27 Ağustos 2015 Perşembe

Levent Tüzel Skandalının Ardından Kısa Bir Not

19 Ağustos’ta bir yazı yazmıştık. Başlığı “Ne Yapacağını Bilen ve Kararlı Erdoğan, CHP ve HDP ile Kedinin Fare ile Oynadığı Gibi Oynuyor
O yazının sonunda şu satırlar okunuyordu:
“Muhalefet, eğer böyle giderse dün kabul edilmez bulduğu şeyleri kabul eder hatta savunur durumda bulacaktır kendini. Dün saraya çıkmayız diyorlardı, bugün çıkmak için kuyruğa giriyorlar. Bugün çıkmak için kuyruğa giriyorlar; yarın ayaklarına kapanacaklar.
*
Şimdi, öylesine köşeye sıkışmış bulunuyor ki bu partiler, ne yaparlarsa yapsınlar Erdoğan’ın elini güçlendireceklerdir.
Eğer Erdoğan’ın bu koşulunu kabul etmeseler, Erdoğan, kendi istedikleriyle hükümeti kuracaktır; hem de kendilerini oyunbozan durumunda bulacaklardır.
Eğer etseler, hem Erdoğan’ı meşrulaştıracaklardır hem de onun oyuncağı olacaklardır.
Üstüne üstlük, bu durumda Erdoğan böylece bakan olarak atayacağı isimler aracılıyla, onların içine de kendi zehrini akıtma, bölme, tereddütte bırakma imkanı bulacaktır.

*
CHP ve HDP’ye tekrar çağrı yapıyoruz. Erdoğan’ın bir darbe yaptığını söylediniz.
Eğer bunu gerçekten inanarak, doğru olduğunu düşünerek söylüyorsanız ve ciddi politikacılarsanız, bunun gereğine uygun davranınız.
Bu darbeciyi tanımadığınızı ilan ediniz.
Bu darbe yönetimini tanımadığınızı ilan ediniz.
Halkı da bu darbeciye karşı pasif direnmeye; yasal çerçevede sokaklara çıkarak mitingler yaparak protesto etmeye çağırınız. Milyonlar sokaklara çıktığında Erdoğan orada daha fazla duramaz.
Bugün temel sorun Erdoğan’dır.
Erdoğan orada durdukça ne barış, ne hukuk geçerli olabilir.
Tüm güçler Erdoğan’a karşı seferber edilmelidir.
Romalı Cato’nun her konuşmasının sonunda “Kartaca yıkılmalıdır!” dediği gibi.
“Erdoğan gitmelidir!..”
Ya da Hasan Cemal gibi:
“Baş sorun Erdoğan’dır. Nokta.””
*
Erdoğan seçeceği isimlerle “Zehirini akıtacak” demiştik.
Şimdi bu öngörü de gerçekleşmiş bulunuyor.
Zehirini akıttı, MHP’de ve HDP’de çatlak yarattı.
CHP’de yaratamadı. Baykal ile biraz aralamaya çalıştıysa da tutmadı. Çünkü biz bu yazıyı yazdıktan sonra CHP onlarca yıllık tecrübe ve birikimiyle daha etkili ve sert bir muhalefet pozisyonuna geçti.
*
Şimdi muhtemelen Erdoğan şöyle yapacaktır.
Levent Tüzel’in yerine başka bir HDP’li değil;  HDP ile hiçbir ilgisi olmayan başka birini atayacaktır.
HDP bunu kabul etmediği takdirde sonunda Seçim Hükümetinden çekilecektir.
Kabul ettiği takdirde ise, fiilen Erdoğan’ı meşrulaştırmış olmakla kalmayacak; aynı zamanda onun keyfiliğini de kabul edecek ve paspas olacaktır. Yani iki vekille temsil edilmeyi kabul edecektir.
İnşallah Erdoğan böyle davranmaz. İnşallah basireti bağlanır da başka bir HDP’li atar.
Erdoğan’ın böyle davrandığını düşünün HDP’nin buna karşı yapacağı ne olabilir?
Hiç.
*
Satrançta açılışta yaptığınız yanlış bir hamle bütün oyun boyunca sizin için bir handikap oluşturur.
HDP baştan beri yanlış gidiyordu.
Baş sorun olarak Erdoğan’ı tanımlamalıydı.
Önemli olanın zaten olmayan “barış süreci”nin sürdürülmesi değil; ateşkesin sürdürülmesi olduğunu tesbit etmeliydi.
Erdoğan başta kaldığı sürece ateşkesin bile sürdürülemeyeceğini tesbit etmeli ve buna göre politikasını çizmeliydi.
Erdoğan Çankaya’ya taşınmadıkça ve kendi yasalarla belirlenmiş görevlerine dönmedikçe başkanlığını tanımayacağını ilan etmeli ve orada sıkı sıkıya durmalıydı.
İnşallah Erdoğan Leven Tüzel’in yerine aşka bir HDP’liyi görevlendirir de HDP’yi iyice paspas etmez.
27 Ağustos 2015 Perşembe

Demir Küçükaydın

Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...