15 Kasım 2014 Cumartesi

Beyaz Yapılmış Siyah İnsanlar ve Tarih

İnsan türünün (Homo) ve Homo Sapians’in kökeni Afrika. Özellikle de Somali-Etyopya bölgesi ve Güney Batı Afrika (Kalahari’deki Sun halkı muhtemelen 70.000 yıl önce yaşayan ve hepimizin geldiği birkaç bin kişilik popülâsyonun doğrudan ahfadı.) Bugün bile oralarda koyu kahverengi ve siyah arası bir ten rengi egemen.
Dolayısıyla insanın otantik deri renginin koyu kahverengi ile siyah arası olduğu varsayılabilir. Zaten bu konudaki teoriler de bu yönde. Daha koyu (Siyah) ve açık (Beyaz) renklerin daha sonra ortaya çıktığı yönünde genel bir kabul bulunuyor.
Bunun nedeni büyük bir olasılıkla da Güneşin yaydığı mor ötesi ışınlara karşı koruma ve ayrıca deriye rengini veren melanin, D vitamini ve cinsellik arasındaki karmaşık ilişkilerin de bir seçme avantajı sağlaması.

Ancak cinsel seçimin de (Seksüel Seleksiyon) belli bir etkisi olduğu yönünde teoriler de var. Örneğin Güneydoğu Asya’daki Siyah “Negritolar”ın birçokları siyah deri renginin belli bir seçilim avantajı sağlamayacağı yerlerde yaşamalarına, rağmen siyah olarak kalmaya devam etmişlerdir. Ama konumuz bunlar değil.
Beyaz deri renginin birbirinden bağımsızca Asya ve Avrupa’da iki kere ortaya çıktığı varsayılıyor en son teorilere ve verilere göre.
Ve yine en son teorilere ve verilere göre, özellikle DNA analizlerinin gelişmesinden sonra Avrupa’daki insanların aşağı yukarı 6000 yıldır beyazlaştığı, yani beyaz deri renginin Avrupa’da egemen olmasının, neolitik devrimin yani çiftçi ve hayvancıların Avrupa’ya gelişiyle gerçekleştiği yolunda DNA analizlerine dayanan güçlü veriler var.
Örneğin yanda resmi görülen İspanya Valtorta’daki mağara resimleri 13.000 yıl öncesine aittir ve bu mağaradaki resimlerde avlanan insanların siyah renkli oldukları açıkça görülmektedir.
Yani hem 13.000 yıl önceki Avrupalı’nın siyah olduğuna dair hem mağara resminden; hem de DNA analizlerinden; yani deri renginden sorunlu genlerdeki mutasyonlarla ilgili bilgilerden hareketle güçlü deliller var.
Dünkü Radikal’de yer alan bir resim habere göre: bir Fransız heykeltıraş bilimsel araştırmalara da dayanarak, 17.000 yıl önce Fransa’nın güneyinde Dordogne’de yaşamış insanların gerçeğe yakın benzerlerini yapmış. Onlar muhtemelen de giyinişleri, süsleri ve dövmeleriyle bu alanında uzmanlaşmış kişinin yaptığı gibi olabilir.
Ancak bütün bunların küçük bir kusuru var. Fransız Heykeltıraşın insanları neredeyse bugünkü Fransızlar gibi beyaz tenli.
Hâlbuki gerek DNA analizleri gerek 13.00 yıl önceki mağara resimleri o dönemde Avrupa’da yaşayanların siyah derili olduğu yönünde güçlü veriler sunuyor. 17.000 yıl önceki insanları yeniden canlandırırken diğer ayrıntılarda böylesine hassas olabilen Heykeltıraş iş deri rengine gelince hassasiyetini kaybediyor ve insanları beyaz derili yapıyor.
En fiziksel (elle tutulur gözle görülür) konularda ve güçlü delillerle kanıtlanmış durumlarda bile bizlerin kültürel yargılarının nasıl bilimsel çalışmaları belirleyeceğinin tipik bir örneği karşısındayız.
Muhtemelen bu heykeltıraş ırkçı biri de değildir. Yani ideolojik kaygıları veya siyasi sonuçları da yoktur böyle yapmasının. Ama buna rağmen ortaya beyaz renkli insanlar çıkıyor.
Bir de Tarih’in daha yakın dönemlere ilişkin olarak; politik ve sınıfsal mücadeleler alanındaki tartışmalar bağlamında ve çoğu kez insanların, toplumların, kurumları (din, alışkanlıklar değerler vs.) gibi daha az elle tutulabilir gözle görülebilir özellikler üzerinden ele alınıp tartışıldığını düşünün.
Her türlü manüplasyona açık bir alanda olunduğu; Tarih’in tarihle değil günümüzle ilgili olduğu daha iyi ortaya çıkar.

15 Kasım 2014 Cumartesi

Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...