Kayıtlar

Öcalan’ın Stratejik Bağlamda Söylediklerini Taktik Bir Soruna İlişkin Gibi Açıklamak ve Anlamak - Bu Vesileyle Ali Kemal Özcan’ın Yaklaşımlarına İlişkin Birkaç Söz ve Belge

Resim
Sabah uyandığımda Öcalan’ın tarafsız kalın çağrısı yaptığından, HDP’nin bölünmesiden söz eden yazıları, twitleri görünce doğrusu şaşırdım. Öcalan’ın dese dese “HDP’nin kendi organları vardır, bağımsız bir partidir, onlar kararını kendi verir” tarzından bir şeyler söyleyeceğini ama esas vurgusunu her zaman olduğu gibi stratejik yönelişlere yapacağını düşünüyordum. Sonra haberleri daha ayrıntılı okuyunca Doç. Dr. Ali kemal Özcan isimli birinin bu yönde açıklamalar yaptığını görünce şaşırdım. Acaba yeni bir Avukatı mı diye düşündüm. Ama bir TV programında konuştuğunu öğrendim. Bu isim yabancı gelmiyordu. Sonra bir arama yaptım. Birdenbire yıllar önce (2005) Köxüz sitesini kurduğumuzda bir ilişkimiz olduğunu, kendisinin devletçi ve milliyetçi görüşleri nedeniyle yazarlığını kestiğimizi hatırladım. Elektronik çağındayız. Çok şey silinerek yok oluyor. Ama yine de bir şansımı deneyeyim, bir zamanlar Köxüz sitesiyle ilgili yazışmalar arasında onunla yazışmalarımız duruyor mu diye...

001 - Sözlü, Yazılı, Görsel Kültür ve Geçişleri.

Resim
Bu akşam yapılacak TV tartışması vesilesiyle, tartışmaya başka bir ışık altında bakabilmek için. Bir kaç yıl önce yapılmış bir video. düşündürücü olabilir.

Gezi Hareketinin Dersleri ve Analizi

Resim
Gezi'nin altıncı yılı vesilesiyle, birkaç gün önce " Gezi Direnişi Yazıları " adıyla basılan kitabımızı PDF ve EPUB olarak paylaşmıştık. (Şuradan indirilebilir: https://yadi.sk/d/m7xkMnsr3Jc3k3 ) Bu kitap 1 Haziran ve 29 Temmuz arasında Gezi'nin en canlı döneminde sıcağı sıcağına yazılmış yazılardan bir seçki idi. Bu seçki içinde ayrıca sonra  yazılmış birer Gezi değerlendirmesi olan iki yazı da vardı. Sıcağı sıcağına yazılmış yazıların derlendiği kitapta bu analiz ve dersler bir fazlalık gibi duruyorlar ve pek dikkati çekmiyorlardı. Ayrıca daha sonra başka değerlendirmeler de yapmıştık. Bu analiz ve derslerin içinden bir seçkiyi ayrı bir derleme içinde ayrıca  toplamanın daha iyi olacağını düşündük. Okuyucu hepsini bir arada bulabilir ve bulundurabilirdi. Aşağıda bu değerlendirmenin Sunuş ve İçindekiler 'i yer alıyor. " Gezi Hareketinin Dersleri ve Analizi " başlıklı bu kitap da yine şu adresten https://yadi.sk/d/EoCM13u0YCzgCg EPUB ve PDF olar...

Bugün istanbul Feth Edilmedi, Fars Uç Beyleri Roma-Bizans Tarafından Feth Edildi.

Resim
Bugün İstanbul'un fethi imiş. Yalan ve yanlış. Bu tanım olayların dış görünüşüyle oyalanmaktır Tarih'e biraz da başka bir ışık altında bakalım. İstanbul feth edilmedi. Görünüşte (Zahiri olarak) öyledir. Gerçekte (Batıni olarak) ise tam tersi doğrudur. Bugün Bizans, Osmanlıları Feth etmiştir. Aslında, feth edilen feth edilmiştir. Yani İran'ın Roma'ya (Bizans) karşı savunma için yerleştirdiği uç beylerinin İstanbul'u alması ile Roma-Bizans kendisine bir gençlik aşısı yapıp ta yirminci yüzyıla kadar yaşama olanağı ve Fars uygarlığını ta Kürdistan’ın doğusuna kadar sürme gücü bulmuştur. Roma-Bizans, kendisini önce İslam, sonra Selçuk (yani henüz komün gelenekleri yaşayan, İbni Haldun'un tabiriyle asabiyeti yüksek toplulukların) gençlik aşılarıyla gençleşmiş Fars (İran) uygarlığı karşısındaki gerilemesini, onun sınırlarına yerleştirdiği uç beylerini feth ederek durdurdu. “İstanbul'un fethi” denen şey, bu fethin kesinleşmesidir.

Ulus’un, Din’in ve Toplum’un ne Olduğunu Anlamak Niçin Çok Zordur ve Çok Önemlidir?

Resim
Önce okuyucuya pek alışılmamış birkaç soru: Ulus hakkındaki tanımınız ulusçuların ulus tanımıysa ve siz bunu bilmiyorsanız, ulusun ne olduğunun sosyolojik (bilimsel) bir tanımına nasıl ulaşabilirsiniz? Din’in ne olduğuna ilişkin tanımınız bir Din’in Din tanımıysa ve siz bunu bilmiyorsanız, Din’in ne olduğunun sosyolojik (bilimsel) bir tanımına nasıl ulaşabilirsiniz? Toplum hakkındaki tanımınız, bu modern toplumun kendisini tanımlamasıysa ve siz bunu bilmiyorsanız, Toplum’un bilimsel ya da sosyolojik bir tanımına nasıl ulaşabilirsiniz? Yani ulus tanımınızın ulusçuların ulus tanımı, din tanımınızın kendini bu tanım aracılığıyla var etmiş bir dinin din tanımı, toplum tanımınızın bu modern toplumun toplum tanımı, yani aslında kendisinin kendisi hakkındaki tanımı olduğunu da bilmiyorsanız ve bunun farkında değilseniz, bunun farkına nasıl varırsınız? Bunu nasıl bilebilirsiniz?

Türk Tarihi ve Türk Ulusu Üzerine: Türk Nedir?

Resim
Bizans-Osmanlı’nın doğrudan devamı, kökeni ta Sümer ve Babil’e kadar giden, halkın Nemrut ve Firavun imgelerinde sembolleştirdiği, İbrahim ve Musa gibi peygamber sembolleriyle keyfiliğine karşı durduğu, artı ürüne “ekonomi dışı zorla” el koyan   egemen ve her türlü demokrasinin düşmanı Devlet Kastının (“ Sünuf-u Devlet ”) bugünkü konumunun, çıkarlarının ve ideolojisinin savunucusu Oda TV ’nin ve Sözcü ’nın Soner Yalçın’ı, Politik İslam’ın ve Erdoğan’ın Atatürk karşısında Osmanlı tarihine sahip çıkışları ve onu yeniden yazmalarının tarihi ve olguları nasıl tahrif ettiğini göstermek için “ Rum mu dediniz?” diye bir yazı yazmış. Yazının tam metni de Sözcü ’de yer alıyormuş. Ahval de ırkçı ve uydurma bir Türklükle tanımlanmış bu günkü ulus anlayışına karşı bir örnek olarak bu yazıdan kısa bir özeti aktarmış. (“ 'Yavuz Sultan Selim'e göre Türk 'eşek', Vahdettin'e göre, 'soyu sopu belirsiz cahiller sürüsü” ) Soner Yalçın’ın yazısı aslında tarihte Türk diye bi...

Demir Küçükaydın'ın sunumu: "Ulus ve Ulusçuluk Nedir? Marksist Bir Ulus ve Ulusçuluk teorisi Neden yoktur?"

Resim
Yarın Berliner Forum'da, (Waldemar Str. 110, saat 18.00) "Ulus ve Ulusçuluk Nedir? Marksist Bir Ulus ve Ulusçuluk teorisi Neden yoktur?" başlığı altında bir sunum yapacağım. Epey ezber bozan görüşlerin özellikle eleştirilmesini çok istiyorum. Gelenlerin pişman olmayacağını düşünüyorum. Demir küçükaydın **** Birkaç yüz yıl önce yeryüzünde ulus diye bir şey yoktu. İkiyüz yıl önce, uluslar ve ulusal devletler Atlas Okyanusu’nun iki kıyısında bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar ülke ve onların topraklarıyla sınırlıydı Bugün ise dünyada bir ulusa ait olmayan neredeyse bir karış toprak bile yok ve ulussuz olmak mümkün ve tasavvur edilebilir bile değildir ve istisnai durumlarda yine bir ulusun veya uluslararası bir kurumun vereceği bir belgeyle olabilir. Son iki yüz yılda neredeyse bütün savaşlar ulus bayrağıyla yapıldı ve yapılıyor. Tarihte uluslar kadar kanlı hiçbir toplumsal var oluş yoktur.