki site de gerek biçim gerek içerikçe elbet bir çok farklılıklar barındırıyordu. Bun...

Kavrambaz'ın ilk yazısı - Kavrambaz Hakkında

Resim
Sevan Nişanyan, Taraf ’ta yazdığı “ Kelimebaz ” ile Etimoloji veya Linguistik ile nasıl politika yapılabileceğinin dünyada belki de eşi benzeri bulunmayan nefis bir örneğini sunmuştu. Sevan Nişanyan’ın bu ülkede yaşayan insanların şanssızlığı olan şansı vardı: Türkiye gibi, Türk Dil ve Tarih kurumlarıyla, birkaç yönden hafızasını yitirmiş veya yitirmeye zorlanmış bir ülkede yazıyordu. Birinci şansı, bir Türk ulusu yaratabilmek için, Alman Emperyalizminin Hint yolunu açma hedefleri için yaratılmış Orta Asya ve oralardan gelen Türk ulusuna dair bir uydurulmuş bir resmi ve egemen Tarih anlatısını doğru kabul etmiş insanlara yazıyordu. Bu insanlar, eski uygarlıkları feth eden fatihlerin, hiçbir yerde, nüfusun yüzde beşinden veya onundan fazlasını oluşturmadığını; fatihleringenleri aynı kalsa bile; kültürel kotlarıyla feth ettikleri tarafından fethedildiklerini; yani Orta Asyadaki göçebelerin değil; kültürel ve genetik olarak binlerce yıldır bu topraklarda yaşamış insanların torunl...

Blok Vekilleri Meclise Nasıl Dönmeli?

Resim
Blok vekillerinin meclise dönüp dönmeyeceği tartışılıyor. Bu tartışmalarda, BDP’lilerin de yüzünü çizdirmeyecek bir dönüş için, hükümetin de adım atması gerektiğinden söz ediliyor. Buna bağlı olarak da örneğin Erdoğan’ın “ Biz terörle mücadele ederiz, siyasi irade ile de müzakere ederiz Siyasete gelenle konuşuruz ama gelmeyenle konuşmayız ” şeklindeki sözleri, Hükümetin bir adımı olarak yorumlanıyor ve BDP’ye “ bakın işte Hükümet “PKK’ile aranıza mesafe koymadan görüşmeyiz”den, bu koşulu kaldırarak sizlerin siyasi olarak muhatap alınacağınız noktasına gelmiş ” diye yorumlanıyor ve “ haydi ne duruyorsunuz, dönün ” sonucu çıkarılıyor. Meclis’e dönüşü desteklemeyenler de buna karşılık “ ya dönerler ya da…” şeklindeki tehditler ve burun sürtmeye yönelik diğer beyanları öne çıkararak dönmenin doğru olmayacağını söylüyorlar. Bizce sorunu bu biçimde tartışmak daha baştan yanlıştır ve Blok vekillleri ve BDP sorunun bu yanlış biçimde tartışılmasına bizzat kendisi yol açmıştır. Şimdi ...

Seçimler, Blog Adayları ve Ertuğrul Kürkçü’nün Seçilmesinin Anlamı

Resim
Çok önceydi, daha seçimler gündemde yoktu, bir arkadaş grubunda, BDP’nin gelecek seçimlere de bağımsızlarla katılması gerekeceğinden ve bu sefer adayları belirlerken daha az hata yapacaklarından ve dışarıdan gösterilebilecek veya gösterilmesi gereken adayların kimler olacağından ve olması gerektiğinden söz ediyorduk. O zaman, özellikle seçilebilir yerlerdeki adaylar arasında olmasını dilediğim dört isimden söz etmiştim. Bunlar Ayhan Bilgen, Sırrı Süreyya Önder, Ertuğrul Kürkçü, Veysi Sarısözen idi.