HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HDP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2023 Çarşamba

Altılı Masa’nın Bize Değil, Bizim Altılı Masa’ya İhtiyacımız Var

 İki gün önce HDP’ye “açık mektup” olarak yazdığımız “HDP’ye (ve Selahattin Demirtaş’a ve Emek ve Özgürlük İttifakı’na) Acil ve Açık Bir Mektup” başlıklı yazıya yankı gösteren kimileri:

·       HDP’nin aday gösterme kararını ciddiye alma, el yükseltmek için bunu yapıyor”;

·       Altılı Masa’yı kendisiyle müzakereye zorlamak için bunu yapıyor

·       Hakkıdır elbette kendi adayını göstermeli. HDP olmazsa ne olacağını görsünler

diye akıllar yürütüyorlar ve tehlikeyi abarttığımızı söylüyorlar.

Bu akılları yürütenler, aslında olaylara ve güçlere, nasıl ters, nasıl yenilgiye mahkum baktıklarını, kendilerini ve HDP’yi, demokrasi mücadelesinin öncüsü bir özne değil, bir nesne olarak gördüklerini göremiyorlar.

9 Ocak 2023 Pazartesi

HDP’ye (ve Selahattin Demirtaş’a ve Emek ve Özgürlük İttifakı’na) Acil ve Açık Bir Mektup

Seçimlerin Hukuki-Biçimsel ve Stratejik-Politik Karakterinin Farkı
Yaklaşan seim hukuken ve usulen Parlamento ve Başkanlık seçimleri olsa da politik ve stratejik olarak, gerçek anlamıyla Başkanlık Seçimi’dir.

(Başkanlık rejimini değiştirme arzuları seçimlerin bu karakterini değiştirmeyeceği gibi, onu ayrıca ele alınması gereken, örneğin seçilecek başkanın kendi yetkilerini kendi yetkilerine karşı kullanması gerektiği gibi, bir sürü paradoksla karşı karşıya bırakır ve aslında çok zor ve karmaşık sorunları gündeme getirir.)

Neden böyledir?

23 Kasım 2022 Çarşamba

Muhalefet ve HDP Erdoğan'ın Zaferine Giden Yolların Taşlarını Döşüyorlar

Muhalefet ve HDP Erdoğan'ın Zaferine Giden Yolların Taşlarını Döşüyorlar

Tekrar ve tekrar  özellikle HDP'nin yaptıklarını ve yapabileceklerini, Erdoğan'ın zaferini sadece ve sadece HDP'nin akıllıca hamlelerinin durdurabileceğini, bu akıllı hamlaların neler olabileceğini, Erdoğan'ın zaferinin diğer muhalefet için bir muharebenin kaybı ama HDP ve Demokratlar için bir savaşın kaybı anlamına geleceğini, günün en can alıcı sorununu demokrasi, Kürt sorununun çözümü, barış vs. değil, bizzat ve sadece Erdoğan'ın yenilgisi olduğunu tekrar göstermeye ve anlatmaya çalışıyoruz.

13 Kasım 2022 Pazar

Sadece Geriye Kaçılmaz, İleriye de Kaçılır, Kılıçdaroğlu ve Altılı Masa İleriye Kaçıyor

 


Politikada sadece geriye kaçılmaz, ileriye de kaçılır. Kılıçdaroğlu ileriye kaçıyor. Günün Acil sorunu Erdoğan'ın nasıl yenileceğidir. Bu soruna bir cevap vermeden, sanki yenilmiş gibi "zafer" sonrasını gündeme almak, ileriye kaçmaktır.

Kimse programları okumaz, o programların somut ifadesi olan sembollere, bayraklara, kişilere göre tavır alır geniş kitleler. Hele o programlar komisyonlarda, bin bir denge gözetilerek hazırlanmışsa her şeyi ve hiç bir şeyi söylemekten öteye gidemezler.
Altılı Masa, sadece seçim sonrası için programı öne alarak ileriye kaçmıyor, bizzat kendisinin belirlediği bu görevi de yapmıyor ve bundan da kaçıyor. Seçim sonrası için yapılacakları, Parti liderleri bir araya gelir birkaç saat içinde belirleyebilirler.
Komisyonlar Program ve strateji belirlemez, belirlenmiş ve üzerinde anlaşılmış program ve stratejilerin ayrıntıları ve ifadeleriyle uğraşabilirler. Komisyonlara program görevini vermek, aslında görevden kaçmaktan başka anlama gelmez.
Napolyon, hallolmasını istemediği işleri komisyonlara havale ederdi. Bu her zaman da böyle olmuştur. O halde Kılıçdaroğlu ve Altılı Masa, programı komisyona havale ederek, aslında kendi belirlediği görevi yapmaktan da kaçmaktadır.
Günün acil sorunu Erdoğan'ın nasıl yenileceğidir. Bu da Erdoğan'ı yenecek, kitlelerin önüme çıkabilecek adayın kim olacağı sorusunu getirir. Muhalefetin böylesine derin fay hatlarıyla bölündüğü bir ortamda en geniş kesimlerin desteğini alabilecek aday kim sorusu önem kazanır.
En geniş kesimlerin desteğini alacak aday kim olmalı sorusu ise bunun en sağlıklı nasıl belirlenebileceği sorusunu gündeme getirir. Anket şirketlerinin ve çoğunluk esasına dayanan seçimlerin mantığı ve paradigması geniş kitlelerin en kabul ettiği kişiyi bulmayı sağlamaz.
En geniş kabul güreni bulmanın yolu en az reddedileni bulmaktan geçer. En az reddedileni bulmak ise, herkesin tüm adaylar hakkında ne kadar reddettiğine ilişkin bir puan vermesi ile bulunabilir. En az ret (direnç) puanı alan en kabul edilebilirdir.
Biz en az reddedileni bularak başkanı veya başkan adayını veya başka bir kararı almaya OYDAŞMA diyoruz. Bu yöntemin tanınması ve kavranması için bir deneme anketi hazırladık. Aşağıda linki bulunan ankete katılın. Sadece katılmakla kalmayın size en uzak görüştekilerle de paylaşın.
Aşağıdaki linke tıklayarak ankete katılabilir ve başkalarına maille yollayabilir, sosyal medyada paylaşabilir, başka haberleşme mecralarında paylaşabilirsiniz. Böylece örneğin muhalefetin adayının en doğru biçimde nasıl tespit edilebileceği hakkında bir fikir edinebilirsiniz.
(Lütfen katılınız ve başkalarıyla paylaşınız.)
Toplumda En Geniş Kesimin Desteğini Alacak Bir Cumhurbaşkanı İçin Deneme, Öğrenme ve Fikir Edinme Oylaması https://forms.gle/qmfhU4f8PT8GCT9H7

5 Ekim 2022 Çarşamba

Demirtaş, HDP, Öcalan, Kürt Hareketinin Açmazları ve Türk Sosyalistleri

Son günlerde Demirtaş, HDP ve KÜRT hareketinin ilişkileri üzerine epey yazıp çizmeler oldu. bazı arkadaşlar bu konuda bir video yapmamı istediler. Aslında bu konuları ele alan yığınla yazım da var, ama bir kez daha somut bir konu bağlamında tekrar ifade edeyim dedim görüşlerimi. biraz dağınık oldu, aslında bitince daha bir çok konuya değinemediğimi de gördüm ama esas sanırım ifade edilmişti. Daha ayrıntısını merak eden olursa kitaplarımı, yazılarımı indirebilir. Bloğumdaki yazılara bakabilir.

28 Eylül 2022 Çarşamba

HDP Muhalefetin ve Altılı Masa'nın kendi yenilgisinin taşlarını döşemesi...

HDP Muhalefetin ve Altılı Masa'nın kendi yenilgisinin taşlarını döşemesine nasıl son verebilir?...  HDP'liler ve Emek Özgürlük Bloğundan arkadaşlar, lütfen önerileri izleyin, paylaşın ve tartışmaya açın.

5 Şubat 2022 Cumartesi

Politik İslam, AKP ve Sosyalistler (2002)

(Kısa not: bu yazı 2002'de yazılmıştı. Hala aktüelmiş. Ersoy geçmişi referans almanın "gericilik" değil, modernizmin bir görünümü olduğunun farkında değil ve gericiliği hala kemalistlerin ona yüklediği anlamda kullanıyor. Haklı bir tepkiyi tamamen yanlış olarak temellendiriyor ve karşı tarafa güç ve silah vermekle kalmıyor kendi bulunduğu safları dağıtıyor. 5.02.2022)

Metodolojik sorunların canlı politik gelişmeler ve tavırlarla ilişkisinin yakıcılığı en iyi kendini dünya çapında Politik İslam ve Türkiye’de de AKP konusunda gösterir. Aydınlanmanın ilerlemeci tarih anlayışı ve Avrupa Merkezcilik gibi metodolojik sorunlar sosyalistlerin nasıl bir politika ve programlarının olacağı konusunda hayati önemdedir.

8 Aralık 2021 Çarşamba

Demirtaş’ın Yazısının Düşündürdükleri (Türk Milliyetçileri ve Kürdistan Solu veya Alışılmış İfadesiyle: “Türk Solcuları ve Kürt Hareketi”)

 

Bugün Selahattin Demirtaş’ın Yeni Yaşam’da yayınlanan Aynı Halaya Durmak İçin” yazısını okurken içim acıdı.

Hele son cümlesi: “HDP’nin, bizlerin solun neresinde durduğunu merak edenler önyargı ve kronik üsttenci bakıştan arınarak bulundukları yerin soluna bakarlarsa bizi orada göreceklerdir. Bu sol için kaygılanacak değil, gurur duyulacak bir durumdur” diye yazıyordu. Birçok yayın organı da bu cümlenin en vurucu yanını öne çıkarmıştı. Örneğin Duvar: “Demirtaş: ‘Bulunduğunuz yerin soluna bakarsanız bizi görürsünüz”ü başa almıştı. Artı Gerçek: “Selahattin Demirtaş’tan TKP’ye sol yanıtı” başlığından sonra haberin başında yine aynı sözleri öne çıkarmıştı.

“Bunda içi acıtacak ne var? Demirtaş TKP ve benzerlerine isim vermeden de olsa hak ettikleri cevabı vermiş” denecektir.

Ve bunu diyenlere de içim acıyacak.

Neden?

29 Kasım 2021 Pazartesi

Sosyalistler Niçin “Sınıf” Değil de “Kimlik Politikası” Yapmalıdırlar? (Erken Seçim, Demirtaş’ın Soruları, A. D. Topuz’un “Alevilik, kimlik ve eşitlik” Yazısı Üzerine)

 

Aslında bu yazıda kısaca erken seçim konusunu ele alıp, erken seçimin, sadece iktidarın değil, muhalefetin de çıkarına olmadığı; ama erken seçim istermiş gibi yapmanın muhalefet partilerinin (ve de iktidarın) çeşitli derecelerde çıkarına olduğu; bunun söz ve davranışlarda nasıl ifadesini bulduğu; gerçekten böyle niyeti olan bir partinin veya hareketin nasıl, hangi parolalar ve mücadele biçimleriyle hareket edeceği veya etmesi gerektiği konusunu ele alacaktım.

Ancak bu analizden şu an kendi davranışımın ne olması gerektiğini düşününce, nasıl olsa olayların gelişimini etkileme gücüm olmadığı ve olayları yorumlamakla yetinmenin gazetecilerin işi olduğundan hareketle, bu konuyu değil de örneğin, olası bir seçime ilişkin olarak, Demirtaş’ın Türkiyeli solculara basit sorular sorup, soruları(n)a basit yanıtlar[i] istediği soruları ve cevaplarım üzerine yazayım bari, böylece Demirtaş’ın mektubunun tartışılmasına ve „gündem olmasına“ da bir katkım olabilir diye düşündüm.

25 Kasım 2021 Perşembe

Helalleşme Yetmez (Ama Tam Aksi Anlamda): İktidara Barışçıl bir İktidar Değişimine Razı Geldikleri Takdirde Hukuki Yollara Başvurulmayacağına Dair Bir Teklif de Yapılmalıdır

 


Helalleşme üzerine yazılmamış bir şey yok.

Ama neredeyse hepsi demokratikleşme yolunda iyi gelişmelerin bir başlangıcı, daha ileriye gitmek için bir adım, Türkiye’nin bu kutuplaşmadan çıkması için gerekli bir adım vs. olarak görüyorlar ve öyle destekliyorlar.

Biz ise başka bir gerekçeyle geriye doğru atılması gereken ikinci bir adımın ilk adımı olması gerektiğini düşünüyor ve bu anlamda olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz

Ne demek istiyoruz?

Hellaleşme iktidarı köşeye sıkıştırması, hareket alanını daraltması, tecrit etmesi nedeniyle olumludur. Sonuçları konusunda hiç hayale kapılmamak gerekir. Bu politika “demokratikleşme” veya “hukukun geri gelmesi” veya “parlamenter sisteme geçilmesi” vs. ile sonuçlanacağı için değil, (böyle olmayacaktır. Bunu sağlayacak program, güçler vs. yok) çok daha kötüye doğru bir gidişi engelleme yönünde bir hamle olduğu için olumlu bulunabilir.

24 Kasım 2021 Çarşamba

Helal Olsun!


Kılıçdaroğlu sözlerini, Pers/İran uygarlığının binlerce yıllık birikimini damıtmış Mevlana’nın dizeleriyle bitirmiş “Dünle birlikte gitti cancağzım ne varsa düne ait, şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Biz söze onun sözlerini bitirdiği yerdern başlayalım.

Şimdilerde, yani modern veya modern ötesi (postmodern) zamanlarda, sözü tam hatırlayamıyorum ama, anlamca, Mevlana’ya ya nazire edercesine “dünün güncel gazetesi bugünün çöp paketidir” diye bir söz var.

Yeni sözlerin bile bir günde veya Twitter’da birkaç saat, hatta dakikada, çöp olduğu bir dünyada, yeninin dolayısıyla herşeyin “ışık hızıyla” eskimesinin, bu giderek hızlanan ve Borges’in yaşayamadığı için ömrünün sonunda pişmanlığını anlattığı şiirler yazdığı An’ı bile yaşamayı olanaksız kılan bu diktatörlüğünde, “yeni şeyler söyleme”nin kendisi bile

21 Mart 2021 Pazar

Newroz, İstanbul Sözleşmesi, CHP vs. örneklerinde bir demokratik ve sosyalist muhlefetin yokluğu

Muhalefetin Muhalefeti dizisinin bu bölümünde Newroz, Uluslar, Ulusçuluk, Geleneğin icadı ve geleneğin geleneksel olmadığı; İstanbul sözleşmesinin iptali vesilesiyle Kadın hareketinin kimi zaafları; İktidarı ve CHP'yi eleştirmenin temeldeki anti demokratik ve yanlış özü, Muhalefetin köylü ve da şehirli küçük burjuva veya sendikalist özellikleri, Demokratik ve sosyalist bir muhalefetin olmadığı ve olabilmesi için asgari gerekenler gibi çeşitli konular ele alınıyor.

4 Ocak 2021 Pazartesi

2020 Yılı Yazıları

 


2020 Yılı Yazıları Derlemesi. derlemede ayrıca bu dönemde yaptığımız görsel yayınların konuları ve linkleri de bulunmaktadır.

Kitap PDF ve EPUB formatlarındadır. PDF formatı Tabletler için optimize edilmiştir. ( Kenarları daraltıldığı için sayfayı doldurur ve daha rahat okunur.) EPUB ise standart tüm epub okuyucularda okunabilir. İndirmek veya yandex diskinize kopyalamak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

26 Şubat 2020 Çarşamba

HDP Kongresi’nden Sonra - HDP’yi Reorganize Etmek Gereği


Birkaç gün önce HDP kongresini yaptı. Yine aynı şekilde gerçek kongrenin “bileşenler” ve Kürt siyasi hareketini oluşturan güç ve eğilimlerin arasındaki görüşmelerle, (eski bir Dev-Genç başkanı bu işleyişe “Müşavereler ile karar alınıyor” diyerek anti demokratik işleyişe demokratikmiş gibi bir isim vermeyi de beceriyor) alınan kararların aslında sadece sembolik politik mesajlar vermeye (coşkulu katılım, belli politik güçleri temsil eden misafirler ve mesajları vs.) yönelik bir mizansen kongre idi bu.
HDP’ye eleştiri ve önerilerde bulunanların (aslında çok da yok. Bilgen ve Şık’ın en cesur denebilecek çıkışları yaptığı söylenebilir) bile somut olarak bir şey demediği ve itiraz etmediği bir durum bu.
Bu kabullenme elbette açıklanabilir ve bir dereceye kadar anlaşılabilir. Bu durumu bir analoji daha iyi anlamayı sağlayabilir. Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin Kürt Özgürlük Hareketi karşısındaki durumu, yirminci yüzyılda, dünyadaki demokratik, özgürlükçü, barışçı ve sosyalist hareketlerin Sovyetler karşısındaki durumuna benzemektedir.

17 Ağustos 2018 Cuma

Demirtaş’ın HDP’ye Eleştirisi, HDP’nin Demirtaş’ın Eleştirisine Eleştirisi ve Bütün Bu Eleştirilerde İfadesini Bulan Eleştiri ve Örgüt Anlayışlarının Eleştirisi


Hatalar bizden hızlı koşarlar.”
Genel ve Temel nedenlerden (sorunlardan) kaçılamaz.”
Bu iki önerme her eleştirinin dayanması gereken temel aksiyomlardır.
Bu nedenle Eleştiri/Özeleştiri bir anlayışın, bir davranışın, bir politikanın genel ve temel nedenlerine inmekle olur.
Çünkü o genel ve temel nedenler her tekil gibi görünen sorunda tekrar tekrar karşıya çıkacak ve giderek aşılmaz bir duvar haline geleceklerdir.
Ne demek istiyoruz? Bir örnek verelim.
En tipik örnek Marksizmin başına gelendir.

29 Haziran 2018 Cuma

Seçimler ve Sonrası Üzerine: CHP Başarılı, HDP başarısızdır


Seçimlerden sonra niye yazmadığımı soranlar oluyor.
Yazılacakları ve yazılması gerekenleri seçimlerden önce yazdım. “Desti kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur” derler. Desti kırılmadan önce ve kırılmaması için yol göstermeye çalıştım.
Seçimlerden önce yaptığım önerilerimin doğruluğunu seçimlerin ve sonrasındaki gelişmelerin gösterdiğini düşünüyorum.
Ama yine de kısa kısa bazı hatırlatmalar yapalım.
Bir sosyalist olarak benim için seçimler kitleleri bilinçlendirmek, örgütlemek, harekete geçirmek, var olan güçler dengesinde küçük de olsa bir etkide bulunarak bunu ezilenlerin lehine çevirip onların hareket alanını arttırmak için sadece bir vesiledir, küçük de olsa bir olanaktır.

23 Haziran 2018 Cumartesi

Seçim Sonuçlarını YSK ve TRT’nin Önünde Toplanarak İzleyelim

Yarın en önemli sorun seçim sonuçlarında yapılacak hileleri ve manipülasyonları engellemektir.
Karşı tarafta devletin tüm imkanları var.
Ancak on binlerce hatta milyonlarca insanın bilinçli bir hareketini, örgütlenmesini, girişim yeteneğini ve kontrolünü hiçbir devlet engelleyemez.
Seçim sandıklarında hilelerin büyük ölçüde engellenebileceğini öngörebiliriz.
Çünkü öncelikle “Millet İttifakı” partileri ve HDP’nin sandıklardaki temsilcileri çıkar ve kader ortaklığı içindedirler ve bu nedenle “Millet İttifakı” HDP’nin oylarının iç edilmesine karşı çıkacaktır.
Bugünkü güçler konumlanışında tecrit olan HDP değil, AKP ve MHP’dir.
Sadece bu bileşim ve konumlanış bile seçim sandıkları başında psikolojik bir üstünlük oluşturup AKP’nin hile ve dolandırıcılıklarını engelleyici bir işlev görecektir.

18 Mayıs 2018 Cuma

40.000’i İmzayı Aşan “Adil, Özgür, Eşit ve Hilesiz Bir Seçim İçin Selahattin Demirtaş Serbest Bırakılsın” Kampanyası Raporu


Adil, Özgür, Eşit ve Hilesiz Bir Seçim İçin Demokrasi Gönüllüleri” adlı girişimin başlattığı Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmasına yönelik imza kampanyası 41.000 sınırını aştı ve 50.000’e gidiyor. Aslında kampanya 50.000 sınırını aşmış bulunuyor ama bir karışıklık olduğu için bu sonuç maalesef bu kampanyanın imzacı sayısına yansımıyor.
Bu nedenle karışıklığı açıklamak ve en azından kimilerinin düzeltmesine imkan sağlamak için bir bilgilendirme yapalım.
Bir şeyleri değiştirmek veya etkilemek için imza toplama platformu olan Change.org’a girildiğinde Demirtaş’ın serbest bırakılması için imza toplamaya yönelik olarak üç girişim görülmektedir.
Bunlardan birincisi ve en çok imza toplamış bulunanı, 9 Mayıs tarihinde başlamış bulunan Adil, Özgür, Eşit ve Hilesiz Bir Seçim için Selahattin Demirtaş Serbest Bırakılsın” başlıklı kampanyadır.
Kampanyaya 41.000’i aşkın kişi imza vermiş bulunuyor. Yani günde ortalama 5000 kişi imzalamış. Kampanyanın başlangıcı ve günde verilen imzaların grafiği aşağıda bulunuyor:

15 Mayıs 2018 Salı

Önemli Olan Demirtaş Değil HDP’dir! Neden?


HDP maalesef kendi örgütsel ve politik yetersizliğini Demirtaş’ın Cumhurbaşkanlığı adaylığını öne çıkararak örtmeye çalışıyor.
Ortada böyle bilinçli bir davranış olmasa bile en azından kampanyalara bakınca böyle bir izlenim doğuyor.
Halbuki bu seçimde önemli olan Demirtaş’ın ilk turu geçip Erdoğan’ın karşısına çıkabilmesi değil, HDP’nin barajı geçmesidir.
HDP barajı geçtiğinde AKP’nin mecliste çoğunluğu kaybetmesi nedeniyle kartlar yeniden karılacak ve Erdoğan’ın başkanlığına son vermenin yolu açılabilecektir.
Hedef ilk turda mecliste çoğunluğu almak, ikinci turda en çok oy alıp ikinci tura kalana Erdoğan karşısında oy vererek Erdoğan’ın diktasına son vermektir.