6 Haziran 2014 Cuma

HDK ve HDP’de Bireysel Üyelik Kampanyası Hakkında

Bu ayın 21 ve 22’sinde HDK ve HDP’nin kongreleri olacak.
Yine her zamanki gibi “bileşen”lerle yapılmış görüşmelerle kararlar önceden alınacak. Yine aslında bir program akışından başka bir şey olmayan bir “gündem” ilan edilecek ve kararlar alınacak. Yine medyatik olarak “çok renkli” imgelerle mesajlar verilecek. Yine herkes protokoldeki yerini alacak; yine protokol sırasıyla konuşmalar yapılacak; protokoldekilerin en önde yer aldıkları resimler yayınlanacak. Yine kongrelerin başarıyla tamamlandığı söylenecek.
Ve yine gelenler bu mizansenin figüranlarından başka bir şey olmadıkları hissiyle geri dönecekler.
Ve bu örgütler sözüm ona Türkiye’deki Radikal Demokrasi mücadelesini örgütleyecek, yürütecek ve zafere götürecekler.
Eğer böyle giderse bırakalım zaferi bir yana en büyük hezimetler kaçınılmazdır.
Öte yandan, Kürt Özgürlük Hareketi büyük bir risk almış, “stratejik” diyerek çok hayati bir dönüşüm yapmış ve tüm Türkiye’de örgütlenmenin araçları olarak bu örgütleri göstermiş bulunuyor.
Bu örgütler ise bu yapılarıyla, Özgürlük hareketinin çoğunu böyle bir karara ikna için bile bir engeldirler ve bu nedenle bir direnç bu örgütlerin varlığında ve yapısında kendini haklı gösteren gerekçeler bulabilmektedir.
Yani sadece genel olarak demokrasi mücadelesi için değil, Kürt Özgürlük Hareketi için bile ciddi bir tehdit oluşturmaktadır HDK ve HDP’nin bugünkü kabız yapısı.
Bu yapı, zincirleme bir etkiyle bütün demokratik mücadeleyi ve bu arada Gezi ile ortaya çıkmış potansiyeli bile örgütsüzlük ve yönelimsizliğe mahkûm etmektedir.
Bu nedenle HDK ve HDP’nin yapısının kökten değiştirilmesi, bugünkü demokrasi mücadelesinde yakalanacak ana halkalardan biridir. Sorun öncelikle izlenecek politika, strateji ve taktikler olmaktan öte, acilen yapının değiştirilmesi sorunudur. Bu yapıyla doğru bir program, strateji ve taktikler oluşturulamaz ve izlenemez.
Marks nasıl, proletaryanın, var olan, binlerce yılda geliştirilmiş; küçük azınlıkların büyük çoğunlukları baskı altına alması için mükemmelleştirilmiş yapılarıyla bugünkü devletleri kendi iktidar ve sınıfsız topluma gidiş için bir araç olarak kullanamayacağını; onları parçalamak ve yerine artık onun iradesinin dışına çıkamayacak, “devlet olmayan bir devlet” yani Paris Komünü tipi bir devlet örgütlemek zorunda olduğunu söylediyse; HDK ve HDP de bugünkü yapılarıyla halkın ve demokratik muhalefeti örgütlemenin aracı olamazlar; bu yapının parçalanması ve onun yerine gerçekten tüm demokratik muhalefetin örgütlenmesinin aracı olamazlar. Tıpkı bugünkü devletler gibi bunların yapısının da parçalanması ve demokratik muhalefetin örgütlenmesinin aracı olabilecek bir yapının kurulması gerekmektedir.
Bugünkü yapının kilit taşı, örgütsel temsil ve bileşenlerdir. Örgütsel temsil HDK-HDP’nin, canlı ve demokratik; var olan eski fosilleşmiş örgütleri dağıtacak ve yepyeni bir ruhla tüm demokratik muhalefeti saflarında toplayacak bir örgüt olmasını engellemektedir. Onu bir örgütler ittifakı ve pazarlık alanına çevirmektedir. Bireylerin inisiyatif ve yaratıcılıklarını; uzun ve karınca gibi çalışmalar için sabırlarını harekete geçirecek onları engellemektedir. En küçük bir soluk alacak alana bile olanak tanımamaktadır.
Örgütsel temsile ve bileşenlerin varlığına son vermeden HDK ve HDP bir adım bile ileri gidemezler ve Türkiye’deki demokratik hareket ve muhalefetler de çölde kaybolan ırmaklar gibi buharlaşırlar; demokratik bir sele dönüşemezler.
*
Politik mücadelede her zaman hedeflerin ve yolların açıkça deklare edilmesi ve insanları bu açıkça deklare edilmiş hedefler ve mücadele biçimleri etrafında birleşmeye çağırmanın büyük önemi vardır. Modern sınıflar politikayı böyle yaparlar. Türkiye’nin altı kaval üstü şişhane toplumsal yapısı nedeniyle bu tür politika Türkiye’de az görülür.
Görülen ise, bir takıp arka plan pazarlıklarıyla, küçük ve çürük uzlaşmalarla bir yol kat etmeye çalışmaktır.
Bunlarla hiçbir zaman başarı olmaz; bunlar suya yazı yazmaya benzer. En küçük bir miras bile bırakmazlar.
Açık bir mücadele bir başarıya ulaşamasa bile, (çünkü haklı ve doğru şeyleri savunabilirsiniz ama gücünüz yetmediği için de yenilebilirsiniz. Doğru ve haklı olmak zaferi garantilemez) en azından sonra geleceklere bir örnek, dana ileri ve sağlam bir hareket noktası sunar.
Bu nedenle açık bir mücadele her zaman iyidir. Bireysel memnuniyetsizliklerin küçük ırmaklarının aynı büyük nehirde birleşmelerinin de başka bir yolu yoktur zaten.
*
Uzun süredir HDK ve HDP saflarında, bugünkü yapıya ve özellikle bu yapının kilit taşı olan, örgütsel temsile ve “bileşen”lere karşı biriken bir memnuniyetsizlik; bu nedenle çalışma şevklerinin yok olması; örgütten uzaklaşmalar; örgüte ilgi duysa bile gelmemeler giderek artıyordu.
Şimdi bu bireysel tepkilerin toplu bir ifadesi için ilk kanal açılmış bulunuyor. HDK ve HDP’nin Organlarına, Üyelerine ve Kamuoyuna yönelik bir imza kampanyası başlamış bulunuyor. Kampanya, örgütsel temsile son verilmesini ve bireysel katılımın biricik üyelik biçimi olmasını savunmaktadır.
Özellikle Kongre öncesinde böyle bir kampanya çok önemlidir.
Muhtemelen örgütler bu kampanyanın duyulmaması; hatta konunun gündeme gelmemesi için ellerinden geleni yapacaklardır. Her zaman yaptıkları gibi, yukarıdan manevralarla konunun tartışılmasını ve gündem konusu olmasını engellemeye de çalışacakladır.
Ama he yaparlarsa yapsınlar bir kere açık olarak bir hedefin deklare edilmesi ve insanlara bir çağrı vardır artık. Ok yaydan çıkmıştır. Memnuniyetsiz mırıldanmalar bir haykırışa dönüşmeye başlamıştır. Bu ilk kez olmaktadır.
Bir süre sonra bunun sarsıcı etkileri her yerde hissedilecek; gayrı memnunlar bunda kendi şikâyet ve özlemlerinin dile geldiğini ifade edeceklerdir.
Bu kampanya desteklenmeli; imzalar çoğaltılmalıdır.
Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin başarısı ve demokratik güçlerin toplanması için bu küçük ama hayati önemde büyük bir adımdır.
http://www.change.org/tr diye bir site var. Hiç küçümsememeli. Örneğin Özgür ve Lorin Cezaevinde Büyümesin kampanası buradan yapıldı, 79.141 kişi imzaladı ve belli bir sonuç aldı.
Kaldı ki bazen sonuç almak bile ikinci planda gelir. Tek ve az olmadığını görmek bile bir mücadele şevki verir.
Radikal Demokratlar Platformu imzasıyla HDP ve HDK’nın Organlarına, Üyelerine ve Kamuoyuna yönelik HDK ve HDP’de Bireysel Üyelik – Biricik Çözüm - Biricik Üyelik” parolası ve başlığıyla bir imza kampanyası açılmış bulunuyor.
Bunu imzalamalı ve dostlarımıza tanıdıklarımıza, demokrat olarak bildiklerimize imzalatmalıyız.




Hiç yorum yok:

Evet, “Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak, Tek Ülke”yi Demokratlar ve Sosyalistler Savunmalı

“ Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek ülke ” sloganı aslında sosyalistlerin ve gerçek demokratların savunması gereken bir slogandır. ...