14 Ocak 2016 Perşembe

HDP Demokrasi Platformu’nun Alternatif Program ve Tüzük Önerileri

Dün HDP’nin Yeniden Yapılanması İçin Bir Girişim  başlıklı yazımızda bu girişimin amaçlarını ifade eden duyuru ve çağrısını yayınlamıştık. Bugün girişimin HDP için önerdiği alternatif Program ve Tüzüğü aktaracağız.
Elbette bu Program ve Tüzüğün kabulü için önce tartışılması; tartışılması için de HDP Konferans ve Kongrelerinin Gündemine alınması gerekir.
Dünyadaki bütün olağan Kongrelerde kongre divanı önce gündem önerilerini alır; lehine ve aleyhine konuşacaklara söz verir ve sonunda o konuların gündeme alınıp alınıp alınmayacağı; alınacaksa hangi sırayla alınacağı üzerine oylama yapar.
Böyle olacağı ve olması gerektiği varsayımından hareketle bu girişim, öncelikle Program ve Tüzük konularının gündeme alınmasına yönelik olarak bir imza kampanyası başlatmış bulunuyor. HDP Delege, Üye ve Sempatizanları ne kadar çok bu gündem önerisini imzalarsa önerinin o kadar görmezden görülme ihtimali azalır. Bu nedenle HDP’nin Program ve Tüzüğünün değişmesini isteyenlerin öncelikle bu imza kampanyasına katılmaları ve yine tanıdıklarını bu imza kampanyasına katılmaya devat etmeleri yerinde olur.
Bu Gündeme ilişkin kampanyanın adı: “HDP'nin Program ve Yapısının (Tüzüğünün) tartışılması ve değiştirilmesinı Gündeme Almak”  başlığını taşıyor. Bu sayfaya gitmek için şu link’i veya Sayfanın adını tıklamak yeter.

Ayrıca HDP Demokrasi Platformu temel metinlerini ve duyurularını yayınlamak üzere bir Blog açmış bulunuyor. Şu adresteki Blogta bütün temel metinlere ulaşılabilir:
Bunun yanı sıra Facebook’ta açılan Grup ve Sayfa’dan da Platformun paylaşımları izlenebilir.
Facebook Grubunun adresi:
Facebook Sayfasının Adresi:
Bu kısa ve teknik bilgilenmeden sonra Platformun sunduğu alternatif Program ve Tüzüğa aktaralım. Aslında herkes, bu Program ve Tüzük önerisiyle HDP’nin Program ve Tüzüğünü karşılaştırarak HDP’nin bugünkü Program ve Tüzüğünün, ne kadar anti demokratik, eklektik, hantal, bürokratik, karmaşık olduğunu kolayca görebilir.
Aşağıda Program Önerisi

HDP’ye Alternatif Program Önerisi

Gerekçe:

HDP’nin programı içerikçe demokratik değildir; biçimce, bir programdan ziyade anlamı kişiye göre değişebilen bir ilkeler deklarasyonu gibidir. Öte yandan aynı zamanda ya gereksiz tekrarlardan ya da birbiriyle çelişen önermelerden oluşan eklektik bir metindir.
Demokratik bir program her şeyden önce devletin ve ulusun demokratik bir tanımına ve yapılanmasına dayanmalıdır. Yani Devleti ya da politik olanı, dil, din, etni, kültür v. körü yapmayı hedeflemelidir. Diğer bir deyişle, ulus, bir dille, dinle, etniyle, kültürle vs. tanımlanmamalı; böyle tanımlanmaya karşı tanımlanmalıdır. Aşağıdaki öneri bunun en somut taleplerini içermektedir.
İçerik bakımından ikinci ve en önemli husus, bugünkü, pahalı, merkezi, bürokratik, militer ve kırtasiyeci yapının tamamen tasfiye edilerek;  yerine ucuz, yerinden, tüm organ ve yöneticilerin seçildiği ve gerçek gücü elinde bulundurduğu; militer ve kırtasiyeci olmayan bir yapının geçirilmesidir. Programın ikinci en önemli ayağı budur. Aşağıdaki talep ve teklifler bunun somut ifadesidirler.
Üçüncü en önemli husus demokrasinin gerçekleşmesiyle ilgilidir. Biçimsel olarak herkesin tam bir fikir ve örgütlenme özgürlüğünde olması yetmez; tüm medya ve haberleşme araçlarının da devletin ve sermayenin kontrolünden alınarak halkın tüm bölümlerine ve örgütlerine nüfus içindeki oranlarına ve/veya halkın örgütlerinin üyelerinin sayılarına göre paylaştırılmalıdır. Bu, medyanın bir manüplasyon ve gerçeği gizleme aracı olarak kullanılmasını engellemenin; yurttaşların en doğru ve farklı bilgilere ulaşıp kendi görüşlerini de oluşturmasının ve başkalarına duyurmasının ve bunlar etrafında örgütlenmesinin en temel koşuludur. Bu koşul olmadan demokrasi bir kandırmaca olmaktan öteye gitmez. Bu da son derece somut taleplerle aşağıdaki programda yer almaktadır.
Böyle bir yapı olmadan, bütün diğer programlarda görüldüğü gibi, ekonomi alanında bir takım taleplerin sıralanması, sadece yanlış hayaller yayılmasına hizmet etmektedir. Bu nedenle, şimdiye kadar alışılmış programlardan farklı olarak bütün ağırlık, devletin bugünkü yapısının parçalanarak yeniden yapılanmasına verilmiştir. Bu yapı, nüfusun çoğunluğunu oluşturan emekçilere, en iyi ve kolay şekilde örgütlenme; ekonomik sorunlar hakkında fiili bir karar verme hakkı sağlamaktadır. Böyle bir cihazı zengin ve üst sınıfların kullanması neredeyse olanaksızdır. Bu nedenle Ekonomi alanında sadece asgari düzeyde, bazı eşitleyici yurttaşlık haklarının belirtilmesiyle yetinilmiştir
Bu programın kısa ve basit görünmesi kimseyi yanıltmamalıdır. Kısalığı özlüğünden, tekrarlara, çelişkilere yer vermemesinden somut yapılacak işlere dayanmasındandır.
Dikkat edilirse bu program sadece Türkiye için değil, tüm Ortadoğu için de bir programdır.


HDP’ye Program Önerisi

Gerçek bir eşitlik için; ulusun tanımından her türlü dil, din, tarih, "etni", soy, kültür, "ırk" belirlemesi kalkmalı, ulus bunlarla tanımlanmaya karşı tanımlanmalıdır.
Bu somut olarak şu tedbirlerle gerçekleşebilir.
• Herkesin istediği dili anadil olarak seçme ve anadilinde eğitim, yazma ve konuşma hakkı olmalıdır. (Ana dilini “öğrenme hakkı” değil! “Öğrenme hakkı” bir “Resmi Dil”in varlığını varsayar ve ona üstünlük sağlayıp eşitsizliği arttırır.)
• Ortak bir konuşma ve yazışma dili gerekip gerekmediğine; gerekiyorsa bunun hangi dil olacağına demokratik ulusun yurttaşları tartışarak ve oylayarak karar verirler. Bu “ortak dil” anadil hakkını ortadan kaldırmaz, sadece gönüllü kullanım için bir olanak sunar.
• Okullarda herkes ana dilinde ama aynı ortak tarihi, edebiyatı vs. okumalıdır. Bu tarihin, edebiyatın da eşitliği yansıtması için, ülkedeki ve komşularındaki bütün dillerden, etnilerden, dinlerden, kültürlerden, cinslerden eşit miktardaki temsilcilerce ortaklaşa yazmalıdırlar.
• Eğer olmasına karar verilirse, din ve ahlak dersleri, yeryüzündeki tüm büyük din ve inançlardan ve inançsızlardan eşit sayıda temsilciler tarafından ortaklaşa yazılmalıdır.
• Devletin tüm inançlar karşısında eşit ve tarafsız olması için, Diyanet lağvedilmeli, İmam Hatip Okulları normal okullara çevrilmelidir.
• Diyanet gibi kurumlarda şimdiye kadar çalışanların mağdur olmaması için, geçimleri gönüllü olarak cemaatler tarafından karşılanmayanlar devletin başka işlerine yerleştirilmelidir.
• Devlet sadece inançlar arasında eşitliği sağlamak ve azınlık inançta olanlar aleyhine oluşacak fiili eşitsizlikleri gidermekle, haksızlıkları engellemekle yükümlü olmalıdır.
Yurttaşların en geniş şekilde örgütlenebilmesi, hakkını koruyabilmesi, haksızlıklara ve eşitsizliklere karşı mücadele edebilmesi için.
• Sınırsız bir düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü derhal uygulamaya geçmeli, bunları sınırlayan tüm yasalar derhal ve otomatik olarak geçersiz olmalıdır.
• Devletin, firmaların, örgütlerin, partilerin ve bunların bütün organlarının, bütün kararları, bütün tartışmaları tüm yurttaşların bilgisine açık olmalıdır.
Demokrasinin gerçekleşebilmesi, yurttaşların doğru kararlar verebilmesi için her şeyden önce doğru bilgilenme gerekir. Doğru bilgilenme için ise, medyanın devlet ve sermayenin tekelinden ve egemenliğinden kurtulması gerekir. Bunun için de
• Tüm medya ve yayın faaliyeti, matbaalar, frekanslar, kanallar, kâğıtlar toplumsallaştırılmalı, devletin ve sermayenin elinden alınarak, yurttaşların ve örgütlerinin emrine verilmelidir.
• Medya olanakları; tüm örgütler, partiler, inançlar, fikirler, akımlar, meslekler, cinsler, yaşlar, bölgeler vs. arasında üye sayılarına ya da nüfus içindeki oranlarına göre dağıtılmalıdır.
• Bu dağılımın gerçek oranları yansıtmaları için sık sık ayarlanmalıdır
Yurttaşların üzerinde yükselmeyen, onlardan bağımsızlaşmayan ama onlara itaat ve hizmet eden bir devlet cihazı için:
• Tüm düzeylerde (mahalle, köy, belde, ilçe, il, bölge ve ulus) yetki ve sorumluluk seçilmiş organlarda olmalıdır. Osmanlı artığı, Firavun ve Nemrutlar zamanından kalma valilik, kaymakamlık gibi merkezi olarak atanan ve belirlenen tüm makam ve organlar lağvedilmedir.
• Tüm emniyet, asayiş ve savunma kuvvetleri bu seçilmiş organların emrinde ve kontrolünde olmalıdır.
• Tüm seçilmiş yöneticiler ve organlar kendilerini seçenlerin beşte birinin oyuyla geri alınabilmeli ve seçim yenilenmelidir.
• Tüm seçilenler seçildikleri süre içinde ve çalışmaları esasında ortalama bir çalışanın gelir düzeyinde ücret almalıdır.
• Memurların tayin, terfi, seçim ve emeklilik işlemlerinde bağımsız memur sendikalarının tuttukları siciller esas alınmalıdır.
• Asker sivil adalet ikiliği ve memurlar hakkında dava için izinler kalkmalı. Kanun ve yasalar karşısında mutlak eşitlik olmalıdır.
• Mahkemelere Jüri usulü gelmelidir.
Bu biçimsel eşitliği ve demokrasiyi sağlayan tedbirlerin yanı sıra, asgari ölçüde ekonomik ve sosyal eşitsizlikleri kaldırmak için
• Devlet her yurttaşa iş bulmak, bulamıyorsa, sendikaların ve bağımsız tüketici teşekküllerinin tespit edeceği, asgari geçim endeksine uygun gelir sağlamakla yükümlü olmalıdır.
• Tüm yurttaşlar için genel sağlık ve emeklilik sigortası olmalıdır. Sigorta, doğrudan sigortalı yurttaşların seçilmiş temsilcileri tarafından yönetilmeli ve denetlenmelidir.
• Gelecek nesiller arasında kültür, eğitim ve iktisadi farklardan doğan eşitsizlikleri asgariye indirmek için, her çocuk için parasız kreş ve anaokulu sağlanmalıdır.
• Tüm eğitim ve araçları parasız olmalı, düşük gelirli ailelerin çocukları devlet bütçesiyle desteklenmelidir.
• Tüm azınlıkların gerçek hayatta fiilen ortaya çıkacak bizzat matematik bir azınlık olmaktan doğan dezavantajlarını bir ölçüde ortadan kaldırabilmek için kotalar ve pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır.
HDP Demokrasi Platformu
*
(Eğer bu program önerisini benimsiyorsanız, şu sayfaya giderek desteğinizi imzanızla belirtebilir ve HDP üye veya sempatizanı dostlarınızı da imzalamaya davet edebilirsiniz D.K.:
*

HDP’nin Yapısının Kökten Değiştirilmesi için Tüzük Değişikliği Önerisi

Gerekçe

HDP’nin bugünkü bürokratik, hantal yapıdan kurtulup gerçekten canlı bir organizma olabilmesi için özellikle şu yapısal değişikliklerin yapılması gerekmektedir.
HDP tüzüğü, her şeyden önce, “bileşenler” hukuku yerine birey hukukunu getirmelidir.
Elbette bugünkü bileşenleri oluşturanlar, HDP’de kendi görüşlerini ve ağırlıklarını arttırmak, HDP’nin politikalarını belirlemek isteyebilirler. Ama bunu şimdi olduğu gibi, bileşen olarak hakları ve kotaları üzerinden değil, HDP’deki çalışanlarının birey hukukuna dayalı üyeler olarak çalışmalarının niceliği ve niteliği üzerinden sağlayabilmelidirler
Yani bileşenlerin tanınmasına son verilmelidir.
Ayrıca ister Meclis Grubu gibi organlar olsun; ister Belediyeler ve Mahalli İdareler ve Meclisler olsun; ister parti içinde seçilmiş diğer organlar olsun, hepsi, eşit haklı bireyler olarak önce eşitlenmelidirler. Bütün bu tür yapıların üyeleri, hiçbir örgüt içi imtiyazları olmadan, partinin genel kurul ve genel kurulun belirlediği yönetim organlarının kararlarına tabi olmalıdırlar.
Meclis Grubu gibi organların, hiç birinin özel bir ağırlığı olmamalıdır. Örneğin Meclis Grubu üyelerinin veya milletvekillerinin otomatik Kongre delegeliği gibi uygulama ve kurallar derhal kaldırılmalıdırlar. Bunların işleyiş bakımından herhangi bir parti ocağından farkları olmamalıdır.
Partinin kimi profesyonel çalışmalarında yer alanlar hiçbir şekilde yönetim organlarına seçilememelidirler. Bunlar ancak parti üyesi kimlikleri ve haklarıyla kararları etkileyebilmelidirler.
Partide her düzeyde, yani ülke, il, ilçe düzeyinde her üyenin tüm üyelere eleştiri ve önerilerini doğrudan iletme, hakkı ve imkanı bulunmalıdır.
Parti içinde sistematik görüşleri temsil edenlerin bir araya geldiği eğilim, platform veya fraksiyonlar örgütleme hakkı olmalıdır. Bunların tüm toplantı ve yazışmaları tüm parti kitlesine açık olmalıdır. Bunların çoğunluğu kendi görüşlerine kazanmak için, parti yasallığı içinde her türlü hakları veri olmalıdır. Gerek kararların alınışında gerek organlara seçimlerde, bu eğilim, platform ya da fraksiyonların, yönetime, üyeler içindeki oranları ölçüsünde yansıması sağlanmalıdır.
Aslında politik olarak belirlenmiş konularda pratik işlerin kotarılmasına ilişkin bir işlevi olabilecek olan komisyonlar, şimdiye kadarki işleyişte, politik kararları hazırlamanın; örgüt içi genel tartışmalardan kaçmanın birer aracı olmuşlardır. Böylece hem varlıklarıyla, hem de fiili işleyişleriyle politikayı belirleyici bir ağırlık kazanmışlar; örgütün bütünüyle bürokratik bir aygıta dönüşmesinin; örgüt için canlı bir tartışma ortamının yokluğunun aracı ve nedeni olmuşlardır.
Bu nedenle komisyonlara hiç de hak etmedikleri fiili bir ağırlık ve yetki veren, aslında fiilen bir manüplasyon aracı ve işlevi gören bütün komisyonlar kaldırılmalıdır. Komisyonlar, sadece tüm örgüt tarafından tartışılmış, olgunlaşmış, farklı görüşler billurlaşmış olduğunda, böyle bir süreçten geçmiş politik kararların pratik ve biçimsel düzenlemelerinin; pratik uygulamaların bir aracı olabilir ve örgütün boynuna asılı bir ağırlık olmaktan çıkıp ona kıvraklık kazandırabilir.
Ve nihayet bütün kararlar, çoğunluğa dayanan ve bunun için de farklı alternatifleri asgari düzeye indiren oylama yöntemiyle değil; en az reddedilenin seçilmesini sağlayan ve alternatif öneriler ne kadar çoksa o kadar doğru ve dakik kararlara ulaşma olanağı sağlayan; herkesin her görüş hakkında görüşünü bildirmesine olanak sağlayan oydaşma yöntemiyle alınmalıdır.

Tüzük Önerisi Esasları

(Bu tüzük önerisi sadece esasları belirlemektedir. Örneğin organların kaçar kişiden oluşacağı gibi pratik konular açık bırakılmıştır.)
·         Parti Programını ve tüzüğünü kabul eden, organlarından birinde yer alan ve düzenli aidat ödeyen, 18 yaşını bitirmiş, en az iki üye tarafından önerilmiş, herkes partiye üye olabilir.
·         Partinin en küçük pratik çalışma birimi Ocak’tır. Herhangi bir iş yerinde, bölgede, belli bir kuruluşta veya örgütte vs. en az üç kişi bir araya gelip o alandaki çalışmaları yürütmek üzere ocak oluşturabilir. Bir kişi birden farklı Ocaklarda çalışabilir. Ocaklar, pratik faaliyete yönelik birimlerdir. Örgüt işleyişi bakımından temsili ve hukuki nitelikleri yoktur. Ocaklar, kendi spesifik alanlarıyla ilgili olarak her düzeyde toplantılar yapabilirler.
·         Parti hukuki olarak belde, ilçe, il ve ülke düzeylerinde örgütlerden oluşur. Alttaki birimlerin üyeleri aynı zamanda üsttekinin üyeleridir. Her düzeydeki kongreler o düzeyin et yetkili organlarıdır. Kongrelerin doğrudan temsile en yakın ve yüksek oranlarla toplanılmasına çalışılır. Her düzeyde, en az üçer üyeden, yönetim, maliye, haysiyet (adalet) kurulları oluşturulur. Yönetim Kurulları eğer gerekli görürse kendi içinden Yürütme Kurulları seçebilir.
·         Yönetim ve Yürütme Kurulları: tüm çalışmaları yönetir ve yürütür.
·         Maliye: gelir ve giderleri (muhasebe) tutar; kasa işlevi görür. Kasa ve muhasebenin ayrılığı esastır.
·         Haysiyet Divanı: üyelerin örgüt tüzüğünden doğan haklarını korur; anlaşmazlıklarda karar verir. Kararları genel haysiyet divanınca onaylandığında geçerlilik kazanabilir. Genel Divan, Genel Kongre’de seçilir. Aynı zamanda alt divanların kararlarına da itiraz merciidir. Genel Divanların kararları için Genel Kurula itiraz edilebilir.
Parti Grupları (TBMM Grubu, İl Genel Meclisi Grubu, Belediye Meclisi Grubu vs.) ocakların ilkelerine göre; bir ocak gibi çalışırlar.
·         Parti üyelerinin beşte birinin imzalarıyla olağanüstü Kongreler toplanır.
·         İl, ilçe ve belde kongreleri yılda bir üstteki kongrenin alttakinden sonra olması şeklinde yapılır.
·         Üye sayısı binden az olan birimlerin kongreleri tüm üyelerin katılımıyla yapılır.
·         Genel Kongre, bin delege sınırına kadar, azami temsil sağlayacak oranlarda seçilmiş delegelerle yapılır. Önceki dönemin genel yönetim, yürütme, maliye ve haysiyet divanları dışında hiçbir organ genel kurulun otomatik üyesi olmaz. Bütün gruplar ve mahalli organlardan üyeler ancak söz hakkıyla katılabilirler. Oy hakkı sadece genel kurulun seçilmiş delegelerinde olur.
·         Kongreleri, en yaşlı üye, en genç iki üyenin divan oluşturmasıyla açar. Divan seçimini yapar.
·         Seçilmiş Kongre divanı görevi aldıktan sonra gündem önerilerini alır; öneriler hakkındaki lehte ve aleyhte konuşmaları sağlar ve gündem maddelerini oylamaya sunar. Maddelerin sırası alınan oyların çokluğu ile belirlenir. Kabul edilen gündeme göre kongre yapılır. Kongre en üst organdır. Nasıl çalışacağına kendisi karar verir. Tüzük ve program değişiklikleri için delege tam sayısının en az üçte iki çoğunluğunun oylamaya katılımı aranır.
·         Başkanlık yoktur. Tüm düzeylerde, parti organlarının eş sözcüleri olur. Yönetim organları bunları kendi içinden seçer. Eş sözcüler sırayla sözcülük görevini yerine getirirler.
·         Partinin üyelerinin il, ilçe düzeylerindeki tüm üyelere doğrudan ulaşma, görüş ve eleştirilerini iletme hakkı vardır. Parti yönetimi bu imkanı sağlamakla görevlidir. Bunun için mail grupları veya daha gelişmiş programlar kurulur; kurulamıyorsa, fiziki olarak bu imkan yaratılır.
Biz aşağıda imzası bulunan, HDP Delegeleri, Üyeleri ve Destekçileri, HDP için yukarıda yer alan Tüzük ve Program önerilerinin Konferans ve Kongrede tartışılıp kabul edilmesini öneriyoruz.
(Yukarıdaki metinler, ruhuna ve esaslarına dokunulmamak koşuluyla üslup ve ifade değişikliklerine kapalı değildir.)
Bu metni imzalayanlar, imzaladıklarını bildiren bir maili. Eğer şerh düşüyorlarsa şerhleriyle birlikte hdp.demokrasi.platformu@gmail.com adresine yollamalıdırlar. )
HDP Demokrasi Platformu
*
(Eğer bu tüzük önerisini benimsiyorsanız. Şu adrese giderek desteğinizi imzanızla belirtebilir ve HDP üyesi veya sempatizanı dostlarınızı da imzalamaya davet edebilirsiniz. D.K.
Demir Küçükaydın

14 Ocak 2016 Perşembe

Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...