Kayıtlar

Yeni Bir döneme Girilirken – Öngörüler ve Görevler

Resim
Bir süredir çok alametler belirdi. Öyle görülüyor ki, birkaç gün içinde eski parametrelerin hepsinin geçersiz kaldığı yepyeni bir dönem başlayacak. Aslında yeni dönem fiilen de başlamış bulunuyor. Alamet dediklerimiz yeni dönemin başlamışlığının ifadelerinden başka bir şey değil. Ama herkes, henüz hala eski parametrelerle düşündüğünden yeni durum kavranamıyor. İşin doğrusu, biz de birkaç gün öncesine kadar durumun pek farkında değildik. Elbet birkaç ay öncesine kadar “bebek katili” ya da “terörist başı” olarak anılan Öcalan’ın birden bire resmen “İmralı” diye bir makam haline gelmesi; BDP vekillerinin İmralı’ya gitmesi; Öcalan’ın bir muhatap olarak alınması çok önemli gelişmelerdi. Ama bunlar bile henüz Erdoğan’ın Suriye ve Irak’ta sıkışmışlığıyla, başkanlık ihtiraslarıyla ve seçimlere kadar bir çatışmasızlık ortamı yaratma taktik kaygılarıyla açıklanabilirdi. (Elbet bugün de bunlar geçerliliğini koruyor. Ama başka bir bağlam içinde.)

Gross’un (Rıza Dayı) Ardından

Resim
Gross Almancada büyük demektir. Rıza Dayı fiziksel olarak çok büyük bir insandı. Muhtemelen Almanlar ona bu nedenle Gross demiş; sonra da Türkiyeli arkadaşları, hatta eşi bile Gross diye hitap etmeye başlamış olsa gerekti. Bizler onunla konuşurken Rıza Dayı der, ama onun hakkında konuşurken genellikle kimi kastettiğimiz daha belirgin ve kolaylıkla anlaşılsın diye Gross derdik. Gross’u görünce John Steinbeck’in göçmen işçileri anlattığı İnsanlar ve Fareler ’indeki Lennie gelirdi aklıma. Rıza Dayı, Lennie gibi geri zekalı değildi. Ama o dev gibi adamın, sürekli gülen yüzü ve gözleri vardı. Gözlerinde de hiçbir zaman yaşlanmayan ve eskimeyen bir masumiyet ve hayat karşısında duyulan bir şaşkınlık ve hayret; ifadesi güç bir safiyet.

Yakın Tarihe Bakış - Barış TV - Her konuda Sohbet (oynatma listesi)

Resim

Dirok 83. Bölüm: Demir Küçükaydın - Dailymotion video

Dirok 83. Bölüm: Demir Küçükaydın - Dailymotion video

Sakine Cansız’ın Ardından

Resim
Sakine Cansız’ı ilk kez nerede ne zaman gördüm ve tanıştım hatırlamıyorum. Ama adını duyar bilirdik. Muhtemelen Öcalan’ın kaçırılışından sonra Hamburg’ta kurduğumuz “ Öcalan’ın Yaşamını Savunmak İçin Türk Girişimi ”nin hazırladığı toplantı ve tartışmalar esnasında olabilir. Kendiliğinden, işgüç içinde bir tanışma gerçekleşmiş olmalı. Sonra 2005 yılında Hamburg’ta tertiplediğimiz, konuşmacılar arasında Ertuğrul Kürkçü, Haluk Gerger, Ragıp Zarakolu’nun da bulunduğu toplantıda Sakine Cansız da bir konuşmacıydı. Konu: “ Büyük Ortadoğu Projesi ve Sosyalist Strateji ” idi. Örgütünün görüşlerini formüle etmişti. Elbette Ortadoğu konu olunca Ortadoğu’nun en büyük, hem demokratik karakterli; hem de gerillaları ve milyonlarca taraftar ve destekleyicisi bulunan bir hareketinin önde gelen bir üyesinin ne diyeceği önemliydi.

Kültürel Önyargılar, Bilim, Engels ve Emek Kategorisi

Resim
Bir süredir Kıvılcımlı Sempozyumu bağlamında Hikmet Kıvılcımlı’nın Maymundan İnsana geçiş sürecine ilişkin yazdıklarının, gerek olgular gerek genellemeler düzeyinde, en son bilimsel araştırmalar ışığında ne ölçüde geçerli olduğu üzerine bir yazı hazırlıyordum. Bu dönemi ele alırken, elbette Kıvılcımlı aynı zamanda Engels’in sadık bir talebesi olduğundan, bu döneme ilişkin olarak Engels’in yazdıklarının da bir kontrolü, dolayısıyla Engels’in de bir eleştirisi oluyordu. Engels’i ve yanlışlarını ele alınca bunun bir yan ürünü olarak aşağıdaki gibi bir yazı da çıktı. Bu yazı aynı zamanda Kıvılcımlı’nın da bir eleştirisi içermekle birlikte, konu doğrudan Kıvılcımlı değildir. Engels örneğinde kültürel önyargılar, değerler ve bunların etkileri üzerine bir yazıdır. Ama sadece bu kadar değil, Marksizmin en temel kavramlarının yeniden tanımlanması ve bunların mantık sonuçlarına götürülmesi üzerine de bir yazıdır. Benim bile şaştığım sonuçlar ortaya çıktı. Bir yan üründür bu yazı ama sanırı...

HDK Kongresi ve Ölüm Oruçları

Resim
“ Stratejik yanlışlar taktik manevralarla ve başarılarla düzeltilemez ” diye bir söz vardır. Halkımız askeri kavramlar bağlamında değil ama günlük hayatın deneyleri bağlamında aynı sorunu “ Akılsız başın cezasını elle ve ayaklar çeker ” şeklinde ifade eder. Bugün HDK Kongresi toplanıyor; aynı zamanda ölüm oruçları kritik, geri dönülmez (irreversibl)  noktaları epeydir aşmış bulunuyor. Bu yazının başlığı bunların zamandaşlığına değil; başlığın altındaki özlü sözlerde dile gelen bağlantıyı ifade etmeye ve vurgulamaya yöneliktir. Bu benzetmede “ Stratejik yanlışlar ” ya da “ Akılsız Baş ”: Halkların Demokratik Kongresi ’dir. “ Taktik manevralar ve başarılar ” ya da “ eller ve ayaklar ”: Ölüm Oruçları ’dır. Neden böyledir? HDK ve ölüm oruçları arasında ne gibi bir bağlantı vardır? Ama bunu anlamak için, önce politik ve toplumsal olayları anlamak ve yorumlamak için, son derece önemli bir metodolojik bir sorunu ele almak ve bunu tarihten bir örnekle açıklamak gerekiyor. Ge...