Kayıtlar

Radikal Demokratik Bir Hareketi Yaratabilmenin Yol ve Yordamlarını Tartışabilmeyi Örgütlemek İçin Bir Çağrı

Resim
Bundan bir ay kadar önce (9 Nisan 2014) “ Radikal Demokratik Bir Hareketin Oluşabilmesinin Sorunları ve Bir Öneri ” başlıklı bir yazı yazmış ve yazının sonunda “ bugün Radikal Demokratik bir hareket veya partinin oluşumu için ne yapmak gerekir, hangi ana halkayı yakalamak gerekir, nasıl bir strateji izlemek gerekir? ” konusunu en azından tartışmaya hazır olanların parmak kaldırması gerekiyor. ” diye yazarak bir çağrı yapmıştık. Çok değil ama küçük de olsa bir başlangıç yapabilecek kadar parmak kalktı. Bir ay da sanırız yeterli bir süredir. Çarşamba günü ilk toplantıyı yaparak bir ilk adımı atmayı deneyeceğiz. Ortadoğu ve Türkiye’de Radikal Demokratik hedefleri savunacak bir parti veya bir hareket olmadan; geniş ezilen kitleler bu hedefler için birleşmeden hiçbir şey olmaz diye düşünüyorsanız aşağıda tekrar ifade edilecek Radikal Demokrat hedeflerle anlaşıyorsanız bu çağrıya ilgisiz kalmayınız.

1 Mayıs ve 6 Mayıs Vesilesiyle Ritüeller ve Devrimcilik Üzerine

Resim
Bir hareket ritüellerle yaşamaya ve bunlara çok önem vermeye başlamışsa, devrimciliğini ve yaratıcılığını yitirmiş demektir. Bu aylar, Türkiye’deki devrimcilerin ve sosyalistlerin “üç aylar”ı. Ritüel ayları. 8 Mart Kadınlar Günü, 16 Mart Katliamının Yıldönümü, 21 Mart Newroz, 24 Nisan Ermeni Katliamı, 1 Mayıs, 15-16 Haziran’ın Yıldönümü. “Kış uykusu”ndan uyanma yaları. Bunalara artık Gezi’nin başlangıcı 31 Mayıs ve sonu 17 Haziran’da eklenecek gibi görünüyor. Bu ritüeller içinde politik anlamı olanlar, Türkiye’deki demokrasi mücadelesi bakımından somut bir mücadelenin konusu olanlar sadece Newroz (ki o da son yıllarda bir ritküele dönüşme özelliği gösteriyor) ve 24 Nisan’dır. En önemli, aktüel ve acil olanı, henüz bir ritüele dönüşmemiş olanı 24 Nisan’dır ama en cılız anılanı da odur. Demokratik hareketin durumunu en iyi 24 Nisan anmaları gösterir. Onun dışındakiler, 1 Mayıs da dahil, kelimenin tam anlamıyla ritüeldirler.

1 Mayıs'ın Doğuşu, Bugünü ve Geleceği Üzerine Düşünceler (Çeyrek Yüzyıl Önceden Hala Aktüel ve Alışılmamış bir 1 Mayıs Yazısı)

Resim
Modern toplum tarihindeki ulusla sınırlı ulusal bayramlar bir yana, bütün büyük bayramların kökeninde dinsel bayramlar ve onların kökeninde de insanlık tarihindeki, avcılık ve toplayıcılıktan göçebeliğe veya tarımcılığa geçiş gibi, büyük devrimler yer alır. Gerek ulusal, gerek dinsel bütün bu bayramları kutlayanlar ya da kutlamaya çağrılı olanlar bir ulusun ya da dinin taraftarlarıyla sınırlıdır. 1 Mayıs, tarihte, tüm uluslardan, kavimlerden, dinlerden, "ırk"lardan, cinslerden, yaşlardan insanların kutladığı ilk ve tek "bayram" olma özelliğini koruyor.  (Gerçi, insanlık tarihinin en eski ve köklü bölünmesinde kökleri olan bir baskı ve sömürüye karşı ama modern tarihte ortaya çıkmış 8 Mart Kadınlar Günü, uluslar, "ırk"lar ve dinler üstü olma özelliğine sahipse de ve 1 Mayısın aksine, son yıllarda kutlanışı nicel ve nitel olarak yükselme eğilimi gösteriyorsa da, onu kutlayan öznenin ezilen cinsle sınırlı olması onu 1 Mayısa göre daha sınırlı kılıyor. Anc...

Bazı Forumların 1 Mayıs Çağrısı’nın Eleştirisi

Resim
Bazı forumlar 1 Mayıs için aşağıdaki bildiriyi yayınlamış bulunuyorlar. Öncelikle bu metni eleştirimizin bir nesnesi ve hem de bir ibret belgesi olarak aşağıya aktarıyoruz: “ GEZİ’DEN 1 MAYIS’A HER YER TAKSİM HER YER DİRENİŞ Bizler Gezi direnişinin devamı olan forumlar olarak, forumlara katılan işçiler, emekçiler, üniversiteliler, liseliler, kadınlar, LGBT’ler olarak, tüm ezilenler olarak 1 Mayıs’ta Taksim Meydan’ında olacağız! Haziran ayaklanmasında Taksim’e giren ve Gezi Parkı’na inşaat yaptırtmayanlar, AKP’nin sıfırlanamayan paraları ortalığa saçıldığında, yolsuzlukların, adaletsizliklerin, hırsızlıkların karşısında sokaklarda, meydanlarda omuz omuza verip hükümeti istifaya çağıranlar, forumlarında gerçek demokrasiyle mücadeleyi, direnişi sürdürenler olarak herkesi 1 Mayıs’ta Taksim’e çıkmaya çağırıyoruz… 1 Mayıs’ta hepimiz birer Ali İsmail, Mehmet, Medeni, Ahmet, Ethem, Abdullah, Hasan Ferit ve Berkin olup tüm meydanları birleştiren o sloganı hep birlikte daha güçlü ...

Forumlar - Parklar - Dayanışmalar Listesi - 26 Nisan 2014 Tarihli 3. Versiyonu İçin Açıklamalar:

26 Nisan’a kadar gelen bilgilerle düzeltilmiş 3. versiyon aşağıdadır. Ayrıca gelen ve düzeltme bilgilerini içeren mailler de kontrol edilebilmesi için listenin altına eklenmiştir. Bu listede düzeltilecek, eklenek veya çıkarılacak olanları (Münkünse toplantı günleri ve saatleri, toplantı yeri, katılımcı sayıları, mail ve mail grubu adresleri vs. hakkındaki bilgileri)  lütfen demiraltona@gmail.com  adresine bildiriniz. Bu listeyi düzenli olarak, mümkünse her hafta aktüalize edip yeni bilgilerle zenginleştirmeye ve genişletmeye çalışacağız Eğer bir düzeltme öneriyorsanız. İşi biraz olsun hafifletmek için aşağıdaki tablodaki boş satırı, bir şablon ya da formular gibi kullanıp, içini doldurup yollayınız. Forum-Park-Dayanışma İnternet ve Sosyal Medya İletişim Toplantı Şehir İsim Sayfa-Bolg-Facebook Twitter E-mail Mail Grubu Zaman Adres Katılımcı Sayısı S...

“Gezi’nin Bakiyesi Forum-Çalıştayı” Üzerine

Resim
Önce Veriler ve Teknik Bilgiler Bilindiği gibi 20 Nisan Pazar günü Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesindeki Don Kişot Evi ’nde “ Gezi’nin Bakiyesi – Forumlar, Dayanışmalar İşgaller ” başlığı altında, Kadıköy’deki Acıbadam, Caferağa, Göztepe, Özgürlük Parkı, Yel değirmeni ve Yoğurtçu forumları tarafından örgütlenen bir “ forum-çalıştay ” yapıldı. Bu toplantı, uzun bir zamandan beri ilk kez, Gezi’den geriye kalanların geniş katılımlı olarak yaptıkları bir toplantıydı. Gezinin bakiyeleri (kalıntıları, kılıç artıkları) kendilerini konu ediyorlardı; öznenin ve nesnenin özdeş olduğu bir toplantıydı. Toplantı beş saati aşkın sürdü. Toplantıya katılım 100 ile 120 arasında değişim gösterdi. Özellikle öğleden sonraki oturumun başlarında maksimum bir katılım düzeyine ulaşıldı ve salona zor sığıldı. Toplantının tamamı Çapul TV tarafından videoya alındı ve canlı olarak yayınlandı.

Ermeni Katliamı’nın 99. Yıldönümü Vesilesiyle “Soykırım” ve “Özür Dileme” Kavramlarının Sorunları Üzerine

Resim
Ermeni Katliamı üzerine sanırım Türkiye’deki sol içinde ilk yazanlardan ve en radikal tavır koyanlardan biriyimdir. Ermeni Katliamı üzerine ilk yazıyı, 1980’lerin başında ASALA’nın Türk Diplomatlarını vurmaya başlaması; böylece konunun gündeme gelmesi ve unutulmaktan çıkması vesilesiyle hapiste yazmış, bunu gizlice dışarıya çıkarmıştım. Almanya’da çıkan Yol (Der Weg) dergisinde yayınlanmıştı [1] . Daha sonra bugünkü internet tarayıcılarının temelini oluşturan tekniğin Tim Berners-Lee tarafından henüz CERN’de geliştirildiği dönemlerde; internetin çok dar bir çevre dışında bilinmediği ve kullanılamadığı dönemlerde, usenet tartışma gruplarında gündemleştirmeye çalıştım. Eğer bir yerlerde arşivleri varsa oralarda bulunabilirler. Sonra internet yaygınlaştı “forum”lar tartışmaların yapıldığı yerler oldu. Oralarda da gündemleştiren ve tartışanlardan biriydim. Daha sonra yıllarca konu üzerine yazdım ve konunun gündeme gelmesine çalıştım. Şimdilerde artık epey yol kat edilmiş görünü...