Kayıtlar

Okulların Ayrılmasının Yanlışlığı ve Anti Demokratik Karakteri Üzerine

Bu videoda Anadilde Eğitim Hakkı ile Okulların Ayrılmasının yanlışlığı ele alınıyor. Önce sanki bu sorunların Türkiye’deki Erdoğan Diktatörlüğünü ve Ortadoğu’nun kanamasını durdurmakla ilgisi yokmuş gibi görünmesi ama aslında bunlar için tek yol olduğu; çünkü stratejik ve programatik olarak doğru bir hat olmadan hiçbir başarı kazanılamayacağı vurgulanarak acil bir sorun olduğu anlatılmaya çalışılıyor. Bundan sonra konuya geçmeden önce bazı çok karıştırılan kavramlar kısaca açıklanıyor. 1)    “ Anadilde eğitim hakkı ” ile “ana dili öğrenme hakkı” nın farkı, birincisinin demokratik, ikincisinin anti demokratik niteliği; 2)    “ Resmi Dil ” ile “ Ortak Konuşma Dili ” (“ Lingua France ”)  farkı. Birincisinin karşı devrimci ve anti demokratik karakteri ile ikincisinin demokratik karakteri; 3)    “ Okulların Birliği ” veya ayrılığı kavramlarının mekânsal değil ; içeriksel karakteri; 4)    Aydınlanmanın demokratik amaçlardan kaynaklan...

Demokrasi Nedir ve Türkiye’de Demokrat var mı?

Resim
Birkaç gün önce, daha önce yazdığım bir yazıyla ilgili olarak, çok değer verdiğim bir gazeteci arkadaştan şöyle bir eleştiri geldi: “Demir, şu paragraf senin yazından alıntılandı: “Demokrat, ulusun, yani devletin ve politik olanın, bir dille, dinle, tarihle, soyla, ırkla, kültürle vs., tanımlanmasını reddedendir. Türkiye’de (ve Kürdistan’da) maalesef bu tanıma uyan demokrat yoktur...” Yoktur? Böylesi bir genelleme Demir'in tarzı değil diye düşünürdüm. Öyle düşünmeye devam edeyim mi ?” * Demokrasi konusuna gelen bu eleştiri ile başlayabiliriz. Evet, bu benim görüşümdür ve yıllardır birçok yazımda, (her zaman böylesine mantık sonuçlarına varmış ve net biçimde olmasa da) birçok kez ifade ettiğim bir önermedir.

Görsel Sunumlarda Yeni Dönem ve İçerik Planlaması Hakkında

Resim
(Bu sunum esas olarak videoya kaydedildi ve  Youtube'da yayınlandı . buradan izleyebilirsiniz.Ama aynı zamanda ses dosyası olarak indirilebilir. (Burada) Bir wlan olan yerde akıllı telefonunuza indirip yürürken, otobüs veya trende, mutfakta yemek yaparken, veya uyuma zorluğu çektiğinizde uyuyabilmek için :) dinleyebilirsiniz. Aşağıda ayrıca sunum için aldığımız notlar da bulunuyor. Okumayı tercih edecekler veya ayrıca notlara bakmak isteyenler aşağıda onları da okuyabilir). Epey önce görsel sunumlara başladık ve sadece üç yayın yapabildik ·          21 Nisan – “ Sözlü , yazılı ve Görsel Kültür” ·          13 Mayıs – “ Doğa Boşluk Sevmez mi?” ·          21 Mayısta da “ Hayaller ve Gerçekler” i kaydetmişiz (bunu birkaç gün önce yayınladık) Neredeyse  beş ay  geçti. Arada teorik çalışmalara yöneldik. Ama, Türkiye’de herşey böylesine freni ...

Görsel Sunumlarda Yeni Dönem ve İçerik Planlaması Hakkında

(Bu sunum esas olarak videoya kaydedildi ve Youtube'da yayınlandı . Ama aynı zamanda ses dosyası olarak indirilebilir. Bir wlan olan yerde akıllı telefonunuza indirip yürürken, otobüs veya trende, mutfakta yemek yaparken, veya uyuma zorluğu çektiğinizde uyuyabilmek için :) dinleyebilirsiniz. Aşağıda ayrıca sunum için aldığımız notlar da bulunuyor. Okumayı tercih edecekler veya ayrıca notlara bakmak isteyenler aşağıda onları da okuyabilir).

Yirmi Birinci Yüzyılda Din - İndirip Dinleyebilmek için ses dosyası olarak

Akıllı telefonlarla kolayca dinlenebilmesi için ilk elde videoları sadece ses dosyası olarak yükleyeceğim. Ayrıca bu ses dosyaları isteyen tarafından indirilebilecek, böylece sürekli online gereği olmadan da dinlenebilecek. Aşağıda 2014 yılı Mart ayında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinin daveti üzerine orada yaptığımız Din konusundaki sunuş yer alıyor. Elbet isteyen Youtube'dan görüntülü olarak da izleyebilir. Din konusundaki ezberlerin bozulması ve bizim temellendirmeye çalıştığımız bilimsel ve Marksist din teorisini kavramak bakımından bir giriş gibi kabul edilebilir.

“Türkiye Nereye Gidiyor?” ve Ne yapmalı?

Resim
Başlıktaki konu Mesele ’nin Ekim sayısının tartışma konusu olarak belirlenmiş. Bu konuda bir yazı yazmam istendi. 20.000 vuruşu aşmaması gerektiği söylendi. On bin vuruşu aşmamayı deneyelim. Birinci vuruş: Türkiye diye bir “ şey” yoktur. Bir toprak parçasının resmi adı olabilir ama bu coğrafyanın konusudur, politik veya sosyolojik bir analizin konusu değildir. Türkiye adı, Frenklerin Osmanlı Devletine ve onun sınırı içinde bulunan topraklara verdiği isimdi. Osmanlı Devleti kendini Roma’nın bir varisi ve devamı olarak görüyor ve o nedenle kendini “ Devlet-i Ali ” olarak adlandırıyordu. Osmanlı’nın çöküşü sürecinde, Balkan Savaşı’ndan sonra, Osmanlı “ Devlet Sınıfları ” Müslüman ahaliden bir ulus yaratırken, bu ulusu, Frenklerin devlete ve ülkeye verdiği isimle tanımladı.

Hayaller ve Gerçekler - (Doğa - Toplum - Bilim ve Politika - 03)

Resim
Doğa, toplum Politika ve Bilim diye bir seri halinde görsel, (Video ile) yayına başlamış ve başlangıçta iki tane (Sözlü, Yazılı ve Görsel Kültür; Doğa Boşluk Sever mi?) yapmıştık. Ne var ki, sonraki dönemde buna devam etme imkanı pek olmadı. Arada Hayaller ve Gerçekler diye üçüncü bir program da yapmış ama çok uzun olduğundan yayınlamamıştık. Şimdi yayınlara tekrar başlamayı düşünüyoruz. Biraz hatırlatma ve ısınma bağlamında o zaman uzun diye yayınlamadığımız üçüncü programı da bu vesileyle yayınlayalım. Aynı konuya tekrar dönmek zor oluyor. İsteyen tamamını isteyen atlayarak izler. https://youtu.be/Q8BYWYz3-J8 Doğa Toplum bilim ve politika bayşlığı altında yayınladığımız üç video şuradan izlenebilir: https://www.youtube.com/playlist?list=PLX4HUvfzUBeEvMzGYPu6zarxAFHZwTDeq