Kayıtlar

Erdoğan’ın Diktatörlük Özlemlerine Kılıçdaroğlu Desteği

Resim
Bizler Kassandra gibi ne olursa olsun yaklaşan felaketi haber vermekle yükümlüyüz. Kaderimiz de Kassandra gibi olabilir. Bilindiği gibi Kassandra geleceği görür ama ona kimse inanmaz. Bu seçimlerin aslında seçim görünümlü bir referandum olduğu; halkın yüzde altmışı başkanlığa karşı olmasına rağmen, yüzde kırkın oyuyla başkanlığı oturtma çabası olduğu; başkanlığa bunun savaş ve yıkım olduğu görülmüyor. Yüzde kırkın oyuyla yüzde altmışın karşı olduğu başkanlığı oturtmak ise, HDP’nin baraj altında kalması ve ona giden oyların AKP’ye milletvekili olmasıyla mümkün. HDP barajın altında kaldığı takdirde hem Başkanlık sistemi yerleşecek; hem de Erdoğan Başkan olacaktır. Bu Erdoğan’ın sadece başkan olması değil; yasama, yürütme ve yargı yetkilerini eline geçirmesi demektir. Ve bu aynı zamanda, kendisine bir şey söyleyebilecek, aynı göz hizasından konuşabilecek eski yoldaşlarının hepsini tasfiye etmesi; iktidar zehirlenmesine uğramış; kaprisli, yeteneksiz ve muhteris birinin koca de...

Blues Boy, B. B. King’in Anısına

Resim
Başlangıçta söz vardı. Blues siyah çiftçinin sözüdür. Bugünkü neredeyse sırf sözden ibaret Rap ve Hip Hop’un bile kökleri Blues’dadır. B. B. King, bir Blues Şarkıcısıydı. Başlangıçta hareket vardı. Blues’un ritmi, pamuk toplayan kölelerin emek üretkenliğini arttırmak için izin verilen ritme, ırk ayrımcılığına uğrayan siyah köylünün hüznünü ve dışa vurulamayan hıncını katışıdır. Tam inmek üzere olan bir yumruk gibi gelir ve aniden yavaşlar, bir darbe değil, hüzünlü bir dokunuş olarak kalır enerjisini içinde saklar; sonra tekrar dolar. Blues hüzündür, Blues7un ritmi, hüznün ritmidir. Başlangıçta Blues vardı. Caz, Rock & Roll, Rock, Funk, Soul, R&B, Rap, Hip Hop, hepsinin kökeninde Blues vardır. Irk ayrımcılığına uğrayan siyah tarım işçileri ve köylülerin geçirdiği evrim bir bakıma Blues’un metamorfozları gibi de okunabilir. B. B. King bu evrimi yaşayan ve yansıtan bir anıt gibiydi.

Sosyalistler Niçin HDP’ye Oy Vermeli?

Resim
Demokrasi demek insanların “biçimsel eşitliği” (Lenin) demektir. Tüm yeryüzündeki insanların biçimsel, yani hukuki hakları bakımından eşit olduğunu kabul etmeden; bunun için mücadele etmeden ve bunu en baş mücadele hedefi olarak koymadan demokrat olunamaz. Tüm yeryüzündeki insanlar biçimsel bir eşitliğe (yani insanların dili, dini, soyu, sopu, rengi, cinsi, tercihi, siyasi, felsefi vs. görüşü ne olursa olsun eşit haklara sahip olması) ise ancak sınırların ve ulusal devletlerin olmadığı bir dünyada, bir dünya cumhuriyetinin eşit haklı yurttaşları olarak ulaşabilirler. Bugün yeryüzündeki sistem, insanları değil, ulusları eşit olarak kabul eder. Herhangi bir devletin veya ulusun vatandaşı diğer ulusun ya da devletin topraklarına bile giremez ve oraya bir turist gibi girse bile o devletin veya ulusun vatandaşlarının hiçbir hakkına sahip olamaz.

“HDP’ye oy ver, diktatörü durdur, barışı sürdür Girişimi”yle Söyleşi

Resim
HDP’ye oy ver girişimi nereden aklınıza geldi hangi maksatla böyle bir girişim başlattınız. Bundan neyi murat ediyorsunuz? Gezi sürecinde, HDK-HDP sürecinde kimi çabalarım oldu. HDK- HDP’ye önerdiğim program vardı, bu program ve çalışmalarım bir yankı buldu ve bunun üzerine üzerimde  şöyle bir baskı oluştu: ‘bir şeyler yapalım’. Ben de mail üzerinden Radikal Demokrasi isimli e-mail grubu kurdum ve insanları çağırdım. O programı okumayan, Gezi dolayısıyla biraz radikalleşmiş, politize olmuş insanlar da geldi. Bu bir yıl sürdü. Fakat önerdiğim programın bir alternatifi olmayınca tartışmalar rolantiye girdi. Sonradan katılanları ve programı bilmemiş ve kabul etmemişleri de çiğnemek istemiyorduk.

Kenan Evren’in Ölümü ve Tepkiler Üzerine Düşünceler

Resim
Kenan Evren’in ölümü ve 12 Eylül üzerine okuduklarım beni korkunç rahatsız ediyordu. 12 Eylül’ün acısını iyi kötü çekenlerdendim ama Kenan Evren’e karşı hiçbir hınç ve kızgınlık duymuyordum. O kendi görevini yapmıştı biz kendi görevimizi. Onun amacı Türk Devletini ve milletini korumak ve yaşatmaktı bizim amacımız onu yıkmaktı. Düşmanımdı. Siperin karşı tarafındaydı. Yine 12 Eylül’ün çok acısını çekmiş bir arkadaşla konuşurken o da aynı rahatsızlıkları duyduğunu, Kenan Evren’in hiçbir önemi olmadığını; aslında bu tür tepkilerin 12 Eylül’ün acısı çekmemişlerden gelmesinin manidar olduğunu da ekledi. Evet, aslında kenan Evren’in cezalandırılmamış olmasına üzülmek veya Devlet Töreni yapılıp yapılmamasını sorun etmek; geberdi diye Hashtaglar koymak vs. bir devrimcinin sorunu olamaz. Bu devlet bizim düşmanımız ise onun kendisi için darbe yapmış birisine devlet töreni yapmasıni sorun etmek, bizlerin o devleti benimsediğimiz anlamına gelmez mi? O keskinliğin ardında aslında böyleyine ...

BHH’nin “Laik ve Bilimsel Eğitim” Sloganı Niçin Yanlıştır; Karşı Devrimcidir ve Gericidir?

Resim
Bugün şöyle bir haber gördük: “ Birleşik Haziran Hareketi (BHH) Narlıdere Meclisi, “Laik, bilimsel, parasız eğitim” başlığı ile Narlıdere Cemevi’nde panel/forum gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü BHH’den Can Hasanoğlu’nun yaptığı panele HDP İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Ertuğrul Kürkçü, CHP İzmir 1. Bölge Milletvekili Adayı Musa Çam ve Birleşik Haziran Hareketi Sözcüsü Onur Kılıç konuşmacı olarak katıldılar.” Epeydir BHH’nin “ alâmetifarikası ” olan bu “ Laik ve Bilimsel Eğitim ” sloganı konusunda yazmayı düşünüyorduk. Bu toplantı vesilesiyle yazalım. Çünkü toplantıya sosyalist bildiğimiz arkadaşımız, aynı zamanda HDP vekili ve adayı Ertuğrul Kürkçü de katılmış.

Ey Türk, Titre, Kendine Dön ve HDP’ye Oy Ver!.. (1)

Resim
“ HDP’ye Oy Ver, Barajı Yık, Diktatörü Durdur, Barışı Sürdür Girişimi ” veya diğer diğer adıyla “ Diktatörü Durdurmak, Barışı Sürdürmek, Barajı Yıkmak İçin Oylar HDP’ye Girişimi ” için çeşitli toplum kesimlerine yönelik bildiri önerileri hazırlamaya çalışıyoruz. Bu bağlamda Türk milliyetçilerinin de Türk milletinin çıkarlarını savunmak için HDP’ye oy vermeleri gerektiğine; onları kendi çıkarlarını görmeye çağıran bir bildiri yazmak için bilgisayarın başına oturdum.. Ancak bildiriden önce, bunun mantığının kavranması gerektiğini düşündüm ve benzeri biçimde yazdığım önceki yazılara bir göz attım. Bunun üzerine o yazıların bugün tekrar yayınlanmasının, konunun anlaşılması için gerekli olduğunu gördüm. Bu nedenle biraz geçmişe dönüş yapacağız.