28 Temmuz 2014 Pazartesi

Seçimler ve Marksistler

Seçimlere İlişkin Radikal Demokrasi E-Mail Grubuna Bir Açıklama

Yazılarımın anlaşılmasında bazı sorunlar var. Onları paylaşan bircok arkadaş bile sadece kendi pozisyonuna bir destek bulduğu için paylaşıyor. Onları hizmet ettiği amaç açısından bir değerlendirmede bile bulunma gereği duymuyor. Bu nedenle kısa bir açıklama yapayım.
Ben bir Marksistim ve Marksist geleneğin tarihsel birikimine dayanarak yazıyorum. Ama bu birikimin, piyasadaki diğer Marksistlerin bilip yaydıkları Marksizmle ilgisi yoktur.
Yazılarımı da bu gruba bilgi babından yolluyorum. Yoksa bu grubun üyelerinin Marksist olmadığını ve olması da gerekmediğini biliyorum.
Aksine Marksist olmayanların, liberallerin, Müslümanların, Alevilerin, Kürtlerin bu grupta yer alması için her zamanen önde çaba göstermeye de çalışıyorum.
Öte yandan aynı zamanda her Marksistin tutarlı ve radikal bir demokrat olduğu veya olması gerektiğini de düşünüyorum. Hatta Marksist olmadan tutarlı bir demokrat olunamayacağını da düşünüyorum.
Bizzat bu düşünce de piyasadaki Marksistlerce pek kabul görmemiş ve unutulmuş bir düşüncedir.
Bir Marksist seçimde kime oy verileceği sorunu ile neyin söylendiğini ayırır. Benim yazılarım esas olarak taktik bir sorunu (Örneğin seçimde kime oy verileceğini) tartışırken bile aslında ezilenlerin nasıl taktikler izlemesi; program ve strateji sorununa nasıl yaklaşması; seçim olanağını nasıl değerlendirmesi gerektiği gibi sorunları tartışır ve biraz dikkat edilirse onların satır aralarında aslında Marksizm iddiasındaki kişilere yönelik olarak yazıldığı; ezilenlere bir tarihsel tecrübeyi aktarmaya yönelik olduğu görülür.
Yazılarım işte bu kendi amacı içinde değerlendirilmelidir.
Benim amacım Tayyip’in seçimi kazanamaması veya şunun bunun kazanması değildir.
Ezilenlerin mücadelesine nasıl azami katkıda bulunulacağıdır. Herşey bu amaç açısından, bu amaca hizmet edip etmediği açısından değerlendirilmelidir. Çünkü ben her şeyi bu açıdan yazıyorum. Bu hep temel bakış açım olmuştur.
Örneğin aşağıdaki satırlar benim ta 1979 yılında (yani 35 yıl önce) yine bir seçim vesilesiyle yazdığım bir yazıdan alıntıdır ve yazıda alıntı yaptığım Lenin’in yazısı da 1920’lerin başına aittir.
Aşağıdaki satırlar okunduğu takdirde görüleceği gibi tavrım hep aynıdır.
Dikkat edilirse, oy verilmesini istediğim Demirtaş için bile “Demokrat” sıfatını kullanmadığım; sadece böyle özlemleri ve eğilimleri ifade ettiği tarzında cümleler kurduğum görülür. Oy verilmesini istediklerime en küçük bir güzelleme görülmez. Onlara demokrat oldukları için vs. oy verilsin demem.
Bu da tamamen Marksist bir tutumdur. Yani Marksistler oy verilmesini istedikleri insanın ne kadar yanlış bir politikanın izleyicisi olduğunu söylemekle yükümlüdürler.
Dikkat edilirse Demirtaş’a oy verilmesini isteyenler onun ne kadar demokrat olduğunu söyleyerek oy verilmesini veya verilmemesini isteyenler yeterince demokrat olmadığı veya ikinci turda kendisine oy verenlerle bir arada olmayacağı gibi gerekçelerle oy verilmemesini istiyorlar.
Ben ise demokrat olduğu için değil; (ki bence tatarlı bir demokrat olmaktan çok uzaktır ve Kürt burjuvazisinin eğilimlerini yansıtmaktadır. Elbet diğer adaylara göre daha demokrattır) diğerlerine göre daha demokrat pozisyonları savunduğu için ve ona verilecek oyların örneğin Recep’e gitmesi tehlikesi olmayacağı için, ona verilmesini istiyorum. Eğer böyle bir risk olsaydı, pek ala ikinci turdaki tavrı ilk tura da çekebilirdim.
Bunun ardında da Marksistlerin şu anlayışı vardır: Şeytanla bile ittifak yapılır ama ittifak yaptığının şeytan olduğunu söylemek gerekir, hatta ittifak yapıldığında daha bir vurguyla söylemek gerekir. Şeytanı şeytan değilmiş gibi gösterdiğinde Marksizmle ilgin kalmamış demektir.
Seçimlerdeki tavrı belirleyen de budur. Diğer bütün Marksistler ise, gerekçelerini adayın demokrat olup olmamasına dayandırmaktadır. Birisine oy ister veya verirken onun berbat olduğunu söylemeyi akıllarından bile geçirmemekte ve bunu çelişkili bir tavır olarak görmektedirler. Tersi için de aynı durum söz konusudur. Birine oy verilmemesini de onun demokrat olmadığı gibi gerekçelendirmeyiz.
Bunda hiçbir çelişki yoktur. Çünkü bizler bu devlet cihazı var oldukça bir değişim olmayacağını biliyoruz ve esas sorunumuz insanları bu devlet cihazını parçalama hedefine ve programına kazanmak; bunun için daha elverişli koşullar sağlamaktır.
İşte eski bir yazıdan bir bölüm:
“Gerek seçimler gerek parlamento bir proletarya partisi için iktidara gelmek için bir yol olamaz mı?.. Hayır olamaz. Çünki bir bütün olarak burjuva devletinin ve özel olarak parlamento denen organın yapısı; onun, ezilen sınıflar tarafından bir iktidar organı olarak kullanılmasına elvermez. Ancak, burjuva devletinden bağımsız olarak, çoğunluğun sömürücüler karşısında korunmasını sağlayacak bir devletin tohumu, embriyonu olan organlar (örneğin Sovyetler, işçi Konseyleri vs.) proletaryanın partisinin iktidara gelebilmesi için bir yol, bir araç olabilirler. Olabilmeleri her zaman olacakları anlamına gelmez. Ortada başka bir cihaz olmasa bile, burjuva partileri çoğunlukta olduğu sürece, bu tür organlar burjuvazi tarafından bir İktidar aracı olarak kullanılabilirler. Çünkü saf olarak, çeşitli tarihsel ve diğer etkilerden soyutlanmış olarak düşünüldüğünde, burjuvazinin egemenliğinin kaynağında, onun üretim araçları üzerindeki mülkiyetinin bulunduğu; bu nedenle, en demokratik (militer ve bürokratik bir aygıtı olmayan) cumhuriyetin bile özünde burjuva diktatörlüğü olduğu görülebilir.
Evet, burjuvazi, soyut olarak, proletarya diktatörlüğünün aleti olan bir devleti - ki bu özünde halkın silahlı olmasıdır - silahlı halk çoğunluğu kapitalist özel mülkiyeti kaldırmaya karar vermedikçe kendi egemenliğinin aracı olarak kullanabilir. Ama böyle bir araç, emekçiler burjuvazinin ekonomi üzerindeki egemenliğine son vermeye karar verdiğinde, emekçilere karşı kullanılamayacağından; aksine emekçi çoğunluğu iradesine hizmet edeceğinden, barışçıl bir devrimi mümkün kılan tek araç olur. Diğer bir deyişle, barışçıl bir devrimin tek garantisi, silahlı halk ve militarizm ve bürokrasiden yoksun bir devlettir. Ancak böyle bir devletin varlığı şartında seçimler; halkın iradesini yansıtan organlardaki çoğunluk iktidara gelmek için bir yol olabilir.
Ama böyle bir devlet, çok özel bazı durumlar dışında - örneğin Şubat devriminden sonra tüm ordunun Sovyetleri desteklediği, halkın silahlı olduğu şartlarda Sovyetler iktidarı alsaydı böyle bir durum söz konusu olurdu. Bu noktaya Lenin özellikle dikkati çekmiştir. - günümüzde hiç bir ülkede yoktur. Geçen yüzyılda da, Marks ve Engels'in çok ihtiyatla belirttikleri gibi, herkesin silahlı olduğu, düzenli bir bürokrasisi ve ordusu olmayan İngiltere ve Amerika böyle bir devlete en yakın devletler olmuştur.
Bütün bu nedenlerledir ki, burjuva parlementolar ve seçimler, proletarya partisi için iktidara giden bir yol, bir araç, kazanılacak bir "mevzi", ele geçirilecek bir organ değil; kitlelerin siyasi eğitimi için yararlanılabilecek mütevazı olanaklardırlar.
Şimdi, Türkiye'deki yazında en çok karıştırılan bazı noktaları aydınlatmak gerekiyor.
Birincisi, seçim kampanyasından kitlelerin devrimci eğitimi için yararlanmak ile parlamento kürsüsünden - yine aynı amaçla - yararlanmak ayrı ayrı şeylerdir. Bu ayrılık niçin önemlidir? Çünkü, kimileri, seçim kampanyalarını, parlamentoda kürsü elde etmek için yararlanılacak bir olanak olarak düşünmektedirler.
Bu yanlış bir kavrayıştır, seçim kampanyasının amacı - sık sık söylendiği gibi - kitlelerin bilincini geliştirmede kullanmak için parlamentoda kürsü kazanmak değil; doğrudan doğruya kampanyanın olanaklarından yararlanarak kitlelerin politik bilincini geliştirmektir, ya da bir proletarya partisi için böyle olmalıdır.
Amaç, parlamentoda kürsü kazanmak olmaz; seçim kampanyalarından da yararlanarak kitleleri eğitmek olursa, bu faaliyetlerle, bir yan ürünü olarak, yine aynı amaçla yararlanılabilecek bir olanak elde edilmiş olur.
Bu çok belirsiz gibi görülen ayrım yapılınca, kampanyada yapılacak propagandanın içeriği ile oyların kimlere verilmesinin istendiği arasında bir ayrım yapmak gerektiği ortaya çıkar. Propagandanın içeriği bir program sorunudur; öze değgin bir sorundur. Ama kime oy verileceği sorunu, taktik bir sorundur. Birincisindeki yanlış, özden; büyük bir yanlıştır; ikincisindeki yanlış biçimden; küçük bir yanlıştır.
Unutmayalım "doğru" bir taktik, doğru bir programı her zaman varsaymayacağı gibi; doğru bir programın her zaman doğru taktiklerle bir arada olacağını düşünmek te saçma olur. Ama programda ve taktikteki yanlışları aynı ayarda; aynı değerde kabul etmek, daha da büyük bir yanlış olur.
Bu ayrımlar özellikle, Türkiye'de varolan bir düzineden fazla proletarya sosyalizmi iddialı parti ve "siyaset"lerin sınıf özlerini tahlil etmek bakımından önem taşımaktadır.
Örneğin bugün, herkes birbirine şu soruyu soruyor: "Siz kime oy verilmesini isteyeceksiniz? . . Aday gösterecek misiniz? . . . vs."
Bir proletarya sosyalisti, bir devrimci işçi için bu sorular öyle birincil derecede önemli değildir. Kime oy verileceğinde doğru bir tespitte bulunamamak ikinci derecede önemlidir. Bir bilinçli işçi, hiç bir zaman kendini bu burjuva kavrayışına adapte etmemelidir. O daima, kime oy vermek gerektiğinden önce, "programı nedir, hangi şiarları savunmaktadır?" diye düşünmelidir; "Seçim çalışmanızın içeriği ne olacaktır?" diye sormalıdır.
(...)
Lenin " 'Sol' Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı" adlı eserinde, bu ayrıma dayandığı için, İngiliz Komünistlerine, Mac Donalt'lara oy verebileceklerini söyler. Çünkü ajitasyonun içeriği, program devrimcidir.
Bu ayrım çok önemli olduğu içindir ki proletarya sosyalistleri pek çok durumlarda (örneğin kendilerine verilecek oyların gericiliği güçlendireceği gibi durumlarda birkaç dereceli seçimlerin üst turlarında vs. ) tercihan küçük burjuva demokratlarına; o da yoksa burjuva ilericilere, hatta liberallere oy vermekten çekinmezler. Çünkü, şuna ya da buna oy vermek, yapılan propagandanın içeriğini herhangi bir şekilde etkilemez. Öz: Sağlamdır.
Türkiye'deki o muazzam küçük-burjuva devrimciler kitlesi, tüm dikkati daima taktik sorunlara yığdığından (ki bu, burjuva nitelikli programlan gizlemeye yol açtığından, burjuvaziye hizmet etmektedir) ve taktik keskinliği devrimciliğin ölçütü olarak gösterdiğinden, bu konu üzerinde Lenin'den uzunca bir bölüm aktarmadan geçmeyelim.
"Çarlığın iktidardan düşmesine kadar, Rusya'nın devrimci sosyal-demokratları çok defa liberallerin yardımlarına başvurmuşlardır, yani bunlarla bazı pratik uzlaşmalar yapmışlardır. 1901-1902'de Bolşevizmin doğmasından az önce, Iskra'nın eski redaksiyonu (Plehanov, Akselrad, Zasuliç, Martov, Potressov ve ben, bu redaksiyona dahildik) burjuva liberalizminin siyasî lideri Struve ile, - çok uzun süreli olmamakla birlikte - belirli bir ittifak kurmuştuk. Ama bu, burjuva liberalizmine karşı ve onun işçi hareketi içinde etkisinin en küçük belirtilerine karşı, en amansız ideolojik mücadeleyi sürdürmemize engel olmuyordu. Bolşevikler, her zaman bu siyaseti gütmüşlerdir. 1905'ten beri, işçi sınıfı ile köylülüğün liberal burjuvaziye ve çarlığa karşı ittifakını, sistemli olarak savunmuşlardır, ama buna rağmen, burjuvaziyi çarlığa karşı desteklemekte hiç bir zaman kusur etmemişlerdir (örneğin iki dereceli seçimlerde ya da seçimlerin ikinci döneminde olduğu gibi) ve hiç bir zaman, burjuva devrimci küçük köylüye karşı, sosyalistlik iddia eden küçük-burjuva demokratlar olarak suçladıkları "devrimcl-sosyalistle-re" karşı, en sert ideolojik ve siyasî mücadeleyi durdurmamışlardır. 1907'de bolşevikler, kısa bir süre için, "sosyalist-devrimciler" ile Duma seçimlerinde belirti bir siyasî blok teşkil etmişlerdir. 1903'ten 1912'ye kadar menşeviklerle bazan yıllarca süren yoldaşlık ettik ve aynı sosyal demokrat parti içinde kaldık, ama onlarla, proletarya üzerinde burjuva etkisinin ajanları olarak ve oportünist olarak ideolojik ve siyasî alanda mücadele etmekten bir an bile geri durmadık. Savaş sırasında "kautskyciler"le, sol menşeviklerle (Martov) ve "devrimci-sosyalistler"le (Çernov, Natanson) bir çeşit uzlaşma yaptık; Zimmervvald ve Kiental kongrelerine onlar birlikte katıldık, onlarla ortak bildiriler yayınladık; ama "kautskicilere", Martov ve Çernov'a karşı ideolojik ve siyasî mücadelemizi durdurmadık, onu gevşetmedik (. . . )" (Lenin, "Bir Çocukluk Hastalığı. . . " s. 73-74)”

Radikal Demokrasi Mail Grubu Hakkında Bilgi:

Bu grup tutarlı ve tam bir demokrasi, yani radikal bir demokrasi amacını güdenlerin haberleşme, tartışma, koordinasyon işbirliği için kurulmuştur.
Kendini Radikal bir Demokrat olarak gören, çalışmalara katılmak isteyen ve bir grup üyesi tarafından önerilen herkes gruba üye olabilir.
Gruptaki tartışmalar üyelere açıktır ve moderatör yoktur.
Okunması ise herkese açıktır.
Gruba üye olmak için:
adresine bir boş e-mail yollanmalı.
Grubun adresi:

Seçimlere ilişkin iimdiye kadar yazdığımız tüm yazılarımızın derlemesi ise şuradan indirilebilir:
PDF olarak:
Word Olarak:

Ekteki Kitabın İçindekiler
İçindekiler
1979 Seçimleri............................................................................................................................ 7
Prolataryanın Taktikleri ve Seçimler....................................................................................... 7
1994 Seçimleri.......................................................................................................................... 11
İnfo İstanbul Netine Yollanan Duyuru ve Çağrı.................................................................. 11
Seçimlere Katılmak Genelkurmaydan Yana Olmaktır.......................................................... 12
1999 Seçimleri.......................................................................................................................... 14
Demokrasi, Seçimler ve Tarih............................................................................................... 14
2002 Seçimleri.......................................................................................................................... 16
HADEP, Seçimler ve Baraj.................................................................................................. 16
ÖDP, EMEP, Sosyalistler ve HADEP’e Açık Mektup........................................................ 19
Ayşe Düzkan’ın Eleştirileri Üzerine..................................................................................... 22
Sosyalist Partilere Oy Vermeyin!.. Oyunuzu HADEP’e verin!............................................ 26
Politika Anlayışı, Hedefler ve Taktikler Üzerine.................................................................. 29
İyimserlik ve Kötümserlik Üzerine....................................................................................... 35
“Emek, Barış ve Demokrasi Bloku”na Açık Mektup........................................................... 37
Hava Döndü......................................................................................................................... 43
Coşku Duymayandan Kuşku Duy!....................................................................................... 46
Seçimler ve Sonrası Üzerine Beyin Fırtınası......................................................................... 49
Bloğun Oluşumu, Anlamı ve Sonuçları Üzerine Değerlendirmeler...................................... 51
Nitelik: Heyecan ve Coşku.................................................................................................... 51
Nicelik: Anket sonuçları........................................................................................................ 52
Karşı Taraftan Delil................................................................................................................ 52
Barajın Kerameti.................................................................................................................. 54
Yüzde on barajı olmasaydı, muhtemelen blok oluşmazdı....................................................... 54
Yüzde On Barajı yanlış ve hatalı politikalar ve onların sonuçlarını temizliyor............................. 56
Yüzde On Barajı Bloğa İktidar Sunabilir................................................................................... 58
Bloğun Birinci Parti veya İktidar Olma Olasılığı.................................................................. 61
Blok İletişim sitesinin Amacı................................................................................................ 64
Duyuru ve Çağrı................................................................................................................... 65
Dev-Genç’in Basübadelmevt’i............................................................................................. 71
Matrix ve İnternette Blok..................................................................................................... 74
ÖDP’lilere ve ÖDP’ye Açık Mektup.................................................................................... 78
DEHAP Çatısı Altında Seçime Giren Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’na Uygulanan Sansüre Karşı Mücadele Çağrısı................................................................................................................................... 81
Bir ÖDP’linin sorularına Cevaplar........................................................................................ 83
Bloğun Gücü ve Güçsüzlüğü................................................................................................ 86
(İlk İmzacılara Mektup)........................................................................................................ 89
Dev-Gençliler’den  Çağrı (İlk İmzacılar).............................................................................. 91
Dev-Gençliler’den  Çağrı (Tam İmzalı)................................................................................ 92
Doğal ve Toplumsal Süreçlerde Kritik Sınırlar ve Senkronizasyonların Önemi................... 95
DEHAP’ın Eyüp Mitingi’nin Düşündürdükleri................................................................... 99
Seçim Yasakları, Medya ve Demokrasi.............................................................................. 111
Can Dündar’dan Al Haberi................................................................................................ 113
İki Farklı ÖDP’li................................................................................................................. 116
Rıza Aydın’a Kısa Bir Cevap............................................................................................. 119
Politika ve Ahlak................................................................................................................ 122
Seçim Sonuçları Üzerine Öngörüler.................................................................................... 125
Öngörüler ve Yanılgılar...................................................................................................... 131
Seçim Sonuçları ve Bloğun Geleceği.................................................................................. 137
Blok Deneyleri ve Geleceği Üzerine Düşünceler (1).......................................................... 140
Blok Deneyleri ve Geleceği Üzerine Düşünceler (2).......................................................... 146
Bloğun Geleceği Üzerine Düşünceler................................................................................. 154
Bir Ortaklaşa Günlük Gazete Bloğu Önerisi...................................................................... 156
Sosyalistlerin Seçim Sonuçları Değerlendirmelerinin Değerlendirmesi.............................. 159
Bir Ortaklaşa Günlük Gazete Bloğu Önerisi...................................................................... 163
Sosyalistlerin Seçim Sonuçları Değerlendirmelerinin Değerlendirmesi.............................. 166
Çağrıcı Arkadaşlara, (A.Çelik  Bağcı   Ender Güleç   Nurten Demirci’ye)........................ 170
Politik İslam, AKP ve Sosyalistler...................................................................................... 173
Kıyafet Kavgasının İlk Anlamı........................................................................................... 176
AKP İktidarı, Genelkurmay, Sosyalistler ve Politika......................................................... 182
Kıbrıs Seçimleri  (2003)........................................................................................................ 185
Kıbrıs’taki Seçimlerin Diyalektiği....................................................................................... 185
Kıbrıs’ta Seçimler ve Şimdi Ne Yapmalı?.......................................................................... 188
Amerika Birleşik Devletleri Seçimleri (2004)...................................................................... 192
Amerikan Seçimleri ve Sosyalistlerin Programsızlığı.......................................................... 192
Irak Seçimleri (2005)............................................................................................................. 195
Irak Seçimlerinin Düşündürdükleri..................................................................................... 195
Almanya Seçimleri (2005)..................................................................................................... 197
Alman Seçimleri: Solun Başarısı mı?.................................................................................. 197
2007 Seçimleri........................................................................................................................ 203
AKP, Bürokratik Oligarşi ve Seçimler................................................................................ 203
Sosyalistler ve Seçimler...................................................................................................... 213
Prolataryanın Taktikleri ve Seçimler..................................................................................... 213
Seçimlerden Sonra.............................................................................................................. 217
Gerçekleşmiş Öngörüler: 2002 Genel Seçimlerinin Hemen Ardından Seçim Sonuçları ve AKP İktidarı Hakkında Yazılmış Yazılar.................................................................................................................. 224
2011 Seçimleri........................................................................................................................ 225
Barış ve Demokrasi Partisine, Sosyalistlere ve  Demokratlara Seçimlere İlişkin Somut Bir Öneri         225
Emek, Barış ve Demokrasi Bloğunun Türk (Sosyalist) Adaylarına Açık Mektup.............. 229
2002 Seçimleri Derlemesini Sunuş...................................................................................... 239
Seçimler, Blog Adayları ve Ertuğrul Kürkçü’nün Seçilmesinin Anlamı............................. 240
Zaferde Yenilgi, Yenilgide Zafer....................................................................................... 247
Seçim Sonuçları Üzerine İlk Değerlendirmeler (1)................................................................. 247
AKP’nin Zaferinin Nedenleri ve Anlamı.................................................................... 247
Seçim Sonuçları Üzerine İlk Değerlendirmeler (2)................................................................. 255
Blok: Yenilgide Zafer................................................................................................. 255
Blok, Sosyalistler ve Kürt Özgürlük Hareketinin Başarısızlıklarını Nedenleri................... 263
Blok Milletvekillerine Yemin Töreni İçin Bir Öneri: Türbanla ve Kravatsız...................... 277
Kıyafet Kavgasının İlk Anlamı............................................................................................... 282
Eurovizyon, Modernleşme ve Demokratikleşme................................................................. 288
Bir Gazetecinin Soruları ve Cevaplar.................................................................................. 291
Sorular............................................................................................................................... 291
Cevaplar............................................................................................................................. 291
Blok Vekilleri Meclise Nasıl Dönmeli?............................................................................... 297
Sırrı Süreyya Önder’e ve Ertuğrul Kürkçü’ye Mektup....................................................... 300
2014 Mahalli Seçimleri.......................................................................................................... 305
Hikmet Kıvılcımlı’nın Yarım Yüzyıl Önce Bugün İçin Yazdığı Bir Yazı.......................... 305
Neden Böylesine Coşarlar?................................................................................................. 305
Seçim Sonuçları ve Somut Öneriler.................................................................................... 307
2014 Cumhurbaşkanlığı Seçimleri....................................................................................... 312
Cumhurbaşkanlığı Adayı ve Seçim Yöntemi Üzerine HDP’ye Bir Öneri.......................... 312
HDP Cumhurbaşkanlığına Nasıl Bir Aday Göstermeli? İki Strateji, İki İsim.................... 318
“Cumhurbaşkanlığı Seçimi” Değil “Plebisiter Bir Diktatörlük İçin Plebisit”..................... 322
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Boykot.............................................................................. 328
Kara Delik........................................................................................................................... 331
Seçimler ve Marksistler....................................................................................................... 335
Seçimlere İlişkin Radikal Demokrasi E-Mail Grubuna Bir Açıklama.......................................... 335

Radikal Demokrasi Mail Grubu Hakkında Bilgi:............................................................... 339

Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...