22 Nisan 2014 Salı

Irkçılık, Milliyetçilik, Apartheit ve 1 Mayıs

Irkçılık da, Milliyetçilik de; "Irklar" da Milletler de modern toplumun, yani kapitalizmin bir ürünüdürler. Tarihte milletler ve ırklar yoktur, çünkü milliyetçiler ve ırkçılar yoktur.
Sanılanın aksine milletler olduğu için milliyetçiler değil, milliyetçiler olduğu için milletler vardır. Aynı şekilde ırklar olduğu için ırkçılar değil; ırkçılar olduğu için "ırklar" vardır. Bu anlamda, her ikisi de, Benedict Anderson’un deyişiyle "hayali cemaat"dirler.
Ama sadece onlar mı öyledir? Bütün dinler de öyledir. Müslümanlık olduğu için Müslümanlar değil; Müslümanlar olduğu için bir İslam cemaati veya İslamiyet olur örneğin. Yani milletler ve “ırklar”, sınıflar gibi; insanların kabullerinden bağımsız toplumsal varoluşlar değil; dinler gibi, gönüllü veya zorla kabullere bağlı varoluşlardır.
Irkçılık da Milliyetçilik de sermayenin, kendi iç mantığının zorunlu bir sonucu değildirler.

21 Nisan 2014 Pazartesi

Forumlar - Parklar - Dayanışmalar Listesi “Gezi’nin Bakiyesi” toplantısında gelen bilgilerle Güncellendi

Forumlar - Parklar - Dayanışmalar Listesi
Gezi’nin Bakiyesi toplantısında gelen bilgilerle Güncellendi
(20.04.2014 – Veriyon: 02)
Bu listede düzeltilecek, eklenek veya çıkarılacak olanları (forumların şu andaki katılımcıları, aktif olup olmadıkları vs. hakkındaki bilgileri)  lütfen demiraltona@gmail.com adresine bildiriniz.
Bu listeyi düzenli olarak, mümkünse her hafta aktüalize edip ayrıca yeni bilgilerle (Logoları, toplantı günleri, katılımcı sayıları, adresleri vs.) zenginleştirmeye ve genişletmeye çalışacağız.

Şehir
İsim
Facebook veya Sayfa Adresi
Twitter Adresi
Adana
Adana Park Forumu

Adana
Atatürk Parkı Forumu

Ankara
Anıtpark Forumu

Ankara
Ankara Forumları
Ankara
Atatürk Orman Çiftliği Halk meclisi

Ankara
Bahçelievler Anıt Park Forum

Ankara
Başkent Dayanışması

Ankara
Çayyolu Üçfidan Forumu
Ankara
Dikmen Halk Meclisi
Ankara
Eryaman Direniş Forumu

Ankara
Keçiören Dayanışması
Bolu
Bolu Dayanışması

19 Nisan 2014 Cumartesi

“Gezi’nin Bakiyesi” İçin Tartışmaya Katkı – Forumlar Listesi ve İki Yazı

Bu hafta sonu, yani yarın, Acıbadem, Caferağa, Özgürlük Parkı, Göztepe, Yoğurtçu ve Yeldiğirmeni Dayanışma ve Forumlarının Don Kişot Evi’nde “Gezi’nin Bakiyesi, Forumlar, Dayanışmalar ve İşgaller” başlıklı “Çalıştay-Forum”u var. Toplantı saat 11.00’den 15.00’e kadar sürecek.
Bu toplantı niceliğinden öte niteliğiyle önemlidir.
Cünkü ilk kez Gezi’nin Kalıntıları (Bakiyeleri) Gezi ve kendileri üzerine sesli düşünüp tartışmaya başlayacaklar; bu tartışmayı örgütlemeyi deneyecekler.
Ayrıca şu açıdan da önemlidir. Geziden kalan Forum, Dayanışma ve Meclisler’in çoğu fiilen işlemez veya katılımın neredeyse sıfıra indiği bir manzara sunmaktadır. Bu toplantının tertipleyicisi olan dört Forum ise, Gezi’nin ruhunun bir mum ışığı gibi de olsa hala yaşadığı ve yaşatmaya çalışıldığı; hala bir canlılık ve dinamizm gösteren çok az sayıda kalmış forumlardan Anadolu yakasındaki dördüdürler.
Gezi günlerinde Beşiktaş ve Kadıköy’ün o günlerdeki öncü ve yönlendirici rolünü hatırlayanlar, kadıköy’ün de esas olarak Yoğurtçu Parkı’da toplandığını hatırlmayacakladır. İşte bu dört forum bir bakıma Yoğurtçu’nun kalıtılarıdırlar.
Üç Başlık belirlenmiş ve üç Forumda ele alınacak.

18 Nisan 2014 Cuma

“Vicdani Red” Panelinde Siyaset, Örgütlenme ve Militarizm Üzerine


(Bu metin, Cezayir’de yapılan “Vicdani Red, mecburi askerlik, askeri yargı, TCK 318 ve Militarizm/Anti-militarizm bilmek sormak istediğiniz her şey” başlıklı panelde zaman darlığı nedeniyle kısaca yapılmaya çalışılmış  sunumun daha geniş ve gözden geçirilmiş biçimidir. 18.04.2014)

Yanlış Anlaşılmaya Karşı Ön Açıklama

Aşağıda söyleyeceklerimin yanlış anlaşılmamasını dilerim.
Amacım sadece yaptıklarımıza biraz daha geniş ve tarihsel çerçeveden bakmayı sağlamaktır. Tarihsel anlamını bilerek geniş bir perspektiften bakış, bizleri büyük beklentilerden ve hayal kırıklıklarından korur. Daha az umutlu ve beklentili, daha kanaatkâr, yenilgiler karşısında daha az daha az yılgınlığa ve umutsuzluğa kapılan; başarıların yol açtığı hiç beklenmeyen sonuçlar karşısında da hayal kırıklığı yaşamayan; daha uzun soluklu bir mücadele yürütmemizi sağlar.

17 Nisan 2014 Perşembe

Marksizm 2014’ten İzlenimler ve Terry Eagleton’un Konuşması Üzerine Notlar

Aslında Marksizm’in ve sosyalist hareketin sorunlarını değil de Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin kimi sorunlarını tartışmaya yönelik; Marksistlerden ziyade liberallerin tartıştığı; ama adı hala Marksist geçmişin bir kalıntısı olarak (kuyruk sokumu ya da kör bağırsak gibi) Marksizm olmaya devam eden, Devrici Sosyalist İşçi Partisi’nin (DSİP) her yıl örgütlediği Marksizm etkinliğinin bu yılki “en baba” konuşmacısı Terry Eagleton’du.
Bu “en baba” sözü kimseyi kızdırmasın.
Zamane ruhunun her şeye sinmişliği, zamane ruhuna en karşı olduğunu düşünenlerin bile davranışlarında görülüyor ve onlar bu zamane ruhunun taşıyıcıları olmaktan kurtulamıyorlar.
Sosyalizmin ruhundaki eşitlikçiliğin bir ritüel olarak bile unutulduğu ve yok olduğu bir dünyada yaşıyoruz.
Örneğin HDP kongresinde protokol diye bir şey var. Adı bilinenler ve vekiller en önde kendilerine ayrılmış yerlerde oturuyor; konuşmacılar olarak sıradan bir üye gibi sıraya girip söz hakkı almadan protokolde önceden uzun konuşmalar yapıyorlar ve bu hiç kimseyi rahatsız etmiyor.
Aynı durumun bir başka versiyonu Marksizm 2014’ün afişinde de görülebilir. En üstte “en baba” harflerle Terry Eagleton, Alex Callinicos ve Sırrı S. Önder, sonra daha küçükçe harflerle Ahmet Ümit falan; ondan sonra da giderek küçülen harf sırasıyla diğer konuşmacılar.