4 Şubat 2017 Cumartesi

#HAYIR Girişimleri Kurulurken

Bugünkü yazı #HAYIR üzerine pratik girişimleri duyurmak ve tanıtmak üzerine olsun. Ne de olsa yazılar gerek e-grupları, gerek doğrudan mailler, gerek sosyal medya, gerek blog, gerek gelen yazıları kendisi paylaşanlar üzerinden on binlerce kişiye ulaşıyor. Bütün medya kanallarının iktidarın tekelinde olduğu; örgütlü yapıların da kendilerinin dışındaki dünyayla pek ilişkilerinin olmadığı bir ortamda bu olanaklar posta güvercini veya megafon işlevi de görebilirler.

*
Önce siyasi örgütlerin #HAYIR çalışmaları hakkında birkaç söz.
Her örgütlü yapının kendi #HAYIR etkinlikleri ve kampanyası var. Bunlarda kendi anlayışlarını ve gerekçelerini öne çıkarıyorlar.
Elbette bu her örgütün, eğilimin, yapının, kendi görüşlerini, kendi gerekçelerini duyurması, yayması temel bir hakkıdır. Buna bir şey denemez. Kimse kendinin görüşünü ve gerekçesini söylemesin böylece ortaklaşma olsun demek bir çıkış yolu değildir.
Ve bizzat bu “Kimsenin görüşünü ve gerekçelerini söylememesi” de bir görüştür. Tıpkı ideolojileri reddetmenin kendisinin de bir ideoloji olduğu gibi.
Ama bu hakkın kendisi ortaklaşa bir eylemi ve eylem içinde ortak olanın etrafında güçleri bir araya getirmeyi engellemez ve aslında bunların ikisi birbirini tamamlar. Ama şöyle bir temel yanlış tüm örgütlerin çalışmalarında görülüyor.
Ancak bu daha önce de değindiğimiz temel bir yanlışı örtmeye yarıyor. Bu temel yanlış, bu zaten yapılması her örgütün standart görevi olan işi esas politik ve stratejik sorunların ve görevlerin yerine geçirmek; onlardan kaçışın aracı olarak kullanmak.
Çünkü bu kendi gerekçeleri ve stilleriyle kampanyaları yapanların,  #HAYIR diyenleri kendi bayrak ve parolalarından bağımsız olarak, bir tek #HAYIR parolası etrafında somut bir eylem ve bir araya getirme projeleri, önerileri yok.
Somut bir kitlesel eylem ve birlik olmadan da #HAYIR’ın kazanması çok zor.
Milyonlarca insanın enerjisi, sabrı, çabası, girişim yeteneği harekete geçirilmeden #HAYIR kazanamaz. Bu çok eşitsiz bir mücadeledir çünkü. Örneğin milyona yakın insanın bugün evleri yok edilmiş durumda. Surdakiler mesela hiç oy kullanamayacaklar. Çünkü Sur yok artık. HDP henüz oraları harekete geçiremiyor. Kürt kitlesi elbet AKP’yi destekleşip Evet demez ama sandığa gidememe veya küskünlük veya örgütsüzlük nedeniyle gidememe de fiilen evete yarar. Böle milyonlarca potansiyel #HAYIR var. Bunların gerçek ve somut #HAYIR’lara dönüşmesi ise, bir siyasi iklim değişikliği gerektirir. İklim değişikliğini ise ancak milyonların katıldığı bir hareket başarabilir. Milyonların katılacağı bir hareket ise, HAYIR diyenlerin birbirine zıt gerekçeleri nedeniyle ancak hiçbir Pankart, bayrak, slogan olmadan sadece somut bir #HAYIR etrafında somut bir eylemle olabilir. Böyle yapılarak iktidarın bunlara karşı polisin şiddetini ve diğer keyfi olanakları kullanması ciddi biçimde sınırlandırılabilir.
Örgütlü yapılar ve meşhur yazarlar, maalesef şu ana kadar, yapılan bu somut öneriyi hiçbir şekilde tartışmayarak ve gözlerden uzak tutarak aslında, somut gerçeklik içinde, en temel ve hayati işlevleri gerçek politik görevin veya yakalanacak ana halkanın yerine geçirmiş oluyorlar.
Yani örgütlerin yaptıkları somut iş, Hayır için somut bir eylem biçimini gündemden uzak tutmaya ve bir iş yapar görünmeye hizmet ediyor esas olarak.
 Çünkü bir örgütün zaten her zaman yapması gereken şeyin kendisidir yaptıkları. Ama bu günkü durumun özgül koşulları içinde özgül olarak yakalanacak ana halka nedir sorusunu sormamaları ve buna verilen cevap ve önerileri gündemleştirmemeleri fiiliyatta, #HAYIR’ın başarısının tam tersine bir işlev görmektedir.
*
Bir de bunların dışında henüz emekleyen, örgütlerin dışında aşağıdan kimi girişimler var. Bunların kurulmaları, çoğalmaları ve yayılmaları hayati önemdedir. Ve eğer #HAYIR başarı kazanırsa böyle girişimlerin yüzü suyu hürmetine olacaktır.
Örgütler genellikle bunları kendileri için bir tehlike olarak görüyorlar. Üyelerini, bireyler olarak böyle girişimlerin içinde yer alacak, teşvik edecek, örgütlenmelerine yardım etmeye yönlendirecek yerde, kendi girişimleri ile bunların önünü de kesmeye çalışıyorlar.
Buna karşılık, zayıf da olsa, özellikle Gezi’nin kalıntılarının ve yine özellikle İstanbul’da girişimler yaptığı görülüyor.
Bunlardan ilki geçen hafta Kadıköy’de bir forum yaptı ve İlk #HAYIR-Kadıköy meclisi kuruldu.
İnternetten izleyebildiğimiz kadarıyla bu #HAYIR girişimleri İstanbul’un en “Gezici” diyebileceğimiz semtlerinden başlıyor gibi. Kadıköy, Üsküdar, Beşiktaş, Beyoğlu, Bakırköy. Bir de İzmir’de bir girişim var.
Bu girişimlerin her yerde mantar gibi çıkması gerekiyor. Sadece çıkması değil, birbirleriyle bir ağ oluşturup, ülke çapında koordine olması da gerekiyor.
Ama bunun için de önce duyulmaları önemli. Bu nedenle de zaten bu yazının konusu bu girişimler. Onların duyulmalarına küçük de olsa bir katkı yapmak.
Şu an birilerinin bir şeyler yaptığını, bizler gibi düşünenler olduğunu bilmek, görmek, onlara dokunmak çok önemli. Bize gelen birçok mektup bunun bir kanıtı. İnsanların tekrar silkinmelerinin, harekete geçmelerinin en temel koşullarından biri başkalarının da olduğunu görmek.
*
Bu hafta sonu Kadıköy’de iki etkinlik var.
Birincisi saat Pazar günü 13.00’de birincisi geçen hafta yapılan ve gelenlerin salona sığmadığı bu nedenle aşağı ve dışarıya yayın yapıldığı, birçok gelenin de yer olmadığı için geri döndüğü forumun ikincisi yapılacak. Yine aynı yerde olacak.
Bu Forum, Biraradayız Buradayız (BiBu) girişiminin forumu. Bu girişimin ilk işi, “Başkanlığın Faturası” diye herkesin kullanabileceği bir ürünü çıkarmasıydı. Bu girişim aynı zamanda Demokrasi İçin Birlik çalışmalarına da katıldı ve oradan da #HAYIR Kadıköy gibi girişimler çıkmaya başladı.
Bu haftaki forumda çalışma grupları ve BiBu ile Meclislerin ilişkisinin nasıl kurulacağı gibi konular görüşülecek.
Aynı gün saat 16.00’da ise bu sefer #HAYIR Kadıköy meclisinin toplantısı var. Muhtemelen Forum’dan sonra bu toplantıya katılınacaktır.
Gerekli bilgilere #Hayır Kadıköy’ün Facebook’taki sayfasından ulaşılabilir. Sayfanın adresi şöyle: https://www.facebook.com/HAYIRKadikoy/
#HAYIR Kadıköy şu adreste toplanacak:
Muaf Kadıköy - Osmanağa Mahallesi Kırtasiyeci Sokak No:15/A Kadıköy/İstanbul
*
Yine 5 Ocak’ta, yani yarın, #HAYIR Üsküdar da ilk toplantısını yapacak.
#Hayır Üsküdar’ın Facebook sayfası şu adreste:
Sayfada şöyle duyuruyor:
“Üsküdar'da HAYIR diyenler buluşuyor!
Üsküdar'ın her mahallesinde HAYIR meclislerini kurmak için yola çıkıyoruz. Buluşmaya sen de katıl, kampanyaya nasıl ve nerede katkı sunabileceğini anlat, gel #HAYIR'ı beraber büyütelim!
5 Şubat Pazar 15:00'da Kosuyolu Gonullu Evi'nde olacağız.”
*
#HAYIR Beşiktaş da kurulmuş. Facebook sayfası şu adreste:
İlk forumlarını  8 Şubat Çarşamba 19:00 - 22:00 UTC+02 arasında, Beşiktaş Evlendirme Dairesi’nde yapacaklar. Adres: Türkali Mh., 34357 Beşiktaş/İstanbul, 34357 İstanbul
*
İzmir’de de benzer bir girişim kurulmuş.
Yine bu hafta 5 Şubat Pazar günü saat 16:30 Bostanlı Vapur İskelesi’nde buluşulup ilk toplu fatura dağıtımı yapılacak. (Bu fatura Biraradayız Buradayız (BiBu) adlı girişimin hazırladığı ve çok tutulan, sürekli en son verilerle güncelleştirilip geliştirilen “Başkanlığın Faturası” adlı fatura. Bunun en son versiyonunu ilişikte yolluyoruz.
*
Bunlar ilk girişimler. Bulabildiğimiz bilgiler bunlar. Benzerlerini her yerde kurmak gerekir. Üç kişi bir araya gelip, bir Fecabook sayfası açıp, bir grup kurarak ilk toplantısını hızla örgütleyebilir.
Daha önce kurulanların hazırladığı malzemeleri kullanabilir. Özellikle çok iyi hazırlanmış kısa ve özlü (Başkanlığın Faturası gibi) malzemeler kolaylıkla edinilebilir.
Bu gibi malzemeler kolayca çoğaltılabilirler. Bu gibi malzemelerin özellikle potansiyel Evetçilerin yoğun olduğu yerlerde sadece posta kutularına atılması bile bir hareketlilik ve tartışma yaratır.
Benzer şekilde birçok farklı işleve sahip, çok farklı toplum kesimlerine hitap eden malzemelerin oluşturulması gerekiyor.
Örneğin Erdoğan Müslüman veya İslamcı geçiniyor. Erdoğan’ın yaptıklarının kendi iddialarıyla hiç bağdaşmayan tam tersi söz ve eylemleri kolay anlaşılabilir çarpıcı örneklerle koyulabilir.
Önemli olan insanların harekete geçmesi o zaman nice yaratıcı öneri ve somut iş kendiliğinden ortaya çıkmaya başlar.
*
Bugün için bu küçük girişimler var.
Ama bunların yatay ilişkileri birbirleriyle kişisel ilişkilerine, yani bu anlamda rastlantılara bağlı. Kişilere bağlı olarak kalıyor.
Hâlbuki yüzlerce böyle girişim kurulduğunda, herkesin herkese, her girişimin de her girişime yatay ve doğrudan ulaşabileceği kanallar olması gerekir.
Ayrıca henüz örgütlenmemişlerin örgütleneceği veya onların harekete geçirileceği bağlantı noktaları olması gerekir.
Girişimlerin bu gibi sorunları henüz gündemleştirmedikleri görülüyor.
Elbet şimdiki durumda bu anlaşılabilir. Daha dün bir, bugün iki. Elbet önce yoğunlaşmak gerekir ama bunun yetersiz olduğunun bilinmesi çok önemlidir.
Gezi’nin önce Parklara, sonra da mahallelere yönelelim deyip de Türkiye ölçüsünde yatay ilişki ve toplantı ve karar alma kanalları yaratamaması hatasının tekrarlanmaması gerekir.
Çünkü hem bir politik hareketin oluşumu için; hem demokrasi için, hem karar alabilmek için yatay ilişki; yani herkesin herkese ulaşabileceği kanalların somut olarak bulunması hayati önemdedir.
Bürokratik ve merkezi mekanizmalar yatay ilişki kanallarını engellerler ve kendileri üzerinden bu ilişkileri yönlendirirler. Ve böylece her şeyi kontrol altında tutmak isterler.
Evet, merkezileşme de gerekir ama merkezileşme ve merkezi olmayan ilişkiler aynı madalyonun iki yüzüdür ve birbirini tamamlarlar. En az anlaşılan konu budur.
Vücuttaki hormonlar bile zıt etkilidirler. Biri artınca diğeri belli bir sınırdan sonra artarak diğerini dengeler. Bu dengenin bozulması hastalıklara yol açar. Merkezileşme ve Mahallileşme; yatay ve dikey ilişki. Bunlar birbirini dengelemeli; birbiriyle sürekli mücadele halinde olmalıdır.
*
Bir de internette Hayır Diyenler diye bir grup var.
En azından şimdilik, Türkiye çapındaki #Hayır diyenlerin haberleşme, duyuru, önerilerin topladığı bir araç işlevi görebilir.
Adresi şöyle:
Aşağıdaki adrese bir e-mail yollayarak bu gruba katılmak mümkün.
*
Şimdilik bu kadar. İlişikte “Başkanlığın Faturası” adlı malzemenin son versiyonu yer alıyor. Herkes bunu evindeki yazıcıda basıp, kimi posta kutularına bile koysa çok büyük bir iş yapmış olur. Ayrıca kurulan ve kurulacak gruplar da kullanabilirler.
4 Şubat 2017 Cumartesi
Demir Küçükaydın
@demiraltona
Yazılarımız şu adresteki blogta bulunuyor:
Videolarımız şu adreste:
Yazılarımızı ayrıca ses dosyası olarak şurada paylaşıyoruz. Direk podcasttan veya indirerek dinlemek mümkün.
Kitaplarımız buradan indirilebilir.

Hiç yorum yok:

Bilimsel Çalışmalarda Kültürel Önyargılar ve Kölelerin Bir Sınıf Olmadığı Hakkında

‘ Aşağıdaki yazıyı, 2012 yılında yanı aşağı yukarı tam beş yıl önce, Kıvılcımlı sempozyumu çalışmaları bağlamında yazmış ve sempozyumu h...