21 Ağustos 2015 Cuma

Sosyalistler ve Demokratlar HDP’yi Niçin ve Nasıl Savunmalı?

Yanda HDP’ye üye olmaya çağıran bir resim var.
Orada HDP’ye üye olma çağrısı yapılıyor.
Ne için?
Yeni Yaşam” için.
Bu slogan, seçimlerde de vardı.
Baştan aşağı yanlıştır ve yalandır ve sahte hayaller yaymaktadır.
Gerçekten devrimci ve demokratik bir parti sahte hayaller yaymaz.
“Yeni yaşam” falan olamayacağını anlatması gerekir HDP’nin. Yeni bir yaşamın ne kadar zor, ne kadar uzaklarda, ne kadar derin değişiklikler gerektirdiğini anlatması gerekir.
Peki, nasıl üye olunacak?
Üyeliği bir cep telefonu mesajıyla olabilirsiniz diyor ve üyelik aidatları hakkında bilgi veriyor.
Üyelik politik bir eylem olmaktan çıkmış, bir program ve tüzüğün hazmolması anlaşılması sorunu olmaktan çıkmış. Bir mesaj çekip, bir üyelik aidatı yatırmaya indirgenmiş.
Hâlbuki organ dışı üye ölü, safradır. Tıpkı vücuttaki organ dışı hücreler gibi selim veya kötü bir kanserdir, bir urdur.
Bu ilan aslında HDP’nin hali pür melalini binlerce sözden daha iyi yansıtıyor.

Aşağıda biz de HDP’ye üye olma çağrısı yapıyoruz.
Ama bambaşka nedenlerle ve bambaşka biçimde.
*
Dünkü yazımızda Erdoğan’ın darbesine ve diktatörlüğüne karşı mücadelede, HDP’nin bir mücadele konusu, nesnesi, alanı olması nedeniyle savunulması gerektiğini; bunun için HDP’li olmak gerekmediğini ele almıştık.
7 Haziran seçiminde, Erdoğan’ın planlarını boşa çıkarmanın en etkili yolunun HDP’ye oy vermek olması gibi; bugün de Erdoğan’ın darbesini püskürtmenin; diktatörlüğünü durdurmanın ve ateşkesi yeniden geçerli kılmanın en etkili yolu HDP’nin Erdoğan ve şürekâsının saldırıları karşısında savunulması; girilen erken seçimde Erdoğan’a bir yenilgi daha tattırılmasının en etkili yolu yine HDP’ye oy verilmesidir.
HDP’yi savunmadan Erdoğan’a karşı savaş vermek mümkün değildir. Aksine, HDP’ye düşmanca davranan ne yaparsa yapsın Erdoğan’ın emellerine hizmet eder. Bahçeli ve MHP’de görüldüğü gibi.
HDP’nin savunusunun başarısı, HDP’nin niteliklerinden bağımsızdır.
Bu nedenle HDP, elbette HDP’ye rağmen savunulabilir ve savunulmalıdır.
Ve yine HDP’yi savunusu ve Erdoğan’ı yenilgiye uğratılması, HDP’ye rağmen başarıya ulaşabilir.
Çünkü Erdoğan’ın iktidarı gaspına, darbesine ve diktatörlük hedefine karşı zaferi ya da yenilgiyi HDP’nin nitelikleri dışındaki birçok faktör de belirler. Örneğin Ekonomideki, uluslar arası politik durumdaki gelişmeler kadar karşı tarafın yapacağı sizden daha büyük akılsızlıklar ve yanlışlar da size zaferi bahşedebilir.
Erdoğan “Türk İslam Sentezi”nin somutlaşmış ifadesidir. Bu nedenle İslam ayağıyla şehirli ve modern insanları; Alevileri karşıya itip sokağa dökmenin; Türk ayağıyla da Kürtleri aynı şekilde karşıya itip sokağa dökmenin ustasıdır. Gezi’yi; Kobani Ayaklanması ve Zaferini ve 7 Haziran Seçim Zaferini aslında esas olarak Erdoğan’a borçluyuz. Eğer olursa, önümüzdeki seçimde de benzeri yanlışlar yapabilir ve bu da benzeri bir sonuca yol açabilir.
*
Ancak bizler karşı tarafın akılsızlık ve hatalarına bel bağlayamayız. Zafer için sağlam mevziler kazmalıyız.
Erdoğan’ın keyfi rejimine ve diktatörlüğüne fiili darbesine karşı olmak HDP’yi savunmak için yeter.
Bunun için örneğin HDP’ye üye olmak gerekmeyebilir.
Ancak Erdoğan’ın diktatörlüğüne ve darbe rejimine karşı mücadeleyi, aslında daha geniş bir demokrasi mücadelesinin bugünkü koşullarda yakalanması gereken bir ana halka olarak görenler, yani aslında en tutarlı demokratlar da olası gereken sosyalistler, HDP’yi savunmaya daha ileri bir mevzide başlamalıdırlar.
Bu mevzi HDP’ye üye olmaktır.
Şimdiden başladı ama önümüzdeki dönemde, HDP, Erdoğan-Ergenekon ittifakının ve devletin çok yönlü saldırılarının ve provokasyonların hedefi olacaktır.
Örneğin hukuki düzeyde HDP kriminalize edilecektir. Partiye ve üyelerine karşı kovuşturmalar, tutuklamalar birbirini izleyecektir. HDP’nin seçimlere girmesini engellemek için her şey yapılacaktır. Seçimlerde yüzde onu aştığı görüldükçe, Erdoğan seçime girmemesi veya seçimlerin yapılmaması ve ertelenmesi ve böylece fiili darbe yönetiminin sürmesi için her şeyi yapmaya hazırdır.
Öte yandan devletin illegal örgütlenmeleri her vesileyle HDP’ye, bürolarına, toplantılarına, üyelerine, bindirilmiş lümpen ve ırkçı çeteleriyle silahlı saldırılar; linç girişimleri başlatacak, cinayetler işleyeceklerdir.
Bu zor durumda ve saldırılar karşısında HDP’nin yanında ve içinde olmak hayati önemdedir.
Tüm Geziciler, Aleviler, Sosyalistler, Demokratlar, Aydınlar, İşçiler mümkünse toplu katılımlarla ve kampanyalarla HDP’ye, göstere göstere üye olmalıdırlar. Bugün HDP’ye üye olmanın kendisi başlı başına bir meydan okuma, bir politik eylemdir.
Erdoğan’ın saldırılarına karşı en iyi cevap bu olabilir.
Buradan Haziran Hareketi ve onun bileşeni olan örgütlere, özellikle ÖDP’ye bu vesileyle bir çağrı da yapalım.
Seçimlerde, en kötü durumda bile “HDP’ye oy verin” demediniz; nasıl somut bir karşılığı varsa, “HDP’nin yanındayız” demekle yetindiniz.
Yanında olmayı soyut ve içi boş bir ifade olarak söylemediyseniz, o sözlerin içini doldurmak için şimdi somut bir olanak var.
Şimdi HDP’nin böyle hedef haline getirilmesi ve kriminalize edilmesine karşı gerçekten yanında olmak istiyorsanız, buyurun HDP’ye üye olun.
Bugün göstere göstere HDP’ye üye olmak; Erdoğan’a ve çetesine meydan okumak, “gel beni de tutukla, beni de öldür” demektir. Bir tür sivil itaatsizlik eylemidir devletin fiili yasak ve tehditleri karşısında. Yani HDP’ye üye olmak, şu verili anda, en devrimci ve sosyalist politik eylemdir.
Ayrıca zayıf ve saldırıların hedefi olanı savunmanın büyük ahlaki değeri de vardır.
*
Ama bir sosyalist ve demokrat için HDP’ye üye olmanın bir başka gerekçesi daha vardır.
HDP tüm programatik, stratejik, taktik, örgütsel ve personel zaaflarına rağmen, toplumun en canlı, en dinamik, en demokratik özlemlere sahip kesimlerini kendisinde toplama eğilimi gösteren, onların desteklediği, oy verdiği veya üye olduğu bir örgüttür.
HDP sadece bir Siyasi Parti olmaktan öte, aynı zamanda yükselme eğilimi gösteren demokratik özlemlerin toplandığı bir Hareket olma özelliği sergilemektedir.
Yani HDP ne kadar yanlış bir programa sahip olursa olsun; ne kadar anti demokratik bir örgüt yapısı olursa olsun; örgütsel olarak ne kadar kabızlık içinde bulunursa bulunsun; canlı bir hareketi ifade etmektedir.
Bu canlı hareket her şeyden önce Kürt özgürlük hareketi, Gezi Hareketi ve yeni yeni mayalanmaya başlayan Alevi Hareketidir.
Ayrıca kadın, Ekoloji, LGBTİ, gibi birçok yeni sosyal hareketin de kendini ifade edebildiği bir kanaldır.
Giderek emekçi kesimlerin de giderek kendi mücadelelerini ifade ettikleri bir örgüte de dönüşebilir.
Bu gibi kitlesel ve çok farklı derelerin toplandığı örgütlerin yapacağı en büyük yanlışlar bile, küçük örgütlerin binlerce doğrusundan daha verimli sonuçlara yol açarlar; daha eğiticidirler.
Bu nedenle, gerçek bir kaynaşma potası olduğu için; küçük örgütlerin sekterizm ve kastlaşma eğilimlerine karşı gerçek bir kitlesel demokratik ve sosyalist bir hareketin oluşması için de HDP’ye üye olmak da gerekmektedir.
HDP’ye üye olarak, Türkler ve Kürtler içindeki ulusalcılar karşısında demokratların daha güçlü bir denge oluşturması sağlanabilir ve böylece onların etkisinin sınırlanması da sağlanabilir.
Böylece onun ana gövdesini oluşturan Kürt Özgürlük hareketinin daha demokratik bir program ve örgüt yapısına doğru evrilmesi yönünde bir basınç da oluşturulabilir.
*
Ve nihayet, HDP, HDP’nin savunulması mücadelesinin bir öznesidir de.
Yani HDP, programatik, stratejik, taktik ve örgütsel olarak ne kadar gelişirse, HDP’yi savunmak o kadar başarılı olabilir.
Özetle, sosyalistler ve Demokratlar, hem başlı başına bir politik eylem, bir meyden okuma; bir tür sivil itaatsizlik oluğu için HDP’ye girmelidirler; hem de geniş kitlesel bir demokratik hareketin oluşumuna katılmak ve katkıda bulunmak; bulundukları gettodan çıkmak; canlı bir hareketle bağlantı kurmak ve içinde yer almak için de HDP’ye üye olmalıdırlar.
HDP’nin nasıl program, strateji ve örgütsel bakımdan daha doğru ve yetkin bir örgüt haline girebileceği; yani HDP’yi savunma mücadelesinin bir öznesi olarak HDP’nin nasıl değişeceği başka bir yazının konusu olsun.
21 Ağustos 2015 Cuma


Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...