24 Mayıs 2014 Cumartesi

301 Kara Tabut Önerisi – Fikri Takip

Pazar günü yapılacak miting için yapılan “301 Kara Tabutla Sesiz, Pankartsız Bir Uğurlama” önerisi çok büyük destek görüyor ama zamanın sınırlılığı ve böyle bir öneriyi destekleyen ve beğenenlerin örgütsüzlüğü nedeniyle gerçekleşemeyebilir ama insanlar yaratıcılıklarını koyar son bir çaba gösterirlerse hala gerçekleşebilir. Bunun için gelişmeleri aktarayım.
Aslında fikir bana ait değildi. Evveli gün yürüyüş yaparken bir tanıdığıma rastladım, her zamanki gibi politik gelişmeleri, tekrar ölümlerin başlamasını; bildiğimiz gördüğümüz olayları konuşurken, söz Pazar günü yapılacak mitinge gelince, arkadaş, benim de yeni tanıdığım bir arkadaşının böyle bir fikri olduğundan söz etti. Benim de ilgimi çekti.
Kimi forumlara katılıp faaliyetlerini izleme ve dışarıdan destek olmaya çalışma dışında örgütlü bir insan olmadığımdan doğrusu somut ve pratik bir öneri olarak değil de genel olarak, böyle yaratıcı biçimlere ihtiyaç var anlamında, bir yazıda kullanılabileceğini düşünerek, “bu fikri bir yazımda işleyebilirim dedim bana aktaran arkadaşa.

Hem bunu gerçekleştirecek bir örgütsel bağım olmadığından; hem yıllar sonra Türkiye’ye dönmüş bir insan olarak pek fazla kimseyi tanımadığımdan; hem de önerinin benim gibi “psikolojik savaş” denebilecek yöntemlerle hakkında yalan yanlış bir sürü önyargı bulunan bir insandan gelmesi halinde, benimseneceği varsa bile benimsenmeyebileceğinden; hem de mitinge kadar çok az bir zaman kalmışlığı nedeniyle pratik bir öneri olarak sunmayı aklımdan bile geçirmedim.
O gün akşamüstü de, HDK’nın forumlarda çalışan üyelerinin bir toplantısı varmış. HDK’nın forumların çalışmaları hakkında hiçbir konsepti olmadığı gibi, birçok üyesi kendiliğinden, Forumlar - Parklar- Dayanışmalar’da kendi girişimi ile çalışmasına ve bir şeyler yapmasına rağmen, bunların bile arasında doğru dürüst bir ilişki; ortak bir tartışma ortamı bile bulunmadığı için en azından tanışmak, birbirlerinin yaptıkları hakkında bilgilenmek için bir toplantı tertiplemişler. (HDK’nın üyesi falan değildim. İlk kongresine katılmış ama orada bir karşı öneriyi okumama bile, açıktan da değil, tüzüğü bile çiğneyerek yapılan sansür ve engellemeden ve bunun susarak onaylanmasından sonra, sadece uzaktan izlemeye çalışıyordum.) O toplantıya katılan bir arkadaş, “gel sen de forumlarda çalışıyorsun, izle, bir fikir sahibi ol, ama sakın konuşma” diye beni davet etmişti. O saatlerde biraz da vaktim olduğundan ve Türkiye’den yıllarca uzak kalmış bir insan olarak, kanlı-canlı yaşayan insanları görmek ve somut gözlemler yapmak için bir fırsat olduğundan toplantıya zamanında gittim.
Toplantıya katılacaklar henüz gelmemişti. On kadar genç vardı Okmeydanı’nda Cemevi’nin bahçesinde polis kurşunuyla vurulmuş Kurt’un birkaç saat önceki ölümünü protesto için yapılan çağrıya gitmek üzere bekliyorlardı her halde. Benim gibi hiç bilmedikleri yaşlı bir insanı görünce konuşmalarını kestiler. Anlaşılan beni polis veya ne idüğü belirsiz yaşlı bir insan olarak değerlendirmişlerdi. Rahatsız ettiğimi görüp ineyim aşağıda bekleyeyim diye düşündüm.
Aşağıda beni davet eden arkadaşa rastladım. Gösteri olduğu için hiç kimsenin gelmediği, toplantının bu durumda olamayacağını söyledi ve konuşmaya başladık. Sohbet esnasında, aslında zaman olsa ve miting çağrıcıları akıl etmiş olsaydı diye birkaç saat önce duyduğum öneriyi anlattım.
Arkadaşın kafasına yattı ve kendisinin birkaç saat önce, miting çağırıcılarıyla mitingin hazırlık toplantısında olduğundan; kendisine daha önce böyle yaratıcı ve güzel bir öneri söylenmiş olsaydı, orada söyleyebileceğini ve böyle bir karar çıkabileceğini; ama ertesi gün yine bir toplantı olacağını geç de olsa bir deneme yapılabileceğini söyledi.
O arada toplantı için daha birkaç kişi gelince, en azından gelenlerle bir konuşalım dendi. Fikir orada da açıklanınca duyan herkeste olumlu bir yankı buldu ama çok geç olduğu söylendi.
O arada gerçekleşse nasıl olur diye, o kadar çok sembolik de olsa tabutun yapımı nasıl organize edilir diye konuşuldu. Bir arkadaşın daha önce Roboski vesilesiyle böyle sembolik tabut hazırlama işiyle ilgilendiği onun bileceği söylendi. Ona telefon edildi. Gelmeye ikna edildi.
Gelince, tabutların kartondan yapıldığını, standart karton boyutunun 120 veya 130 cm kadar olduğunu, bu nedenle tabutların ancak o uzunlukta olabileceğini söyledi. Üzerlerine siyah bez veya kâğıt kaplanabileceği, her tabuta ir işçinin adının yazılabileceği ve üstüne madenci olduğunu sembolize eden bir baret koyulabileceği konuşuldu. Konuşuldukça daha bir benimsendi ve yapılabilirliği gibi bir fikir oluşmaya başladı.
Bu arada destek bulmak için, mitingin tertipleyicilerinden DİSK’in temsilcisine falan telefon edildi. O da olumlu buldu. HDP il başkanına telefon edildi o da olumlu buldu. Birden bire az zamana rağmen önerinin gerçekleşmesi olasılığı ortaya çıktı.
O zaman sanki gerçekleşebilecekmiş gibi, biz Kadıköy olarak 30 tabutu üstlenelim ve yapalım. Tertipleyiciler onaylarsa ne ala; onlar onaylamazsa HDK-HDP onaylar. Bu arada HDK veya HDP’nin sahip çıkması halinde İstanbul çapında bir seferberlikle, mitingin tertipleyicileri kabul etmese bile fiilen yapılabileceği konuşuldu. Bir kere yapılsa bir örgüt ismi olmadığından gerçek kitlenin tabutlarla yürüyebileceği bunun yürüyüşe esas damgayı vurabileceği söylendi. Sonra da dağılındı. Ertesi günkü toplantılara bu önerileri götürmeyi beni de o toplantıya davet etmiş olan arkadaş üstlendi.
Tabii böyle ani bir gelişme olunca ben ne yapabilirim diye düşündüm. Ben de bari bir yazı yazarak destek olayım dedim. Sabah erkenden kalkıp dünkü yazıyı yazdım. Gruplara yollayıp, Fecabook ve Twitter’de paylaştım.
Bir sürü olumlu yankılar gelmeye, paylaşılmaya başladı. Ama bunlar örgütsüz olunduğu için pratik bir sonuç doğuramazdı.
Bu arada, Facebook’taki bir paylaşımın altına bir kadın arkadaş, 13.00’de Caferağa forumun işgal evinde bir toplantı olduğunu oraya gidip söylemek gerektiğini yazmış. Çıkıp hem oraya hem de Don Kişot’a bakayım, eğer forumlar bu işe sahip çıkarsa, kendileri de örgütleyebilirler ve örgütlenmesine katkıda bulunabilirlerdi; Gezi’nin yaratıcılığına ve kitleselliğine uygun bir biçimdi.
Don Kişot’ta bir iki kişi vardı. Pinpon oynuyorlardı. Caferağa Forumu’nun işgal evinde toplantı varmış ve ara yapmışlardı. Pek kimseyi de tanımıyordum. Tanıdığım bir arkadaşa anlattım. Öneriden haberi yokmuş ama olumlu buldu ve gel toplantıda söyle dedi. Toplantıya katılıp gündemleri olmamasına rağmen, özür dileyip bir bilgi vereceğimi söyleyip esas fikri kısaca aktardım. Aktarma esnasında bir iki kişi haricinde herkesin gözlerinde destekleyici ifadeler okunuyordu. Ama o sıra konu ve toplantıları başkaydı. Bilgilendirme yaptıktan sonra ayrıldım. Belki birileri sahip çıkabilirdi. En azından böyle bir öneri olduğunu duymuşlardı.
*
Bu arada DİSK ve HDK-HDP cephesinde şu gelişmeler olmuş.
Zaten önceden durum şöyleymiş:
HDK-HDP “bayrak flama göstermek konusundaki ifratların acımızı göstermenin üzerine çıktığı, acımızı göstermeyi perdeler bir hale büründüğü” gerekçesiyle bayrak flamaya karşı çıkıyormuş.
Çağrıcılar da "biz çağrıcı kurumlar, sadece kortejimizin nereden başladığının bilinmesi için önümüzde bir tane pankart taşıyacağız. Bu pankartın iki yanında da birer tane federasyonun yelken flaması olacak, bu pankart ve iki tane yelken dışında kortejlerimizde başkaca bir flama, bayrak olmayacak. Bu anma vurgulu mitingin ruhuna uygun olarak böyle davranacağız ve başka yapıların da nasıl davranacaklarını elbet kendileri bilir ama böyle davranmalarından memnuniyet duyarız” diyorlarmış.
HDK-HDP il koordinasyonu da bu tavrı benimsemiş; “İşçi baretli ve tulumlu arkadaşlarımız temsili tabutlar taşıyacaklar. Siyah kıyafetler giyerek mitinge katılmaya davet ediyoruz.” kararı almış
“Sol Muhalefet Güçleri (galiba ÖDP ve EHP)” “bayrak, flama taşımayacaklarını, sadece bir tane pankart ve tek bir flama taşıyacaklarını” söylemiş.
Ancak çağrıcılar kurulu, öneriyi DİSK adına katılan kadın temsilcinin “ay ben böyle bir şeyde çok kötü olurum” demesi ve reddetmesiyle kabul edilmemiş. Kendisine zaten “kötü olunsun” diye bunu yapalım denmişse de ikna edilememiş. Zaten o sıralarda vurulan diğer kişiye ve bir gün önce vurulan Kurt söz konusu olduğundan ortam da uygun değilmiş ve öneri biraz da gümbürtüye gitmiş.
Ancak bütün bunlara rağmen belli başlı örgütlerin sembolik birer flama ve bayrak dışında bir şey taşımayacaklarını söylemesi; HDK-HDP’lilerin 301 olmasa da yapabildikleri kadar siyah tabutla gelme kararı nedeniyle, mitingin alışılmış klasik mitinglerden farklı; acıyı ve protestoyu göstermeye yönelik bir vurgusu olması ihtimali büyük.
Özetle durum budur. Ve hala gerçekleşebilir.
*
Bu durumda kimi örgütler, çeşitli arkadaş grupları; “Gezi’nin bakiyesi” forumlar-dayanışmalar-parklar veya tek kişiler imkânları ölçüsünde kara tabutlar yapıp gelebilirler. İlle de tam 301 olmasının pek önemi olmayabilir. 301 çok büyük bir sayıdır ve zaten öyle büyük bir alana yayılacak o kadar çok tabutu sayamaz. Bu durumda belki o örgütlerin sınırlı flamaları bile ikinci plana düşüp, tabutlarla birlikte ve ardında yürüyebilen büyük ve sessiz bir kitle oluşabilir. Bu olasılık hala vardır. İnsanların yaratıcılığı ve kendiliğinden örgütlenme yeteneği bürokratik ve yukarıdan buyurmalarla yeter ki engellenmesin.
Yani şu durumda tamı tamına yapılan öneriyi karşılamasa da ona yakın ve aradaki zamanda ve bizzat miting alanında ona da dönüşebilecek bir noktada bulunuluyor.
Örgütler ayrı bir blok halinde katılımlarını ifade eden kendi sembolik pankart ve flamalarıyla katılabilir. Bunun ardında artık yapılıp geldiği kadarıyla siyah tabutlardan bir kolon oluşturulabilir. Bu hala güçlü bir olasılıktır. Böyle bir kolona halkın katılması, çok büyük bir kitlenin katılması mümkündür. Yeter ki böyle, alışılmışın dışında bir miting olacağı duyurulsun.
*
Basit ve kolay olarak bir tabut şöyle yapılabiliyormuş. Karton satın alınabilir. Ama civardaki bir dükkânın attığı kartın kutular ve ambalaj malzemelerinden bile yapılabilir. Artık bulunan büyük kartonun boyuna göre. 120 veya 150 cm boyunda ve 50 veya 60 cm eninde bir karton alınır veya kesilir. (Yalıtkan olarak kullanılan köpük gibi bir malzeme de olabilir. Bu aralar evlere mantolama yapılıyor ve orada burada bol miktarda böyle parçalar bulunabiliyor.). Onun çevresi 20 veya 40 cm eninde bir karton ile kaplanır. Dikdörtgen kartonun ille de en altta olması da gerekmez. Ortasında da olabilir. Çünkü üzeri siyah bez veya krepon kâğıdı vs. ile kaplanacağından içi görülmez. Kenarları taban olarak alınana ortadan bir yerlerden sabitlemek daha kolay ve pratik olabilir. İstenirse yanları kaplayan kartonun önünden ve arkasından yanlara doğru 100 veya 200 cm arası karton tabutu taşıyabilecek kadar kalınlığın yeter olduğu iki çıta geçirilir. Yine en ön ve en arkaya yanları kaplayan kartonun üstüne doğru 10 cm kadar yükselecek iki çıta çakılır. Bunlar bir iple bağlanır. Bu tabutun her yeri siyah bir bez veya kâğıtla kaplanır. Siyah bur tabut görüntüsü elde edilir. Bunu herkes kendi evinde yaparak bile gelebilir. Forumlar-Dayanışmalar-Parklar ise kendi imkânlarıyla epey bir miktarı getirebilir.
Bu vesileyle, belki bu tabutların hazırlanmasında ve sıralanmasında işe yarar diye hem de unutulmaması için bu devlete ve sermayeye kurban giden 301 işçinin listesini aşağıya aktarıyoruz.
*
Termodinamiğin ikinci yasası kapalı sistemlerde düzensizliğin (entropinin) arttığını anlatır. Kırılan bir bardak yeniden kendisi birleşmez.
Ama açık sistemlerde, yani dışarıdan bir enerji alan sistemlerde, kendi kendine bir örgütlenme eğilimi bile vardır denilebilir. Böyle olmasaydı zaten yeryüzünde hayat bile ortaya çıkamazdı.
Cansız madde bile örgütlenerek hayatı; kendi benzerini yapan molekülleri ortaya çıkarabilirken; bilinçsiz karıncalar, denizdeki sardalyeler; gökteki kuş sürüleri bile kendiliğinden ve hareket halinde harika görüntüler çıkaracak biçimde örgütlenebilirken biz bilinçli modern insanlar, “eşrefi mahlûkat” niye örgütlenemeyelim. Şu sosyal ve politik “zaman oku”nu niye tersine çeviremeyelim?
*
Bu vesileyle bazı gruplarda rastladığım ve içinde dile getirilen düşüncelerin pek çok insan tarafından da paylaşıldığını bildiğim iki metni yine konumuzla bağlantılı olduğu için burada paylaşmak isterim. Yazanların ismi önemli değil. Fikir önemli. Birbirinden bağımsızca birbirini bilmeden böyle düşünen o kadar çok insan var ki.
Birinci Mektup:
“Bugün katıldığımız Uğur Kurt’un katledilmesini protesto yürüyüşünün ardından eylemliliklerimizle ilgili düşünce ve duygularımı sizlerle paylaşmak istedim. Uzun süredir Kadıköy’de birbirinin tekrarı sayabileceğimiz, kitleselliği azalmış, etki gücü zayıflamış eylemlilikler süreci yaşıyoruz. Birçoğumuz bu eylemlerin zayıflamasından ve rutinleşmesinden kaynaklı memnuniyetsizliğimizi paylaşıyoruz.
Soma katliamın ardından mahalle forumları olarak hızlı bir refleks geliştirerek bir hafta boyunca hemen hemen her gün bir araya gelip, eylem öncesi ve sonrası uzun değerlendirmelerde bulunarak farklı bir eylemlilik tarzı hayata geçirmeye çalıştık. Günü kurtarmak ve yapmış olmak için yapmaktan öte yaşanan sürecinin toplumsal ruh halini yakalayacak eylemler için kolektif olarak kafa yorduk. Ve uzun zamandır alıştığımız rutinin dışına çıkan, kendine göre etki ve kitlesellik yaratabilen –bahariye’de mumlarla oturma ve mahallerden rıhtıma yürüyüş-gibi eylemlilikler düzenledik. Ardından Soma için neler yapabiliriz sorusunu en katılımcı şekilde planlayabileceğimiz ortak bir forum düzenledik. Okmeydanı’ndaki saldırı olmasaydı bu akşam Soma Holding’in önünde sermayeye yine farklı ve yaratıcı bir yöntemle sözümüzü söyleyecektik.
Bu akşam katıldığımız Uğur Kurt protestosu ise; daha önceki onlarca benzer eylemin tekrarı, etkisi zayıf, kitleselliği düşük ve moral açıdan üzüntü vericiydi. Mahalleler olarak ortak akılla toplumsal ruh halini iyi analiz eden ve ona uygun eylemler yaratma çabamızın iyi sonuçlar verdiğini birlikte gördük. Yakaladığımız bu yöntemle devam etmeyi zorlayalım derim.  Bizi bekleyen zor dönemlerde bu şekilde güçlü karşı duruşlar yaratabileceğimize inanıyorum.”
İkinci Mektup:
“Söyleyeceklerimin birileri tarafından şiddetle tepki görme ihtimalini göze alıp yazıyorum.
Bir süredir Kadıköy'de yapılan bütün yürüyüşler, oturma eylemleri vs. kişisel tatminimizden öteye geçmiyor. Kadıköy yansa yıkılsa çatışmalar artık haber bile olmuyor. Dönüp geçmiş eylemlerimize bakarsak katılım konusunda da, haber yapılması anlamında da olumlu tablo çizen eylemlerin çatışma ihtimalinin daha zayıf görüldüğü, yaratıcı ve çoluk çocuk katılına bilen eylemler olduğu anlaşılır.
Bu bilgiler ışığında, sırf sessiz kalmamak adına Kadıköy'e yapılacak klasik bir eylem çağrısı kafadan okuyan insanlarda "haa, yine çatışma çıkacak o zaman, biz gitmeyelim" duygusu, olaysız bir yürüyüş yaptığımız taktirde de etraftakilerin çoğunluğundan "gene yürüyorlar, kim bilir neden" tavrı yaratacaktır. Etkinin böyle olduğunu anlamak için eylemlerin, planların, programların biraz dışına çıkıp mahalleliyle iletişim kurmak yeterli. Tabi bu arada bu bahsettiklerim "allah belalarını versin bunların, yine ortalığı birbirine katıp polisi mahallemize çektiler" diyenlere göre çok daha kazanılabilir ve "bir şey yapmalı"nın gerekliliğine inanan insanlar. Elbette daha uçları ve kendimizi asla açıklayamayacak olduklarımız da mevcut.
Bütün bunları söyleme sebebim, evet acılıyız ve öfkeliyiz, ve evet susup oturmak normalleştirmektir eninde sonunda. Ancak yapılacak eylemler, protestolar olan biteni bilmeyenlere bilgi vermeyecekse, klasik sloganlarla Kadıköy'de tur atıp sonunda bir çatışmaya bağlanacaksa bu saatten sonra her çağrımızda daha da yalnızlaşırız ve "bir grup marjinal" diye kestirip atılacak hale geliriz.
Eylem yapmaktaki amacımızı ortaya doğru koyabilirsek eylem biçimlerini de daha rahat belirleyebiliriz diye düşünüyorum. Ben bu noktada yapılacak bir eylemin bilmeyenlere konunun ulaşmasını sağlamak, "eylemlere katılan kötü çocukların başına kötü şeyler gelir" algısını kırıp gidişata hep birlikte dur demezsek kimsenin canının güvende olmadığını anlatmak amacıyla yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mesela dün boğada tek başına eylem yapan çocuğun yaptığı gibi elimizde bilgilendirici kartonlarla dolaşabiliriz (ibadethaneye gittim, polis vurdu öldüm. peki sen güvende misin? gibi), Kadıköy'ün kilit noktalarında belli aralıklarla ajitatörlerle bilgilendirmeler yapabiliriz, iskele meydanı normalde ulaşamadığımız insanlara ulaşabilmemiz için çok önemli bir nokta, burada yerlere yatıp üstümüze yazılar koyabiliriz... Ne bileyim işte, bir kaç kişide bile farkındalık yaratsak önemlidir bu.
Benim yaklaşımım fazla naif bulunabilir, ama bu şekilde düşünen tek kişi olamayacağım varsayımından hareketle ben gibi insanları temsilen yazdığımı düşünün.”
Evet, çok insan var ve birbirlerinin varlığından bile haberdar olamadıkları için seslerini duyuramıyorlar. Yukarıdaki satırları yalnız olunmadığını göstermek için aktardık.
301 Kara tabutu benimseyenler de öyle. Balık ve kuş sürüleri kadar çoklar ama birbirlerinden haberleri olmadıkları için bir balık ve kuş sürüsü kadar bilme bir uyumlu davranış gösterip sürü kadar bile olamıyorlar.
Belki Pazar günkü 301 kara tabutlu sembolik cenaze böyle bir tanışmanın ve ne kadar çok olduğun görmenin başlangıcı olabilir.
Olur değil, küçük de olsa bir olasılık olarak, olabilir.
24 Mayıs 2014 Cumartesi
Madende devlete ve sermayeye kurban olan 301 işçinin listesi
No
ADI-SOYADI
İLİ
İLÇESİ
1
ABDULLAH İNAL
BALIKESİR
DURSUNBEY
2
ABDULLAH ÖZDEMİR
MANİSA
SOMA
3
ABDULLAH SİVRİ
MANİSA
SOMA
4
ABDÜLMÜTTALİP AKAY
İZMİR
BERGAMA
5
ADEM ABOKAN
MANİSA
SOMA
6
ADEM ÇETİNER
İZMİR
KINIK
7
ADEM VAROL
İZMİR
BERGAMA
8
AHMET AKBULUT
MANİSA
AKHİSAR
9
AHMET AKDEMİR
MANİSA
SOMA
10
AHMET ALİ ASLAN
İZMİR
KINIK
11
AHMET AVCU
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
12
AHMET BAL
MANİSA
SOMA
13
AHMET ÇELİK
ADANA

14
AHMET ERGÜN
KÜTAHYA
SİMAV
15
AHMET EROL
ÇORUM

16
AHMET GÜLCÜ
MANİSA
SOMA
17
AHMET GÜVEN
İZMİR
KINIK
18
AHMET KAYA
MANİSA
SOMA
19
AHMET SOLUK
KÜTAHYA
TAVŞANLI
20
AHMET ŞEN
İZMİR
KINIK
21
AHMET VARAL
MANİSA
SOMA
22
AKİF DORUK
MANİSA
KIRKAĞAÇ
23
ALİ BİÇAK
MANİSA
SOMA
24
ALİ ÇİFİTCİ
MANİSA
SOMA
25
ALİ GÜL
BALIKESİR
İVRİNDİ
26
ALİ KAVAS
MANİSA
SOMA
27
ALİ KİLİT
ZONGULDAK

28
ALİ ŞAHİN
BALIKESİR
DURSUNBEY
29
ALİ ŞENTÜRK
KÜTAHYA
TAVŞANLI
30
ALİ YANAR
KÜTAHYA
TAVŞANLI
31
ALİ YÜKSEL
MANİSA
SOMA
32
ARİF DEMİR
BALIKESİR
DURSUNBEY
33
AŞKIN KOYUN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
34
AYDIN ÖZGÜN
BARTIN

35
AYHAN AVCI
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
36
BAYRAM ALİ DAĞLI
İZMİR
KINIK
37
BAYRAM BAYINDIR
MANİSA
SOMA
38
BAYRAM EROL
MANİSA
SOMA
39
BAYRAM İNDİRİK
İZMİR
KINIK
40
BAYRAM PARÇA
MANİSA
SOMA
41
BEYTULLAH ÇAKIR
İZMİR
KINIK
42
BİLAL AY
İZMİR
KINIK
43
BİLAL BİLGİ
MANİSA
SOMA
44
BİLAL MALKOÇ
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
45
BURAK KARAYEL
ÇANKIRI

46
CELAL SEVİNÇ
MANİSA
SOMA
47
CEMAL KAYA
BALIKESİR
İVRİNDİ
48
CEMAL YILDIZ
MANİSA
SOMA
49
CEMİL TAŞDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
50
CENGİZ ÇANTAL
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
51
CENGİZ KARGI
KÜTAHYA

52
CENGİZ ŞİMŞEK
MANİSA
KIRKAĞAÇ
53
DAVUT AĞIZ
KÜTAHYA
TAVŞANLI
54
DAVUT ÇEÇEN
KÜTAHYA
TAVŞANLI
55
DAVUT DURAN
KÜTAHYA
SİMAV
56
DAVUT KÖSE
MANİSA
SOMA
57
DOĞAN YILDIRIM
İZMİR
KINIK
58
DURSUN DEMİRCAN
MANİSA
KIRKAĞAÇ
59
EMİN ESEN
MANİSA
SOMA
60
EMİN KURT
BALIKESİR
BALYA
61
EMİN MAZI
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
62
EMRAH ÇAKIR
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
63
EMRULLAH ARMUT
HAKKARİ

64
ENGİN YILDIRIM
KÜTAHYA

65
ERCAN CEZELİ
İZMİR
BERGAMA
66
ERDAL DEMİREL
AYDIN
DİDİM
67
ERDOĞAN KÖSE
MANİSA
SOMA
68
ERDOĞAN MERDİM
İZMİR
KINIK
69
ERDOĞAN SEVBEN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
70
ERGUN KOYAKKAYA
KÜTAHYA

71
ERGÜN AKKUŞ
BALIKESİR

72
ERGÜN SİDAL
İZMİR
KINIK
73
ERKAN ALTUNTAŞ
ZONGULDAK
TOZLU
74
ERKAN DOĞDU
İZMİR
BERGAMA
75
EROL IŞIK
MANİSA
KIRKAĞAÇ
76
EROL UYSAL
İZMİR
KINIK
77
ERSAN ÇETİN
İZMİR
KINIK
78
ERSİN KEÇELİ
MANİSA
SOMA
79
EVREN SARI
İZMİR
KINIK
80
FARUK KARAHAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
81
FATİH KÖSE
KÜTAHYA

82
FEDAİ BOZDAĞ
BALIKESİR
BİGADİÇ
83
FERHAT AVKAŞ
MANİSA
SOMA
84
FERHAT CANBAZ
MANİSA
SOMA
85
FERHAT İREN
MANİSA
SOMA
86
FERHAT TOKGÖZ
MANİSA
SOMA
87
FERİDUN ÇELİK
BALIKESİR
DURSUNBEY
88
GAFUR ŞEN
MANİSA
SOMA
89
GAZİ OSMAN SÜMER
ISPARTA

90
GÖKHAN YILMAZ
İZMİR
KINIK
91
GÖKNUR KOCAGEDİK
MANİSA
SOMA
92
GÜNGÖR KAYRAK
İZMİR
KINIK
93
HAKAN TAŞDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
94
HAKAN UÇKUN
MANİSA
KIRKAĞAÇ
95
HAKKI DOĞAN SAL
MANİSA
SOMA
96
HALİL ERGÖZ
MANİSA
AKHİSAR
97
HALİL İBRAHİM DOĞAN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
98
HALİL İBRAHİM HAMURCI
KÜTAHYA

99
HALİL KOCA
MANİSA
AKHİSAR
100
HALİL ŞEVİK
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
101
HARUN KESKİN
İZMİR
KINIK
102
HASAN AKKAŞ
MANİSA
KIRKAĞAÇ
103
HAYRİ TÜRKER
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
104
HAYRULLAY BAYGÜL
BALIKESİR
BİGADİÇ
105
HİMMET ANAÇLI
MANİSA
SOMA
106
HÜSEYİN AVKAŞ
MANİSA
SOMA
107
HÜSEYİN DALBUDAK
İZMİR
KINIK
108
HÜSEYİN DEMİR
MANİSA
SOMA
109
HÜSEYİN KILINÇ
İZMİR
KINIK
110
HÜSEYİN KİLİNÇ
İZMİR
KINIK
111
HÜSEYİN TOP
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
112
İBRAHİM BİÇER
MANİSA
AKHİSAR
113
İBRAHİM ÇELİK
DENİZLİ

114
İBRAHİM ÇIRAK
UŞAK

115
İBRAHİM DUMAN
MANİSA
SOMA
116
İBRAHİM GEZER
MANİSA
KULA
117
İBRAHİM GÖKÇE
İZMİR
KINIK
118
İBRAHİM KUTBEY
BALIKESİR
DURSUNBEY
119
İBRAHİM SALGIN
İZMİR
KINIK
120
İBRAHİM SUNGUR
KÜTAHYA
TAVŞANLI
121
İDRİS ARSLAN
BALIKESİR
DURSUNBEY
122
İDRİS DURAN
BALIKESİR
DURSUNBEY
123
İLKAY YILDIRIM
İZMİR
KINIK
124
İLYAS ÖZKAN
KÜTAHYA
GEDİZ
125
İLYAS YILDIRIM
MANİSA
SOMA
126
İSA ALDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
127
İSA ÇALIŞ
MANİSA
SOMA
128
İSA SADAN
ORDU

129
İSA SEVBEN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
130
İSMAİL ASLAN
KÜTAHYA
TAVŞANLI
131
İSMAİL ASLAN
İZMİR
BERGAMA
132
İSMAİL CANBAL
MANİSA
SOMA
133
İSMAİL ÇATA
MANİSA
SOMA
134
İSMAİL ÇOŞKUN
MANİSA
KIRKAĞAÇ
135
İSMAİL DEĞİRMEN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
136
İSMAİL GEZER
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
137
İSMAİL GÜRPINAR
KÜTAHYA
GEDİZ
138
İSMAİL KALKAN
KÜTAHYA
GEDİZ
139
İSMAİL KUTLU
BALIKESİR
DURSUNBEY
140
İSMAİL ÖZTÜRK
KÜTAHYA
TAVŞANLI
141
İSMAİL ŞENGÜR
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
142
İSMAİL TULUM
BALIKESİR

143
İSMAİL YILDIRIM
ÇORUM

144
İSMET YILMAZ
İZMİR
BERGAMA
145
KADER YILDIRIM
MANİSA
SOMA
146
KADİR ÖZEL
BALIKESİR
DURSUNBEY
147
KAMBER ÇAĞLAR
KÜTAHYA

148
KAMİL ÇAL
MANİSA
SOMA
149
KASIM SOFTA
MANİSA
SOMA
150
KAZIM KARAÇOBAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
151
KEMAL ÇOBAN
MANİSA
SOMA
152
KENAN AKDENİZ
MANİSA
AKHİSAR
153
KENAN AKSOY
İZMİR
KINIK
154
KENAN AVCI
ZONGULDAK

155
KORAY KARADAĞ
MANİSA
SOMA
156
MAHMUT AKBULUT
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
157
MEHMET AKİF GÜNAYDIN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
158
MEHMET ALİ ÖZCAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
159
MEHMET ATEŞ
MANİSA
SOMA
160
MEHMET AZMAN
MANİSA
SOMA
161
MEHMET ÇELİK
BALIKESİR
DURSUNBEY
162
MEHMET EFE
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
163
MEHMET EMİN ÇARDAK
MANİSA
SOMA
164
MEHMET ESER
BALIKESİR
İVRİNDİ
165
MEHMET GÜLŞEN
KÜTAHYA

166
MEHMET ŞENTÜRK
MANİSA
SOMA
167
MEHMET YAVAŞ
MANİSA
KIRKAĞAÇ
168
MEHMET YETİM
İZMİR
KINIK
169
MESUT MEMİŞ
BALIKESİR
DURSUNBEY
170
MESUT ÖZKOÇ
MANİSA
SOMA
171
METİN BURMALI
BALIKESİR
DURSUNBEY
172
METİN USLU
İZMİR
KINIK
173
MİTHAT ÖZDİRİK
BARTIN

174
MUHAMMED ARSLANCAN
MANİSA
SOMA
175
MUHAMMED ÇAĞAN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
176
MUHAMMED GİRĞİN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
177
MUHARREM ÇİÇEKLİ
BALIKESİR
İVRİNDİ
178
MUHARREM ŞEN
ZONGULDAK
ÇAYCUMA
179
MUHSİN TAŞ
İZMİR
KINIK
180
MURAT AVCI
MANİSA
SOMA
181
MURAT GEZGİN
İZMİR
KINIK
182
MURAT GÜMÜŞ
MANİSA
KIRKAĞAÇ
183
MURAT KANDEMİR
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
184
MUSA KARA
MANİSA
SOMA
185
MUSA KARAÇOBAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
186
MUSTAFA ÇALI
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
187
MUSTAFA DAĞLI
İZMİR
KINIK
188
MUSTAFA FENERLİ
BALIKESİR
İVRİNDİ
189
MUSTAFA KAYA
MERSİN
MUT
190
MUSTAFA KOCABAŞ
MANİSA
SOMA
191
MUSTAFA KORKMAZ
MANİSA
SOMA
192
MUSTAFA SEDAT TOPRAK
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
193
MUSTAFA TÜRKHAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
194
MUZAFFER EREN
MANİSA
SOMA
195
MÜCAHİT YARDIMCI
İZMİR
BERGAMA
196
NİHAT KAYRAK
İZMİR
KINIK
197
NİYAZİ BAYRAM
BALIKESİR
İVRİNDİ
198
NİYAZİ İZMİR
İZMİR
KINIK
199
NİYAZİ KURBAN
BALIKESİR
DURSUNBEY
200
NUMAN KANDEMİR
KÜTAHYA

201
NURAN YANKIN
MANİSA
SOMA
202
NURETTİN KARA
ZONGULDAK
ÇAYCUMA
203
NURETTİN YILDIZ
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
204
NURULLAH KÖSE
MANİSA
KIRKAĞAÇ
205
OKAN MERDİM
İZMİR
KINIK
206
ORHAN ÖKSÜZ
MANİSA
SOMA
207
OSMAN FINDIK
MANİSA
AKHİSAR
208
OSMAN ÖZGÜN
BARTIN

209
OSMAN ŞAM
MANİSA
KIRKAĞAÇ
210
ÖMER AFACAN
BALIKESİR
DURSUNBEY
211
ÖMER ELİBOL
KÜTAHYA

212
ÖMER ÖZCAN
MANİSA
SOMA
213
ÖZAY EREN
BALIKESİR
SUSURLUK
214
ÖZCAN BOZDAĞ
BALIKESİR
BİGADİÇ
215
ÖZCAN ÖNCÜ
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
216
ÖZCAN SARI
MANİSA
SOMA
217
ÖZGÜL ÇİFTÇİ
MANİSA
SOMA
218
ÖZGÜR ÇEVİRGEN
İZMİR
KINIK
219
ÖZGÜR ŞEN
KÜTAHYA

220
RAMAZAN ALDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
221
RAMAZAN ÇAKIR
İZMİR
BERGAMA
222
RAMAZAN ÇATAR
ÇORUM

223
RAMAZAN DOĞAN
MANİSA
SOMA
224
RAMAZAN KÖKÇÜ
İZMİR
KINIK
225
RAMAZAN MERCAN
MANİSA
KIRKAĞAÇ
226
RAMAZAN SAVAŞAN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
227
RAMAZAN SÖKMEN
MANİSA
GÖLMARMARA
228
RAMAZAN ŞAHİN
BALIKESİR
İVRİNDİ
229
RAMAZAN UÇKUN
BALIKESİR
İVRİNDİ
230
RAMAZAN ÜNAL
ZONGULDAK
ÇAYCUMA
231
RAMAZAN YAVAŞ
İZMİR
KINIK
232
RECEP ALDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
233
RECEP GÜMCÜR
MANİSA
SOMA
234
RECEP TERZİ
MANİSA
DEMİRCİ
235
RECEP TÜRK
KÜTAHYA
TAVŞANLI
236
REMZİ ARTAR
BALIKESİR

237
RIDVAN KAZANCI
KARABÜK
YENİCE
238
RIDVAN KOÇHAN
MANİSA
SOMA
239
RUHİ DAĞLI
İZMİR
KINIK
240
SADETTİN YILMAZ
MANİSA
SOMA
241
SADIK AKDAĞ
İZMİR
BERGAMA
242
SADIK ÇAKIR
İZMİR
KINIK
243
SADİ ALMAZ
İZMİR
KINIK
244
SADRETTİN GÜNGÖR
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
245
SAFFET ŞAHİN
BALIKESİR
DURSUNBEY
246
SAİM ÖZCAN
BALIKESİR
İVRİNDİ
247
SAİT KARACA
BALIKESİR
DURSUNBEY
248
SAMİ YILDIRIM
İZMİR
KINIK
249
SEBAHATTİN AYDIN
BALIKESİR
İVRİNDİ
250
SEFER HAZAR
MANİSA
SOMA
251
SEFER YAYLA
BALIKESİR
İVRİNDİ
252
SELAHATTİN KAYRAK
İZMİR
KINIK
253
SELAMİ TİZEL
KÜTAHYA

254
SEMAİ AKTAŞ
MANİSA
SOMA
255
SERKAN BURAN
İZMİR
KINIK
256
SERKAN GÜNEŞ
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
257
SEYİT ALİ ÇETİN
KÜTAHYA

258
SEZAİ KİLİNÇ
İZMİR
KINIK
259
SİNAN YILMAZ
MANİSA
SOMA
260
SUAT ESEN
MANİSA
SOMA
261
SÜLEYMAN AKCAN
KÜTAHYA
TAVŞANLI
262
SÜLEYMAN ALDEMİR
BALIKESİR
İVRİNDİ
263
SÜLEYMAN ÇATA
MANİSA
SOMA
264
SÜLEYMAN KANDEMİR
MANİSA
SOMA
265
SÜLEYMAN TUNAHAN ULUSOY
KÜTAHYA
GEDİZ
266
ŞABAN İLÇİ
MANİSA
SOMA
267
ŞAHİN AYDIN
BALIKESİR
İVRİNDİ
268
ŞAVKİ DEĞİRMEN
MANİSA
SOMA
269
ŞENAY BAYGÜL
BALIKESİR
BİGADİÇ
270
ŞERAFETTİN GİRGİN
BALIKESİR
İVRİNDİ
271
ŞERİF GENÇ
KÜTAHYA
GEDİZ
272
ŞERİF GEZGİN
İZMİR
KINIK
273
ŞEVKET SABAN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
274
ŞİNASİ TOKMAK
MANİSA
KIRKAĞAÇ
275
TEBİB KASKA
MANİSA
KIRKAĞAÇ
276
TALİP ÖZTEN
KÜTAHYA
GEDİZ
277
TAYİP ŞENLİK
MANİSA
SOMA
278
TEZCAN ŞENTÜRK
MANİSA
SALİHLİ
279
TOLGA ÖZCAN
MANİSA
SOMA
280
TUNCAY SİDAL
İZMİR
KINIK
281
TUNCAY ŞAHİN
İZMİR
KINIK
282
TUNCER ÜLHAN
KÜTAHYA
TAVŞANLI
283
TURGAY YAĞCI
MANİSA
SOMA
284
TURGUT YILMAZ
İZMİR
KINIK
285
UĞUR CANBEY
MANİSA
SOMA
286
UĞUR ÇOLAK
MANİSA
SOMA
287
VEYSEL ARKAN
İZMİR
KINIK
288
YAHYA AYBAK
KÜTAHYA

289
YILDIRIM GÜNEY
MANİSA
SOMA
290
YILMAZ ÇİFİTCİ
MANİSA
SOMA
291
YILMAZ EROL
BALIKESİR

292
YUNUS YILANCI
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
293
YÜKSEL AKCAN
KÜTAHYA
TAVŞANLI
294
YÜKSEL CANGÜL
MANİSA
SOMA
295
YÜKSEL YAŞAR
BALIKESİR
DURSUNBEY
296
ZABİT ATAŞ
İZMİR
KINIK
297
ZEKERİYA KUZU
MANİSA
SOMA
298
ZEKİ COŞKUN
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
299
ZEKİ GEZER
BALIKESİR
SAVAŞTEPE
300
ZEYNEL UZAR
ÇORUM

301
ZÜHTÜ YILDIRIM
MANİSA
KIRKAĞAÇ


Yazıları e-posta ile otomatik olarak almak isterseniz şu adrese boş bir e-mail yollayınız.
Twitter:
Bloglar:
Kitapları İndirmek İçin:
Videolar:


Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...