6 Nisan 2015 Pazartesi

HDP’ye Oy Ver Girişimi’nin Hedefleri ve Araçları Üzerine Somut Öneriler

Özgül Durumun Doğru Tespitinin Önemi

Hedefleri ve araçları doğru tespit edebilmek için, öncelikle verili durumun özgül niteliğini, güçlerin yer alışını; buna bağlı olarak o verili anda (momentte), yakalanacak ana halkayı, vuruş yeri ve yönünü doğru tespit etmek, hayati önemdedir.
Aksi takdirde, insan bütün iyi niyetine rağmen, nesnel olarak, farkında bile olmadan, öznel olarak aslında karşı olduğu güçlerin yanında yer alabilir ve onlar hizmet edebilir.
Girişimimiz, bu seçimlerin son derece özel, olağanüstü özgül niteliği üzerinden kurulmuştur.

Referandum Olmayan Bir Referandum

Çünkü bu seçim, hem seçim barajı diye bir hukuki ve politik bir engel; hem HDP gibi bir partinin bu engeli aşmanın kıyısında bulunması; hem bu seçimlerin Erdoğan’ın istediği tek kişi diktatörlüğü için bir referandum özelliği taşıması nedeniyle, olağanüstü özel bir seçimdir; referandum olmayan bir referandumdur.
Bu özgül niteliği nedeniyle HDP’ye verilen oy, sadece HDP’ye verilen bir oy değil; bir referandum’da başkanlık sistemi ve kişi diktatörlüğüne karşı bir oydan çok daha fazla ağırlığı olan, belki binlerce oy anlamına gelmektedir.

HDP’ye Oy Vermek İçin HDP’li Olmak Gerekmiyor

Bu seçimlerin referandum niteliği nedeniyle, HDP’ye oy vermek için, HDP’li olmak, onun politikalarını benimsemek gerekmiyor
Pek ala HDP’yi benimsemeyen birisi de, sırf Erdoğan’ın hedeflediği kişi diktatörlüğüne giden rejimi engelleyebilecek en etkili araç olduğu için HDP’ye oy verebilir ve vermelidir.

Bu Özgüllüğü Görmemenin Nesnel Sonuçları

Bu seçimlerin, bu özgül niteliği görmemek, görmezden gelmek veya gözlerden gizlemek otomatik olarak kişiyi o diktatörlüğün destekleyicisi durumuna düşürür.
Örneğin son günlerde bizim Birleşik Haziren Hareketi’ne yönelik eleştirilerimiz karşısında “Bunlarla niye uğraşıyorsun, oyları nedir? Enerjine ve zamanına yazık. Uğraştığına değmez. Bırak ne halleri varsa görsünler” diyen arkadaşların da tam anlamadığı budur.
Bizim kimsenin kişiliğiyle sorunumuz yok. Biz Hazirancıların bireyler olarak, iyiliğini istiyoruz; onların iyi niyetinden şüphe etmiyoruz. Eğer kişi olarak iyi niyetlerinden en küçük bir kuşkumuz olsa onlara düştükleri durumu gösterip, ikna etmeye çalışmaz; onların politik duruşları ve fikirleriyle mücadele etmezdik. Bizim eleştirilerimizi bizim iyi niyetimizin bir kanıtıdır aslında.

Hazirancılar Nesnel Olarak Erdoğan’ı Desteklemektedirler

Onlar bugün, bu seçimlerin özgül niteliğini görmedikleri, göremedikleri için öznel niyetlerinin aksine Erdoğan’la aynı safa düşüyorlar; bunu onlara göstermeye çalışıyoruz. Bu nedenle HDP’ye oy vereceğim deyip de “CHP de olur HDP de olur” diyenlerle aynı safta olmak bir çelişkidir. CHP ve HDP’yi aynı kefeye koyup ikisine de oy verilebilir demek, bu özgül niteliği atlamanın en somut örneğidir.

Girişimin Özgül Niteliği

Bu seçimlerin bu özgül niteliği olmasaydı, büyük çoğunluğu HDP’li veya ona sempati duyan; HDP’ye oy verilmesini isteyen insanlar olarak, pek ala, HDP savunmasına ve tanıtılmasına dayalı; HDP’nin programı ve stratejisi üzerinden bir faaliyet götürebilirdik.
Girişimimizin özgül niteliği, bu seçimlerin referandum karakterini doğru tespit etmiş olmasındadır.
Ve bu referandumda, Erdoğan’ın kişi diktatörlüğüne gitme planını engellemenin en etkili yolunun HDP’ye oy vermek olduğu bizim çalışmamızın ana eksenidir.
Görevini bu özgül karakter üzerinden belirlemiş ve çalışmasının ağırlığını bu noktaya yoğunlaştırmış ikinci bir girişim bulunmamaktadır.

Muhatap, Dil ve İçeriğin Özgül Niteliği

Tabii seçimlerin özgül niteliğinin (Referandum karakteri); ve görevlerinin (HDP’ye Oy Vererek Hayır) böyle belirlenmesi girişimin çalışmasının Hedef Kitlesini (muhatabını) ve İçeriğini (muhtevasını, söylenecek sözü) de diğer HDP’ye oy isteyen girişimlerden farklılaştırmaktadır.
Örneğin HDP çıkıp da “bizi beğenmiyorsan da bize oy ver” diyemez.
Elbet diyebilir ama bu pek uygun olmaz, yakışık almaz; zımnen kendi programını savunmaktan vazgeçme gibi bir anlama gelir.
Girişimimiz ise, “HDP’yi sevmiyorsan da, beğenmiyorsan da HDP’ye oy ver çünkü (….)” demektedir ve demelidir.
Bu ikisi aynı zamanda birbirinden tamamen farklı muhataplar, yöntemler, diller, argümanlar ve ağırlık noktaları demektir.

Hedef Kitle (Muhataplar)

HDP’nin hedef kitlesi, iyi kötü kendisiyle aynı genel amaçları paylaşan bir kitledir. Bu onun işini daha kolaylaştırır. Ama aynı zamanda onun için bir handikaptır da. Çünkü belli bir kitlenin dışında alıcısı pek olmaz.
Örneğin, “Muhafazakar Müslüman” veya “Mütedeyyin” gibi tanımlanan ve AKP’ye oy veren geniş bir kitle, HDP’nin programında ifade edilen demokratik özlemlere kapalıdır. Çünkü kendisi kendini Türk ve Müslüman gördüğü için, zaten imtiyazlıdır ve devletin Türklük ve resmi Müslümanlıkla tanımlanmış olmasından dolayı bir ezilme ve gayrı memnun olma durumu hissetmemektedir.
HDP ise ister istemez öncelikle bu nedenlerle ezilen durumundakilerin sorunlarına yönelmiştir. Onları kazanmak zorundadır, çünkü onlar onun söylemine karşı en hassas olanlardır. Zaten onların sözcüsüdür; Onların memnuniyetsizliğinin ifadesidir.
Egemen kitle ise, HDP’ye kapalı olabilir, demokratik özlemlere kapalı olabilir; dolayısıyla onların alıcılarının frekansları HDP’nin yayınlarının frekansıyla uyuşmayabilir.
Ama aynı kitle, tam da konumlarının riske girdiğini görebilir. Örneğin pek ala barış sürecinin bitmesinden korku duyuyor olabilir; örneğin Erdoğan’ın dengesiz davranışlarının toplumu çok gerdiğini görüyor olabilir. Bunu görüşler zaten en tepede bile bir şekilde AKP içindeki çatlaklarda; hükümet Erdoğan gerelemlerinde; Arınç’ın uyarılarında; Gül’ün kenara çekilerek protestolarında bir şekilde ifadesini de bulmaktadır. Geniş kitle ise bunu her türlü mevki, imtiyaz gibi kaygılardan azade olarak daha derinden hissediyordur. Örneğin bu diğer seçimlerden çok yüksek olan kararsız oranında da yansımaktadır.
Bu nedenle çok geniş bir kesim, hem bunları engelleyecek; hem de tekrar 90’ların özel savaş rejimine dönmeye de yol açmayacak bir çıkış yolu arayışında olabilir.
Ve böyleleri çok büyük bir kesim oluşturmaktadır.

HDP’ye Sempati Duymadan HDP’ye Oy Vermek

Bu İşte bir yanıyla bizim hedef kitlemizin bir bölümü, HDP’ye karşı büyük ölçüde sağır, ne yaşam tarzıyla, ne ideolojisiyle vs. HDP’ye pek de iyi bakmayan çok geniş bir kesimdir.
Hedef Kitlemiz, herhangi bir şekilde HDP’ye sempati duymayan, ama Erdoğan’ın tek kişi diktatörlüğüne gidişten ve bunun muhtemel sonuçlarından da korkan AKP’li, CHP’li veya Partisiz kesimlerdir.

Örneği, Tecrübesi ve Örgütü Olmayan Bir Girişim

İşin kötüsü bu hedef kitleye erişmek için daha önce ne bir örnek; ne bir örgüt, ne de daha önce böyle bir tecrübe vardır.
Çok kısa zamanda kökleşmiş bir örgütün verimli çalışmasına ulaşmak ve muhataplarımızın dilini; hatta neler yapacağımızı da bizzat iş içinde öğrenmek zorundayız.
Gerek HDP’nin kendi çalışması; gerek “HDP Seçim Gönüllüleri”, gerek “10dan Sonra” gibi girişim ve çalışmaların işi nispeten daha kolaydır. Çünkü onlar HDP üzerinden veya HDP’nin programı gibi bir program üzerinden çalışma yapacaklardır.
Bizim ise, HDP’ye oy vermeye ikna çalışmasını, bu seçimlerin bir plebisit niteliği olması nedeniyle, HDP’ye en uzak kesimleri HDP’ye oy vermeye ikna etmek (veya en azından AKP seçmeniyse, sandığa gitmeyerek dolaylı olarak yüzde on için gerekli mutlak sayıyı düşürmeye ikna etmek) üzerinden yapmalıyız.
Öznesiz ve Boş bir Alan
Bu alan bomboş bulunuyor. Kimse bu işi üstlenmiş değil.
Şöyle garip bir durum var: Bu seçimlerin özgül niteliğin ortaya çıkardığı görevi yapacak özne yok.
Girişimimiz bir bakıma bu boşluğu doldurmaya çalışıyor.
Yani bizlerin çalışması seçimlerin sonuçları bakımından hayati önemde olabilir.

Aynı Özü Farklı Dillerle, Farklı Sorunlar Bağlamında Savunmak

Hedef kitlenin bu özgül niteliği, bizim her birinin çok farklı dili, söylemi, varsayımları olan bir kitleyi hedeflediğimiz, standart bir söylemle yetinemeyeceğimiz anlamına da gelmektedir.
Örneğin bir CHP’liye getirilecek argümanlar ve dil farklı olmalıdır; bir AKP’liye getirilecek argümanlar ve dil farklı olmalıdır; bir Sünni’ye farklı, bir Alevi’ye; bir Türk’e farklı, bir Kürt’e farklı.
Ama öte yandan, bu fark biçimsel olmalı, özünde hep aynı şey söylenmelidir.

Piktogramlar Gibi Bir öz

Bunu Çin’in piktogram alfabesine benzetebiliriz. Çinin piktogram yazısının özelliği şudur: herkes kendi dilinde o işareti farklı sözcüklerle karşılar ama aynı şeyi anlar. Çin’de onlarca farklı dil olmasına rağmen bunlar sözle anlaşamazken yazıyla pek ala anlaşabilirler. Çünkü işaretler herkes için aynı anlamdadır.
Bunu tıpkı bugün umumi yerlerde görülen, yaygınlaşmış, uluslar arası standardı olan, tuvalet, kaçış yolu, çıkış, giriş, bagaj gibi piktogramlara da benzetebiliriz.
Globalleşme ve ortak bir dil ihtiyacı, insanların dili ne olursa olsun aynı şeyi anlamalarını sağlayacak piktogramların geliştirilmesine ve bir standart oluşturulmasına yol açmıştır.
İşte, tıpkı piktogramlar gibi, farklı dillerle ama aynı özü ifade edecek bir çalışma gerekmektedir.
Bizim çalışmamızın piktogramları sözün özüdür. O piktogramların farklı dillerdeki karşılıkları ise, sözün biçimidir.

Farklı Çalışma Stratejileri

Biliniyor her türlü çalışmada esas verimli olan birebir ilişkidir; futbolcu deyimiyle “adam adama markaj” (kadın kadına veya kişi kişiye) çalışmasıdır. Etkili olan insanlarla somut ilişkidir.
Örneğin on bin insana bildiri dağıtın bir tek oy alamazsınız.
Ama yüz insanın evine bir çay içmeye gidin, (bu memlekette hala insanlar kapısını çalanı evine alır ve bir çay ikram eder) en az on kişinin dedikleriniz üzerine düşünmesi ve en az bir kişinin oy vermesi kesin gibidir.
Bu tür çalışma biraz memeli hayvanlarda yaygın üreme stratejisi gibidir. Az miktarda yavruya büyük bir emek verilir. Ama büyük verim alınır. Buna intensif (yoğun) tarım gibi de denebilir.
Bir de, genellikle memeli olmayan hayvanlarda görülen, yüzlerce binlerce yavru yapıp, bunlardan bir veya ikisinin sağ kalması üzerinden nesli sürdüren strateji vardır. Buna da Ekstansif (yaygın) tarım gibi de denebilir.
Her ikisi de yerine ve zamanına göre doğru ve başarılı bir strateji olabilir.

Farklı Stratejilerin Kombinasyonu ve Ağırlıkları

Biz bu iki stratejinin iyi bir kombinasyonunu yapmak ve ikisini bir arada kullanmak zorundayız.
Çünkü hedef kitlemizin niteliği bizi buna zorlar. Örneğin bir AKP’liye bir CHP’liye hitap eden dil ve argümanlarla herkese bir şey anlatılamaz.
Bu da muhatapların hangi eğilimde olduğunu, hangi dille konuşmak gerektiğini bilmeyi, bu da yakın bir ilişkiyi ve doğrudan bir teması gerektirir.
Yani biraz memeli hayvan üreme stratejisi gibi intensif tarım gibi bir çalışma gerekiyor seçim çalışmalarında.
Öte yandan şu an gücümüz çok sınırlı olduğundan, önümüze koyduğumuz görevleri yapabilmemiz için geniş bir girişimci kitlesi gerekiyor.
Bu girişimcileri ise sadece kendi yakın ilişkilerimizle fazla geliştirme ve belli bir havuzun dışına çıkabilme olanağı yoktur.
Farklı Aaşama ve Alanlarda Farklı Stratejilerin Ağırlığı
O halde şimdi, seçim çalışması yapacak girişimin hazırlıklarında, olabildiğince yaygın (Çok yumurta yapar ama yavrularına pek bakmayan bir canlı gibi); ekstansif tarım gibi bir strateji uygulamak gerekmektedir.
Bu iki stratejiyi ağırlıkla uygulanması gereken alanlara ve zamanlara göre şöyle de tanımlayabiliriz
7 Nisan - 7 Mayıs arası ilk bir aylık Hazırlık Dönemi’nde ağırlıklı olarak İnternette, ekstansif, yaygın, bol yavru stratejisi
7 Mayıs – 7 Haziran arası ikinci bir aylık Seçim Çalışmaları Dönemi’nde, ağırlıkla internet dışında intensif, yoğun, memeli hayvan stratejisi

Dönemlerin Özgül Görevleri

Çalışmayı iki döneme ayırmak gerekiyor.
Hazırlık Dönemi: diyelim ki 7 Nisan 7 Mayıs arası bir aylık önem
Esas Çalıma Dönemi: 7 Mayıs 7 Haziren arası bir aylık dönem.
Hazırlık Dönemi: yaygın bir ilişkiler ve çalışacaklar ağının kurulması. Malzemelerin hazırlanması, Asgari bir örgütlenmenin sağlanması olarak tanımlanabilir. Ağırlık Girişimin yaygınlaşması ve ağın kurulmasındadır. Bu dönemin esas ağırlık noktası ister istemez İnternet (Sanal Uzay) olacaktır.
Esas Çalışma Dönemi ise, bu hazırlıklar sonucunda;  özellikle insanlara, evlere, bölgelere yönelik çalışma olmalıdır. Ağırlık noktası Fiziki Uzaydır.
Elbet bu iki alan ve çalışmayı mekanik olarak birbirinden ayırmak olanaksızdır. Birlikte ve aynı anda yürütülmelidir. Burada genel bir eğilimden, nispi bir ağırlıktan söz ediyoruz.

İntensif (yoğun) Seçim Çalışmasının Araç ve Yöntemleri

Kişilerin birebir ilişki ile veya sözlü olarak neler yapabileceği (Ev ziyaretleri, kişisel konuşmalar vs.) binlerce faktöre ve o kişinin yeteneğine de bağlıdır.
Bunu herkes zaten kendince yapıyor ve yapmalıdır. Ne var ki, bu çalışmayı belirleyemeyiz ve planlayamayız.
Ama bunun için bir bakış, argümanlar, malzemeler sunabiliriz.
Bilindiği gibi amacın doğru kavranması, en iyi haberleşmeden daha iyi bir uyum ve koordinasyon sağlar.

Planlanabilir ve Ölçülebilir Hedefler

Ama birebir doğrudan ilişkide daha ölçülebilir, planlanabilir bir şeyler yapabiliriz.
Örneğin üç girişimcinin olduğu her şehir ya da semtte, bir ay boyunca her hafta sonu (4 kere) bir yerde bir enformasyon standı; ilişki sergisi veya tezgahı açıp en azından 6 saat onu açık tutmayı planlayabilir; hedef olarak koyabilir ve denetleyebiliriz..
Bu türden hedefler belirleyebiliriz.
Belirleyebileceğimiz mütevazı ama pek ala verimli olabilecek bir yöntem de şudur:
Örneğin kişi ve hanelere, eğilimine uygun olarak, neden HDP’ye oy vermesi gerektiğine dair bir isme yazılı mektupla ulaşmak.
En azından böyle bir hedef belirleyebilir ve ilk bir ayda bunun alt yapısını oluşturmaya çalışabiliriz.
Biraz Hayal Kuralım
Şu an çok hayal gibi görünebilir ama diyelim ki, girişimci sayısını 10.000’e çıkardık.
Her girişimci 100 kişi ya da haneye ulaşıyor.
Böylece 1.000.000 kişi ya da haneye, isme ve eğilimlere denk gelebilecek bir mektup veya broşür gibi bir “aydınlatma fişeği” atmayı hedef alalım.

İsme Yönelik İçerik Olarak Farklı 1.000.000 Broşür-Mektup

Bu sadece bir niceliktir. Bu nicelik içinde şöyle farklı biçimler olması gerekir:
En azından
·         Erdoğan’ı sevenler için, eğer Erdoğan’ı gerçekten seviyorlarsa, iyiliğini istiyorlarsa, niçin Erdoğan’a oy vermemeleri gerektiğini
·         AKP’liler için, eğer gerçekten AKP’nin iyiliğini istiyorlarsa, niçin AKP’ye oy vermemeleri gerektiğini
·         CHP’liler için, gerçekten CHP’nin etkili olmasını istiyorlarsa niçin CHP’ye oy vermemeleri gerektiğini
·         Tarafsızlar İçin, tarafsız olmanın neden HDP’ye oy vermeyi gerektirdiğini vs…
açıklayan, son derece özlü, ikna edici, yoğun, sade aynı zamanda biçimsel olarak güzel çok iyi broşürler hazırlamalı ve bunları muhataplarına ulaştırmalıyız. (örneğin bir DINA 4’ün yatay olarak üçe kıvrılmış hali gibi veya başka malzemeler hazırlamalıyız ve hazırlayabiliriz.)

Doğru Yerde Doğru Şöyi söyleyen 10.000.000 Sticker

Benzer şekilde en azından akıllıca, sarsıcı, düşündürücü, slogan, deyiş, grafik gibi şeyler içeren 10.000.000 Sticker’i insanların dikkatini çekecek yerlere yapıştırabiliriz.
Bunu en azından ulaşılacak hedef olarak belirlemek bizim diğer çalışmaları da buna bağlı olarak planlamamıza olanak sağlar.
Çalışmalar ilerledikçe, başarı yakalandıkça bu hedef yükseltilip, on milyonlara bile ulaşılabilir. Ya da tersine geriye doğru düzeltmeler de yapılabilir.

Bu Hedefe Ulaşmak İçin Gerekli Güçler

Şu an 200’e yakın girişimci ve grup üyesi var.
10.000 girişimci ve grup üyesine ulaşmak mümkün müdür?
Evet mümkündür.
Çünkü çok geniş bir kesim, HDP’ye sempati duymakta ama gerek ilişkisi olmaması; gerek kendini tam orada bulamaması, gerek siyasi örgütlere duyduğu güvensizlik vs. gibi akla gelebilecek bin bir nedenle HDP’nin çalışmalarına katılamamakta veya katılmamakta, ama bir şeyler yapmak da istemektedir.
Hatta herkes kendince tam da bizlerin yapmaya çalıştığımız şeyi yapmaya çalışmaktadır.
Zaten yapmamız gereken ve yapmaya çalıştığımız da bunları bir ağ halinde birleştirmeye çalışmak; bunun için kolaylaştırıcılık yapmaktır.
Bu girişim ve grup, bu hem sınırını çok geniş (diktatörlüğe karşı referandum) çekmesiyle, hem hiyerarşik olmayan ağ yapısıyla, hem inisiyatife dayanması ve teşvik etmesiyle en uygun yerdir.
Sorun bu insanların
·         Bu grubun varlığından haberdar olmasıdır;
·         Burada işe yarar bir şeyler yapılmaya çalışıldığını görmesidir;
·         Burada gerçekten de bir ağ yapısı olduğuna ikna olmasıdır.

Girişimci Potansiyeline Nasıl Ulaşılabilir?

Peki, bu insanlara nasıl ulaşabiliriz? Bunun için hangi araçlarımız bulunmaktadır?
Bunun için elimizdeki en etkili araç internettir. Özellikle de sosyal medyadır.
Şu an itibariyle Sosyal Medya’daki durumumuz nedir?
Sosyal Medya elbet çok geniş bir alan. Google + (Facebook’un daha iş hayatına dönük olanı gibi); Instagram (fotoğraf paylaşma) gibi daha bir yığın alan var.
Ama biz en bilinen iki alanı (Facebook ve Twitter) ele alalım.

Sosyal Medyadaki Durum

5 Nisan 2015 itibariyle durum şudur:
·         Bütün çalışmaları esas olarak yürüttüğümüz ve yürüteceğimiz e-mail Grubu’nun 188 üyesi bulunuyor. Yani şu an Girişimci sayısı 200’e yakın. (https://groups.google.com/d/forum/hdpye-oy-ver)
·         Facebook’ta açılmış bulunan HDP’ye Oy Ver Grubu’nun 807 üyesi bulunuyor (bunlar en yakın potansiyel girişimcilerdir) (https://www.facebook.com/groups/hdpyeoyver)
·         HDP’ye Oy Ver Sayfasını şu ana kadar 3203 kişi beğenmiş. (Bunun 913’ü bu hafta beğenmiş) (https://www.facebook.com/hdpyeoyver )
·         Twitter’de ise HDP’ye oy Ver’i izleyen sayısı 130 (@hdpyeoyver)
·         Ayrıca Google’de HDP’ye Oy Ver adıyla hesap açıldığı için, Blog (http://hdpye-oyver.blogspot.com.tr/) , Youtube vs. hesapları da var. Ama bunlarda henüz hiçbir faaliyet yok.

Değerlyendirilmeyen Potansiyeller

Görüldüğü gibi eğer Facebook’taki potansiyel iyi değerlendirilse, şu an grubun 1000 üyeye yaklaşması sorun değildir. Çünkü 807 kişi Facebook grubuna üye olmuştur. Bunlar çalışmaya sempatiden öte bir ilgi duymuşlardır. E-mail grubuna kolaylıkla da üye olup çalışmalara katılabilirler.
3203 kişi sayfayı beğenerek, çalışmamıza sempatiyle baktığını ifade etmiştir. Bunlardan da muhakkak ki çalışmaya katılacaklar olabilir.
Twitter ise en başarısız kullanılmış alan. Şimdiye kadar iyi bir çalışmayla binlerce izleyicisi olabilirdi.
Yani aslında şimdiye kadar şu bir iki hafta içinde iyi ve efektif çalışılmış olsaydı, şimdi bu grubun 1000’e yakın üyesi olabilirdi. Maalesef sadece potansiyeller iyi değerlendirilemediği için 200’e yaklaşılabilmiş bulunuyor.
(Ayrıca değerlendirilmemiş ve değerlendirilememiş herkesin adres defterinde bulunan isimleri davet etmesi gibi ekstra olanaklar da var.)

Ulaşılabilir Somut ve Nicel Hedefler

Şimdi 1000 ile başlıyor olabilseydik. Bir ay içinde (7 mayıs’a kadar) 10.000 üyeye ulaşmamız işten bile olmazdı. Bu hala ulaşılabilir bir hedeftir.
10.000 kişinin ise, bir ayda (7 Mayıs - 7 Haziran arası) 100’er kişiye (haftada 25 çok mu?) veya haneye ada yazılı broşür ya da mektup yollama hedefine ulaşılabilmesi işten bile değildir.
Yani 1.000.000 kişi ya da haneyle direk, isme hitap eden, yazılı ya da sözlü bir kontak kurulmuş olabilir.
Herkes pekala rahatlıkla bir ayda 1000 stickeri  (haftada 250 sticker, günde 50 kadar sticker) bir yerlere yapıştıramaz mı?
Böylece 10.000.000. gözle temas yapılmış olabilir.

Kaynaklar

Şöyle bir soru sorulabilir. Bu kadar sticker veya broşür parası nereden bulunacak?
Birincisi. Bugün neredeyse herkesin evinde bir mürekkepli ya da laser yazıcı bulunuyor.
Bu yazıcılarla renkli bile broşür bile basmak mümkündür. Bir DINA4 kağıt pek ala uygun biçimde kıvrılarak ve uygun bir düzenlemeyle bir broşür haline getirilebilir.
Sticker’e gelince. Arkası yapışkanlı etiketler satılıyor. Bunlar çok bir para tutmuyor. Bunlardan alınarak, yine yazıcı ile basılarak, pek ala bir araya geldiğinde çok büyük rakamlara ulaşan sticker üretilebilir.

Broşür ve Stickerlerin içeriği

Önemli olan Broşür ve Stickerlerin içeriğinin ne olacağıdır. Grubun esas işlevi bu noktada ortaya çıkmaktadır zaten.
Grupta Broşürler, stickerler, videolar, diğer yazılı ve sözlü paylaşımlar vs. için. Fikir ve Öneri Listeleri oluşturulur.
Bu listelerden birçok yeni fikirler de çıkar ve bunların zaten en çok puan alanları en, güzelleri yine oydaşmayla seçilir. Elbet bunları kullanmak zorunlu olmaz, isteyen istediğin de kullanır ama el altında bir fikirler, sloganlar, porolalar için bir “banka” olur
Aynı şekilde, broşür ve stickerler için, konu ve yazılara denk de olan birçok grafik üretilebilir.
Böylece çok çeşitli, herkese hitap edebilen, her ihtiyaca uygun, herkesin ihtiyacına göre seçip, indirip hemen yazıcısında basabileceği hazırlanmış bir araçlar katalogumuz olur. İsteyen ihtiyacına uygun olanı, istediği gibi çoğaltabilir ve dağıtabilir.

Bunlar Asgarisi

Tabii bunlar yapılabileceklerin asgarisidir.
Ayrıca toplantılar tertip edilebilir.
Sergiler açılabilir. Enformasyon ve kontak masaları kurulabilir.
Şu an akla gelmeyen daha birçok şey yapılabilir.

Girişim Üyelerinin İlk Elde Yapması Gerekenler

İlk elde bu grubun üyesi olan herkesin Facebook grubuna da üye olması; Facebook sayfasını beğenmesi; Twitter’de izleyici olması gerekiyor.
İkinci olarak, herkesin
a)      Adres defterinde olanlara, bu girişimin gerekçesini ve amacını açıklayan, bu çalışmaya katılmak için e-mail grubuna davet eden bir maili özel bir mektupla yollaması gerekiyor; (Bunun için bir mektup taslağı veya şablonu da hazırlanabilir. İsteyen alıp kendine göre değişip kullanabilir.)
b)      Herkesin, Facebook arkadaşlarını ve facebook grubundaki üyeleri tıklayarak, en azından onun içinde tanıdıklarına, birer kişisel mesaj ile yine aynı şeyi yapması gerekiyor;
c)      Benzer şekilde Sayfayı beğenenler içinde de tanıdıklarına yine aynı şekilde kişisel bir mektup yazıp yine girişime ve e-mail grubuna davet emmemiz gerekiyor.
Yani özetle, aslında gerçek seçim çalışması olarak yapacağımız, adam adama çalışmayı, sanal ortam aracılığıyla bir şekilde yaparak girişimci sayısını binlere ve on binlere çoğaltmamız gerekiyor.
Eğer bunları yaparsak kısa zamanda 1000 rakamına ulaşabiliriz. Ondan sonra da 10.000’e ulaşmak daha kolay olur. Bu gibi çalışmalarda büyüklük arttıkça büyüme hızı da belli bir doygunluğa gelinceye kadar geometrik bir biçimde artabilir.

Bakarsan Bağ Bakmazsan Dağ Olur

Tabii bütün bu çalışalar olurken bu sayfaların iyi bir bakımı da gerekiyor.
Örneğin, grup sayfamızı, “Neden HDP’ye y veriyorum ve neden verilmelidir?” konulu açıklamalara ayırdık. Ama alışkanlıkla birileri sürekli bununla ilgisiz paylaşımlar yapıyor.
Bir veya bir çok arkadaş (ki isteyene yönetici yetkisi de veriyoruz.) bunları hemen temizleyip uygun olmayan paylaşımları yapanlara nazik bir mektupla buranın spesifik görevlerini hatırlatabilir. Onları çalışmalara davet edebilir.
Her üyeyi, neden HDP’ye oy vereceğine ilişkin bir açıklama yazıp grup sayfasında paylaşmaya davet edebilir.
Üyelere, tek tek ve sık sık arkadaşlarını girişime ve gruba davet etmelerini hatırlatabilir.
Bu tür gönüllü arkadaşlara ihtiyaç var.
Bakansan bağ olur, bakmazsan dağ olur.

Yoğun ve Birebir Seçim Çalışması Yapacaklar İçin Yoğun ve Birebir Çalışma

Her bir sosyal medya izleyicisini, aktif bir girişimci ve e-mail grubu katılımcısı haline getirmek için, tıpkı sokak çalışması gibi bir çalışma yapmak gerekiyor.
Ayrıca hemen her şehrin, bir HDP veya HDP’ye oy isteyen seçim çalışması yapmaya yönelik grupları veya sayfaları var. Onlara üye olunabilir. Onlarla mesajlar paylaşılabilir. Oradaki insanlar bu çalışmaya da davet edilebilir.
Bu olanakları herkesin kendisinin yaratıcı bir şekilde kullanması gerekiyor.
İlk elde 1000 ve Mayıs başında da 10.000 girişimciye ulaşabilmek hayal değildir ve sadece şu yukarıda dediklerimiz yapılsa bile kolaylıkla erişilebilecek bir hedeftir.
Ancak bunlar işin nicelik kısmı.

İçerik İçin neler?

Aynı zamanda birçok başka işler de yapmamız gerekiyor. Hem esas çalışmaya başlangıç ve hazırlık anlamında hem de aynı zamanda girişimcileri genişletmek ve onların çalışmalarına bir temel oluşturup imkanlar bulmak anlamında.
Sadece aklıma gelen birkaç fikri yazayım.

#Hashtaglar

Öncelikle gerek Twitter, gerek Facebook hashtag denen parolalar kullanılabiliyor. O parola çok kullanıldığında otomatikman üste çıkıyor ve çok daha geniş çevrelere ulaşma, onların dikkatini çekme ve etkileşimde bulunma olanağı ortaya çıkıyor.
Özellikle HDP’ye oy verilmesini isteyen tüm girişim ve çamlaşmalarla ortak hastaglar kullanmak çok etkili olabilir.
Mesela şu an şu iki hashtag Twitter'de en üstte görünüyor:
Bizzat girişimin ismi hashtag olarak da kullanılabilir.
#HDPyeOyVer
#BarajıYık
#DiktatörüDurdur
#BarışıSürdür
Veya bunların çeşitli kombinasyonları.

Videolar

Örneğin her gün, bir bilinen kişinin, neden HDP’ye oy vereceğini ve vermesi gerektiğini açıklayan, birkaç dakikalık bir video çıkarıp, bunu Youtube sayfasına koyup paylaşabiliriz.
Diyelim ki önümüzdeki bir ay içinde 30 meşhur kişinin videosunu paylaştığımızda binlerce kişiye ulaşmış, hem bir tür seçim çalışmasını şimdiden yapmış oluruz; hem de yepyeni insanlar girişime katılabilir.

Kısa filmler

İçimizde sinemacı veya başka yaratıcı arkadaşlar küçük kısa filmler yapabilir.

Besteler

Varsa besteciler beste yapabilir.

Caps, Stencil Sticker
Bundan başka, özellikle genç kuşakların kullandığı CAPS, STENCİL, STİCKER var.
Bunlar ucuz, herkesin yapabileceği, etkili olabilir araçlar.
Örneğin hergün zekice Capslar çıkarılabilir veya çıkmışlardan bulup, seçip bunları paylaşabiliriz.
Her gün bir stencil çıkarabiliriz.
Her gün bir sticker için bir söz veya grafik çıkarabiliriz.
Herkesin sayfasında Kapak resmi olarak kullanabileceği girişimi de tanıtan grafik ve resimler çıkarabiliriz.

İnci taneleri

Bunların içeriği olabilecek malzemeleri grubumuzda üretebilir veya Twitter, Facebook’taki paylaşımlardan bulabiliriz.
Paylaşımların çoğu pek bir şey ifade etmese de içlerinde inci tanelerine de rastlanıyor. Sadece bu inci tanelerini ayıklayarak birçok etkili şeyler yapılabilir.

Günün Sözleri

Her gün bir kelime seçip, günün sözü diyerek o sözcük üzerinden insanları HDP’ye oy vermekle ilgili bir parola, biz deyiş vs. üretmeye çağırabiliriz.
Örneğin bu günün sözü “imkansız” olur.
Herkes imkansız sözcüğünün içinde geçtiği ve bu sözcüğün hashtag olarak kullanılabileceği cümleler kurar. Bunlar içinde muhakkak ki yaratıcı olanlar, çok tutulup, paylaşılıp hızla yayılanlar olacaktır.
Görüldüğü gibi yapılabilecek çok geniş bir işler yığını bulunmakta ve biraz dikkatle herkes bunu yapabilir.
Bu çalışma ile hem sonraki esas çalışma için bir malzeme, altyapı, ilişkiler, argümanlar üretilmiş olur; hem bizzat bu çalışma bir tür seçim çalışması yapılmış olur.

Kullanım talimatnameleri

Ama bütün bunların efektif olarak yapılabilmesi için, çok basit şeyleri bile öğretmek de gerekiyor. Yani bir yanıyla “kullanım talimatnameleri” de hazırlamalıyız.
Örneğin bir facebook grubu üyesine nasıl özel mesaj yazılabilir gibi.

Gönüllüler

Blog – Kim üstlenecek, Kimler onun bakımını yapacak?
Youtube – Kim üslenecek, kimler bakımını yapacak?
Facebook Sayfası kim üstlenecek kimler bakımını yapacak?
Facebook Grubunu kim üstlenecek kimler bakımını yapacak?
Twitter kim üstlenecek, kimler bakımını yapacak?

Fikir ve öneri Listeleri

Hem fikirler için hem de solut işler için öneri listeleri veya bankaları hazırlamalı. Bütün öneriler orada toplanmalı. Sürekli Olarak Paylaşılmalı. Girişim çalışmalarına aktif katılmayan başkaları da yararlanır belki.
Öneriler - Fikirler Listesi (Genel)
Video Önerileri
Sticker önerileri
Stencil önerileri
CAPS önerileri
Çeşitli kesimlere yönelik bildiri ve broşür, metin önerileri

Girişimin Hafızası ve Yeni Gelene Tecrübelerin Aktarılması

Girişimin Şimdiye kadar yaptıklarını, tecrübelerini özetleyen ve dipnotlar ve eklerde otantik metirnleri de içeren ve sürekli aktüalite edilen, her yeni katılana sunulacak bir metin gerekiyor ve birisinin bunu sürekli yenilemesi, bakımını yapması.

HDP’ye Oy Ver – Barajı Yık – Diktatörü Durdur – Barışı Sürdür Girişimi Bilgileri

Kısa İsim: HDP’ye Oy Ver
Facebook
Twitter

06 Nisan 2015 Pazartesi
Demir Küçükaydın


Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...