Fantastik-Gerçekçi Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez’in Türkçeye “ Kırmızı Pazartesi ” adıyla çevrilmiş bir romanı vardır. Romanın orijinal adı “Cronica de Una Muerte Anunciada”dır; “ Olacağı Bilinen Bir Cinayetin Kroniği ” ya da “ İlan edilmiş (Açıklanmış) Bir Cinayetin Kroniği ” diye çevrilebilir belki [1] . Roman, köydeki herkesin olacağını bildiği ve kimse tarafından olması istenmediği halde, nasıl olup da bir cinayetin engellenemediğini anlatır. Roman, birilerinin ölümü engellemek için bir şeyler yapacağını beklemenin nasıl bir kadere dönüştüğünün hikâyesidir. Klasik trajedide, kahramanın kaderini engellemek için çabaları kaderin gerçekleşmesinin aracı olur. Bu Romandaki hikâyede ise, birilerinin bir şeyler yapacağını bekleyerek çaba göstermemesinin kendisi kaderin gerçekleşmesinin aracı olur.
https://disk.yandex.com.tr/d/pitrQ3G1xkkfIw (PDF ve EPUB olarak indirilebilir.) Bugün Tayip Temel'in "İmralı’da tek kişilik satranç: Öcalan’ın taraflara eleştirisi" başlıklı bir yazısı var. Öcalan'ın ve Kürt hareketinin ne yapmaya çalıştığını zerrece anlamayanlar bu satranç benzetmesiyle alay ediyorlar. Aslında çok ciddi bir sorundur bu. Soruna bir savaş değil bir çözüm bulmaya dayanan, bizim oydaşma dediğimiz, yöntemi, bir tek kişinin kafasında zihinsel bir deney gibi, yapmaya çalışmasıdır. Aslında bu (oydaşma) dünyanın en eski karar alma yöntemidir. Keşke Kürt hareketi bizim Öcalan'a yazdığımız mektupta da hatırlattığımız ve harekete önerdiğimiz Oydaşma yöntemini bir karar alma yöntemi olarak gündemine alsa tartışsa ve uygulasa. Şimdilik Öcalan'ın kafasında uyguluyor. Aklın yolu birdir. Biz de 199'da Özgür Gündem'e yazmaya başladığımızda benzer ama oldukça farklı bir sorun bağlamında kendine karşı satranç oynamak başlığıyla bir seri yazılar yazmıştık...
Öcalan’a Mektubu Sunuş Bu yılın (2025) Haziran ayında Abdullah Öcalan’a verilmek üzere yazdığım mektubu ve o sıra tesadüfen Berlin’de bulunan DEM Parti eş başkanı Tuncer Bakırhan’a verdiğim mektubu, geçen hafta sonu DEM Parti’nin düzenlediği “ Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı” na Öcalan’ın yolladığı “ Barış ve Demokratik Toplum İnşasıyla Sosyalizmi Yeniden kazanalım ” başlıklı metni okuyunca, yayınlamaya karar verdim Aradan neredeyse altı ay geçmiş olmasına rağmen yayınlamamın nedeni, Mektubun önce muhatabının eline geçmesini beklememdi.
Yorumlar